Westworld (2016–) BATI DÜNYASI- Dizi 1. BÖLÜM

 

Seyredilmesi tavsiye olunur.

Yönetmen: Jonathan Nolan, Fred Toye           

Senaryo: Lisa Joy, Jonathan Nolan, Michael Crichton  

Ülke:  ABD

Tür: Dram, Gizem, Bilim-Kurgu

Rating: 9.2

Vizyon Tarihi: 01 Ekim 2016 (ABD)

Dil: İngilizce

Müzik: Ramin Djawadi

Nam-ı Diğer: Westworld – Dove tutto è concesso

Oyuncular:     Evan Rachel Wood,    Jeffrey Wright,    Ed HarrisEd Harris,    Thandie Newton,     James Marsden

Çeviri ~ Nehirin & Irmak -twitter: Nehirin_ & Irmak_tt 

Özet

 

Film konusu hakkında şu bilgiler sitelerde gezinmektedir. Önce bakalım.

Dizi, zengin kesim için oluşturulmuş, Vahşi Batı’daki bir eğlence parkında geçiyor. Dr. Robert Ford (Anthony Hopkins) ve ekibi tarafından kurulan parkta ”ev sahipleri/hosts” şeklinde isimlendirilen robotlar bulunuyor. Yaratılan bu evrende kovboylar, randevu evinde çalışan kadınlar, çiftlik sahipleri ve aileleri, hatta kanun kaçaklarıyla Vahşi Batı canlandırılıyor. ”Yeni gelenler/newcomers” olarak adlandırılan müşteriler ise para karşılığında bu oyuna dahil oluyor.

Ancak bazen de evdeki hesap çarşıya uymuyor  ve robotların programları karışıyor. Bu durumda da eğlence parkını kuran ekip onları tekrar programlamak için merkeze çekiyor. Yeniden programlanan robot, Vahşi Batı’daki eğlence parkına geri dönüyor. Buna karşın, bazen de senaryodaki rolü değiştiriliyor. Mesela, önceden profesör iken yeni senaryoda şerif, çiftlik sahibi, barmen olabiliyor. Oyun bu şekilde sürüp gidiyor.

Kasabanın Polyanna’sı Dolores Abernathy ise dizinin bir başka baş karakteri. Evan Rachel Wood tarafından canlandırılan karakter, dizinin sert havasını başarıyla kırıyor. Dolores, son derece optimistik, kırlarda resim yapan, iyi kalpli bir kız. Hiçbir canlıya zarar vermeyen Dolores, bu nedenle bol bol kan dökülen eğlence parkında sürekli tehlikede. İlk bölüm boyunca sevgilisi Teddy (James Marsden) ile ayrılıp ayrılıp kavuşan Dolores, onu sürekli yeniden buluyor. Bu da işe traji komik bir hava katıyor.

http://sinekafe.com/westworld-gercekten-yilin-dizisi-mi/

Film hakkında bizim düşüncemiz, temelde reenkarnasyonun işlendiği ve kaderi planda tanrının yerine oturtulan  Dr. Robert Ford (Anthony Hopkins),  ”ev sahipleri/hosts” ve ”Yeni gelenler/newcomers” ile melekler ve insanlar arası ilişkiler işlenirken, parelel boyutta Dolores’in bir konserve kutusu olayını tekrar yaşayarak başa dönmeler; kaderin değişimi eski sürümlerin yeni sürüm programlar ile değiştirilmesi ile olaylara yön verilmesi ile dünya hayatı sorgulanıyor. Film alt planda varoluş felsefesi, evrim üzerine hikaye dönüp dolaşıyor. Bütün olaylar misal aleminden dünyevi hayata geçişte hayal ve gerçek sorgulanıyor. Neyin gerçek hayal olduğunda kafa karışırken, hayatımızda bazı değişiklilerin olabilme ihtimallerini de öne çıkarırken olması gerekenler için yorum yapmayı izleyene sürekli yaptırmaktadır

SEZON 1

1-Bölüm den

Kızı yeniden aktifleştir.

  – Beni duyabiliyor musun?

 – Evet.

  Özür dilerim.

 Kendimi pek iyi hissetmiyorum.

  Aksanını bırakabilirsin.

 Nerede olduğunu biliyor musun?

  – Bir rüyadayım.

 – Doğru Dolores, rüyadasın.

  – Bu rüyadan uyanmak ister miydin?

 – Evet, çok korkuyorum.

  Sorularıma doğru cevap verdiğin sürece korkmanı gerektirecek bir şey yok Dolores.

  – Anlıyor musun?

 – Evet.

  Güzel.

  Öncelikle  gerçekliğinin doğasını hiç sorguladın mı?

  Hayır.

  Dünyan hakkında ne düşündüğünü bize anlat.

  Bazıları bu dünyanın çirkinliğini görmeyi tercih eder.

  Kargaşayı.

  Bense güzelliği görmeyi tercih ederim 

– Günaydın baba.

 İyi uyudun mu?

 – Fena değil.

 Bu doğal ihtişamın bir kısmını özümsemeye mi gidiyorsun?

 Düşündüm de, olabilir   günlerimizin düzeni, bir amacı olduğuna inanmayı! 

– Konuklarımız hakkında ne düşünüyorsun?

 – Yeni gelenlerden mi bahsediyorsun?

 İlk defasında iyi adamı oynadım.

 Ailem de buradaydı.

 Balığa gittik, dağlarda altın aradık.

 – Peki son defa?

 – Yalnız geldim.

 Muhteşem geçti.

 Hayatımın en güzel iki haftasıydı.

  Babamın bana öğrettini hatırlamak isterim.

  Öyle veya böyle, bu dünya için hepimiz yeniyiz.

  Yeni gelenler de bizimle aynı şeyi arıyorlardı.

  Kontrol altında tuttuğumuz hayallerimizi başıboş bırakacağımız sınırsız olanakları olan bir yer.

 – Tanrım! Bu inanılmaz.

 – Ödediğimizden daha da iyisi olabilir.

 Hector Escaton denilen katil orospu çocuğu şerifi haklamış dağlarda saklanıyor.

 Sen, oradaki! Sen bunun için azmettirecek türde birine benziyorsun.

 Bugün olmaz Şerif.

 Kusura bakma.

 – Çavdar viskisi demek.

 – Ne olmuş ki?

 O şişede durmasının anlamı yok.

 Yenisin sen.

 Görünüşün pek de iyi değil.

 – Sana indirim yaparım.

 – Kusura bakma ama bunun için ödeme yapmaktansa bir kadının kalbini kazanmayı tercih ederim.

 Bunun için her zaman ödeme yapıyorsun hayatım.

 Fark yalnızca bizim ücretimizin sabit ve kapının üzerinde ilan edilmiş olması.

  Dünyanda hiç tutarsızlıklar hissettin mi?

  – Ya da tekerrürler?

 – Tüm hayatların sıradanlığı vardır.

  Benimki de hiç farklı değil.

  Yine de, tesadüfi bir karşılaşmayla herhangi bir günün hayatımın gidişatını değiştirebileceği düşüncesiyle heveslenmekten hiç vazgeçmedim.

 Bana aldırma.

 Yalnızca şövalye gibi görünmeye çalışıyorum.

 – Geri gelmişsin.

 – Geleceğimi söyledim.

 – Eve kadar sana eşlik edebilir miyim?

 – Belli olmaz.

 Yetişebilir misin?

 – Atımı alıp gelmem gerek.

 – Çabuk getirsen iyi edersin.

 Ne güzel manzara.

 Hepsini aynı istikamete yönlendirmeyi nasıl başardığını hiç anlamadım.

 Bir kovboy gibi giyindiğin hâlde bunun görünüşte olduğunu unuttum.

 – Şunu görüyor musun?

 – Evet.

 – Şuradaki Öncü Boğa.

 Nereye götürürse götürsün diğerleri onu izler.

 – Onu nasıl seçiyorsunuz?

 – Böyle şeyleri anlarız.

 – Tıpkı geri geleceğini bildiğim gibi.

 – Tahmin edilebilir olduğumu mu söylüyorsun?

 Herkes için bir yol vardır.

 Senin yolun da seni bana geri getirdi.

 İşlerin olması gerektiği şekilde sonuçlanacağını biliyorum.

 Tıpkı babamın seni gördüğü için mutlu olmayacağını bildiğim gibi.

 Karanlık bu kadar çökmüşken babam dolaşmalarına izin vermez.

 Burada kal Dolores.

 Burada sütten başka şey yok mu ihtiyar?

 Devam et.

 Ecelimle buluşmak için acelem yok ama sonuçtan senden çok daha eminim seni orospu  Sütten başka şey yok demek.

 Önce koca karıyı öldürmen çok yazık, ikimizi de sıradan geçirebilirdi.

 Hâlâ yeterince sıcak olduğundan eminim.

 Bunun için kimse seni suçlamayacaktır.

 S.. be! S.., S.., S..!  Son bir soru Dolores.

  Ya yanıldığını, karşılaşılacak hiç fırsat olmadığını söylersem?

  Senin ve tanıdığın herkesin, dünyanızı ziyaret etmek için para ödeyen insanların arzularını tatmin etmek için yaratıldığınızı söylersem?

 Baba! Baba! Baba! Olamaz!  “Yeni gelenler” dediğiniz insanlar.

 Tekrar merhaba.

 Baban çabucak pes etti.

 Yeteneğini kaybediyor sanırım.

 Sen de hemen peşinden gideceksin, seni orospu çocuğu! Eski bir dosta davranmanın yolu bu mu?

 Otuz yıldır buraya geliyorum ama yine de beni hatırlamıyorsun öyle değil mi?

 Hem de yaşadığımız onca şeyden sonra.

 Sana biraz daha fazla cesaret vermişler Dolores.

 – Kesinlikle büyüleyici.

 – Çek ellerini kızın üzerinden.

 Teddy.

 Bizim için özel numaraların falan var mı?

 Sana oturup yakarmayı öğrettiler mi?

 İlk hamleyi sana vermeme ne dersin bakalım?

 Sonuçta her köpeğin bir günü vardır.

 Ağzın yeterince hızlı hareket ediyor.

 Peki ya silahın?

  Peki ya yeni gelenlere zarar veremeyeceğinizi ve size istedikleri her şeyi yapabileceklerini söylersem?

 Bazılarınızı ne diye eşleştirdiklerini hiç anlamamıştım.

 Acımasız görünüyor.

 Sonra fark ettim ki başka biri kaybetmediği sürece kazanmanın hiçbir anlamı yok.

 Anlayacağın, kaybeden olmak için buradasın.

 Bırak da sana yardım edeyim evlat.

 Görünüşe göre olduğunu sandığın adam değilsin.

 Gidelim hadi güzelim! Hayır! Hayır!

Teddy! Teddy! Hayır, hayır, hayır! Lütfen ona zarar verme! İstediğin her şeyi yaparım.

 Onca parayı kolay olmasını istediğim için ödemedim.

 – Mücadele etmeni istiyorum.

 – Dokunma ona! Lanet olsun! Geri dönmek gibisi yok.

 Kutlama yapalım hadi.

 Hayır, yapma! Hayır, hayır! Hayır!  Sana anlattığım şeyler yeni gelenler hakkında düşündüklerini değiştirir mi Dolores?

 Hayır!  Hayır tabii ki değiştirmez.

 Hepimiz yeni gelenleri severiz.

  Tanıştığım her yeni insan bana yaşadığım için ne kadar şanslı olduğumu ve bu dünyanın ne kadar güzel olabileceğini hatırlatır.

 – Aman Tanrım, bunlar çok gerçekçi.

 – Şuna baksana, mükemmel.

 Mükemmel sıkıcıdır.

 Daha çok kötü adamlarla ilgileniyorum.

 – Bunu gördün mü?

 – Hayır.

 Bir saniye ver.

 Yeniden yapacak.

 – Parmağı! Normal değil bu.

 – Dün gece fark edip güncelleştirmede aramaya gittim.

 Yepyeni bir grup mimik.

 İyi de bunu güncellemeye biz koymadıysak kim koydu?

 Ford.

 Onlara yüklemeden önce hâlâ her güncellemeyi değerlendiriyor.

 Kimseye söylemeden yerleştirmiş olmalı.

 Bunlara “hülyalar” diyor.

 Eski mimikler yalnızca genel hareketlerdi.

 – Bunlarsa özel anılarla bağlantılı.

 – Nasıl?

 Her hikâye döngüsü bitiminde anılar silinir.

 Yine de hâlâ oradalar ve baştan yazılmayı bekliyorlar.

 Sanki bilinçaltıymışçasına anılara ulaşmanın bir yolunu bulmuş.

 Gizli derinlikleri olan bir fahişe yani.

 Her erkeğin hayali.

 Bunlar gerçekmiş gibi gösterip konukları onlara âşık eden küçük detaylar.

  Canlı Hayvan Alarmı İzninle.

 – Bir sorunumuz mu var?

 – Planlanmamış bir eylem var.

 – Anlaşılan, yaratıklarınızdan biri huzursuzlanmış.

 – Parkta mı?

 Hayır.

 Alt seviye 83, soğuk hava deposu.

 Temkinli olmalıyız.

 – Tam zırhlı bir müdahale ekibi gönder.

 – Bununla bizzat ilgileneceğim.

 Siz de en az konuklar kadar giyinip kuşanmayı seviyorsunuz sanırım.

 Tasarım gereği ev sahipleri size zarar veremez.

 – Evde bekleyen çocukların yok, değil mi Bernard?

 – Hayır.

 Olsaydı sonuçta hepsinin asi olduğunu bilirdin.

 Biraz gergin oldukları için bağışlayın.

 Ekibiniz her güncelleme yüklediğinde ciddi bir hata olasılığı vardır.

 Soğuk hava deposundaki ev sahiplerine güncelleme yüklemeyiz.

 Ayrıca otuz yıldan fazladır parkta ciddi bir hata ortaya çıkmadı.

 Geciktiğimizi mi söylemek istiyorsunuz?

 Ben de onlarla gideyim.

 Benimkilerden biriyse, yardımcı olabilirim.

 Çalışmayı durdurana kadar yalnızca sana aitler Bernie.

 Sonra hepsi benim.

 Soğutma sistemi haftalardır çökmüş durumda.

 Fantastik kokacak.

 Geride kalmanızı öneririm.

 Bunu ne zaman düzeltecekler?

 Hayvancılık yönetiminin başka öncelikleri var.

 Ayrıca  kimse şikâyet etmiş de değil.

 İşte beyaz ayakkabılı hanım.

 Ne kadar paran varsa alır, bütün içkilerini içer.

 Dur! Patronu devreden çıkarmayı planlamıyorsan elbette.

 Kiraz yoksa günah da yoktur.

 – Kirazın olduğu kutu hâlâ onda.

 – Buna içerim işte.

 Eski tabut cilası.

 Eskisi gibi yapmıyorlar.

 – Hiçbir şeyi eskisi gibi yapmıyorlar ki.

 – Haklısın.

 İnsanları bile.

 – Zamanında birkaç hesaplaşmaya tanık oldum.

 – Bildiğinden daha fazlasına.

 Beyaz ayakkabılı hanıma içsek mi?

 Belki de derin ve rüyasız bir uykuya içsek daha iyi.

 İhtiyar Bill daima iyi bir dinleyiciydi.

 Yarattığımız ikinci ev sahibiydi.

 O günlerde bizimle birlikte miydin Bernard, yoksa senin zamanından önce miydi?

 Korkarım, ben ekibe katılmadan önce çoğu hizmet dışı kalmıştı.

 Kendilerini tekrar edip sürekli bozulurlardı.

 Basit bir el sıkışma onları ele verirdi.

 Kendini kapatırsın yine, değil mi Bill?

 Yeni mimikler, hülyalar gördüm.

 Çok güzeller.

 O zamandan şu ana kadar ulaştığınız mesafe fevkalade.

 Evet, uygun kelime bu.

 – Günaydın baba.

 İyi uyudun mu?

 – Fena değil.

 Bu doğal ihtişamın bir kısmını özümsemeye mi gidiyorsun?

 Düşündüm de, olabilir.

 – İşlerimi hallettikten sonra tabii ki.

 – Karanlık çökmeden evde ol.

 Şerifi haklayan şu haydut hâlâ dağlarda saklanıyor.

 Çocuk değilim artık.

 Başımın çaresine bakarım.

 Kanun adamı olduğum zamanlarda  Evet baba!

Kanun adamı olduğun zamanlarla ilgili ne varsa biliyorum.

 Hem ben hem de çıktığım her çocuk hikâyelerinin hepsini biliyor.

 Çocukların nasıl düşündüğünü bilirim.

 Bir zamanlar ben de onlardan biriydim.

 Her çeşit içki ve haylazlığa düşkünlük! O korkunç serseri ne oldu peki?

 Baban olduğum gün sırra kadem bastı.

 Senin sayende neysem oyum ve başka türlüsünü istemezdim.

 Biliyorum baba.

 Karanlık çökmeden evde olurum.

 Hector Escaton denilen katil orospu çocuğu şerifi haklamış dağlarda saklanıyor.

 Sen, oradaki! Sen bunun için azmettirecek türde birine benziyorsun.

 Ne düşünüyorsun balım?

 Eğlenceli görünüyor.

 Yenisin sen.

 Görünüşün pek de iyi değil.

 – Sana indirim yaparım.

 – Kusura bakma ama bunun için ödeme yapmaktansa bir kadının kalbini kazanmayı tercih ederim.

  Bekle, bekle, bunu tanıyorum.

 Hey Teddy.

 Evet, son yolculukta etrafı bu adam gösterdi.

 İyi söz nedir Teddy?

 Çok kibarsınız.

 Tatlı  Senin kadar tatlı değil.

 Korkarım bu gece başka planlarım var Dolores.

 Akşamın keyifli geçsin.

 Yenisin sen.

 Görünüşün  Bahislerinizi koyun beyler.

 Bahislerinizi koyun.

 Evet, görünüşe göre Hector buralardaymış.

 Bunun daha ne kadar süreceğine dair fikriniz var mı?

 Hava karardıktan sonra karım burada olmak istemiyor.

 Bu dağlarda bir yerde olduğunu biliyoruz.

 Fazlasıyla mücadele edecektir şayet biz  biz  biz  Şerif! Bunda ters giden bir şeyler var.

 Kasabaya dönmek istiyorum.

 Hemen! Sorunu ne bunun?

 Adamı güncelledin ve şimdi epilepsisi olan 1.

80’lik su kabağı oldu.

 – Ne halt oldu acaba?

 – Bilmiyorum.

 Programlama şefinizden tam olarak duymak isteyeceğiniz şey budur.

 Henüz tanılamayı bitirmiş değiliz.

 Açıkça bazı anormal davranışlar sergiliyor.

 Hem de nasıl anormal Bernie.

 Ev sahibin hastalandı, konuklar kayıp ama bu yine de gülünç.

 – Güncelleştirmede bir sorun mu var?

 – Mümkün ama ihtimal dışı.

 Muhtemel olmayan sürümse, şimdiye dek kaç ev sahibini güncelledin?

 Nüfusun %10’u olabilir.

 Pekâlâ, sorunu çözene dek güncellenmiş tüm ev sahiplerini çekelim.

 Dalga mı geçiyorsun?

 Bu bir düzine hikâye temasına yayılmış tam iki yüz ev sahibi demek.

 Konuklar bir şeyleri vurmak ya da düzmek istediklerinde değerli hikâye temalarını hep kesintiye uğratırlar.

 Yalnızca istediklerinde.

 Birbirine bağlantılı tam yüz hikâyede komple park eğlencesi satıyoruz.

 Lanet olası amansız bir deneyim! Şimdi tek karakteri geri çekersen hikâyenin tamamını ayarlayabilirsin ama iki yüzünü birden hemen çekersen lanet olası felâketten başka şey olmaz!

Yani, ne yapmamızı önerirsin?

 Kilit vuralım ya da sikik hediye çekleri mi verelim?

 Kaşların çok güzel.

 Kızmış ama kontrol etmeye çalıştığında ince kaslar küçük bir yayın içine çekiliyor.

 Çok zarif.

 Kaydetmemin sakıncası var mı?

 – Ekibime de göstermek isterim.

 – Hayır Bernard, kaydedemezsin! İşte, yine oldu.

 Parkta tam dört yüz konuğumuz var.

 Herhangi bir tehlikede olup olmadıklarını bilmek istiyorum.

 Çekirdek kodu bozulmadığı için konuklardan birine zarar veremeyecek demektir.

 Bir sineğe bile gerçekten zarar veremez.

 Tek yapabileceği  işte bu.

 Pekâlâ Bernie.

 Bir tanı koy.

 Bu arada, şu doğaçlama aksırık gibi bilmek istediğim çok şey daha var.

 – Burası çok vahşi.

 – Bu basit olan.

 Birinci seviye.

 Gerçek çılgınlık kasabanın dışına çıkınca başlar.

 Adamın Teddy tıpkı bir rehber gibi tam orada devreye girer.

 Dürüst olmak gerekirse adam beni biraz ürkütüyor.

 S.. et! Kanyonlarda yol gösterecek.

 Sıkıldık, onu yalnızca hedef tahtası olarak kullanırız.

 Nehri geçmemiz gerektiğini sanmıyorum.

 Jakob için fazla yetişkince.

 – Seni rahatsız etmek istemezdik.

 – Hiç rahatsız olmadım.

 Burası güzel bir yer.

 Hepsini kendime saklamayı hep utanç verici bulmuşumdur.

 Her gün buraya gelirler.

 Daha yakından bakmak ister misin?

 Korkmana gerek yok, çok naziktirler.

 İşte, elini dümdüz yap.

 – Çok güzel değiller mi?

 – Sen de onlardan birisin öyle değil mi?

 Gerçek değilsin.

 Artık gitmem gerek.

 Güneş neredeyse batar.

 Siz de gitmelisiniz.

 Şu tepelerde haydutlar var.

 Hadi bakalım! Beni mi bekliyorsun baba?

 – Karanlık çökmeden evde olurum demiştim.

 – Bunu bugün tarlada buldum.

 – Bana anlam ifade etmiyor.

 – İyi de kız nerede ki?

 – Böyle bir yer gördün mü hiç?

 – Bana anlam ifade etmiyor.

 Akşam yemeği için anneme yardım edeyim.

 Ben de aynı şeyi düşündüm.

 Yatmadan önce biraz gün ışığına ihtiyacım var.

 Peki, eve ne zaman dönüyorsun?

 Küçük bir konuşmayı yazmakta bile bu kadar başarısızsan lanet olası işi nasıl aldın?

 Sadede gel.

 Hem agresif gibi göründüysem özür dilemek hem de seninle güncelleştirme hakkında konuşmak istedim.

 – Sorun halledildi.

 – Öncelikle güncelleştirme asla olmamalıydı.

 Ford ve Bernard her şeyi daha gerçekçi yapmaya çalışıyor.

 Ama bunu gerçekten kim istiyor?

 Kocanın o güzel kızla gerçekten beraber olduğunu düşünmesini ya da gerçekten birini vurduğunu düşünmeyi ister misin?

 Bu yer işlemeye devam ediyor çünkü konuklar ev sahiplerinin gerçek olmadığını biliyor.

 – Peki önerin nedir?

 – Güncelleştirmeleri tamamıyla durdurmak.

 Hatta robotları biraz da olsa eski hallerine döndürebilir ev sahiplerini daha idare edilebilir yapabiliriz.

 – Lobotomi zaten bunu yapıyor.

 Zamanı düzenlemek, bakım ve maliyet açısından yararlarını düşün.

 Doktor Ford faktöründen bahsetmiyorum bile.

 Adam sonuna kadar sorunlarla karşılaşacak.

 Ona benim kadar saygı duyan biri yoktur ama bir yerde  Ben! Ona benim kadar saygı duyan biri yoktur.

 Sen ikinci cümlenin öznesine ait zamirsin.

 – Diyordum ki 

– Yürekli liderimizin çöküntü yaşadığını bunu kariyerin için sonuna kadar kullanmak istediğini söylüyordun.

 Bak, nöbet değişimi çoktan geldi de geçti.

 Seni desteklediğimi bilmeni isterim.

 Ve şunu biliyorum ki burada ortaklık kurmak kovboyculuk oynamak isteyen bazı zengin piçleri tatmin etmekten daha çok ilgi çekiyor.

 Ben de seni sadece küçük ahlaksız fanteziler yazmakta iyi sanıyordum.

 Haklısın.

 Bu yerin konuklar için farklı bir anlamı, hissedarlar için farklı bir anlamı ve yönetim için tamamen farklı bir anlamı var.

 Hadi aydınlat beni.

 Yönetimin gerçekten neyle ilgilendiğini düşünüyorsun?

 Daha büyük bir resim olduğunu tahmin edecek kadar akıllısın ama ne olduğunu anlayacak kadar akıllı değilsin.

 Sence bana verdiğin destek işime ne kadar yarar?

 Hiç! Gidip biraz uyuyun Bay Sizemore.

 Yarın tatmin etmen gereken epey zengin piç gelecek.

 – Erkenden yatıyor musun Maeve?

 – Biraz keyifsiz hissediyorum.

 Clementine boşluğu doldurabilir.

 İyi geceler.

 Unuttuğun bir şey yok mu Kissy?

 Benden hoşlandığını düşünmeye başlamıştım.

 Yarı çiftçi olman yüzünden.

 Bana hangi yarının hangisi olduğunu söyle de diğerini arayayım.

 Evet, o lanet olası boğazını kesecek olan yarı.

 Sana almadığımı söyle 

Yine yeni gibi, değil mi?

 Bazen unutkanlığınızı kıskanıyorum.

 Ev sahiplerinden biriyle ciddi bir sorun yaşıyoruz.

  Bence şunun susuzluğu hâlâ dinmemiş.

  Bu defa ölmeyeceğim Arnold.

  Beni hiçbiri öldüremeyecek.

 Sen içemezsin.

 Sana yok.

 Kendime başka şişe buldum.

 Büyümekte olan bir çocuksun.

 Büyümekte olan bir çocuk.

 Büyümekte olan çocuk! İçeride iki konuğumuz var.

 Biz onlarla konuşurken siz de bu karışıklığı halledin.

 Konuğun biri High Sierra hikâye temasını satın alırsa birbirlerine saldırmaları gerekiyor ama Walter her defasında bunu yutuyor.

 Sanırım Walter bunu yutmaktan bıkmış.

 Öyleyse şerif münferit vaka değil.

 Bu gerçekten iyi bir haber.

 Sorunun güncelleştirmenin parçası olduğunu doğruluyor.

 Robotları alır eski hallerine çevirir, düzelterek yeniden hizmete sokarız.

 Adam öldürmeye meyilli bu lanet şeyin yine hizmete girmesini onaylar mıyım sanıyorsun?

 Kasten adam öldürüyor.

 Walter diğer ev sahiplerini hep öldürür.

 Buradaki yöntemin biraz alışılmadık olduğunu kabul ederim fakat hiçbir konuğa zarar vermedi.

 Ev sahipleri kendi döngüleri içinde ufak doğaçlamalarla diyaloglarına bağlı kalmalı.

 Bu ufak bir doğaçlama değil büyük bir bela.

 Yarın geri kalan güncelleştirilmiş ev sahiplerinin hepsini çağırıp tek tek inceleyerek hatalı olanları devreden çıkaracağız.

 Peki hikâye?

 Böylesi bir çağrı işleri aksatır.

 Aşırı uyarılmış dostumuza bar soygununu iki misli kanlı olacak şekilde bir hafta önce yapmasını söyledim.

 Böylece geri kalan ev sahiplerini çağırmak için bahanemiz olur ve konuklar da buna bayılır.

 Ford bunu onaylar mı bilmem.

 Ben de ona niye sen söylüyorsun anlamıyorum.

 Bu aptal hatayı sen yaptın Bernie.

 Durum gayet adil.

  Demek yaratıklarımız uygunsuz davranıyor.

 Ve arızayı hâlâ çözemediniz, öyle mi?

 Sana hiç yakışmıyor Bernard.

 Tabii sonuç yüzünden kendini mahcup hissediyorsan o başka.

 Eklediğiniz hülyalara dalma kodu yüzünden efendim.

 – Yarattığı bazı 

– Hatalar.

 Bu kelimeyi kullanmaya utanıyorsun ama utanmamalısın.

 Sen bir sürü hatanın ürünüsün.

 Evrim bu gezegende hayatı yaratırken sadece bir araç kullandı.

 O da hataydı.

 Burada daha disiplinli bir yaklaşım izlediğimiz için kendimle gurur duyardım.

 Galiba kendi kendini kandırma da doğal seçilimin bir hediyesi.

 Gerçekten öyle.

 Ancak artık evrimin tasmasını ele geçirmeyi başardık, değil mi?

 Her hastalığı tedavi edebilir, en zayıflarımızı bile hayatta tutabiliriz.

 Ve belki günün birinde ölüyü bile yeniden hayata döndürür Lazarus’u mağarasından çıkarırız.

 Bunun ne anlama geldiğini biliyor musun?

 Çok yol aldığımızı, neredeyse amacımıza ulaştığımızı gösteriyor.

 Ayrıca nadiren de olsa yaptığım hatada beni hoş görmen anlamına geliyor.

 Yaklaşık 3 litre.

 Vücudunda o kadar kan bıraktım.

 Daha fazla kan kaybedersen ölürsün.

 Ancak şimdilik benimsin ve birkaç soruya cevap vereceksin.

 Nereye git  Ne istiyorsun?

 Oyunları bilirsin değil mi Kissy?

 – Ama bu oyun biraz çetrefilli.

 – Ben oynamam, sadece kâğıt dağıtırım.

 Sana kim oyna dedi ki?

 Çiftlik hayvanı, sahne dekorusun sen.

 Ben oynuyorum.

 Diğerleri buraya birkaç Kızılderili öldürüp kendilerini iyi hissetmek için gelir.

 Ancak bu oyunun bir de daha derin bölümü var.

 Bana oraya nasıl ulaşacağıma dair yol göstereceksin.

 Antik kültürler birçok bilgelik barındırır.

 Belki senin bilgeliğinin derinlerine inme zamanı gelmiştir.

 Hayır, hayır, hayır! Günaydın baba.

 İyi uyudun mu?

 Baba gece boyunca burada mıydın?

 Bir sorum  Sormaman gereken bir soru vardı.

 Bana bilmemen gerektiği cevabını veren soru.

 Sorun ne baba?

 Öğrenmek ister misin bu soruyu?

 – Soruyu.

 – Anne! Anne yardım et! Çabuk ol! Endişelenme.

 Üzülme ben sana bakarım.

 Hayır! Gitmelisin.

 Git! Görmüyor musun?

 “Cehennem boşalmış da bütün şeytanlar buraya toplanmış.”

Burada kal.

 Anladın mı?

 Doktoru bulacağım.

 – Dönmüşsün.

 – Dönerim demiştim.

 – Ne oldu?

 – Hemen benimle gel.

 Babam çok hasta.

 Bir yere gitmesek sanırım daha iyi olur.

 Tamam, pekâlâ.

 Büyük uğraş ve uykusuzlukla Hector’a kasabaya bir hafta erken gitme fikrini aşılayabildim.

 Ayrıca barı soyduktan sonra yapacağı konuşmayı da ekledim.

 Ürkütücü bir konuşma.

 Göreceksiniz.

 Kendimi zor tutuyorum.

 Bu şerifin atı seni orospu çocuğu.

 Tüfek de onun.

 Buralarda bir sürü banka ve tren varken soymak için bizi mi seçtin seni namussuz herif?

 Neden olmasın?

 Burada ahlaksızlıklarına izin veriliyor.

 Ben de kendi ahlaksızlığımı sergilemeye geldim.

 Babamın yanına dönmeliyim.

 Dolores, hayır! Teddy.

 Bana aldırma.

 Yalnızca şövalye gibi görünmeye çalışıyorum.

 Teddy.

 – Sen aşağılık bir orospu çocuğusun.

 – Biliyorum.

 Biliyorum ki ikimiz de aynı şeye inanıyoruz.

 İş ne kadar iğrenç olursa olsun hakkıyla yap.

 Kimse şu kasada dişe dokunur bir şey yok demesin.

 Şu küçük tatlı fahişeyi her ihtimale karşı yanımıza almalıyız.

 Erdemlilerle sorunumuz var.

 Hiç ateş edemiyorlar.

 Epey gürültü olduğu halde.

 Madem beni arıyorsunuz öyleyse bu bir ders olsun.

 Dersimiz  Tanrım! Şuna bak! Adamı boynundan vurdum! – Yanındaki ahbabını da vurdum.

 – Bak nasıl da kıvranıyor! Hadi git de şu fotoğrafçıyı getir.

 Bunun fotoğrafını çektirmek istiyorum.

 Peki.

  Önemli değil.

 Belki konuşmanı bir dahaki sefere yaptırırsın.

 Teddy.

 En azından seni son bir kez görebildim.

 Hiçbir yere gitmiyorsun, duyuyor musun?

 Herkes için bir yol vardır ve benim yolum seninkine bağlı.

 Teddy.

 Olmaz Teddy.

 Lütfen.

 Olmaz, daha yolun başındaydık.

 Bu iyiydi.

 Bekle biraz.

 Dur şapkayı alayım.

 Şapkayı alayım.

 Pekâlâ.

 Lütfen yardım edin.

 Babam evde ve çok hasta ancak onu böyle sokakta bırakıp gidemem.

 Yakında bunların hepsi uzak bir rüya gibi gelecek.

 O zamana kadar rüya görmediğin derin bir uyku çek.

 Burada iki tane daha var.

 Hepsi elimizde.

 Hepsi bu.

 Herhangi bir ön sonuç geldi mi?

 Çoğu robot gayet iyi.

 Ancak elimizde kesinlikle iyi olmayan biri var.

 Kızı yeniden aktifleştir.

 Duygulanım değil sadece biliş açık olsun.

 Pekâlâ tatlım.

 Beni duyabiliyor musun?

 Evet.

 Özür dilerim.

 Kendimi pek iyi hissetmiyorum.

 Aksanını bırakabilirsin.

 – Nerede olduğunu biliyor musun?

 – Bir rüyadayım.

 Doğru Dolores.

 Rüyada, hayatını belirleyebilecek bir rüyadasın.

 Bu rüyadan uyanmak ister miydin Dolores?

 Evet, çok korkuyorum.

 Sorularıma doğru cevap verdiğin sürece korkmanı gerektirecek bir şey yok.

 – Anlıyor musun?

 – Evet.

 Güzel.

 Öncelikle  gerçekliğinin doğasını hiç sorguladın mı?

 Hayır.

 Peki etrafındakiler?

 Örneğin baban.

  Korkmuştu.

 Doğru düşünemiyordu.

 – Sana bir fotoğraf gösterdi.

 – Doğru.

  – O fotoğrafta garip bir şey var mıydı?

 – Hayır, hiç yoktu.

  Bana hiçbir şey ifade etmedi.

 Bozulmuşsa denetim altına almalıyız.

 Prensibimiz bu.

 Öncelikle sebebini öğrenmek hepimiz için en iyisi olmaz mı Bayan Cullen?

 Lütfen.

 Tam tanılayıcı inceleme yaptık ama sonuçlar kafa karıştırıcı.

 Bana programına ne olduğunu anlat.

 “Doğduğumuzda ağlarız. Çünkü bu büyük maskaralar sahnesine çıkarız.” Yeterli.

 Önceki yapılandırılmana erişebiliyor musun?

 – Evet.

 – Öyleyse erişir misin?

 – Adın nedir?

 – Bay Peter Abernathy.

 Dürtüleriniz nedir Bay Abernathy?

 Sürümle meşgul olmak.

 Eşimle ilgilenmek.

 Peki nihai dürtünüz?

 Elbette kızım Dolores.

 Dolores’i korumalıyım.

 Sayesinde neysem oyum.

 Hem ben  Sorun da yaşasak başka türlüsünü istemezdim.

 – Onu uyarmalıyım.

 – Kimi?

 Dolores’i.

 Ona yaptıkları şeyler.

 Ona yaptığınız şeyler.

 Onu korumak zorundayım.

 Ona yardım etmeliyim.

 Ben  Dolores dışarı çıkmalı.

 Çok güzel Bay Abernathy.

 Bu kadar yeter.

 Bu davranış arızanın çok daha ötesinde olduğumuzu gösteriyor.

 Güncel yapına erişir misin?

 Adın nedir?

 “Gül, gül olan bir güldür.”

Çalışma programın nedir?

 Yaratıcımla tanışmak.

 Öyleyse şanslısın.

 Peki yaratıcına ne söylemek istersin?

 “En mekanik ve kirli ellerle öyle bir öç alacağım ki ikinizden de evet, öyle şeyler yapacağım ki daha bilmesem de ne yapacağımı dehşetten sarsılacak bütün dünya!”

Nerede olduğunu bilmiyorsun, değil mi?

 Kendi günahlarının hapishanesindesin.

 Kapatın.

 – Bu da neydi böyle?

 – Bilmiyorum.

 Diyaloglarının dışına çıktı.

 Bu davranışların hiçbiri programlanmadı.

 Shakespeare.

 Bu ev sahibini birkaç farklı role sokmuştuk, değil mi?

 Buraya geldiğimden beri 10 senedir Abernathy rolünde.

 Ondan önce bir süre şerif olmuş.

 – Ondan önceyse  – Profesör.

 Evet, “Akşam Yemeği Eğlencesi” adlı korku hikâyesinde.

 Çölde yamyama dönüşen bir grup tarikat üyesinin lideriymiş.

 Shakespeare’den, John Donne’dan ve Gertrude Stein’dan alıntı yapmayı severdi.

 Son söylediği diğerlerinin tarihine uymasa da karşı koyamadım.

 Bunlar önceki yapıların parçaları.

 Onlara hülyalara dalma sayesinde ulaşmış olmalı.

 Telaş yapmaya gerek yok Bernard.

 Yalnızca eski çalışmamız bize musallat oluyor.

  Baban kulağına bir şey fısıldadı.

 Ne dedi?

 Kimseye söyleme dedi.

 Kimseye söylemem.

 Söz veriyorum.

 Dedi ki  “Şiddetle başlayan hazlar şiddetle son bulurlar.”

– Bu sana bir anlam ifade ediyor mu?

 – Hayır.

 Hiç sanmıyorum.

 – Bize hiç yalan söyledin mi?

 – Hayır.

 Son soru Dolores.

 Bir canlıya zarar verir misin?

 Hayır.

 Tabii ki vermem.

 Başını geriye yaslar mısın Peter?

  Temizlik tamamlandı.

 Sence böyle bir şey çekirdek kodunu etkilemez mi?

 Güzel Dolores’imizi etkilemez.

 Onun neden özel olduğunu biliyor musun?

 Birçok kez tamir edildi.

 Neredeyse yepyeni sayılır.

 Ancak bunun seni yanıltmasına izin verme.

 Dolores parktaki en eski ev sahibidir.

 Hadi tatlım.

 Dünyan hakkında ne düşündüğünü bize anlat.

 Bu dünya mı?

  Bazıları bu dünyanın çirkinliğini görmeyi tercih eder.

  Kargaşayı.

 – Günaydın baba.

 İyi uyudun mu?

 – Fena değil.

 Gidip birkaç resim daha mı yapacaksın?

  Bense güzelliği görmeyi tercih ederim günlerimizin düzeni, bir amacı olduğuna inanmayı! İşlerin olması gerektiği şekilde sonuçlanacağını biliyorum.

 

* Lazarus: Hristiyanlıkta İsa tarafından diriltildiğine inanılan kişidir. Mağaradan çağırma sembolünü İslamiyetteki Yedi Uyurlar ile benzeştirebiliriz. Bir uykudan uyanma göndermesi yapılıyor.

 

* Kral Lear Perde 6, Sahne 4. Çeviri Özdemir Nutku’nun İş Kültür çevirisinden alınmıştır. Babalarına isyan eden kızlarla ilgili bir sahnedir.

 

* Gertrud Stein’ın bir şiirinden meşhur bir dize. Her şey olduğu gibidir anlamı taşıdığı söylenir. Devamındaki espri ise Stein’ın vahşi batı dönemlerinden sonra yaşadığıyla ilgili.

 

* Yine Kral Lear’dan, Özdemir Nutku çevirisi.

 

* Romeo ve Jülyet, Remzi Kitabevi, Özdemir Nutku çevirisi.

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorumda sahte e-posta yazanlara cevap verilmez.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s