CEVABI OLAN SORULAR

 

Ademi biliyoruz ancak kadın nedir?

Akıl-duygu-delilik arasındaki ilişki sınırları nedir?

Amacımızı aşan işlerle boğuşurken tersini mi yapıyoruz?

Aşkın sahnesinde başarılı olmak veya olmamak diye bir şey var mıdır?

Aşkın utançlaşması peşindeki mutsuzluk nedir?

Bu dünyada efendisi olmayan var mı?

Bu sizi ilgilendirmez denildiğinde hangi cevabı söyledik?

Bütün bu hak hukuk tartışmalarında, Tanrı nerededir?

Bütün hikayelerin gerçek yazarı kim? İnsan mı yoksa Tanrı mı?

Cevabını bildiğimiz soruyu kaçıncı kez sorduk ve hala sormaya çalışıyoruz?

Dil, bizi tam yansıtabilir mi?

Dili bulan çocukluğumuz neden gitmiyor?

Dilimiz ne kadar gerçekçidir?

Dilin üretimi için taklit ettiğimiz o sesler bizdeyse kendi başımıza neden bulamıyoruz?

Dostluğu, ihaneti nedir?

Düz aynada da bazan insan neden kırık görünür?

Eylem mi düşünce mi önemlidir?

Gerçeğin gerçeği nedir?

Gerçeğin nereye gittiğine yorumlar var, ya hayaller?

Gerçek hayat romanla alay ediyorsa yazılanları neden okuyoruz?

Gerçeklik/yanılsama ikilisiyle, akıllılık/delilik ikilisi yanayana olmasını biz mi istiyoruz?

Gözlerimi kapattığımızda başka bir dünya varsa açık tutmak için gayretimiz nedir?

Hak, hukuk  diye bildiklerimiz neye göre düzenliyoruz.?

Hayatı tarif ederler, neden hayatın kendisini bulamıyoruz?

Hep nereye diyoruz, nereye gidiyoruz?

Hep öyle düşündüğünü mü sandı dedirten karşımız mı biz miyiz?

Herkes gibi, tesadüfen diyoruz.

İlmiğin ucundaki söz nedir?

İnsanın en büyük sözü ne olabilir?

Kelime şeyi resmetmede, sadece harfleri var. At denince iki harf karşısında bir mahlûk var.

Kırık aynada kendimizi kaç kişi olarak seyredeceğiz.

Kimine göre aşk, kimine göre şehvet, olayı nedir?

Kral mahkûm mu?

Muhafızları mı kral?

Nasıl endişelendin denildiğinde geçmiş mi etkili yoksa gelecek?

Nasıl ödenir, dediğimiz  o kadar çok borç var ki?

Ne diyorlar, derken kendi dediğimiz neden hep unuttuk?

Nedir insan?

Nereden geliyor?

Nereye gidiyorlar?

Ölüm kötü bir şey mi?

Renkleri tam anlayabildik mi? Kırmız gerçekten aşkı, kara neyi temsil eder?

Romancı son sözünü söylerken, kapağını biz kapatınca biz ne oluyoruz.?

Rüya aynamız bizim içimizde iken silinmesine neden olmaktan kurtulamıyoruz?

Sesi kaybettiğimizde zaman söz neden yok oluyor?

Sorular neden öykü doğuruyor?

Sorulara farklılaşmadan neden aynı cevabı veriyorlar?

Söz ve zaman birbirini neden takip ediyor?

Sözcükler mezarlığına gömeceğimiz en son söz mü olacaktır?

Söze can vermek için ilk gerekli olan şey nedir?

Susmuş bir düzen var diyoruz ancak hep gürültü içindeyiz.

Sürekli değişen, daha önce varamadığım bilincine varmadığım yeni şeyler gören sadece ben miyim ?

Şimdi kim kimi cezalandırmaktadır?

Tanıştığımızı unuttuğumuz insanlar tesadüfen hayatımıza mı girdiler?

Tanrı her şeyin yazılı olduğu o büyük metni yazdı vazgeçtikleri de oluyor mu ?

Tanrının romanı olsaydı ne yazardı?

Tüm ‘gerçek’ bize açıklıkla sunulmuş mudur?

Yapayım derken neden yıkıyoruz?

Yaşamın anlamı gerçekten var mıdır?

Yazı gerçeğinde gerçek sesi kiminle buluşturuyoruz? İçimizdeki sesi yazıya dökünce veya okuyunca kime yönelmiş oluyoruz?

Yıllar, bu küçük aralıkların birleşmesiyle açıklanabilir mi?

Yol arkadaşlığında ne olmak isterdiniz, Hz. Musa mı, yoksa Hızır mı? Herkes neden Hızır olmak istiyor?

Zamanın böylece geçmesine imkân var mı?

 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s