DALDAN DALA -II

 

AYRILIK

Ayrılıktan kötü şey yoktur,

Can dostundan uzak kalmaktan:

Ne çare! Kendimizi zamana bırakmalıyız,

Ve çaresizliğimizi içimizde saklamalıyız.

Kaynak: Lady Montagu, TÜRKİYE MEKTUPLARI-1717-1718, Çeviren: Aysel Kurutluoğlu,

**

ÖRTÜNME YÜZDE DEĞİLMİŞ

Bazıları Milton’un Havva’da tasvir ettiği vakarlı bir tarzda giyiniyorlar. Bir kısmı ise Git’in veya Titien’in fırçasından çıkan ilahe resimleri gibi boylu poslu. Tenleri, hemen hepsinin, göz alacak kadar beyaz. İnciler ve kordelalarla süslenmiş birkaç örgü halinde zarif saçlar, omuzlarından aşağı sarkıyor. Hepsi güzellik perilerine benziyorlar. «İnsanların çırılçıplak gezmeleri adet halini alsa, yüz’e pek az ehemmiyet verilir» sözünün doğruluğuna bir kere daha inandım. Vücudu güzel, tenleri güzel kadınları, yüzleri fevkalade olanlardan daha fazla seyrediyordum. O sırada. Mösyö Gervaise kimse görmeden gelseydi, çeşitli durumlarda çırılçıplak bir yığın güzel kadın seyrederek san’atını daha fazla ilerietirdi diye düşündüm. Ekseriyetle onyedi, onsekiz yaşındaki cariyeleri saçlarını örerken bu kadınların kimi görüşüyor, kimi düşünüyor, kimi kahve ve şerbet içiyor, kimi de yastıklara uzanmış yatıyorlar. Velhasıl bu hamamlar bir nevi Türk kadınlar kahvehanesi. Şehrin bütün dedikodusu burada anlatılıyor. Kadınlar böylece burada haftada bir kere eğleniyorlar. Dört beş saat kalıp, sıcak halvetten soğuğa geçtikleri halde hiç nezle olmuyorlar. Buna hayret ediyorum. İçlerinde en seçkin olanı beni yanına oturmam için zorladı. Soyunmam için ısrar etti, hatta yardım teklif etti. Ben bir müddet çekindim, fakat bütün diğerleri de ayni şekilde ısrar edince elbisemi çıkardım. Korsemi görünce eşimin beni oraya hapsettiğini zannedip daha fazla zorlamadılar. Hislerine ve inceliklerine hayran oldum. Kendileriyle daha uzun zaman ‘kalmayı arzu ederdim ama Lord Montagu ertesi günü erken hareket etmeye karar vermişti. Zaten ben de Justinyanus harabelerini görmek istiyordum. Zira bunların manzarası da bıraktığım manzara kadar güzel. Kilisenin yerinde ancak bir taş yığını kalmış. Adiyo, Milady. Size anlattığım, ömrünüzde göremiyeceğiniz ve hiç bir seyyahın yazılarında bahsedemiyeceği bir manzaradır. Zira buralara girecek bir erkek derhal hayatından olacaktır.

Sh: 37-38

Kaynak: Lady Montagu, TÜRKİYE MEKTUPLARI-1717-1718, Çeviren: Aysel Kurutluoğlu,

**

ROBERT FRAGER, KALP, NEFS VE RUH, TEKAMÜL, DENGE VE UYUMUN SÛFİCE PSİKOLOJİSİ KİTABINDAN

Bil ey sevgili, İnsanoğlu eğlence olsun diye ya da tesadüfen yaratılmamıştır, mükemmel bir şekilde ve büyük bir amaç için yaratılmıştır’.

GAZALİ

**

Eğer birisi yanıma otursa

Ve Sevgili hakkında konuşursak,

Eğer onun gönlünü rahatlatamazsam.

Eğer onun daha iyi hissetmesini sağlayamazsam kendini

‘Kendisi ve bu dünya hakkında,

 

O zaman Hâfız,

Hemen camiye koş ve yalvar-

İşledin çünkü tam şu anda.

Bildiğim tek günahı,

HÂFIZ

**

Bir kalp ehli ol.

Ya da en azından zahit;

Olmazsan o zaman,. .

çamura saplanmış bir eşek gibi kalacaksın.

Eğer kişi kalpten mahrumsa, hiçbir yarar sağlayamaz;

Ancak kötülükte kişi

Dünyada meşhur olacaktır

MEVLANA

**

Bir bayram günü. Halife Harun Reşid en iyi kıyafetlerini giyer ve halkın arasına girer. Herkes onun harika kıyafetlerine imrenir ve tezahürat yapar, o arada Behlül Halifenin önüne çıkar ve der ki:

“Bayram yeni ve güzel kıyafetler giyme zamanı değildir.

Bayram Allah Teâlâ’ya hizmet etmekle ve Rabbinin idrakine varmakla kutlanır.

Bayramı kutlamak için bu âlemin sultanı degil, kalplerin sultanı olmak gerek.

Bu âlemin sultanları unutulur gider, ama kalplerin sultanı asla unutulmaz.

Bunu işiten Harun Reşîd gözyaşlarına boğuldu.

**

Üstadıma bir kez sordum:

“Nedir farkımız

Seninle benim?

Ve O dedi ki;

Hafız tek fark şudur;

Eğer bir bufalo sürüsü

Dalarsa evimize

Ve devirirse boş kaselerimizi

Sana ait bit damla bile dökülmez,

Ancak Görünmez Bir şey var

Allah Teâlâ’nın koyduğu benim içime.

Eğer O benim kasemden dökülürse,

Bütün dünya içinde, boğulur,”

HAFIZ

**

Bir Bedevinin mücevherleriyle oturduğunu göldüm, Dedi ki;

“Bir zamanlar çölde yolumu kaybettim ve bütün yiyeceklerim tükendi. Tam artık açlıktan öleceğimi düşünürken, şişkin bir kumaş torba gördüm. Onun hububat dolu olduğunu düşündüğüm andaki mutluluk ve coşkumu da, onun incilerle dolu olduğunu gördüğüm andaki üzüntü ve umutsuzluğumu da hiç unutmayacağım-”

SADÎ

**

Ey kalp,

Kalp nedir bilerde otur;

Taze çiçek açan

Ağacın altına git,

RUMÎ

**

Bizim söyleyeceğimiz şey arayarak bulunmaz, yine de onu yalnızca arayanlar bulabilirler,“

BAYEZİD-I BESTÂMİ

**

İKTİDAR SAHİPLERİNE

Bir bedevi çölde omzunda su dolu bir tulum taşıyor, aynı zamanda hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Yolda onu gören bîr başka seyyah niye ağladığını sordu. Adam köpeğinin susuzluktan kıvranmasına çok üzüldüğü cevabım verdi. Diğer seyyah niye su tulumundan köpeğine de su vermediğini sordu. Bedevi dedi ki:

“Bunu yapamam. Su bana lâzım.”

**

ŞEYH İLE MÜRİD İLİŞKİSİNDEKİ SIR

 

Muzaffer Ozak Efendi :

Şeyh ile dervişi arasındaki ilişki karmaşık, mistik, canlı bir süreçtir. Bazı yönleriyle bir koca ile karısı arasındaki İlişki gibidir. Ancak bu köklü öğreti İlişkisi ve sevgi eylemi fizıki değildir; bağlantı şeyhin ağzı ile dervişin kulakları arasındadır. Eğer ilişki saf ve sevgi dolu ise, dervişin kalbinde bir çocuk oluşur,..

Derviş ile şeyhi arasındaki sevgi, bir kadın ile erkek arasındaki aşkın en yüksek biçiminden yüz bin kat daha fazla olmalıdır. Bir kadın ile erkek arasındaki aşk tamamına erdiğinde, sıklıkla iki taraf da sırtlarını döner ve en azından o an için birbirlerini unuturlar. Bir şeyh ilе derviş arasındaki aşk tamamlandığında ise, asla ayıltmazlar. Kalpleri daima birlikte kaim ve bu aşk asla bitmez.,.

Her ne kadar şeyh güneş, dervişler ise gezegenler olarak tasvir edilse de, aslında şeyh de bir ayna ya da bir ilericidir. Yani şeyhten gelen nur ve rahmet onun kendisine ait değildir. Asıl nur Allah Teâlâ’dan gelir.

Sh: 191

Kaynak: Robert Frager, Kalp, Nefs ve Ruh, Tekamül, Denge ve Uyumun Sûfice Psikolojisi, Çeviren: İbrahim Kapaklıikaya, 2003, İstanbul

**

Üzerine hem doğrunun hem de günahkârın bastığı toprak gibi olmadıkça

ve her şeyi gizleyen bulut gibi olmadıkça

ve –sevsin sevmesin her şeye ab-ı hayat sunan – yağmur gibi olm adıkça,

derviş olamazsın,

BAYEZİD-İ BESTAMİ

**

Bir gün, bazı kişiler Hz. İsa aleyhisselâma hakaret ettiler, o buna karşılık onlar için hayır dua ederek cevap verdi.  Bir havarisi sordu;

“Neden o adamlara dua ettiniz? O nlann size yaptığı muameleye kızmadınız mı? “

Hz. İsa şöyle cevap verdi; “Ben yalnızca kesem de bulunanı harcayabilirim .

**

Bütün manevî sohbeti

Basitleştirelim bugün:

Allah Teâlâ  size bir şey satmak istiyor

Ama siz almıyorsunuz.

İşte bu sizin ıstırabınız:

Sizin ölesiye pazarlığınız,

Fiyata karşı çılgınca itirazınız!

HAFIZ

DERVİŞİN DUASI-BİZİM DUAMIZ

Bir şeyh dervişine Allah Teâlâ ile konuşmak isteyip istemediğini sordu. Derviş istediğini söylediğinde, şeyhi ona ne zaman kendi kendine kalırsa şöyle’yakarmasını öğretti:

Ey Rabbim!

Sen olmaksızın ben huzur bulamam.

Senin hana gönderdiğin nimetlerini sayamam.

Eğer saçımın her teli bir dil olsaydı, Sana borçlu olduğum şükrün binde birini bile eda etmeye yetmezdi

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s