ÖLMELİ İNSAN ÖLMELİ

 

Son zamanlarda insanların, sosyal hesaplar ile tatmin olmasına, düşünürlerin dahil olması, demirci körüğündeki demir işine döndü. Azıcık bir cümle ile dünyaları anlatmanın peşinde olmak, anlayanı, anlamayanı belli olmayan, sonuçlar, takip ediyor görünüpte takip edilmeyenler…sonuçta boşa geçirilmiş vakitlerin acısını hissettiriyor. Barajların dolmuşluğu küçük kapaklar ile boşaltılarak, heyecanlar ve isteklerin sonucu oluşacak devler, cücelere döndürülüp, kaybolma yolundalar.

Önceden yapmadığını yapmaya başlayan sürgün filozoflar, kendilerini kaptırmış gidiyorlar.

Bu kadar doluluğun içinde gerçek yüzünü gördüğümüz kaç kişi kaldı?

Çok olmadığı kesin.

Bir fikir hakkında sadece yalakalanmak öteye gitmeyen, itirazsız, hormonulu hikmetler, kalbimizin perdelerini çok açtığımızı zannetmiyorum. Hz. Rasûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellemin yapmadığını yapmaya çalışmak. Bugün bir filozof kafa gördüm. Bedeninden kesik resmine istinaden, kulakları küpeli. Kölesiyim Tanrının, diyeni mi taklit ediyor? Kölemi…neyin… entelektüel jargonun bilinmeyinde kendine hava mı vermeye çalışıyor.

Gün ve devran döner, hayat hepimiz için biter. Ortada kalan ölümüne sebep olduğumuz yüzlerce fikrin yanında birilerininki de  eklenir.

Kalmak… yanında bulunduğumuz istekler dünyasında… kaç kişiyi hidayete erdirmenin zevkini yaşadı ki?

Ya anlaşılmaz fikirler ile ölümüne intiharına yol verenler, ya da boğulsun diye biraz ilave su doldurulan, küçük bardaklarında ölen insanlar.

Ölünmez denen ferahlıklarda ölüşler var.

Bereketsiz zevksiz olmak bir kazanç kapısı. Yazmak için yazmak, tatmin olmak bir hastalığı. Bende varım diyerek… neyinde varız, neyinde yokuz değimiz… sözlerin arkasında sadece bir boşluk… görülmesi gerekirken günü güne takılmış bir fırtına arakasında, gidip gelmelerin sonuçlarında, hep huzursuz bir gözle ben neyimden çıkmış… kırk defa pişman olduğumuzu tekrar yapmışlar.

oğru olanı söylemenin suçlandığı zamanlarda yalan söylemeyi beceremeyene acımak gerekiyor. Hayat bu kadar çekilmez  olmalı mıydı?

Ben olsun, biz olsun bitip.. o olsuna ne zaman dönüş yapacağız. Benlik asarından çıkmak, hiçlik kaçıp, bir tanrının karşısında olduğunu bulmak.

Bunu öğretecek insanlar biliyordum. Kalkamayacak kadar yorgun bitkin bıraktılar. Bir nevi öldürdüler. 

Ölmeli insan… kendi ölmeyi beceremiyorsa birileri yardım etmeli ve ölmeli. Ölünce olan çok bir şey olmasa da.

Ölmeli, sahip olduğumuzu zannettiğimiz dünyada.

Cebimiz para, etrafımız hayranlarla yaşamak varken neden ölmeli?

Geleceğini bildiğini beklemek cesaretini bulamıyorsa ölmeli.

Ölüm canın çekilmesi değil ki, ölüm… kendinin çekilmesi.

Öyleyse…koşmaktan vazgeçenlerin yanından göçmeli.

Ölümlü olan öleceğini baştan bilmeli.

Birbirimizden uzaklaşarak benim bildiğime, senin bildiğine, takılıp kalmaktansa ölmeli…

Kim çok biliyor ki bir adım ötesini.

İhramcızâde İsmail Hakkı

 

 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s