1408 (2007)

 

” Her şey bir gerçek ve bir hayal arasında iken huzuru  biraz bulmak adına.”

Geçmişinin acılarını unutamayanların, hayaletlerle/hayallerle yaşarken dik durabilmek için seyredilmesi gereken bir film..

 

104 dk

Yönetmen: Mikael Håfström

Senaryo: Matt Greenberg, Scott Alexander, Larry Karaszewski

Ülke: ABD

Tür: Fantastik, Korku

Vizyon Tarihi: 28 Eylül 2007   (Türkiye)

Dil: İngilizce

Müzik: Gabriel Yared

Oyuncular: John Cusack, Paul Birchard, Margot Leicester, Walter Lewis, Eric Meyers,

Özet

Mike Enslin buranın ve şimdinin dışında hiçbir gerçeklik olmadığını ispatlamaya çalışan bir adam. Başka bir hayat yok…. Tanrı yok… İkinci şanslar yok… Yoksa var mı?

Korku ustası Stephen King’in tüyler ürpertici kısa filminden uyarlanmıştır.

Ünlü korku romanı yazarı Mike Enslin (John Cusack) sadece kendi gözleriyle gördüğü şeylere inanır. Uyduruk perili evler ve mezarlıklarda geçen doğan üstü olayları kötüleyen bir dizi çok satan kitap yazdıktan sonra Enslin’in hayaletlerden uzak ve yalnız geceleri, yeni projesi için gittiği kötülüğüyle ün salmış Dolphin Otel’in 1408 numaralı odasında kalmaya başladığında değişmeye başlar.

Otel müdürünün (Samuel L. Jackson) uyarılarına karşı koyan yazar, perili olduğu söylenen bu odada yıllardan beri kalan ilk kişidir. Yeni bir liste başı kitabın eli kulağındadır, ama birçok diğer Stephen King kahramanı gibi, öncelikle yaşayabilmek için şeytanlarıyla yüzleşmelidir.

Filmden

Hayatın her bölümünde pervasız, günahkâr davranışlar var.

  Tanrı bana Cehennem’in açık kapılarının    önümüzde ardına kadar açıldığını söyledi.

  Ebedi cezanın alevleri ruhlarımızı sarmaya daima hazır.

  Hakk’ın yolunu biliyoruz.

  Evet, Hakk’a edilecek duaları biliyoruz.

  Size Tanrı’nın konuştuğunu söylüyorum.

  Evet, Tanrı benimle konuştu.

**

Ve vampirlerden korkmayı 12 yaşımda bıraktım.

 Ürkütücü eski odanda neden kalabilirim biliyor musun, Bay Olin?

 Çünkü gulyabanilerin, hayaletlerin ve dev bacaklı böceklerin gerçek olmadıklarını biliyorum.

 Eğer olsalardı bile bizi onlardan koruyan bir Tanrı yok mu?

 -Yani seni vaz geçiremem öyle mi?

 -Galiba bir noktada uzlaşmaya vardık.

 Pekâlâ.

 Benimle gel.

**

Belki de ben gerçek değilim.

 Belki sadece kâbus görüyorum.

 İnanılmaz derecede gerçekçi berrak bir kâbus.

**

Yine başlıyor.

 Rüyada ölünmez derler.

 Bu doğru mu?

 Şok seni uyandırır.

 Yani gerçekten ölmeyeceğine göre.

 Pekâlâ, seçeneklerimiz neler?

**

Ben bir yazarım.

 Tabii, doğru ya.

 Siz hiçbir şeye inanmazsınız.

 İnsanların umutlarını kırmayı seversiniz.

 Bu saçmalık! İnsanlar hayaletlere neden inanır sizce?

 Eğlence için mi?

 Hayır.

 Ölümden sonra bir şeyler olduğu ihtimali için.

 Kaç ruhu kırdınız?

  O kadar acı çekti ki.

  Eminim şu an bize gülümsüyordur.

 Benden ne istiyorsun?

 Ne istiyorsun?

 Seni  Adi herif.

 Ne istiyorsun?

 Ne?

**

İncil neden mor?

 Neden mor olduğunu bilmiyorum.

 Düğün hediyesiydi.

 Ninem onu ta Macaristan’dan getirdi.

 Bir gün senin olacak.

 Gideceğim yerde insanlar var mı?

 Sen hiçbir yere gitmiyorsun.

 Burada bizimle kalıyorsun.

 Baba herkes bir gün ölür.

 -Ama yaşlandıkları zaman.

 -Çok daha yaşlandıklarında.

 Tamam mı?

 Sonra daha güzel bir yere giderler.

 Çok güzel bir yere.

 Tüm arkadaşların da orada olur.

 Tanrı da orada mı?

 Evet.

 Buna gerçekten inanıyor musun baba?

 Evet.

 Ne düşündüğümü biliyorsun.

 Daha fazlasını yapmalıydık.

 -Elimizden geleni yaptık.

 -Hayır yapmadık.

 -Kafasını cennet, bulutlar gibi  -Aman tanrım.

  saçmalıklarla doldurmak yerine, ona savaşında yardım etmeliydik.

 O hikâyeleri seviyordu.

 Ben sigara almaya gidiyorum.

 Durumu tartmalıyız.

 Tango ışığında yıkanmış Orpheum devresindeki Orpheus’u doğru olarak tanımlamaya çalışıyorum.

 Bu öyle bir ışık ki ölüleri mezarından çıkarıp tango yaptırır.

 Burası dokuzuncu kat.

 Tüm ışık ve sıcaklıktan arındırılmış, cehennemin en derin katı.

 Bu altı.

 Bu kahrolası beş.

 Galiba mantığını anlıyorum.

 Evet mantığını anlıyorum.

**

Arkadaşlarını öldürdük.

  Tüm arkadaşların    artık birer ölü.

  Hayatım boyunca bencil biri oldum.

  Ama bu şekilde ölmeyeceğim.

  Madem batıyorum sizi de yanımda götüreceğim.

 Hiçbiri gerçek olmayabilir.

 Hatta ben de olmayabilirim.

 Ama bu ateş gerçek olacak.

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s