İYİDE NE KÖTÜ

 

 

İyi insanlarla dost olun derler.

Evet, iyi insan dediğimiz -kendimize göre ve seçtiğimiz kritere uygun- dostlar edinmek isteriz. Ancak şu kıskançlık bir olmasa. Bugün fıtratımız gereği bir dost temin etmeye çalıştığımızda, engellendiğimiz nedeni , birçok iyi bir insan ile olan bağımızdır.

Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (Kuddise sırruhu’s-sâmî) Efendim, Şems-i Tebrizi ile dost olunca, diğer yaran kıskandılar ve dostun ölümüne kadar uğraştılar. Oğul Alaaddin’i  dahi entrikaya karıştırdılar. Dahil ettilerde ne oldu, hikayeleri kaldı. Ancak yanmış bir yüreğin çıkmayan dumanlı külü hala kırgın ve üzgün bir şekilde, hasretini çekmekte değil mi.

İyi insanları sevmek için kendimize fırsat tanıyorsak, başkalarıyla onları paylaşmayıda öğrenmemiz gerekiyor. Ancak kötülerde haset, iyilerde kıskançlık dünyayı çekilmez kıldı.

Böyleyken iyi olmanın suç, kötü olmanın kudret olduğu günlerde kendimizin dinleneceği bir çınar ağacı gölgesinde duyacağımız iki kelamı neden birbirimizden esirgiyoruz. Bir veli hacda Hz. Rasûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellemi ziyaret ederken dediği şu söz “seni kıskanmamak elde değil, bu kadar sevenin arasında bana yer kalmadığı gibi, katında adımda nasıl anılsın.”

Acaba Efendimiz orada ne cavap vermişti, diye düşündüğümde “iyilerin gölgesi olmadığını unuttun mu, herşey açıkta, gölgeni bırak gel, burada sana da yer vardır. Ancak sadece benim olsun dediğin iyinin diğer dostlarını kendine engel edip aşkını zedeleme” “Bir torba pirincin içinde hepsi pirinç olmanın,  yanında birkaç beyaz taş karışmıştır. Onlar bana zarar verecek diye, torbadan çıkmaya çalışma” “neticede herşeyin bir sahibi var, sevende sevilende Ondan başka değil.”

Sevmek ve sevilmek arasında kalmış dünya ehlinin birbirine layık görmediği bu hal ancak ehl-i meyhanede  kırmızı şarabın önünde son bulurken, neden mescidin mihrabında kıskançlığın hikayelerini anlatan vaizler var ki.

Tarihin içinde “benimle” derlerken babasına hasret giden kızlar, oğlunu asılırken seyreden anneler, gurbette tapınak içinde gömülen kadınlar hep iyi dediğimiz insanların kıskançlığı nedeniyle olmuştur.

Ey iyiler kıyamet günü utanç denen bir bela sunulacak olursa bu ancak cennette olanlar için var olur. Çünkü cehennemde utanılacak ne kaldı ki, herşey ortaya saçılmıştır. Bazen cehennemde yanmak kıskançlığın zehrini içmekten daha iyi olduğunu söylenebilir. Sevenlerin arasına konmuş engeller.

Aklı midede olanın derdi doymak boşalmak, olunca ondan yemek ihtiyacından gayri ne olur ki? Öyle iyiler vardır, onlar ile âlem huzur bulur. Onların iyiliğini sadeceleştirip, benim olsun dediğimizde kimin neyi fazlalaşacak. Buğdaysan buğday olursun, çınarsan çınar, güneşin altında yıllarca kalsan aslın değişir mi? Bunu bilmeyip değişmek istiyorsan veya suçlu birini arıyorsan onu ezelde tayin eden yaratıcın olan Allah Teâlâ’ya sor, Cevabın verilmeyeceği bir soru ancak seni senden uzaklaştıracaktır. Küsersen, kalırsın. Herşeyin bir kaderi var, bir iyi buldun mu sarıl, ancak onun gibi olmaya onu kıskanmaya varan bir hale giriftar olma. Nedeni olmayan bir hayatın nedensiz bitişinde sen ve ben kalmayıp sadece O kalacaktır.

Ya Rabbî herkes kötülere fırsat verme diyor,

Bense iyilere

İyiliğin içindeki saklanmış çirkinlik

görünen kötüden kötü

Dostu dosttan ayıran

Şems’i indirenler,

Mevlana’nın yanındaki iyiler.

Allah’ım iyiler yanındaki iyilerden bizi koru

İsa’yı çarmıha gerdiren

Son akşam yemeğindeki iyi denilendi.

Ali’yi şehid edende birinci saftaysa

Anla, böyleyken böyle

İhramcızâde İsmail Hakkı

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorumda sahte e-posta yazanlara cevap verilmez.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s