A MAN CALLED OVE (2015) / Ove Adında Bir Adam

 

116 dk

Yönetmen: Hannes Holm

Senaryo: Fredrik Backman, Hannes Holm

Ülke: İsveç

Tür: Komedi, Dram

Vizyon Tarihi:13 Aralık 2015

Dil: İsveççe, Farsça

Müzik: Gaute Storaas

Kelimeler: sevilenin kaybedilmesi, annenin kaybı, babanın kaybı,

Nam-ı Diğer: A Man Called Ove

Oyuncular: Rolf Lassgård, Bahar Pars, Zozan Akgün, Tobias Almborg, Viktor Baagøe

Özet

59 yaşında Ove bir kaç yıl önce, kat mülkiyeti dernek başkanıyken yöneticiler tarafından devrilir ama Ove bunu hiç kafasına takmaz ve hayatına devam eder. Hamile olan Parvaneh ve ailesi karşılarındaki eve taşınırlar ve Parvaneh kazara Ove’un bahçesindeki posta kutusunun üzerine düşünce aralarında beklenmeyen bir arkadaşlık başlayacaktır.

Filmden

Bil diye söylüyorum

 iki bukete alışma hiç!

Seni özlüyorum.

**

Kusura bakma, dün gelemedim.

 Gelemedim işte.

 Ev sirke dönüştü resmen.

 Karşıya yeni komşular geldi.

 Yeni nesli görsen şok olurdun.

 Hiçbir şeyi beceremiyorlar.

 Geri geri yanaşamıyor, lastik bile değiştiremiyorlar.

 Ufacık bir şey istiyorsun, öğle yemeğiyle meşgul oluyorlar.

 Düşünsene.

 Yakında sadece öğle yemeğiyle meşgul olan bir ülke olacağız.

 Bunun parçası olmayacağın için şanslısın.

 Sokağa beyaz bir araba girdi.

 Tam anlamıyla manyaklar.

 Sen yokken evde düzen de yok.

 Acele edersem, belki bugün birbirimize kavuşuruz.

 Seni özledim.

**

 Derler ki; beyin ölürken daha hızlı çalışırmış.

 Sanki dış dünya ağır çekimde hareket edermiş.

 Yeterince düşünecek kadar vaktim oldu.

**

Ölenle ölünmez.

 Tek bir şeyden eminim.

 Bu hayatta yaşadıklarımızı tekrar yaşayamayız.

**

Beni iyi dinle.

 İki tane çocuğun var  yakında üçüncüyü çıkaracaksın.

 Buraya İran’dan gelmişsin, savaştan ve başka ne halttan kaçtıysan.

 Yeni bir dil öğrenmişsin, eğitim almışsın ve geçinebiliyorsun.

 İşe yaramazın tekiyle evlisin.

 Lanet arabayı da öğrenebilirsin.

 Beyin ameliyatı değil ya.

 Şimdi tekrar çalıştır ve sür.

**

Bana kızmamalısın, Sonja.

 İnsanın kendi hatasını kabul etmesi zor.

 Özellikle de o kişi uzun zamandır hatalıysa.

 Özür dilerim.

 Ama şimdi doğru şeyi yapma zamanı.

 Kavga ettiğimde nasıI endişelendiğini biliyorum.

 Ama bu sefer, bana hak vereceksin.

 Şimdi savaş zamanı!

**

Hep aynı insanlar.

 Aynı insanlar.

 Her zaman olduğu gibi.

 İsimleri farklı ama aynı insanlar.

**

a-man-called-ove2 a-man-called-ove-1

Sonja?

 Sonja! Yardım edin! Yardım edin! Yanına gidebilirsiniz.

 Sanırım bir hafta yanında oturdum.

 Bir kişi bile benimle konuşmaya cesaret edemedi.

 En iyisi de buydu.

 Ta ki bir gün  Sonja’nın bir daha uyanamayabileceğini söylediler.

 Bana bunu söyleyemezsin! Sonra açıklanamayan bir şey gerçekleşti.

 Aynı anda hem en iyisi hem en kötüsü olmuştu.

 Ertesi gün, ona olanları anlatmak zorunda kaldım.

 Artık var olmayacak bir hayat hakkında.

 Yaşadığım acıyla birlikte manevi bir güç hissettim.

 Önce, öfkemi faydalı şeylere harcamaya çalıştım.

 Sonja okumaya devam etti.

 Diplomasını almasına bir yıIı kalmıştı.

 Ama okul bittiğinde iş bulamadı.

 Diplomanız gerçekten çok iyi ama üzgünüm.

 O zamanlar, okullar engelliler için uygun değildi.

 Bir gün, Sonja gazetede bir ilan gördü.

 Bütün eğitim tekniklerini birleştirdikleri bir sınıf  hem de teknikler ortaya konmadan önce.

 Özgeçmişiniz gerçekten çok iyi ancak  maalesef engelli öğretmen alamayız.

 O zaman karanlıklara gömüldüm.

 Herkesi yok etmek istiyordum.

 Her bir piç kurusunu.

 Otobüs şirketini, şoförü  üzüm bağlarını, tur firmasını.

 Herkesi.

 Hem İspanyol hükûmetine hem İsveç hükûmetine yazdım  ancak kimse umursamadı.

 Engelliler de girebilecek şekilde düz olacak.

 Sonja’nın işe başlayabilmesi için bir rampa bile yapmadılar.

 Herkese mektup yazdım, sebebini benim de bilmediğim  bir şey için adalet arıyordum.

 Son ana kadar, Sonja hep daha güçIüydü.

 Ove.

 Ya ölürüz ya yaşarız.

 O gece arabayla gidip gereken şeyi bir gecede yaptım.

 Ertesi gün, Sonja çalışmaya başlayabilirdi.

 Hoş geldiniz.

 Homer Truva Savaşı ile ilgili İlyada’yı yazdı.

 Peki İlyada ne zaman yazıIdı?

 – David?

 – 700 yıIında.

 – M.Ö.

 – Hadi ya.

 Richard Stenebo’ya merhaba diyelim.

 Sınıfımıza hoş geldin.

 – Merhaba, Richard! – Hoş geldin.

 Yalan söylemiyorum.

 Bir yıI içinde, aynı çocuk 400 yıllık  şiirlerden alıntı yapacak seviyede başarıyla mezun oldu.

 “Sonsuzdur onun maharetleri”

“Tanrı onun şeklini almış sanki”

“Mahlukat için bir misal gibi”

“Yine de benim için ”

” o değil topraktan ötesi. “

 Bravo! Hep iyi şeyler için savaştı.

 Hiç sahip olamadığı çocuk için.

 Altı ay önce öldü, kanserden.

 Peşinden gideceğime söz verdim.

 – Gün bugün.

**

 Ove! Aptalca bir şey yaptığımı düşünme.

 Bunu okuyorsan, doktorun teşhisi doğruydu.

 Kalbimin çok büyük olduğunu söylemişti.

 Kulağa hoş bir şey gibi gelse de aslında pek değil.

 Er ya da geç, bedel ödenir.

 Kilisede olması gerektiği gibi bir cenaze töreni istiyorum.

 Külleri rüzgârda savurmak gibi saçmalıklar istemiyorum.

 Sessizce ayrılmak istiyorum, doğru yaşadığımı düşünen  yanımda olan yakınlarımın eşliğinde.

 Kedi günde iki kez tuna balığı yer, başka evden bir şey yemez.

 Buna saygı göster! Ve Tanrı aşkına, siteye arabaları sokma!

**

 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorumda sahte e-posta yazanlara cevap verilmez.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s