BİR GOLEM MUSALLAT OLDU

 

 golem

Bir golem musallat oldu bize. Bize bir şey söylemeye çalışıyor.

Golem günümüzde sınırsız savaşın ve ayrım gözetmeyen yıkımın bir ikonu, savaşın canavarlığının sembolü haline geldi. Ancak Yahudi gizemciliğinin zengin geleneğinde golem çok daha karmaşık bir figürdür. Geleneğe göre golem bir hahamın yaptığı ritüelle hayat bulan kilden bir adamdır. Golem’in sözcük anlamı biçimlendirilmemiş ya da şekilsiz maddedir ve onun hayat bulması, antik Kabala geleneğine göre, Eski Ahit’teki Tekvin kitabında anlatıldığı şekliyle Tanrının dünyayı yaratmasının bir tekrarıdır. Yahudi yaratılış mitlerine göre Tanrının ismi hayat yaratma gücüne sahip olduğu için, kil figürün karşısında durup Tanrının adının bir dizi permütasyonu telaffuz edilince golem hayat bulur. Alfabenin her harfi, Tanrının isminin dört harfi olan Tetragram maton ‘un (YHWH) her harfiyle tek tek eşleştirilmen ve ortaya çıkan harf çiftleri bütün olası sesli harfler kullanılarak telaffuz edilmelidir.

Efsanenin ortaçağ ve modern dönemdeki versiyonlarının artan bir biçimde vurguladığı üzere, bir golem yaratmak tehlikeli bir iştir. Ortaçağ versiyonlarında özellikle vurgulanan bir tehlike Tanrıya şirk koşmaktır. Bir golem yaratan kişi fiilen, aynen Prometheus’ un yaptığı gibi, Tanrı rolüne, hayatın yaratıcısı rolüne soyunmuş demektir. Böylesi bir kibir cezasız kalamaz.

Golem efsanesinin modern versiyonlarındaysa odak noktası, yaratılış mesellerinden yıkım fabllarına kayar. Diğer çoğu efsaneye kaynaklık eden iki modern efsane XVI. ve XVII. yüzyıllara aittir. Bunların birinde, Polonya’nın Chem kentinden Haham Eliya Baal Shem, hizmetçilik etsin ve ev işlerini yapsın diye bir goleme hayat verir. Golem her gün daha da büyür, öyle ki aşırı büyümesini engellemek için hahamın haftada bir onu tekrar kile çevirmesi ve tekrar yaratması gerekir. Bir gün haham bunu yapmayı unutur ve golem aşırı büyür. Golemi tekrar kile döndürmeye kalkınca da kılyığınının altında kalır ve boğulur. Bu hikâyeden çıkan derslerden biri efendi rolüne soyunup başkalarına hizmetkarlık dayatmanın tehlikeli olduğudur.

İkinci ve daha etkili modern versiyon Praglı Haham Judah Loew’ in hikâyesidir. Haham Loew, Prag’ın Yahudi cemaatini korusun ve zalimlere saldırsın diye bir golem yapar. Ancak golemin yıkıcı şiddeti kontrolden çıkar. Yahudi düşmanlarına saldırdığı gibi ayrım gözetmeden Yahudileri de öldürmeye başlar; ta ki haham onu tekrar kile çevirene dek. Bu mesel, modern toplumda araçsallaştırmanın ve teknolojinin kontrolden çıkmasının tehlikelerine dair sık rastlanan uyarıları hatırlatsa da, golem meseli insanların dünyanın kontrolünü yitirmesi ve makinelerin iktidarı ele almasından çok daha fazla şey anlatır. Bu mesel aynı zamanda savaşın ve şiddetin gözünün kaçınılmaz olarak kör oluşuna dairdir. Örneğin, H. Leivick’in Yidişçe yazdığı ve ilk kez 1921 yılında Rusya ‘da basılan Golem adlı oyunda Haham Loew Yahudilere zulmedenlerden intikam almaya öyle kararlıdır ki, art arda ortaya çıkan Mesih ‘i ve Eliya Peygamberi bile geri çevirir’.  Haham, daha onların zamanı gelmedi, şimdi golemin düşmanlarımızı kanda boğmasının zamanıdır, der. Ancak intikam ve savaşın şiddeti, ayrım gözetmeyen bir ölüm saçmaya başlar. Savaş canavarı golem dost-düşman ayrımı yapamaz. Savaş herkese eşit ölüm getirir. İşte savaşın canavarlığı budur. Haham şaşkındır: “Kurtarmaya geldi, ancak bizim kanımızı döktü.” “Kendimizi kurtarmak istediğimiz için cezalandırıldık mı?” Hiçbir şey yapmazsak düşmanlarımız bizi yok ediyor, onlara savaşa açarsak da kendi kendimizi yok ediyoruz. Haham Loew, golemin temsil ettiği paradoksun farkına varır. Bizi zulümden ve baskıdan kurtaracak ve de savaşa alternatif olacak bir şey var mı ?

Belki golemin mesajına daha dikkatlice kulak kabartmalıyız. Birçok modern versiyonunda golemin en çarpıcı özelliği araçsallığı ya da saldırganlığı değil, duygusal mahrumiyeti ve sevme kapasitesidir. Golem öldürmek istemez, sevmek ve sevilmek ister. Ayrıca Haham Loew öyküsünden kaynaklanan versiyonların çoğu, golemin huzura varma taleplerinin nasıl haham tarafından sürekli geri çevrildiğini ve hatta golemin hahamın kızına olan sevgisinin dehşet, tiksinti ve panikle karşılandığını vurgular. Karşılıksız sevgiyle tutuşan tek modern canavar Haham Loew ‘in golemi değil elbette. Doktor Frankenstein’ in yarattığı canavar da sadece sevgi ister ama onun yakınlaşma çabaları, tüm varlıkların en kalpsizi olan doktor tarafından aynı şekilde reddedilir. Mary Shelley ‘nin romanındaki en duygulu sahnelerden biri, canavarın De Lacey adlı kör adamla ormandaki kulübesinde arkadaşlık etmeye başlaması, ancak De Lacey ‘nin ailesi onu görür görmez oradan kovulmasıdır. Her iki öyküdeki canavarlar da zengin bir duygu dünyasına ve yoğun bir insancıllığa sahipken, insanlar duygusal açıdan sakat, soğuk ve kalpsizdir. Canavarların tek istediği sevgidir ancak kimse bunu anlamaz.

Bir biçimde uyarıları dikkate almalı ve aynı zamanda günümüz dünyasındaki potansiyelin farkına varmalıyız. Modern saldırgan golemler bile Kabalanın tüm gizemini ve bilgeliğini barındırıyor:

Yok etme tehdidi kadar yaratma vaadini ve mucizesini de taşıyorlar. Belki de, golem gibi canavarların bize öğretmeye uğraştığı, küresel muharebe alanının gürültüsü arasında bize gizlice fısıldamaya çalıştığı şey, savaşın canavarlığına ve sevgi sayesinde bundan kurtulma imkânımıza dair bir derstir.

Sh:26-29

Kaynak: Michael Hardt & Antonio Negri, Çokluk İmparatorluk Çağında Savaş ve Demokrasi, 2004, İstanbul
 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s