CERN’DEN ŞOK BULGU; ASLINDA EVREN YOK!

 

CERN, Tanrı Parçacığı olarak bilinen Higgs Bozonu’nun araştırıldığı 10 milyar dolarlık deneylerin değerlendirdi.

Kainatın sırlarına ışık tutacak 10 milyar dolarlık CERN araştırmasında elde edilen bulgular bilim adamlarını şaşırttı.

Dünyanın en büyük parçacık hızladırıcısında evrenin oluşmasına neden olan Tanrı parçacığı Higgs Bozonu’nu araştıran bilim adamları elde edilen verilerden yola çıkarak, “Aslında evren yok, en azından hiç olmamalıydı” görüşünde birleşti.

CERN’deki verileri değerlendiren Avustralyalı uzay bilimleri fizikçisi Dr. Alan Duffy, “Yeni keşfe göre Higgs Bozonu parçacıkları Büyük Patlama’nın hemen ardından söndü” dedi. Bunun teoride kabul edilemez bir tahmin olduğunu kaydeden uzmanlar “Higgs Bozonu hemen sönseydi kainat olmayacaktı yani ne dünya ne evren ne de insan olacaktı” açıklamasını yaptı

Dünyanın en pahalı deneyinin verileri fizikteki her şey için geçerli olan denklem teorisine de ters. Bilim adamları yine de verilerde bir şeylerin eksik kalmış olabileceği ihtimalini de gözardı etmiyor.

 

Kaynak:http://www.haberaktuel.com/cern-den-sok-bulgu-aslinda-evren-yok-haberi-894347.html

 

GERÇEK OLMADIĞIMIZIN KANITLARI

Aslında hiç bir şey yoktur.

 MİLYARLARCA PARALEL EVREN VARDIR HEMDE YANIBAŞIMIZDALAR  VE BİZ HER GÜN BELKİDE YÜZLERCESİNİN YANINDAN GEÇERİZ !

 Bu bir bilimsel açıklama değil ama bazen bilim ispatlanmamış bulgulardan yola çıkmaya mecburdur.

Siz yaşıyorsanız bildiğiniz her şey  var demektir.Siz yaşamıyorsanız bildiğiniz her  şey yok demektir.

YANİ :Bedeniniz, aileniz, dostlarınız, eviniz , arabanız, işiniz, ülkeniz, Dünya, güneş, Evren, gece gündüz, soğuk, sıcak, üzüntünüz, mutluluğunuz, amaçlarınız,

hastalığınız…Bütün bunlar siz varsanız vardır ; siz yoksanız yoktur !

Çift yarık deneyinde dikkat çekilen bir şey var :

Akıldan, fikirden uzak canlı bile olmayan parçacıklar sanki izlendiklerini biliyormuş gibiler.

Eğer onlara bakılıyorsa düzenli hareket ediyorlar.Bakılmıyorsa düzensiz hareket ediyorlar.

Bu ne demektir ?

baktığınız yönde gördüğünüz  her şey siz oraya baktığınız için bildiğimiz manada oluşuyorlar yani var oluyorlar.

Siz oraya bakmadığınız anda o yöndeki maddeleri oluşturan parçacıklar izlenmediklerini bildikleri için

 düzensiz hareket ediyorlar yani oluşturdukları şekli oluşturmayı bırakıyorlar  dolayısıyla baktığınız yerde sürekli var olduğunu sandığınız  her şey tekrar yok oluyorlar.

Tıpkı bilgisayar oyunlarındaki gibi oyunda nereye gelmişseniz ekranınızda orası ortaya çıkıyor siz o bölgeyi terk ettiğinizde orası ekranınızdan kayboluyor.

Çift yarık deneyini dikkate aldığımızda gerçek Dünyamızda da her insan için bu olay ayrı ayrı gerçekleşir.Yani baktığınız her şey siz bakınca oluşuyor siz onlara bakmadığınız anda kayboluyorlar.

İnsanlar: Büyü, nazar, beddua…ve benzer bir çok yolla başka insanların hayatını derinden etkiliyebildiklerini sanırlar.

Mesela: Ölmeyecek insanın ölümüne sebep olmak, hastalanmayacak insanın hastalanmasına sebep olmak, başarılı olacak bir insanın başarısızlığına sebep olmak vb.

Kur’ân-ı Kerim’de

A-Büyünün varlığı inkar edilmemiştir  ama yapılması yasaklanmıştır.

B-Kuran’da her insanın değişmeyen sabit bir ecel vakti olduğuna

Bu ne anlama gelir ?

Büyü yapabilirsin ama en fazla kendi Evren’ninde bir şeyleri değiştirmiş gibi görürsün. Kuran’da DİKKAT ÇEKİLEN ecelin değişmezliğini dikkate alırsak aslında büyü ile başka insanların üzerinde  değiştirilebilen hiç bir şey yoktur.

ikkat çekilmiştir.bazı büyücüler öldürmek dahil bir şeyler değiştirdiklerini görürler.

Ama gerçekte ecel vakti sabit olduğuna göre değişikliği sadece kendi hayali dünyalarında yapmışlardır.Bir bakıma kendilerine gösterilen hayali dünya’da olduklarını fark edemeyip bu günaha girmekten kendilerini alı koyamamışlardır.kimseye zarar verememişleridir.Sadece nefislerine yenilip tuzağa düşmüşleridir.Kuran’da ki bu deliller yine her insanın ayrı bir evren içinde yaşadığına işaret eder.

Yine bilgisayar oyununda olduğu gibi.

örneğin :Ünlü GTA  oyununu ele alalım.Bu oyun 10 milyonlarca insanın oyun konsolunda veya bilgisayarında kuruludur.

Ofline olarak A kişisi kendi oyunu içinde iken bir yerde bulunsun ve burada zarar verebildiği her şeye zarar versin arabalar, insanlar ve çevrede zarar verebileceği diğer şeylere zarar vermiş olsun.

Aynı oyunu oynayan B kişisi Ofline olarak aynı anda A kişisinin zarar verdiği yerde kendi bilgisayarından aynı oyunu oynuyorken bulunuyor olsun ! Bir zarar görürmü ? Çevresinde bir değişiklik görürmü ? A kişisini görürmü ?

GÖRMEZ  ikiside aynı Dünya’nın içindedir ikiside aynı yerdedir ama asla birbirlerine zarar veremezler hatta birbirlerini görmezler bile.

İşte bu örneğinde anlamamıza yardımcı olduğu gibi :  Başka insanların hayatlarını etkilediklerini zannedenler en fazla kendi evrenleri içinde bir takım değişiklikler yapmış olurlar.

Hiç kimse gerçek bir alemde yaşadığını kesin olarak iddia edemez.

Tıpkı rüyada iken rüyasındaki hayatın gerçek olmadığını iddia edemediği gibi.Belkide biz rüya görürken nasıl sabit bir yerde durup rüyamızdaki o anki  aleme girip içinde gerçekten yaşıyormuş gibi oluyorsak yani koşuyorsak, zıplıyorsak, korkuyorsak, ölüyorsak, gülüyorsak, vb.. bilincimiz de bir yerde sabit olarak duruyor olabilir ve kendisine gösterilen hayatı yaşadığını sanıyor olabilir.  Şimdi diyelimki bir insan var.

Her şeyi yerli yerinde sapa sağlam AMA beyin organı yok.

Bu insanın bu alemden haberi olabilirmi ? soğuk, sıcak, acı, tatlı, mutluluk, hüzün, korku, ağrı, gece, gündüz, renk, dokunma..gibi bildiğimiz ve hissettiğimiz her ne varsa onun içinde var olabilirmi ? Olmaz !

 O ne üşür, ne tat alır, ne koku alır, ne korkar..Hayata dair bildiğimiz ne varsa beyni olmayan bir insan için bunların hiç birisi yoktur.Kenisi bu dünyadadır ama burada her ne varsa bütün bunlar onun için yoktur.

Peki Beyin nedir ? Kısaca beyin başka organların yardımıyla kendisine gelen sinyalleri işleyip sinyaline göre bu sinyalleri :

sese, görüntüye, acıya, sevince, tada, korkuya, sıcağa, soğua, cesarete, dokunmaya…çeviren bir organdır.Buradan ortaya çıkan sonuç nedir ?

ÇEVREMİZDE DUYGULARIMIZ, DÜŞÜNCELERİMİZ, HİSLERİMİZ DAHİL OLMAK ÜZERE ASLINDA HİÇ BİR ŞEY YOKTUR !

HER ŞEY SADECE BEYİNDE İŞLENEBİLEN  SİNYALLER BÜTÜNÜDÜR.

Işık yoktur, soğuk yoktur, tat yoktur, eşyalarınız yoktur, renkler yoktur, öfke yoktur, düşmanlık yoktur, Dünya yoktur, insanlar yoktur, üzerinde durduğunuz yer yoktur, bedeniniz bile yoktur…!”Kim haksız yere birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş GİBİDİR. Kim de birisinin hayatını kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış GİBİ olur”

(Maide Sûresi: 32)Ayate dikkat ettğimizde ” öldürmüş gibidir diyor !”

Bu hem öldürenin ne büyük bir sorumluluk altına girdiğini gösteriyor.

Hemde ölenle beraber ona ait bir evrenin yok olduğunu gösteriyor olabilir.

Çünkü ölen insan ile beraber onun Dünyasında ki insanlar dahil her şey ölmektedir.Bütün bu verilerden ortaya çıkan sonuç :

Herkes hayali olarak ayrı ayrı evrenler de (alemlerde) yaşıyor.

Ama gerçekte var olduğunu zannettiği hiç bir şey yoktur.Bir çok insan kendi kendine şöyle sormuştur :Acaba tek benmi yaşıyorum ?Galiba evet ! herkes kendi evreninde tek başına yaşıyor.

http://habergibitv.blogspot.com.tr/2015/05/gercek-ol-madigimizin-kanitlari.html

BAŞA DÖN

 

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s