HANGİ VARLIK YOKLUĞA SIĞAR Kİ?

Bugün çok sevinmiştim. Ancak ne zaman sevinsem birileri halime tuz basarlar, bende hep düşünürüm.

Ey hayat kıskanç olabilirsin, bu nedir? Desem de,

cevap bir yerden gelmez.

Canım dostum hoşluk dağıtırken, biri avcı olmuş uçan can kuşunu indirmeye çalışıyor.

Ey Avcı!

Kuşu indirmek için tüylerin donarken kış yoluna düştün.

O kuşu vurdun mu?

Vurdum, dedin, baktın. Düşmüştü, bir şey. Doğru düşmüştü, düşen kuşun gölgesi. Gölgeler yere düşer, ancak kuş nerde, diye çok arandın. Olamaz demeye cesaret edemeden bakındın. Gururun vardı, elin barut kokuyordu. Kurşun uçmuştu ve değmişti, ancak  düşen kuş yoktu.

Yerler yetmedi göklere dahi baktın. Gördüğün duyduğun hep hayal âlemi. Düşen olmak başka, değmek başka. Hayale taş değer mi, o halde atılan ve tutulan nedir? dedin.

Sevdiğini kaybedenler ve bulanlar arasında, farkı bulmak, sende değil, beğenmediğin basit gördüğün yolcunun peşine takılmaktadır. Onlar avcıları avlayanlardır. Diyarlarına yolun düşmesin senide avlarlar.

Neden onu üzdün ki, tanımadığın biriydi de. Onlar üzülürler ancak seni ele alırlar. Senide avlayacaklar.

Her taraflarından altın sızan gök konukları tanırım,. Onları tanımak için gayret gösteririm, onlarsız hayat can bulamaz.

Bazıları vardır, kendi havanında hikmet döverler. Söyledikleri hikmetleriyle ancak kendileri erirler. Hikmetler yapraklar gibidir, bir ağaçları varsa dururlar., yoksa  hayat her şeyi yavaş yavaş yok ediyor. Onlarda yok olurlar.

Bir güzel tanıdım, hakkıyla güzel. Onun yerine bakanlar, bulmak şöyle dursun yanına dahi varamazlar. Huyu huydur, kendi çok güzel.

Ey gözünü tepeye dikmiş olan, sor kendine çilenin hangi yurduna uğradın?

Kan gibi gözlerin oldu mu?

Yanmış kalbin, susuz dudakların?

Olmadıysa, nasıl anlayacaksın?

Dertlerdir yol açanlar.

Tinden  dünyanı kurutmak için aşkın alevi gerekir. Ancak nerede ateş, nerede sabır, sadece gördüğün benliğin ile yalnız kalmaktadır.

Anlamayanları, anlayanlar hakkına, gel yalnızlığın kaderini taşıyana hakkını ver.

Dünyada tek bir hayat vardır. O da bir gönüle girmek imiş. Bunu ikincisi yoktur. Var dersen, o ikiyi unut. Seni unut, beni de, önceyi de unut. Unutma ki hala o avcı vurduğu kuşu arıyor. Fakat bulamayacak. Çünkü kuş yoklukta kaldı, avcı varlıkta. Hangi varlık yokluğa sığar ki.

İhramcızâde İsmail Hakkı

BAŞA DÖN

 

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s