KIYILAR DA İNSANLAR GİBİ…

 

 

 

kıyılar da insanlar gibi…. bir durur bir yürür.

Kıyılar… kalakalır sonbaharla

yaz boyu kımıldanır kıyılar…

kıyılar kış boyu uyurlar

yaz günlerinde canlılığı

bir eylül ya da ekim günü… beklenmedik bir rüzgârla,

incecik bir soğukla bozuluverir

morarır deniz, boğulacak kadar.

kıyılar …durmuştur artık

kalakalmıştır kıyılar

yırtıcı olur eylülden…bazen de ekimden sonra.

rüzgârlar çevrilir, yağmurlar iner, fırtınalar kopar,

tekneler zorlanır, karlar yağar

kime sorarsanız sorun… durmuştur kıyılar.

gidin… bakın isterseniz.

ıssızdır kıyı… kimsesizliğiyle korku salar gönlünüze

kıyılardan hiç korkmayanlar bile…

denizle içli dışlı olanlar,

denizsiz bir dakika duramayanlar bile

duran kıyıları görünce ürkerler

her şeye alışılır, duran kıyıya alışılmaz.

sanki morluklar… ortadan çatlayacak, göklerden bir şey.

irin gibi, çok çirkin duygusuzluk gibi,

korku gibi, yılgınlık … kan kokusu gibi

bir şey dökülecek bulutlardan

gece kuşları inecek ağır ağır,

yalnızlık saçan canavarlar yayılacak ortalığa.

kıyılar yürüyordu

yaz’dı…

açık bir  yeşil yaz

uçuk mavi bir gök altında…

mavilik

insanlar, çocuk çığlıkları, güneş, sıcak, sevinçler…

her şey eşsiz bir gidiş geliş içinde

incecik bir soğuk duyurdu birden  kendini.

belli belirsiz…birdenbire ve yavaşça

o zaman, incecik bir titreyiş dolaştı oralıkta.

Kıyılar… durmadı

yakında kıyılar kalakalacak

**

kıyılar durdu duracak.

evler boşalıyor, dışarılar ıssızlaşıyor

onlar yaşamaktan çok tüketmeyi seviyorlar

işte kıyıları da tüketmişlerdi

aylarca onları korumuş  barındırmış

hatta sevmiş olan bu kıyılara son

bir selam vermeden kentlerin yolunu tutuyorlardı.

nereye götürür bu bizi?

her şeyde kacak yaşıyoruz,

her şeyde, aşkta ve her şeyde.

boşuna bu… kıyılarda bir insan güzelliği aramak.

insanlar hep bir şeylerden yararlanmakta  

hep bir şeyleri tüketmekte

sevgileri, aşkları, tutkuları

bunlara daha ne kadar dayanılabilir

evet, yalnızlığa kaçarak, bir kıyıda bir başına

oyalanarak bir yerlere varamaz

kaçmakla mı?

hayır ….

ustüne üstüne gitmek… neyin? nasıl?

hem ben becerebilir miyim?

becerebilirsin, neden beceremeyesin.

bir akşam vakti

durup kalmış kıyılarda süzülen son ılık mavileri.

yazan: afşar timuçin

Kaynak: Afşar Timuçin, Kıyılar Durunca, Yazko,1983, İstanbul

 

Not: Nesir olan metin, şiir kıvamında dizgiye alındı. Kıyılar ve biz. [ihramcızade]

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s