EY SÂREBÂN (EY KERVANCI) Leyla’mı nereye götürüyorsun?

 

 

ای ساربان

در بستن پیمان ما ، تنها گواه ما شد خدا

تا این جهان ، بر پا بود ،این عشق ما بماند به جا

ای ساربان کجا می روی ؟ لیلای من چرا می بری ؟

ای ساربان کجا می روی ؟ لیلای من چرا می بری ؟

 

تمامی دینم به دنیای فانی، شراره عشقی که شد زندگانی

به یاد یاری خوشا قطره اشکی ، به سوز عشقی خوشا زندگانی

همیشه خدایا محبت دلها به دلها بماند ،بسان دل ما

که لیلی و مجنون فسانه شود حکایت ما جاودانه شود

 

تو اکنون ز عشقم گریزانی غمم را ز چشمم نمی خوانی

از این غم چه حالم نمی دانی

پس از تو نمونم برای خدا تو مرگ دلم را ببین و برو

چو طوفان سختی ز شاخه ی غم گل هستی ام را بچین و برو

که هستم من آن تک درختی که در پای طوفان نشسته

همه شاخه های وجودش ز خشم طبیعت شکسته

 

ای ساربان ای کاروان لیلای من کجا می بری ؟

با بردن ، لیلای من ، جان و دل مرا می بری. ای ساربان کجا می روی ؟ لیلای من چرا می بری ؟

ای ساربان کجا می روی ؟ لیلای من چرا می بری

 

Ey Sârebân(Ey Kervancı)

Ey kervancı, ey kervan!

Leyla’mı nereye götürüyorsun,

Leyla, canım ve yüreğim olduğu halde?

Ey kervancı,

Leyla’mı niçin götürüyorsun,

Birbirimize yalnızken verdiğimiz sözlere Tanrı şahitken?

Ve aşkımızın karar kılmadığı hiçbir yer yokken?

 

Ey kervancı,

Leyla’mı nereye götürüyorsun,

Ey kervancı,

Leyla’mı niçin götürüyorsun?

 

İnancımın tamamı geçici dünyaya dair,

Aşkın kıvılcımları yaşamın kendisi olmuş!

Oysa yarin hatırası aşkın bir damlasından bile güzeldir.

Aşık olmanın ateşi yaşamdan daha özgedir!

 

Tanrım kalplerdeki sevgiyi daima o kalplerde bırak,

Benim kalbimde bıraktığın gibi

Ve

Leyla ile mecnun efsane oldular,

Oysa bizim hikayemiz sonsuzluğa erişti!

 

Sen şimdi aşkımın tek göstergesisin,

Hüznümün, güzümden okunmayan hali.

Bu hüznün elinden hangi hallerdeyim bilmiyorsun,

Senden sonra var olmadım ben tanrı biliyor,

Kalbimin yapraklarını gör ve git!

Tufan gibi inşa et hüznün dallarını,

Gül idik, gülleri derip git.

Ki ben gül ağacıydım,

Tufanın ayakları dibinde oturan…

Vücudunun bütün dallarını,

Tabiatın hışmıyla kır!

 

Ey kervancı,

Leyla’mı nereye götürüyorsun,

Ey kervancı,

Leyla’mı niçin götürüyorsun?

Şeyh Sâdi Şîrâzî

 

 

ey sârebân, ey kârevân, leylâ-yi men kocâ mî berî

bâ borden-i, leylâ-yi men, cân u dil-i merâ mî berî

ey sârebân kocâ mî revî leylâ-ye mân çerâ mî berî

der besten-i peymân-e mâ tenhâ govâh-e mâ şod hodâ

tâ în cehân ber pâ boved in aşk mâ bemâned be câ

ey sârebân kocâ mî revî leylâ-ye mân çerâ mî berî

ey sârebân kocâ mî revî leylâ-ye mân koca mî berî

temâmî-ye dînem be donyâ-ye fânî

şerâr-i aşkî ki şod zendegânî

be yâd-i yârî hoşâ katre eşkî

be sûz-e eşkî hoşâ zindegânî

hemîşe hodâ yâ mehebbet-i dilha

be dilhâ bemâned besân-e dil-i mâ

ki leylî u mecnûn fesâne şeved

hikâyet-i mâ câvidâne şeved

to eknûn ze aşkem girîzânî

gamem râ ze çeşmem nemî hânî

der in gam çe hâlem nemî dânî

pes ez tô nebûdem berâye hodâ

to merg-e dilem râ bebîn u berû

çû tûfan sehtî ze şâhe-i gam

gol-e hestîem râ be-çîn o berû

ki hestem men ân direhtî

ki der pây-e tûfân nişesti

heme şâhehâ vucûdeş

ze heşm-e tebiet şikeste

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s