KONETS VECHNOSTİ (1987) Sonsuzluğun Sonu

 

137 dk

Yönetmen: Andrei Yermash

Senaryo: Isaac Asimov, Budimir Metalnikov, Andrei Yermash

Ülke: SSCB

Tür: Bilim-Kurgu

Vizyon Tarihi:30 Haziran 1988

Dil: Rusça

Müzik: Eduard Artemev

Kelimeler: casus, aşık olmak, aşk, devamı…

Oyuncular: Oleg Vavilov, Vera Sotnikova, Georgi Zhzhyonov, Sergei Yursky, Gediminas Girdvainis

Çeviri: Ümid Gurbanov @umidgurbanov||

Hakkında

Asimov’dan Zamana Bir Dokunuş: Sonsuzluğun Sonu

Dilimize üç farklı yayınevi tarafından çevrilen (Sonsuzluğun Sonu, Cep Kitapları, Evrenin Çanları, Altın Kitaplar, Sonsuzluğun Sonu, MonokL) The End of Eternity, Isaac Asimov’un zaman düzenlemesi ve değişen gerçeklikler üzerine kaleme aldığı nadide eserlerinden biri olarak dikkat çeker. Fakat bu eseri çok daha anlamlı ve önemli kılan özelliği, Vakıf Serisi‘nin kurucu kitaplarından birisi olmasıdır. Ancak bu durumu, “Vakıf Serisi’ne başlanmadan evvel mutlaka okunmalı” şeklinde de algılamamak gerekiyor. Seri için hayati bir işlevi yoktur; ama Vakıf Serisi’nde anlatılan gerçekliği olanaklı kılan durumlar, bu kitabın ana konusunu oluşturur. Bu nedenle Vakıf Serisi’nden önce okunması her açıdan çok yerinde bir davranış olacaktır. Öte yandan kitabın ortaya çıkış hikayesi de bir hayli ilginçtir. Asimov 1953 yılında, Time dergisinin Mart 1938 tarihli sayısını karıştırırken, nükleer patlamanın ardından ortaya çıkan bir mantar bulutu fotoğrafı görür. Mantar bulutuna uzun uzun bakar ve o an zaman yolculuğu ile ilgili bir kitap yazma fikrine kapılır.7 Aralık 1953’de adını The End of Eternity koyduğu romanını yazmaya başlar ve tarihler 6 Şubat 1954’ü gösterirken romanı bitirir. Ortaya 25.000 kelimelik bir eser çıkmıştır. Ne var ki yazar, bir süre romanı yayınevlerine kabul ettiremez ve kitap ancak 1955 yılında yayımlanır.

Eser, sürükleyici kurgusunun yanı sıra, zamanının bilimsel durumunu gözler önüne seriyor oluşuyla da değerlidir. Kitabın kurgusuna göre zaman yolculuğu, 24. Yüzyılda yaşamış olan Mallansohn adında bir mucit tarafından icat edilmiştir. İlk icat edildiğinde, kibrit başı büyüklüğündeki bir cismin zamanda sadece iki saniye ileri ya da geri gitmesi sağlanabiliyordu. Çünkü bu işlem hem çok karmaşık ve hem de çok fazla enerji gerektiriyordu. Ama sonraki yüzyıllarda araştırmacılar, saç kılı kalınlığındaki bir zaman alanını, Güneşimizin süpernovaya dönüşüp çevresine muazzam enerji yaydığı bir zaman dilimine kadar ulaştırmışlar ve söz konusu zaman alanını kullanarak buradan enerji çekimi yapmayı başarmışlardır. Yani Sonsuzluk’un enerjisi kelimenin tam anlamıyla milyarlarca yıl gelecekten alınmaktadır. Bu gelişmenin sonrasında bir Sonsuzluk Birimi oluşturulmuş ve bu birim tarafından zamana müdahale edilmeye başlanmıştır. Söz konusu müdahaleler, tamamen kontrollü bir şekilde ve ne yaptığını bilen uzman kişilerce yapılmaktadır. Bu kişilere ise Teknisyen adı verilmektedir. Teknisyenlerin ofislerini de barındıran Sonsuzluk Birimi ise, zamanın dışındaki bir alana konumlandırılmıştır. Ancak bu durum, birimde yaşayanları, kendilerine her ne kadar Sonsuzlar denilse de ölümsüz kılmamaktadır. Çünkü biyolojik saatten kaçış yoktur ve her Sonsuz günün birinde emekliye ayrılacağının farkındadır.

Geliştirilen zaman yolculuğu teknolojisi mükemmel işliyor gibi görünse de, bazı sınırların olduğunu da unutmamak gerekir. Örneğin, zamanda en fazla bu teknolojinin icat edildiği 24. yüzyıla kadar geri gitmek mümkündür. Geleceğe yolculuktaysa “Yasak Çağlar” adı verilen bir zaman dilimi dışında herhangi bir sınırlandırma yoktur. Fakat çok fazla ileriye gidildiğinde, üzerinde insanlığın yaşamadığı ölü bir gezegen manzarasıyla karşılaşılmaktadır. Dolayısıyla Sonsuzluk Birimi‘nin kuruluş amacıyla uyuşmadığı için çok uzak bir geleceğe yolculuk yapmak anlamsızdır. Yasak Çağlar denilen zaman aralığına yolculuk yapılamamasının nedeni ise tam olarak bilinememektedir. Bu durum, romanın sürükleyiciliğini arttıran bir husus olarak karşımıza çıkar.

Karakterimiz Harlan, kendi zaman çizelgesinden koparılmış bir Sonsuz‘dur. Yaptığı başarılı gözlemler ve verdiği yerinde kararlarla, en önemli yöneticilerden birinin gözüne girer ve özel asistanı olur, aynı zamanda teknisyen rütbesi de alır. Teknisyenler gerçeklik değiştirmelerinden sorumlu olan Sonsuzlar’dır. İzole ve duygusuz bir yaşam sürmektedirler. Harlan, elde ettiği her başarısıyla kariyerinin zirvesine doğru emin adımlarla tırmanmaktadır. Ama hiç olmaması gereken bir şey olur: Harlan aşık olur! Bu noktadan sonra okuyucunun kafasını meşgul eden en büyük sorun, Harlan’ın aşkı uğruna ne kadar ileri gidebileceğidir? Artık romanın akışı durdurulamaz bir biçimde hızlanır. Roman tarafından esir alınmış olan okuyucu, romanın kendisini götürdüğü yere doğru sürüklenmeye başlamıştır bile. Bir sayfa daha… Bir sayfa daha… Bu böyle sürüp gider, ta ki son sayfayı da çevirene dek!

Roman, zaman yolculuğu gibi cesur bir konuyu işlerken o bilindik mantık tuzaklarına düşmeden başarıyla ilerleyebilmesi sonucu haklı bir üne kavuşmuştur. Ancak onun bu başarısı, vermek istediği yaşamsal öneme sahip mesajın da gölgede kalmasına neden olmuştur. Zira, The End of Eternity’nin haykırırcasına verdiği mesaj şudur: Doğal sürece müdahale etmek tehlikeli ve yanlıştır.

Roman, savaşların çıkmadan önlendiği, kıtlıkların durdurulduğu, zaman çizgileri arasında kontrollü bir ithalat ve ihracatın yapıldığı distopik bir evrene sahiptir. Çoğu kişi, “savaşların, kıtlıkların olmadığı bir evren neden distopik olsun ki?” diye iç geçirebilir; ama roman bunun cevabını oldukça sağlam bir şekilde veriyor. Savaşlar, tehlikeli icatlar, kıtlıklar ve daha nice olumsuzluklar, bir uygarlığın doğal süreç içerisinde baş etmesi gereken unsurlardır. Bunlara rağmen varlığını koruyabilen bir uygarlık, aynı zamanda gerekli deneyim ve olgunluğa da vakıf olmuş demektir. Eğer siz, bir uygarlığı bu deneyim ve olgunluktan mahrum bırakırsanız, o uygarlık gerekli ilerlemeyi ve atılımı gerçekleştiremez. Hiçbirimiz savaşları ve onların yarattığı tahribatı elbette onaylayamayız; ama şu da bir gerçektir ki, bu savaşların itici gücü sayesinde pek çok teknolojik ve bilimsel gelişme de yaşanmıştır. Bunu da görmezden gelmemek gerekiyor.

Kısacası bu güzide kitap, bir nevi Asimov’a giriş niteliğindedir ve konuya ilgisi olan herkesin mutlaka okuması gereken bir eserdir.

Roman, 1987 yılında Sovyet yönetmen Andrei Yermash tarafından Konets Vechnosti adıyla sinemaya da uyarlanmıştır.  Ayrıca Regency Enterprises‘ın, 2008 yılında olası bir film uyarlaması için romanın haklarını satın aldığını hatırlatmakta da yarar var.

Erişim: http://www.bilimkurgukulubu.com/edebiyat/asimovdan-zamana-bir-dokunus-sonsuzlugun-sonu/

Alt yazı

Sonsuzluğun Sonu-  Isaac Asimov’un romanından uyarlanmıştır.

Bölüm 1

Bunu itiraf etmek beni yaralasa da aramızda vazifelerini unutan insanlar var. Teknisyen’im Stevens’den bahsediyorum. Ne olmuş ona?

  Önemli olan o değil, bizi içine soktuğu tehlike. Protokolü açıkça ihlal ederek Teknisyen’im, Gerçeklik’ten bir kadınla ilişki kurdu. Üstelik onunla görüşmek için Araç’ı kullandı. Zor olmamıştır. Dr. Twissell’in şahsi Teknisyen’ini durdurmaya kim cesaret edebilir ki?

  Bunu gündeme neden getirdiğinizi anlamıyorum, Twissell. Şu Stevens’ı kovun gitsin ya da daimi olarak bakım bölümüne aldırın. Bazen geçici yasak aşklara izin verdiğimiz oluyor. Sayın meslektaşım…

Stevens’ın bizim koyacağımız ilişki sınırını kabul etmeyeceğini anlamıyor musunuz?

  Aynen öyle. Kimseye bir kadınla kurduğu ilişkiyi bu büyük topluluğun üstünde tutmasına izin veremeyiz. Sonsuzluk’a hizmet, tam bir bağımlılık gerektirir. Halkımızın davranışları üzerinde fizyolojik, psikolojik ve genetik kontrol sağlamak zorundayız. Bilgisayar Sennor. Lütfen derhal okulu ziyaret edin. Konsey adına, Yarrow’a öğrencilerin evlerine, sevdikleri kişilere çocukluk yıllarına dair hatıralarını tamamen silmesini bildirin. Okul, tamamen duyguları olmadan çalışabilecekleri mezun etmeli. Bilgisayar Finge, katılıyor musunuz?

  Yoksa konuyla ilgili kendi görüşünüz var mı?

  Dr. Twissell, burada kimsenin size katılmaması mümkün değildir. Sonsuzluk’a şükürler olsun. Şunu anlayın, Yarrow: Bu, tamamen dostça bir konuşma. Ama başınız epey belada. Twissell, çileden çıkmış durumda. Şahsi Teknisyen’i, sizin eski Çırak’ınız, Stevens Gerçeklik’ten bir kadınla ilişki kurmuş. Bu, kabul edilemez. Bu okulun Baş Eğitmen’i olarak, böyle şeyleri ciddiye almalısınız.

Gerçeklik’ten özenle en yeteneklileri içinden seçtiğimiz çıraklar mezun olur olmaz Sonsuzluk’a hizmet etmeliler.

Sadece Sonsuzluk’a! Anlıyor musunuz?

  Uğraşıyorum, elimden gelen her şeyi yapıyorum. Söyleyebileceklerim bu kadar.

Dostlarım bu, vedamızın üzücü ama gurur dolu bir anı. Birlikte on yıl geçirdik. Bugün, çıraklığınız bitti. Sonsuzluk’un farklı bölümlerine gönderileceksiniz ve bir daha görüşür müyüz, bilinmez. Size rütbe vermek büyük bir onurdur. Zaman’dan kimselerin sadece hayalini kurabilecekleri bir onur. Artık Gözlemci olacaksınız. Teknisyen olacaksınız. Yaşam Şemacısı olacaksınız. Kısacası, Uzman olacaksınız. Ve çok azınız Bilgisayar olacak belki de. Hatta belki Daimi Konsey’in üyeleri olacaksınız. Sonsuzluk’a hizmet etmek bir ayrıcalık değildir. Sonsuz bir özveri ve yorucu bir çalışma gerektiriyor. Sonsuz olmak için yemin etmeniz gerekiyor. Sonsuzluk’un gücünü asla kendi yararınıza kullanmamaya yemin edeceksiniz. Değişmez tek amacınız Sonsuzluk’u ve insanlığı düzeltmek olacak. Yemin etmeye hazır mısınız?

  Hazırız, Eğitmen!

Öyleyse başlayalım. İsim sırasına göre. Bu an, sonsuza dek Sonsuzluk’un arşivinde saklanacak. Gobe. Bilgimi ve yeteneğimi Sonsuzluk’un haklılığını meşrulaştırmaya adayacağıma yemin ederim. Lloyd. Dürüst ve itaatkar olacağıma sorgusuz sualsiz üstlerime saygı duyup itaat edeceğime yemin ederim. Tıpkı sizi saydığım ve size itaat ettiğim gibi, Eğitmen Yarrow. Harlan. Ben, Andrew Harlan Sonsuzluk’a hizmet etmek istiyorum. Bilgimi ve yeteneğimi buna adayacağıma yemin ederim. Tüm düşüncelerim, insanların genel mutluluğunu arttırmaya odaklanacak.

Kaç yıldır Gözlemci olarak buradasın?

  Beş yıldır sizin bölümünüzde 48. Yüzyılı gözlemliyorum. Çalışmanızdan ve raporlarınızın başarısından ötürü sizi kutlarım, Andrew Harlan. Ancak asıl merak ettiğim, gerçekte ne düşündüğünüz. Ne demek istediğinizi anlamıyorum. Yapmayın! İkimiz de gayet iyi anladık. Muhakkak yıllardır burada gördüğünüz bir şeyler sizi rahatsız etmiştir. Raporlarımda rahatsız olduğumu düşündüren bir şeye mi rastladınız?

  Soruma cevap verin!

Sosyolojik olarak, yüzyıl çeşitli açılardan aşırı bir hale gelebiliyor. Eninde sonunda müdahale etmek zorunda kalıyoruz. Aşırılıklar sağlıklı değildir. Böylece siz de yüzyılın geçmiş gerçekliklerini kontrol etme zahmetine giriyorsunuz. Bir Gözlemci olarak, tüm ilgili olguları kontrol etmek görevim.

Kıdemli Bilgisayar Twissell ile hiç tanıştınız mı?

  Bilgisayar Twissell ile mi?

  Hayır. Bana öyle geliyor ki, raporlarınızı da göz önünde bulundurursak İlkel Tarih’i eşsiz bulduğunuz denebilir. Belki Twissell için sizinle tanışmak ilgi çekici olacaktır. Doğru, İlkel Tarih üzerine çalışma yaptım. Okulda bu konuyu çalışan bir tek bendim. Dr. Twissell, bu, Gözlemci Andrew Harlan. Merhabalar. Demek Gözlemci Harlan sensin. Bizi yalnız bırakın, Finge. Özel olarak konuşmak istiyorum. Gerilmen için bir sebep yok, evlat. Raporlarını takdir ediyorum. Sonsuzluk’ta senin için en uygun görevi biliyorum. Sana bir teklifte bulunmaya geldim .

– Beni onurlandırıyorsunuz, efendim .

– Harika. Sana ihtiyacım var. Özel bir konumun olacak. Raporların neden burada sana ihtiyacım olduğunu gösteriyor. Çırak olarak sicilin gayet temiz. Gözlemci olarak çalıştığın bölümler senin hakkında olumlu rapor verdi. Nihayet, Finge’in raporu hepsinden daha değerliydi. Bilgisayar Finge’in raporu olumlu muydu?

  Doğrusu evlat, olumlu olduğunu söylemedim. Aslına bakarsan, Finge’in raporu olabildiğince olumsuzdu. Tüm görevlerden alınmanı önerdi. Bakım bölümü dışında hiçbir yerde tutulmanın güvenli olmadığını söyledi. Neden?

  Finge, İlkel Tarih’e duyduğun ilginin Zaman’a karşı güçlü bir özlem olduğunu gösterdiğini düşünüyor. Dünya’ya, Dünya’daki yaşama ve tehlikeli bulduğumuz şeylere özlem. Sizi temin ederim, böyle bir şey söz konusu değil. Umarım öyledir. Endişe etme, seni kanatlarım altına alacağım. Bana güvenebilirsin. Aslında, bu hobinin ilginç ve değerli olduğunu düşünüyorum. Belki de ihtiyacım olan budur. Yalnız çalışacaksın. Finge’in yetkisinden alıyorum seni. Benim şahsi Teknisyen’im olacaksın. Bilgisayar Twissell, Teknisyen olarak hiç tecrübem yok. Umursamıyorum bunu. Sana şahsi Teknisyen’im olarak ihtiyacım var, Harlan. Ben, Brinsley Sheridan Cooper. Dr. Twissel’ın talimatı gereği, İlkel Tarih çalışmak için geldim. Bir dakika. Gelin. İlkel Tarih öğreteceğim kişi sizsiniz demek. Dr. Twissell öyle dedi. Şimdiye dek ne eğitim gördünüz?

  Geçici alanın temel mekanizması.

Geçici mekanikler. Şimdi de İlkel Tarih .

– Garip bir kombinasyon. Buyurun .

– Teşekkürler. Bunları neden öğrenmeniz gerekiyor?

  – Bilmiyorum .

– Pekala, başlayalım.

Şimdiki yüzyılımızdan binlerce yıl öncesinin ve sonrasının tarihini biliyoruz. Anlıyor musunuz?

  Daha önce hiç tarih çalıştınız mı?

  Avrupa’da doğdum, Modern Tarih öğrettiler bize. Modern Tarih mi?

  Zaman aşkına, bu, tamamen boşa çaba. Modern Tarih defalarca kez değişti. Özgün ve değişmemiş tek bir tarih var. İlkel Tarih. Sokrates ve Homeros. Shakespeare ve Goethe. Newton ve Einstein.

Bu isimleri duydunuz mu hiç?

  Elbette. Einstein, İzafiyet Teorisi’ni geliştirdi. Doğru. Şimdi, Einstein’ın ailesinin kendi zamanlarında hiç tanışmadığını hayal edin. İnsanlık tarihi nasıl gelişirdi?

  Belki 20 yıl sonra, teoriyi başka birisi geliştirirdi. Peki ya o kişinin doğmasını da engellersek?

  Çok isteseydik, İzafiyet’in doğumunu sürekli engelleyebilirdik. Ama İlkel Tarih’e karışmıyoruz. Sonsuzluk’un varlığı için çok tehlikeli olurdu .

– Size bir şey sorabilir miyim?

  – Buyurun lütfen .

– Teknisyen olmayı seviyor musunuz?

  – Seviyorum. Yaptığım işten gurur duyuyorum çünkü insanlığın yararına olduğunu biliyorum. Başka bir amacımız yok ve olamaz.

Anlatabildim mi?

  Evet, efendim. Üzgünüm, sizi incitmek istememiştim. Sadece bu sabah kötü bir ruh halindeydim. Ruh hali Ölümlüler içindir. Sonsuzların ruh hali yoktur. Kendinizi kontrol etmeyi öğrenin, Cooper. Deneyeceğim.

Bugün yine rüyamda karımı gördüm. Ne?

  Karınızı mı?

  Sonsuzlar evlenemez. İşe alındığınızda kaç yaşındaydınız?

  – 42 .

– Öyle mi?

  Üç yıldır buradayım. Dr. Yamada. Cooper neden rüyasında karısını görüyor?

  Gereksiz tüm anıların silinmesini emretmiştim. Dr. Twissell, onun hafızası üzerinde dikkatle çalıştım. Sanırım gördüğü rüya bilinçaltıyla ilgili bir şey. Subkorteksindeki büyük değiştirmeler zekası üzerine etki edebilirdi. Bahane istemiyorum. Cooper’ın karısını, evini, çocukluğunu unutması lazım. Zihinsel kapasitesine bir zarar gelmesini tolere etmeyeceğim. İşlemi başaramayacaksan, yapabilecek başkaları var. Kıdemli Tabip olarak yerini de alabilirler. Hepsi bu. Cooper, bugünün dersini ertelesek olur mu?

  Gerçeklik’e gitmem lazım .

– Sizinle gelebilir miyim?

  – Gelmek istiyor musunuz?

  Elbette. Beni buraya getirmeleri hariç Araç’ta hiç bulunmadım .

– O zaman da ne olduğunu bilmiyorum .

– Gidelim öyleyse, hadi. Bir Teknisyen’in yanında yürüyorsunuz diye utanıyor musunuz, Cooper?

  Zamanda değişikliği Teknisyenler yapıyor diye. Hayır, benim hocamsınız. Üstelik, Teknisyenlerin o kadar da kötü olmadığını gösterdiniz. Söylesenize, Cooper. Daha önce Vikkor Mallansohn’a benzediğinizi söyleyen oldu mu?

  Hangi Mallansohn?

  Sonsuzluk’un yaratıcısı mı?

  Evet, geçici alanı keşfeden ve Sonsuzluk’u yaratan kişi. Teknisyen Harlan, acilen Kıdemli Bilgisayar Twissell’in ofisine bekleniyorsunuz. Aklını kaybetmişsin.

Daimi Konsey üyesi misin, evlat?

  Cevap ver!

– Dr. Twissell.. .

– Sessiz ol. Şahsi Teknisyen’im olman aklına her eseni yapabileceğin anlamına gelmez .

– Düşündüm ki.. .

– Düşünmüş! Düşünmüş, Zaman aşkına. Düşünebilseydin, Cooper’ı kendinle birlikte Araç’a götürmezdin .

– Görevin neydi?

  – Cooper’a İlkel Tarih’i öğretmek. Öyleyse fazlasını yapma. Araç’la seyahat söz konusu olamaz. Başka biri buna cesaret edebilir miydi, bilmiyorum. Ömürlük olarak tesisat tamirine nakledilirlerdi .

– Seni cezalandırmak zorunda olduğumu anlıyor musun?

  – Evet, Doktor. 48. Bölüm’e atıyorum seni. Bilgisayar Finge’in emrine gireceksin. Başka bir şey isteyin. Finge’ı sevmiyor musun?

  Bir Teknisyen birini sevmesi ya da sevmemesi söz konusu olamaz. Öte yandan Finge, gönderilmende özellikle ısrarcı. Onu geri çeviremem .

– Git .

– Peki, efendim .

– Merhabalar, Teknisyen Harlan .

– Merhabalar, Bilgisayar. Gittiğinizden beri, 48. yüzyılda giderek artan bir kriz baş gösterdi. Oldukça hassas bir durum söz konusu. Neredeyse eşi görülmemiş bir durum. Daha önce hiç ihtiyaç duymadığımız kadar kesin gözlemlere ihtiyacımız var şu an. Benden gözlemlememi mi istiyorsunuz?

  Evet, aynen öyle. Bir Teknisyenden gözlemleme işini yapmasını istemenin onun yeteneğini boşa harcamak olduğunun farkındayım. Ancak şu anki durumda sahip olduğunuz iki yeteneğin birleşimine ihtiyacımız var. Merhaba. Birkaç detaydan bahsedeyim. Öncelikle, rütbenizin Gözlemci’ye indirildiğini düşünmemelisin. Beni dinliyor musunuz?

  Dinliyor musunuz?

  Evet, dinliyorum. Her halükarda, tüm bunları tutanak şeklinde alacaksınız. Gidebilirsiniz .

– Ne garip bir adam .

– Burada hepimiz garibiz. Korkarım onunla anlaşmak kolay olmayacak. Beni ilk gördüğü andan itibaren benden nefret etti. Bugüne dek gördüğü son kadın annesiydi. Ve bu da oldukça uzun, uzun uzun zaman önceydi. Bilgisayar Finge’in ofisinde bir kadın var. Kim o?

  – Ölümlü o. Yeni biri .

– Görevi ne?

  Patronun sekreteri .

– Adı, Noys Lambent .

– Yeter bu kadarı. Bilgisayar Finge, Lambent Hanım’ın Zaman’a geri dönmesini öneriyorum. Teknisyen Harlan, beceriksiz mi buldunuz onu?

  – Yoksa uygunsuz mu buldunuz?

  – Ne beceriksiz ne uygunsuz buldum. Bu, onu nasıl kullandığınıza göre değişir. Ancak bu bölümün maneviyatı için onun kötü olduğunun farkına varmalısınız .

– Bölümün maneviyatını nasıl bozacakmış?

  – Yerinizde olsam bunu sormazdım. Noys Lambent, belirli bir amaç için burada. Özel bir işlev görüyor. Geçici bir süreliğine burada. Ona dayanmaya bakın. Üstelik 48. Yüzyılı ziyaret etmeniz ve onun rehberliğinde kesin gözlemler yapmanız gerekiyor. Dr. Twissell’in şahsi Teknisyen’iyim. Öyle mi?

  Tabii ki. Ancak hala da sadece bir Teknisyen olduğunuzu hatırlatmalıyım. Bilgisayar’ım ben. Bir emir verirsem, ona uymalısınız. Anlaşıldı mı?

  Anlaşıldı, Bilgisayar. Gel. İyi günler, Teknisyen Harlan. Bilgisayar Finge, önceki raporları teslim etmemi söyledi .

– İşinize yarayabilir .

– Teşekkür ederim. Tuhaf fotoğraflar .

– Hangi yüzyıldan?

  – İlkel Tarih’ten. Garip bir odanız var. Soğuk, boş duvarlar… Ve hava da… Fark etmemiştim. Yalnız hissetmiyor musunuz?

  Burada bir kadının sorularına cevap vermemek kabalık olarak değerlendirilmiyor mu?

  Tamam öyleyse. Görüşürüz, Teknisyen Harlan. Teknisyen Harlan, talimatlarınız hazır. Bilgisayar Finge sizi bekliyor. Göreviniz, 48. Yüzyılda, Noys Lambent’in villasında kalmak. Bilgisayar, itiraz ediyorum.

Bir yanlışlık olmalı .

– Bir kadınla aynı evde yaşayamam .

– Nen?

  Göreviniz bunu gerektiriyorsa neden olmasın?

  – Belki de ona karşı hisleriniz var .

– Hisleri olan biri varsa, o ben değilim. Ukalaymışsınız, Teknsiyen. Twissell bahsetmişti bundan. Profesyonel gururunuz izin verirse, gerisini açıklayayım. Lütfen buyurun.

Ölümlüler, Gerçeklik Değişimi yaptığımızı asla bilmemeli. İnsanların geleceğe inancı kaybolursa, korkunç sonuçlar ortaya çıkabilir .

– Bilgisayar, bunu Çırak iken öğrendim .

– Sabırlı olun. Mevcut durumda, 48. Yüzyılda istenmeyen bir inanç gelişti. Bizim için ciddi zorluklar hatta riskler doğurdu. Bu inancı söküp atmak için bir Gerçeklik Değişimi yapmak istiyoruz.

Hazırlık gözlemi yapmak için görevlendirildiniz .

– Bu istenmeyen inancın ne olduğunu sorabilir miyim?

  – Soramazsınız. Gözlemlerinizin kesin olabilmesi için hiçbir önyargıya sahip olmamalısınız. Kendiniz bulacaksınız onu. Bulun onu ve raporlayın. Hepsi bu. Hoş geldiniz, Teknisyen Harlan. İlginç bir akşam olacak. Kaç yaşındasın?

  Otuz dört. Senden gencim. Çok yazık. Yakından senden yaşlı gözükeceğim. Neden bahsediyorsun?

  Sonsuza dek yaşayacaksın. Biz de herkes gibi yaşlanır ve ölürüz. Bu arada, adımı hatırlıyor musun?

  Hatırlıyorum. Öyleyse neden bir kerecik olsun adımla seslenmiyorsun?

  Yalvarıyorum sana .

– Dizlerimin üstüne çökmemi mi istiyorsun?

  – Hayır, yapma .

– Lütfen .

– Adımı söyle .

– Adım! – Noys. Tabii ki Noys. Noys.. .

– Nasıl buldun?

  – Gayet iyi. Bu müzik de nereden geliyor?

  Buradan .

– Dans eder misin?

  – Dans etmeyi bilmem.

Sonsuz olmak istiyorum. Sadece sen beni Sonsuz yapabilirsin .

– Mümkün değil .

– Mümkün. Her şey mümkündür. Sadece biraz cesur olmalısın .

– Lütfen bu raporları Bilgisayar Finge’e yollayın .

– Peki, efendim .

– Cooper .

– Efendim… İki gün önce bu zamana bir ders ayarlamıştık. Evet, evet ayarladık. Hatırlatır mısın acaba bugün ne işlememiz gerekiyordu?

  Sanırım… Demiştiniz ki… Reklamlar hakkında?

  Tabii ya. Reklamlar. İlkel Tarih’in 19. Yüzyılında yaratılmış bir çeşit sosyal iletişim yolu. Alıcıların ilgisini çekmeye yarıyor. Masanın üzerinde örnekler var. Çok ilkel. Hiçbir satıcı ürününün eksikliğini kabul etmiyor .

– Ürünlerin gerçek kalitesi kesinlikle abartılmış .

– Doğru. Ancak ilginç olan şu: Reklamlar o yüzyılları anlatan bir rehber haline dönüştü. Hiçbir kitap, bir şeylerin fiziksel yapısı hakkında bir reklamın gösterdikleri kadar bilgi vermiyor. Tenis topunun ne olduğunu biliyor musun?

  Dönemin kitapları sık sık tenis oyunundan bahseder. Ancak onu hiç açıklamıyorlar. O reklamı incele, oyunu anlayacaksın. Kesinlikle. Apaçık ortada. Sonsuzluk’taki en iyi koleksiyon bende. 20. ve 21. Yüzyıldan hemen hemen her şey var. Cooper, seni yalnız bıraksam sorun olur mu?

  Nasıl isterseniz, efendim. Dr. Twissell. Seni seviyorum. Sensiz yaşayamam .

– Ne yaptın bana?

  – Neden bahsediyorsun, anlamıyorum. Ne yapacağız?

  Farklı zamanlarda yaşıyoruz. Doğru, ben Zaman’da yaşıyorum sense Sonsuzluk’ta yaşıyorsun. Düşün! Bir çözüm bul. Sadece şimdi değil. Harlan… Gerçek gücünün farkına varmalısın. Teknisyen, Sonsuzluk’u yok etme kapasitesine sahipsin. Ne?

  Noys! Bir şey mi dedin?

  Teknisyen Harlan, görevinizde başarısız oldunuz. Raporunuz tamamlanmamış .

– Gözlemlediğim her şeyi raporladım .

– Her şeyi değil; bazı şeyler yok. Kastettiğinizi anlamıyorum. Noys Lambent’in villasında birkaç gün geçirdin. Ama kişisel meseleler hiç raporlanmamış. Neden?

  Sizin meslektaşınızım. Onları kendiniz sorabilirsiniz .

– Birlikte ne yaptınız, ne konuştunuz?

  – İtiraz ediyorum!

– Çok geç! Gözlemin konusunun kendiniz olduğunun anlamadınız mı?

  – Ben mi?

  – Evet, siz! Onu Sonsuz yapmanızı istedi sizden .

– Soruya cevap verin. İstedi mi istemedi mi?

  – Evet, öyle bir şeyler dedi. Bilmemiz gereken bu işte. Oturun.

Araştırdığımız istenmeyen inanç bu: Ölümlü bir kadın Sonsuz’la bir gece geçirirse, Sonsuz olacaktır. Böyle bir batıl inanca müdahale etmemiz gerekiyor. Noys Lambent’i de etkileyecek bir Gerçeklik Değişimi yapmak zorundayız. Söyleyeceklerim bu kadar.

Göründüğünüz kadar kalın kafalıysanız, işler sizin için de kötüleşecek.

Bilgisayar.

Bu bölümün başına geçtiğinizden beri Noys Lambent ile ilişki kurmak için izninizi almak istiyordum. Delirmişsiniz. Daha şimdi söyledim.

Bir Gerçeklik Değişimi yapmaya hazırlanıyoruz. Yeni Gerçeklik’te o var olmayabilir. Belki de değişir. Yine de ister miydin?

  Fark etmez. İlişki için izin almayı istiyorum. Saçmalık bu. Harika bir kadın o. Öte yandan senin nemrut tipin ve soğuk kişiliğinle bir kadını istemeye hakkın bile olamaz. Saçmalık bu. Gerçeklik Değişimi’ne çoktan.. .

– …karar verildiğini mi ima ediyorsunuz?

  – Sonsuzluk’a şükür! Kavrıyorsun. Tabii ki nihai karar bizden yüksek makamdaki kişiler tarafından verilecek. Siz ve ben sadece durumu raporluyoruz. Twissell sizde ne buluyor acaba?

  Dahiyane analitik mantığınız olmadığı kesin. Gidebilirsiniz. Pekala Finge, Twissell artık baskıyı hissedecek. Ustalıkla işin üstesinden geldiniz. Harlan’ı durdurmak artık çok güç. Sosyolog değilim. Planlanan Gerçeklik Değişimi’nin özeti var elimde. Şöyle bir bakıp acaba bir yerlerde hata var mı diye bakar misiniz acaba?

  Mesele bu değildir umarım, Teknisyen. Siz de öyle derseniz, muhakemenize saygı duyacağım. Gelecek 70 yıl için insanlığın galaksinin sınırlarının ötesine seyahat edememesini Asgari Gerekli Değişiklik olarak önerdin. Her şey yerli yerinde, fakat… Uzayda bir kaza söz konusu ve bir düzine adamın korkunç şekilde ölmesi gerekiyor. Hatırladığım kadarıyla, Sonsuzlar tamamen farklı bir netice tercih ederdi. Gerçeklik Değişimi B-15’in sonuçlarından biri .

– Korkarım, bu, kaçınılmaz .

– Olabilir. Ancak uzay yolculuğunu kontrol etmek söz konusu olduğunda daha kolay bir yol var. Bir bakın. Bu, sorunu asgari müdahale ile çözer. Şu çipi görüyor musunuz?

  Tayfanın hayatını kurtarmak için ve Arzulanan Azami Sonuç’a ulaşmak için onu çıkarmak yeterli. Uzay keşfini durdurmamız gerekiyor. Kıdemli Bilgisayar Twissell, insanlık için durumu umutsuz ve yararsız buluyor, değil mi?

  Benim fikrim, yanlış değerlendirdiğiniz ayrımı elemenin avantajlarını taşıyor ve bizi doğrudan Arzulanan Azami Sonuç’a ulaştırıyor. Nihai amacımızı bilmenize rağmen bir hata yaptınız, Sosyolog. Bu tespiti, Daimi Konsey’in.. .

– …yaptığını varsayıyorum .

– Sanmıyorum .

– Öyleyse siz mi keşfettiniz bu hatayı?

  – Evet .

– Ve Konsey’e bildirmediniz?

  – Hayır, bildirmedim .

– Neden?

  – Benim için bir yaşam şeması hesaplamanız lazım.

Gerçeklik Değişimi’nin belirli bir kişi üzerindeki etkisini öğrenmek istiyorum. Sizi anladığımı sanmıyorum, Teknisyen. Mutlaka hesaplamayı kendi sektörünüzde yapabilirdiniz?

  – Yapabilirdim. Ancak bunun herkes tarafından öğrenilmesini istemiyorum. Hesaplamayı kendi bölümümde yapmak benim için hayli zorluklar doğuracaktır. Anlıyorum. Bunu resmi kanallar vasıtasıyla yapmak istemiyorsunuz. Hesaplamanın gizli yapılmasını istiyorsunuz. Evet, oldukça güvenli bir cevaba ihtiyacım var. Bu, protokole aykırı. Böyle bir ihlale dahil olamam. Benim ihlalimden de kötü değil ya. Daimi Konsey’e hatanızı bildirmeme ihlalimi kastediyorum. Buna hiçbir itirazınız olmadı ama. Belgelere bakabilir miyim?

  Yaşam Şemacı’larımdan birine vereceğim bunu. Gizli kalacak. Tüm sorumluluğunu üstleneceğim. Ve bunu da yadigar olarak saklayabilirsiniz .

– Sonuca ulaştınız mı?

  – Evet, tabii ki. Yaşam Şemacı’m ilgili kişinin adına hayran kaldı. Noys Lambent. Bir kadın, değil mi?

  – Evet .

– Korkmuyor musunuz, Teknisyen?

  Siz korkmadıkça hayır. Sonuç, bir bakıma, beklenmedik. Hanımefendi yeni Gerçeklik’te yok. Kaybolacak. Aslına bakılırsa, eski Gerçeklik’te nasıl var olduğunu da tam anlamadım. 48. Yüzyılda mevcut değil. 48. Yüzyılda mevcut değil.

Noys! Noys! Noys, dediklerimi yapmak zorundasın!

Sorun mu var?

  Hemen şimdi benimle gelmek ister misin?

  Sorgusuz sualsiz?

  – Gelmeli miyim?

  – Gelmelisin, Noys. Çok önemli. Sonsuzluk’un Saklı Yüzyıllar’ında seni gizlemem gerek. Geleceğim. Bu kırmızı numaralar da ne?

  Saklı Yüzyıllar .

– Saklı da ne demek?

  – Sonsuzluk’tan ayrılmış. Sonsuzlar Zaman’ın o bölümlerine geçemezler. Neden?

  Bilmiyorum, bir çeşit sır bu. Bilgisayarlar bunun hakkında konuşmayı sevmiyorlar. Sorun ne, Noys?

  Hemen böyle yavaşlamamalısın.

Bölüm 2

Ölümsüzlüğe inanıyor musun?

  Onlar inanıyorlar ki kendilerine böyle diyorlar.

Öyleyse sen öyle düşünmüyorsun?

  Sonsuzluk’ta bir süre bulunduktan sonra, hayır. Sonsuza dek yaşayan insanlar Sonsuzlar gibi konuşmazlar. ine de o gece benim hiç ölmeyeceğimi söyledin. Kim bilir, diye düşündüm. Bir Ölümlü nasıl Sonsuz olabilir?

  – Neden soruyorsun?

  – Merakım için. Konuşmamayı yeğlerim .

– Yine de benimle sevişmek istiyorsun ama?

  – Evet .

– Neden ben?

  – Muzipsin .

– Muzip mi?

  – Garip. Bana bakmamak için hep çok uğraştın. Benden nefret etmeye çalıştın. Oysa nefret etmediğini anlayabiliyordum. Peki şimdi benim hakkımda ne düşünüyorsun?

  Daimi Konsey’in üyeleri…

Harlan’ın dosyasıyla ilişkisi bulunan materyalleri halihazırda sizlerle paylaştım. Şimdiyse, Konsey’den önce dosyaları incelemeyi öneriyor ve talep ediyorum. Teknisyen Harlan… Bilgisayar Twissell’in şahsi Teknisyen’i olarak sahip olduğu rütbenin koruması altında.. .

– Bilgisayar Finge! Dr. Twissell, bunu duymanın sizin için zor olduğunu anlıyorum. Ancak sıklıkla sizin de dediğiniz gibi: Kişisel beğeni ve hoşnutsuzluklarımız yaptığımız muazzam işi engellememelidir .

– Konsey’in bir üyesi olarak.. .

– Kesin artık, Finge. Dr. Twissell.. .

– Davranışınız kabul edilemez .

– Öyle mi?

  Böyle düşünen başkası var mı?

  Ben bir suçluyum, Noys. Seni değişmek üzere olan Gerçeklik’ten dışarı çıkardım. Değişmek mi?

  Bu da ne demek?

  Sana bunu açıklamam çok daha büyük bir suç olur. Öyleyse söyleme. O kadar vahimse durum.. .

– …beni geri götürebilir ve unutabilirsin .

– Böyle şeyler söyleme, Noys. Bunu yapmasaydım seni sonsuza dek yitirebilirdim. Anlıyor musun?

  – Sırada ne var?

  – Bilmiyorum. Hiçbir Sonsuz buna cevap veremez. Böyle bir durumda onlar da güçsüz ve işe yaramazlardır. Bu, Sonsuzların sahiden işe yarar bir şeyler yaptığı anlamına mı geliyor?

  Sonsuzluk’un daimi amacı insanlık tarihinin sürekli gelişmesini sağlamaktır. Medeniyeti gelişimin rasyonel yoluna terk etmek değil .

– O yolu biliyor musunuz?

  – Zaman’ı en iyi şekilde hesaplayan makinelerimiz var. Hesaplayıcılar. Hesaplayan makineler. Hesaplayıcılar. Makinelere komutları kim veriyor?

  Ruhsuz Bilgisayar’lar. Kaderimiz üzerinde yetki sahibi olma hakkını kim veriyor size?

  – Amacımız, insanlığı ıslah etmek .

– Islah mı?

  İnsanlığı Zaman vasıtasıyla güttüğünüz bir koyun sürüsü haline getirdiniz. Ne kadar şanslıyız ki, siz seçin veya seçmeyin, yıldızlara ulaşıyoruz. Neyin insanlığın en büyük yararı olduğunu kim söyleyebilir?

  Harlan, bir avuç insanın insanlığın, ama tüm insanlığın geleceğini belirlemesine izin veren Sonsuzluk gibi her sistem kaçınılmaz bir biçimde insanlığın en büyük yararını sıradanlığa dönüştürür. Sıradanlık! Amacınız bu işte. Öyle kolay değil. Anlamadığın çok şey var. Asıl senin anlamadığın çok şey var. Ama bunu kabul etmekten korkuyorsun .

– Bu da ne demek?

  – Üzgünüm. Hiçbir anlamı yok. Ne dediğimi bilmiyorum bile. Bizim hakkımızda hiç konuşmadın. Benim için bu daha önemli. Benimle geldiğin için pişman olmanı istemiyorum. Elimden geleni yapacağım. Ama bunu yapmak için seni bir süreliğine burada bırakmalıyım. Öyleyse bekleyeceğim. Ve lütfen seni sevdiğimi unutma.

Bildiğiniz üzere, insanlığın en büyük bilim insanı olan Vikkor Mallansohn 24. Yüzyılda geçici alanı keşfetti. Keşfinin matematiksel temellerini sundu ve buna dayanarak Sonsuzluk’u yarattı. Zaman’da yolculuk etmeyi öğrendik. Hem geçmişe hem de geleceğe doğru. 24. Yüzyıldan başlayarak geleceğe doğru yüzbinlerce yüzyıl gidebiliyoruz. Başarabileceğimiz şeylerin bir sınırı yok gibi görünüyordu. Ancak durum böyle değil. Ulaşamadığımız 800 Yüzyıl var. Saklı Yüzyıllar’da kimler var?

  Dostlar mı yoksa düşman mı, bilmiyoruz. Bu yüzden, o yüzyıllarda yaşayanları potansiyel tehdit olarak görme eğilimindeyiz. Bu tehdide karşı harekete geçebilir miyiz?

  Konuya dair araştırma yürütüp binlerce farklı şekilde konuyu ele aldım. Hepsi nafile. Ta ki o büyük bilim insanından bize miras kalan Mallansohn’un hatıratıyla karşılaşıncaya dek. Çok gizli belge olarak arşivlerimizde saklanıyor. Hatırata göre belli bazı kesin kombinasyonlar gerçekleştiğinde zamandaki döngüyü kapatabileceğiz. Saklı Yüzyılların var olmadığı yeni bir Gerçeklik yaratacağız. Bu yüzyılların üstesinden geleceğiz. O yüzyılların sakinleri birer işçi robot ihracatçısı haline gelecekler. Böylece ulvi amacımızı geliştirmekte bize yardımcı olacaklar. Bugün çok gizli bir sırrı ortaya çıkaracağım. Mallansohn’un hatıratında bir Kıdemli Bilgisayar ve onun Teknisyen’i yönetiminde geçici alanın temel prensiplerini öğrenen bir adamın Sonsuzluk’ta ortaya çıkışından bahsedilir. İlkel Tarih’i öğrendikten sonra 24. Yüzyıla gönderilmiştir. Zaman döngüsünü kapatmak ve Sonsuzluk’u gerçekten sonsuz yapmak için. Açık bir zaman döngüsü olduktan sonra Sonsuzluk’un anlamı nedir?

  Hatıratta üç isimden bahsediliyor. Kıdemli Bilgisayar Laban Twissell. Onun Teknisyen’i, Andrew Harlan. Dikkat buyuruyor musunuz, Finge?

  Bunun için ona ihtiyacım var. Şimdilik. Ve üçüncü bir kişinin adı geçiyor: Vikkor Mallansohn! Cooper, buraya gelin lütfen. Daimi Konsey’in üyeleri… Karşınızda insanlığında en büyük dehası durmakta: Vikkor Mallansohn. Dr. Twissell’i görmem gerek. Bir Sıfırlayıcı. Gerçekten fark etmeyeceğimizi mi düşündünüz, Teknisyen?

  Zaman’da o kadar kalmandan sonra nasıl bir Bilgisayar bunun farkına varmazdı ki?

  Noys Lambent’i Sonsuzluk’a götürdüğünü biliyorduk. En başından beri biliyorduk. Benden ne istiyorsunuz?

  Ateşle oynuyorsunuz, Finge. Sizi yok edeceğim, Bilgisayar. Araç’ın geçiş engelinin kaldırılmasını istiyorum .

– Araç’ın geçiş engeli mi?

  – Şaşırmış davranmayın. Sizi memnuniyetle Sonsluzluk’tan silerim! Araç’ı ben engellemedim. Sonsuzluk üzerine yemin ederim. İmkansız bu. Böyle bir şeyin yapılabileceğini bile bilmiyordum. Bilgisayar Finge! Belki o pörsümüş aklınız hala olayı kavrayamadı. Neden mi bunu yapıyorum?

  Söyleyeyim: Noys Lambent ile yaşayacağım. Ya da hiç yaşamayacağım. Siz de benim gibi Araç’ın bir yolculuğun orta yerinde duramayacağını biliyorsunuz. Güçleri olsun veya olmasın çalışırlar. Kim yaptı bunu?

  Araç’ı kim engelledi?

  Size olan kişisel nefretime rağmen Harlan bir çift alımlı bacağı Sonsuzluk Yemini’ne değişmenin bedelini ödeyecek olsanız bile, size acıyorum. Kendiniz hakkında çok yüksek düşünüyorsunuz. Kendinizi bir şey sanıyorsunuz. Bir hiçsiniz! İkimiz de birer hiçiz! Sadece Twissell ilgi duyduğu müddetçe varız biz!

– Onun birleşiminin parçası olduğumuz müddetçe! – Ne birleşimi?

  Sizi ilgilendirmez! Önemli olan Twissell’in Araç’lara engel koymanın bir yolunu bulmuş olması. Ve bir de Noys Lambent ile olan şu küçük entrikanız var.

Yetti artık! Twissell nerede?

  Bilmiyorum. Cooper, benim yanımda 8 yıl araştırma ve 3 yıl da yapı üzerine çalıştınız. O büyük an geldi çattı. Sizi İlkel Çağ’a gönderiyoruz. Bu kapsülü göndermek için neredeyse tüm enerjimizi harcıyoruz .

– Şunu aklınızda tutun: Titizlikle çalışın .

– Bilgisayar… Bana ne olduğunu bilmiyorum. Mutluyum ve feci şekilde meraklıyım .

– Ancak biraz da gerginim .

– Sizi suçlamıyorum. Olur öyle. Bilgisayar, peki ya kapsülden çıkacak cesareti toplayamazsam?

  Ya geri dönmek istesem?

  Bunları düşünmemelisiniz, aziz dostum. Sonsuzluk’un öncesindeki görevinizi yerine getiriyorsunuz. Güzel bir şey bu. 24. Yüzyılın en tanınmış ve en zengin bilim insanı olacaksınız. Hiçbir sıkıntınız olmayacak. Yolunuz açık olsun, dostum. Dr. Twissell, sizinle konuşmam gerek. Olur elbette, ancak sonra .

– Bugün, bizim için önemli bir gün .

– Hayır, şimdi konuşmalıyız .

– Bana şimdi ihtiyacınız var .

– Ne?

  Tabii, benim şahsi Teknisyen’imsin. Dinliyorum seni, evlat. Matematik üzerine filmlere göz attım. Çeşitli gerçekliklerden kitaplar okudum, matematik değişmiyor. Şablonu fark ettim. Bu, sizi nasıl etkiliyor?

  Ve buna ne anlam veriyorsunuz?

  Sonsuzluk, aslında sonsuz değil. Zaman döngüsü kapanmış değil. Haklısın, evlat. Ölümlüler de bunun farkına varmaya başladılar. Ama durumu düzeltecek bir yol biliyorum. Sana bu yüzden ihtiyacım var. Cooper’ı Mallansohn’a bu yüzden mi gönderiyorsunuz?

  İlkel Tarih derslerinin sebebi bu muydu?

  Zaman aşkına, çok ileri gidiyorsun. Bilgisayar olmak kaderinde var. Neredeyse olayı çözmüşsün. Sonsuzluk arşivlerinde yazdığına göre Mallansohn’un zamanına ilk yolculuk Harlan adlı bir Teknisyen tarafından gözlenmiş. Biz de bunu tekrar edeceğiz. Bu sefer, Sonsuzluk kırılamaz bir zaman döngüsüyle bağlanmış olacak. Gidelim, evlat. Boşa harcayacak vaktimiz yok. Hiçbir yere gitmiyorum. Bu da ne demek?

  Bir kadın var. İnanılmaz. Birkaç yıl önce, Stevens adlı bir Teknisyen’im vardı. O da bir kadına vurulmuştu. Ona ne oldu biliyor musun?

  Ömür boyu Bakım’a nakledildi. Beni korkutmaya çalışmayın, Dr. Twissell. Noys bana geri dönmedikçe küçük projenizde yer almayacağım. Yüce Zaman adına, neden bahsediyorsun?

  Mutlak güçle Sonsuzluk’u temin etmeniz eşiğindeyiz. Hepimiz bunun için uğraştık. Her yüzyıldan en iyilerini seçtik, en yeteneklilerini! Nihayet zaman döngüsünü kapatacağız ve Sonsuzluk gerçekten sonsuz olacak .

– Saklı Yüzyıllar’ın üstesinden geleceğiz .

– Noys nerede?

  Noys’u ve istediğin her şeyi yalnızca bu proje tamamlandıktan sonra elde edeceksin. Düşünsene! Portren Daimi Konsey’in odasında asılacak. Mallansohn’unkinin yanında! Noys’a hiçbir zarar gelmeyeceğinin sözünü verir misiniz bana?

  Laban Twissell olarak söz veriyorum. Gidelim. Gidelim, evlat. Buyur. Neler oluyor, Dr. Twissell?

  Burada seninkine ek olarak başka bir kontrol paneli var. Artık sana bağlı değil hiçbir şey. Daha sonra sana bazı talimatlar vereceğim. Lütfen onlara uymaya çalış. Sana ve çevirdiğin dalavereye lanet olsun! Teknisyen Harlan, Cooper sana el sallıyor. Dikkat! Fırlatmaya hazırız! – Menzil 1 .

– Hazır .

– Menzil 2 .

– Hazır .

– Menzil 3 .

– Hazır .

– Menzil 4 .

– Hazır .

– Menzil 5 .

– Hazır .

– Menzil 6 .

– Hazır .

– Menzil 7 .

– Hazır .

– Dr. Twissell, zaman kapsülü hazır .

– Hepimiz hazırız. Yüce Sonsuzluk sana kılavuzluk etsin Brinsley Sheridan Cooper. Ne yaptın sen?

  Hayatımı bu projeye adadım ben. Tüm hayatımı! Sen ise her şeyi mahvettin. Vikkor Mallansohn, Zaman bilir nerededir!

Sonsuzluk felaketin eşiğinde.

Ne yaptın?

  Harlan. Gerçek gücünün farkına varmalısın. Sonsuzluk’u yok etme kapasitesine sahipsin. Kendiniz hakkında çok yüksek düşünüyorsunuz. Kendinizi bir şey sanıyorsunuz. Bir hiçsiniz! İkimiz de birer hiçiz!

Sadece Twissell ilgi duyduğu müddetçe varız biz! Onun birleşiminin parçası olduğumuz müddetçe! Geçici alanın keşfiyle birlikte Sonsuzluk kuruldu. İnsanoğlu sonsuz refahın hüküm sürdüğü bir çağa girdi. Şimdiyse bizler, Sonsuzlar, bunu sürdürmeliyiz. Bir avuç insanın insanlığın geleceğini belirlemesine izin veren Sonsuzluk gibi her sistem kaçınılmaz bir biçimde insanlığın en büyük yararını sıradanlığa dönüştürür. Sıradanlık! Amacınız bu işte. Sonuç, bir bakıma, beklenmedik. Hanımefendi yeni Gerçeklik’te yok. Kaybolacak. Aslına bakılırsa, eski Gerçeklik’te nasıl var olduğunu da tam anlamadım.

48. Yüzyılda mevcut değil. 48. Yüzyılda mevcut değil.

Seni bu deliliğe ne sürükledi?

  Saklı Yüzyıllar’a gizlediğin kadın mı?

  – Pekala. Noys sana geri dönecek .

– Size inanmıyorum. Siz bunu isteseniz bile, Konsey buna izin vermez .

– Konsey bu konuda bir şey bilmiyor .

– Nasıl?

  Bunu Konsey’den gizlediniz mi?

  Hayatınızı Sonsuzluk’a adadıktan sonra mı?

  Sonsuzluk tehlikeyi atlattığı zaman, protokolü izlemek zorunda kalacaksınız. Noys’u benden almasanız bile, Finge kesinlikle alacak. Benden nefret ediyor. Finge, Finge. Onu çok yanlış değerlendiriyorsun. Umurunda bile değilsin. Benim yerimde gözü var. Nefret ettiği kişi benim. Bana ulaşmak için seni kullanıyor. Anlıyor musun?

  Daimi Konsey’in üyeleri böyle mi yani?

  Bizler Sonsuz’uz, kusursuz değil. Deli gibi davranmanın fırlatmadan 6 saniye önce başladığını anlıyor musun?

  Bu, dalgaları eritti. Ateşleme devresi zamanından önce devreye girdi. Cooper 24. Yüzyıla değil, 20. Yüzyıl’a gitti. Bu, İlkel Tarih’te felaket bir değişim yaratır. Artık Sonsuzluk’un ne kadar var olacağını kimse söyleyemez. Bunun feci sonuçları her saniye her an ortaya çıkabilir. Sonra?

  Sonra ne olur?

  Ne mi olur?

  Sonsuzluk’ta muazzam miktarda enerji vardır. Bu enerji öylece yok olup gidemez. Yani… O miktara eş değer bir yok oluş meydana gelecek. Yok olacağız. Hala anlamış değilim .

– Neden yaptın?

  – Noys’u saklamamalıydınız .

– Kimseyi saklamadım .

– Öyle mi?

  Araç’a kim engel koydu?

  Evlat, neden bahsediyorsun?

  İmkânsız bu. Güneş’i ikiye bölmek gibi. İyi de, ona ulaşamadım. Araç, her seferinde 1000. Yüzyıl’da durdu. Defalarca denedim. Araç’ı değiştirdim. Ancak Araç bir türlü o yüzyılı geçemedi. Yani, Saklı Yüzyıllar’a geçemedi… Nasıl olur?

  Ciddi bir durum bu. Bunu inceleyeceğiz. Ancak sonra. Şimdi Cooper’ı nasıl.. .

– …geri getireceğimizi bulmalıyız .

– Umurumda değil. Noys’u geri istiyorum. Sonsuzluk’un varlığı Cooper’ın geri dönüşüne bağlı. Anlıyor musun?

  Nasıl olur da bir kadın Sonsuzluk’tan daha önemli olur?

  Sonsuzluk yok olursa, Noys da onunla birlikte yok olur. Herkes yok olur. Gidelim, Andrew. Gidelim, Evlat. Hala zaman varken savaşmalıyız. Kapsül geri döndü. Yani bağlam bozulmadı. Dr. Twissell, olayı asla tekrar yaratamayacaksınız. Bu yüzden kapsülü tam olarak aynı yer ve zamana gönderemeyeceksiniz. Aferin, evlat, aferin. Aklın başına geliyor. Cooper kesinlikle yanlış yüzyılda olduğunu anlayacaktır. Peki ne yapacak?

  Bu soruya sadece sen cevap verebilirsin. İlkel Tarih’i benden iyi biliyorsun. Bir şey kesin: Bize hatayı bildirecek. Ama nasıl?

  Düşün, evlat, düşün! Çok basit, Dr. Twissell. Cooper ile son dersim reklamlar hakkındaydı. Bize bir mesaj iletmenin yolu varsa, o da reklamlardır. İyi de, Dr. Twissell. Şans eseri onu bulmayı beklemiyorsunuz, değil mi?

  Yılda 4 albümden bir yüzyılda 400 eder. Her biri bin sayfa. Aklımızı kaçırırız.

“Alüminyum-kromdan oluşan dikenli tel. Tıpkı sonsuz gibi.”

Cooper! “Alüminyum-kromdan oluşan dikenli tel.”

“Paslanmaz. Güvenilir. Evrensel. Tıpkı sonsuz gibi.” Cooper! Münih, Posta Kodu 3252. Cooper. Cooper. Bağışlayın, Dr. Twissell. Kıdemli Bilgisayar üçüncü defadır sizi arıyor. Dr. Twissell, Kıdemli Bilgisayar… Üçüncü seferdir meşgulüm o halde! Bir daha beni rahatsız edersen kendini lağımda bulursun, ahmak herif .

– Özür dilerim .

– Gelişme var mı?

  Buldun mu?

  Evlat, hallettin mi?

  – Bakayım bir .

– Noys .

– Ne?

  – Noys’un geri döneceğini söylemiştin. Hemen dönsün. Elbette, elbette. Ver bakayım. Önce Noys’u istiyorum. Demek buldun. Ver bana. Bu da ne?

  Dalga mı geçiyorsun?

  Ne yaptın?

  Cooper’ın reklamını mı yok ettin?

  – Onu yaktın mı?

  – Sakin olun, Dr. Twissell. Hepsi burada .

– Ezberledin mi?

  – Evet. Önce Noys, sonra Cooper. Tüm işçiler ve uzmanlar Araç’ların derhal tam tanısına başlayın. Tekrar ediyorum: Araç’ların derhal tam tanısına başlayın .

– Evlat, korkuyorum .

– Neden korkuyorsunuz?

  Sadece bir sezgi. Büyük bir tehlike seziyorum. Araç’lara engel koymak imkansız demiştiniz .

– Evet, ama. .

– Aması ne?

  Bizim bilimimizle imkansız. Kimin bilimi Sonsuzluk’tan daha gelişmiştir?

  – Sonsuzlara kıyasla daha üstün insanlarınki .

– Hangi insanlar?

  – Ölümlüler mi?

  – Saklı Yüzyıllar’ın insanları. Haklarında hiçbir şey bilmiyoruz. Teknolojileri bizimkinden üstündür. Kullandıkları teknik beceriyi hayal edebilir misin?

  – Araç’lara engel koyabilecek biri varsa, onlardır .

– Neden yapsınlar bunu?

  Sonsuzluk’a düşmanlar mı?

  Kimse bundan bahsetmedi daha önce. Kimse bunu konuşmak istemiyor. Kendilerine bir sınır çektiler.

Saklı Yüzyıllar’daki Zaman’a erişemiyoruz. Anlaşılamazlar onlar. Saklı Yüzyıllar hakkında hiçbir şey bilmiyoruz .

– Belki bir engel yoktu .

– Hayır, bir engel vardı. Noys! Noys! Noys! Andrew, nerelerdeydin?

  – Gideli çok oldu, endişelendim .

– İyi misin?

  İyiyim. Sana bir şey oldu sandım .

– Sakin ol, Noys .

– Kim bu?

  Kıdemli Bilgisayar Laban Twissell. Durumumuzu biliyor. Demek Harlan’ı deliliğe sürükleyen Noys sizsiniz. Şimdi seni anlıyorum evlat. Söylesene tatlım, burada zamanını nasıl geçirdin?

  Endişe ettim. Harlan gittiğinden beri.. .

– …burada başka biri durdu mu?

  – Hayır, tek bir kimse bile .

– Neden soruyorsunuz?

  – Bir şey yok. Saçma bir varsayım. Bilgisayar, onu burada yalnız bırakamam. Kesinlikle bir engel vardı. O da benimle gelirse Cooper’ı bulmaya giderim. Sorun olur mu?

  Çok ilginç, hala kimse ikinci kontrol panelini tamir etmemiş. İlginç bir durum yok. Buraya giriş yasaktı. Konsey bunu onaylamayacak, Dr. Twissell. Konsey’in bir gücü yok, şimdilik. Biz hatamızı düzeltinceye dek beklemek zorundalar. Biz harekete geçmeden önce bana zarar vermezler. Başarılı olursak, bilirsin, galipler yargılanmaz. Başarısız olursak, yargılanacak ve yargılayacak kimse kalmaz .

– Umarım bundan Konsey’e bahsetmediniz .

– Endişe etme, evlat. Ne kızdan ne de senin olaya etkinden bahsettim. Onlara bunun mekanik bir arızanın talihsiz sonucu olduğunu söyledim. Tüm sorumluluğu ben aldı. Hoşça kalın. İyi şanslar, dostlarım. Dikkat! Fırlatmaya hazırız!

– Menzil 1 .

– Hazır .

– Menzil 2 .

– Hazır .

– Menzil 3 .

– Hazır .

– Menzil 4 .

– Hazır .

– Menzil 5 .

– Hazır. Dr. Twissell, zaman kapsülü hazır. Geri dönme niyetin yokmuş gibi davranıyorsun. Neden böyle diyorsun?

  Anlayabiliyorum. Gerçekte kimsin, Noys?

  Seni seven kadınım. Kim olabilirim ki?

  Sana inanmıyorum. 48. Yüzyıl’dan değilsin. Saklı Yüzyıllar’dansın. Evet, Saklı Yüzyıllar’danım. Fark eder mi?

  Birbirimizi seviyoruz. Bana yalan söyledin. Engeli sen koydun. Twissell’in projesini sabote etmemi istedin. Sonsuzluk’tan kurtulmak istedin. Bunun aşkla ne ilgisi var?

  – Doğru, Harlan, ama seni seviyorum. Gerçekten .

– Öyle mi?

  Saklı Yüzyıllar’da bunu da hesapladın mı?

  Hiçbir makine böyle olacağını tahmin edemezdi. Harlan. Harlan, sorun ne… Seni seviyorum. Seni seviyorum, lütfen gitme. Seni seviyorum. Sana inanmıyorum. Harlan!

Ne var?

  Benden daha ne istiyorsun?

  Sonsuzluk’u kendi ellerimle yok ettim. Sonsuzluk’tan nefret ediyorum. Senin Saklı Yüzyıllar’ından da nefret ediyorum. Ben bir insanım. Ama sana göre sadece bir piyonmuşum! Bir maşaymışım!

Hoşça kal, Noys!

 KİTAP BAK:
 
THE END OF ETERNITY/ SONSUZLUĞUN SONU

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorumda sahte e-posta yazanlara cevap verilmez.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s