BEN Mİ SEN Mİ ?

 

Yazan: Haktan AKDOĞAN

“Güzel İnsan,

Yaslan şimdi geriye ve derin bir nefes al…

Uğraştığın ne varsa bırak kısa bir süreliğine ve yüreğinle dinle, sana gerçekte kim olduğunla ilgili bilgi aktarıcaz….

Öncelikle şunu bil ve idrak et ve rahatla; Sen, evrensel adı şimdilik ‘Üst Benlik’ (diyelim) olan bir Bilinçsin.. Uzay adı verilen laboratuvardaki bio-kompüterin içindeki sanal Dünyada, kendini falanca isimli İnsanımsı olarak 3 boyutlu holografik bir görüntü halinde oluşturmuş ve şimdi bu sanal Dünyada sanal gerçekliğini yaşamaktasın ve talip olduğun senaryonu oynamaktasın.

Üst Benlik, gümüş kordon diye tabir ettiğin elektromanyetik ışık iplikçiği diyelim ile bağlı olduğu fizik bedeninden ayrılınca sanal dünyanın dışına çıkıyorsun ve buradaki 3 boyutlu görüntün olan Sen ise sanal dünyadan kayboluyorsun, yani aslında bir hologramdan ibaret olan android fizik bedenin atom altı partiküllerine ayrılarak Öz’üne, yani bilincinin saf kozmik enerji haline dönüşüyorsun… Bulunduğun sanal Dünya tabirinle ‘ölüyorsun’…

Hiçbir kimse gerçekte ne ölür nede doğar, bu sadece görünüşte böyledir… Bu sadece, öz enerjinin en kaba hal olan sanal madde yoğunluğunda görünebilir olması ve sonra tekrar Öz’e dönerek şu anki boyutunuzda görünmez olması halidir.

Şunu idrak et; üzerinde yaşadığın Dünya tamamen ‘Sanal bir Dünya’dır. Sanal Gerçeklik; biyo-kompüter grafikleri ile yaratılan bir ortamın, insan duyuları ile birleştirilerek, kişinin kendisini o ortamın bir parçası gibi hissetmesidir. Yani sizin düşüncelerinizi alıp elektrik sinyallerine ve daha sonra da dijital bilgiye dönüştürerek biyo-kompütere aktaran bir aktarıcıdır. Ve aslında stereoskopik görüntüleme adı verilen ve insanda üçüncü boyut hissini doğuran bir sistemin son derece gelişmiş bir şeklidir.

Bu sistemle, görüntüyü üç boyutlu algılamanın ötesinde, üç boyutlu olarak yaşarsınız. Sizin düşündüğünüz her şeyi asal radyan bilgisayara aktarır ve ortamın enerjilerini kullanarak sizin düşüncelerinizi üç boyutlu olarak oluşturur ve aslında etten robot olan yaratılmış fizik bedenler vasıtasıyla sizin bunları gerçekmiş gibi yaşamanızı ve deneyimlemenizi sağlar.

Sınırsız ve sonsuz bir varlık olan Sen, sınırlı ve sonlu madde illüzyonu içinde, mekan- uzay ve zaman matriksine hapsolmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimliyorsun. Ölümün, acının, zevkin, coşkunun, kederin, ayrılığın, mutluluğun ve korkunun. Bütün bu duyguların nasıl bir şey olduğunu tek tek deneyimleyerek genişliyor, bilgeleniyor ve hatırlıyorsun.

Buraya, kendi öz bilincini sanal madde oyun alanında evrimleştirmek ve bu deneyimlerden kazanacağın bilgi ve duygularla daha üst boyutlara yükselerek oradaki diğer varoluş hologramlarını deneyimleyebilmek için geldin.

Realiteleriniz değişirken yükselen enerjilerle birlikte gelişen algılarınız ve beraberinde illüzyonlarınız da boyutlar arası vizyonlara açılmaktadır..

Benliğinizi bütünlük bilincinize çıkararak galaktik evriminize devredin ve eski olanı büyük bir sevgi ile teşekkür ederek uğurlayın…

Güvenli bir evrende yaşadığını, kendi realiteni kesinlikle kendinin yarattığını anladığın zaman, evrenlerde en büyük gücün ilahi sevgi olduğunu ve hiç kimseden ve hiçbir şeyden ayrı olmadığını ve gördüğün her şeyin, bilinen ve bilinmeyen realitelerdeki her şeyin Tüm Varolan olduğunu ve ‘O’ndan olduğunu ve Sen’nin de O’nun bir yansıman olduğunu anladığın zaman;

İşte o zaman Sen dünyaya bir ‘Işık’ olacak ve ‘dönüşüm’ünü başlatıp bu illüzyonu aşarak kendini hapsettiğin bu Matrix’ten özgür olacaksın….

Işıltınıza sahip çıkın!…”

 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s