HUZUR! KİM HUZUR VERECEK BİZE?

 

Ne kim olduğumu biliyorum ne de hangi ruhun benimki olduğunu.

Ben samimiyetle konuştuğumda bu samimiyetin hangisi olduğunu bilmiyorum. Var olup olmadığım bilmediğim bir benden çeşitli biçimlerde farklıyım.

Sahip olmadığım inançlar hissediyorum. Beni tiksindiren arzulardan zevk alıyorum. Kendime yönelik daimi dikkatim, belki de sahip olmadığım ve bana ait görmediği bir karaktere karşı ruhumun ihanetlerim bana sürekli belirtiyor.

Kendimi çoğul hissediyorum.

Tek tek hiçbirinde bulunmayan ama hepsinde bulunan tek bir merkezi gerçekliği sahte yansılar halinde deforme eden sayısız ve fantastik aynalarla süslü bir oda gibiyim.

Kendini yıldız, dalga ve çiçek hisseden panteist gibi, ben de kendimi çok hissediyorum. İçimde yabancı yaşamları yaşıyormuş gibi hissediyorum kendimi; ama eksik olarak. Sanki varlığım bütün insanların varlığına katılıyormuş ama her birinde eksik olarak bulunuyormuş ve tamamen pastiş bir ben halinde birleşmiş bir ben-olmayan toplamı halinde bireyselleşiyormuş gibi eksik.

Eyleme geçmek, müdahale etmektir. Uzanmış bir kol, yer işgal eder ve böylece, metafizik bir heykel halini alır. Bu önemsiz olguya, gündelik yaşamın üzerinde uçuşan, esrik bir önem vermekten kendimi hiç alıkoyamadım.

Niyetlerimin Sonbaharına doğru yol alan bilinçsizliklerimin uzun kortejinden başka bir şeyi hiç göremedim içimde. Varlığımın akışı üzerine eğilerek geçirdiğim uzun vakitler varoluşun yüzeyinde ırmaklar doğurdu.

Attığım her adımda yıldızlar parıldıyor. Elimin bir hareketiyle ay bir anda benden gizleniyor ve bende şaşkınlık uyandırarak, gerçekten taşıdığı tüm anlamı gösteriyor bana. Aşina olunan ve her gün sınanan bu düşüncelerin ardından, içgüdüm bir kazazede gibi limana çıkıyor. Var olmak, benim için, daima cüret etmek anlamına geldi; istemek ise kendini riske atmaktı. Atalet bana ermişliğin doruğu olarak göründü; istememek ise ahlakın dengi. Böylece, esrarı özenle besleyerek, kendime burjuva bir düşünce ahlakı, sürekli bir rahatlık ve edep arayışı inşa ettim. [İçsel] anlarıma dair hep sahip olduğum aşırı bilinç, sanki esrarengiz ve ilahi bir şey gibi hep yaraladı beni. Kendimi asla anlamadım; özellikle, içgüdülerimin bilinçdışı kapsamını ve sonuçta bayağı bir şey olan sinirsel reflekslerimin şokunu yaşarken kendimi yakaladığımda hiç anlayamadım.

Üzgünüm, ve bilmiyorum Beni tasalandıran şey…

Okumak… kendimi yitirmek… bulmak Kendimin ücrasında […]

Yalnızca bilim teselli eder.

Yalnızca bilim bağışlar ve teselli eder. Hücresinin sessizliği içinde, hayatım hep okuyarak geçiren bir âlimin duygusal yazgısı, benimki gibi marazi sinirlere sahip olan kişilere en uygun şey gibi gelmiştir her zaman. Her şeyden uzaklaşma ve yaşamı yaşam yapan her şeyden -tıpkı tahtından feragat eden bir kral gibi- görkemli bir feragat!

Huzur! Kim huzur verecek bize? Uykusuz arzularımızı kim uykuya yatıracak? İşe yaramaz, soğuk ihtiraslarımızı kim ısıtacak?

İçimde yaşayan sıkıntı bana hep ölü odalara layıkmış gibi geldi. Ama ne ona yakışan konutu verebildim, ne de hoşuna gidebilecek atmosferi… Ne zavallı bir hayat benimki; çok şey hissedip, yeterince [yaşamıyor?]!

Hiç olmazsa kendimi bir şeye adayabilseydim -bir ideal ya da bir kanarya , bir köpek, bir kadın, hatta tarihsel bir araştırma, gereksiz bir dilbilgisi probleminin imkânsız çözümü… Belki o zaman mutlu olurdum. Bu hiçler benim için bir şey olurdu. Ama, düşlerimdeki kurgular hariç, hiçbir şey benim için bir şey değil; onlar da dört başı mamur birer hiç. Onları düşleme zevkine kendimi bıraktığımda bile, düş gördüğümü bilmenin acısını çekerim.

Vaktiyle, Dört Incil’i özel olarak incelemeyi hayal etmiştim. Bu konudaki bir eseri heyecanla okumuş ve onu bir itkiyle satın almıştım. Başka kitaplar da getirttim; onları sabırla bekledim. Geldiklerinde ise okumadım bile.

Sh:67-69

Kaynak: Pessoa Pessoa’yı Anlatıyor , Fernando Pessoa, Derleyen ve Çeviren: Işık Ergüden, Birinci Basım: Ekim 2012,İstanbul

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s