İSTANBULLU SALİH NAZIM EFENDİ

 

Üsküdar muciz dersiamlarından ve meşayihi rufaiyyeden İstanbullu Hoca Salih Nâzım Efendi» Edirne Rufaî dergâhı şeyhi Üsküdarlı Ahmed Sıtkı Efendinin oğludur, 1278 senesinde Üsküdarda doğmuştur, Üsküdar Paşakapusu Mülkiyye Rüşdiyyesinden şahadetname aldıktan sonra Üskü­dar Adliyyesi müddei umumîlik kalemine memur olmuş, aynı zamanda Üsküdar Selimiyye camii şerifinde ikinci defa derse çıkan muciz Fatih camii şerifi dersiamlarından ve kibarı müderrisinden Berkofçalı Hoca Abdürrahim Hilmi Efendinin dersine, Üsküdarlı şair Sâfi ve Üsküdarlı Şair Tal’at Beylerle birlikte devam etmiş ve tekmili nüsh edüp icazetname almıştır. Babı meşihatte açılan ruus imtihanına girmiş, birinci derecede imtihanı kapanıp müderris olmuş, Ders Vekâletinin tensibi üzerine Üsküdarda Ahmediyye camii şerifinde derse çıkmıştır.

Üsküdar Adliyyesindeki memuriyyetinden isti’fa ile mezkûr camii şerifde ders okutmuş ve iki defa icazet vermiştir- Üsküdarda Ravza-i Terak­ki mektebinde senelerce farisî muallimliği yapmış, binlerce talebe yetiş­tirmiştir. 1331 senesinden 1336 senesine kadar Huzur Derslerinde muhatap olarak bulunmuştur. Fatih civarında Sofularda kâin Şeyh Alâiddin dergâ­hına şeyh olmuşdur.

Medresetülmütehassısın’de ilmi tefsir müderrisi iken 1336 senesi Kadir gecesi vefat etmiş, şeyhi bulunduğu dergâhın mihrâbının önündeki hazireye defnolunmuştur. Talebesinden Üsküdarlı Şeyh Hayrullah Taceddin Efendi tarafından vefat tarihi söylenmiştir. Tarihinin matla’ beyti:

«Bin üçyüz otuz altı «Tâci» lâfzan söyledim tarih

Cenabı Hoca Nâzım mülkü ukbâdâ karar etti»

(Hal tercümesi, talebesinden Üsküdarlı Hayrullah Taceddin Efendi­nin 19.4.1957 tarihli mektubundan alınmıştır.)

sh: 296-297

Kaynak: EBÜL’ULÂ MARDİN, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Hukuk ve Toprak Hukuku Ordinaryüs Profesörü Huzur Dersleri c: II-III, , 1966, İstanbul
 

*****

İstanbullu Salih Nâzım Efendi (salı. 296 ya ek)

 

Üsküdarlı Ahmed Sıtkı Rif’at Efendi’nin oğludur. 1278 yılı Safer’i başında Üsküdar’da Kepçe Dede mahallesinde Ahmediyye caddesinde doğ­muştur,

Berkofçalı Hoca Abdürrahîm Hilmi Efendi’nin dersine (…) devam etmiş ve tekmili nüsah edip icazetname almıştır.

İlmiyye Salnamesi sah. 117 de, H. 1325 de İbtidâi Dâhil derecesiyle Büyük Ayasofya’da Hüseyin Paşazade Mehmed Bey Dersiyyesi müderris­liği tevcih olunduğu, Dârülhilâfetilaliyye Medresesi Kısmı Âli tefsir mü­derrislerinden bulunduğu belirtilmiştir,

(Meşihatı îslâmiyye Sicilli Ahvâl Dâiresindeki dosyasından alınmıştır.)

Cilt III, sh: 1052

 

Kaynak: EBÜL’ULÂ MARDİN, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Hukuk ve Toprak Hukuku Ordinaryüs Profesörü Huzur Dersleri c: II-III, sh: 296, 1966, İstanbul

 

*****

İSTANBULLU SALİH NAZIM EFENDİ  II. Bilgi

 

1276/1860’da Üsküdar’da doğdu. Edirne Rufai dergâhı şeyhi Üsküdarlı Ahmed Sıtkı Efendi’nin oğludur. Paşakapısı Mülkiye Rüşdiyesi’nde okudu. 1291/ 1874’de derse başladığı hocası Fatih ders-i amlarından ve Huzur Dersleri muhataplarından Berkofçalı Abdurrahim Hilmi Efendi’den 1303/1885’de icazet aldı.

Öğrenci arkadaşları arasında Üsküdarlı şairler Safi ve Talat Beyler de vardır.

 l305/1887’de açılan ruus imtihanında başarılı olarak Üsküdar ders-i amları arasına katıldı. Ahmediyye Camii’nde derse çıktı.

Üsküdar Hukuk Mahkemesi’nde on yıl kâtiplik yaptı. 13 18/1900’da icazet verdi. Üsküdar Ravza-i Terakki Mektebi’nde yıllarca Farsça öğretmenliğinde bulundu.

1331-1336/1912-1917 yıllan arasında Huzur Dersleri’nde muhatap olarak bulundu. Fatih Sofulardaki Şeyh Alaeddin dergâhına şeyh oldu.

1327/1909’da Çakırcı Hasanpaşa mahallesindeki Süleymanpaşa Camii’ne hatip ve Cuma vaizi oldu.

 1325/1907’de İbtidai Dahil derecesiyle Büyük Ayasofya’da Hüseyin Paşazade Mehmed Bey Dersiyyesi müderrisliğinde bulundu. Daru’l-Hilafeti’l-Aliyye Medresesi Kısm-ı Ali’de Tefsir dersleri verdi.

 Daha sonra Medresetü’l-Mütehassısin’de, Tefsir ve Hadis Bölümü’nde ilm-i Esbab-ı Nüzül okuttu.

 Medresetü’l-Mütehassısin’de tefsir hocası iken 6 Temmuz 1334/1918’de, 1336 senesi kadir gecesinde vefat etti. Şeyhi bulunduğu dergâhın mihrabının önündeki hazireye defnedildi.

Sh:74-75

 
 Dr. Mustafa ÖZEL, SON DÖNEM OSMANLI TEFSİR TARİHİNDEN BAZIPORTRELERI, D.E. Ü.İlahiyat Fakültesi Dergisi Sayı xv; İzmir 2002, ss.61-96

 

ŞEYH HAYRULLÂH TÂCEDDÎN EFENDİ-Sefine-i Evliya


Hayrullâh Tâceddîn Efendi sâdât-ı Hüseyniyye’den Üsküdarlı Şeyh Nûri Efendi-zâde merhûm Tevfîk Efendi’nin mahdûmudur. “Şeyh Oğlu” nâmıyla talakkub ve şiirde (Tâcî) mahlasıyla tahâllus eylemişdir.


1300/(1883) târîhinde Üsküdar’da tevellüd etmiş, Üsküdar’da Fıstıklı Mektebi’nde,ravza-i terakkî, Toptaşı Rüşdî-i Askerî’sinde, Üsküdar Mülkî İ’dâdîsi’nde tahsîl edip, 1317/(1899) târîhinde, mülgâ Rüsûmat Emâneti Muhâsebe-i Tahrîrât Kalemi’ne kabûl edilmiş ve 1320/(1902) târîhinde pederinden intikâl eden, mülgâ Üsküdar Rufâî Dergâhı meşîhatı ve imâmet ve hitâbet cihetleri uhdesine tevcîh edilmiş ve 1332 sene-i hicriyyesinde (1913) Üsküdar dersiâmlarından
Üsküdarlı Hoca Sâlih Nâzım Efendi’den, Ahmediyye Medresesi’nde ikmâl-i tahsîl edip icâze almıştır. Hoca Hicrî Efendi merhûmdan Fârisî ve Zarîfî Ahmet Beğ ile Üsküdarî şâir Tal’at Bey merhûmdan husûsî
olarak arûz ve Türk edebiyyâtı taallüm eylemiştir.


Mensûr Zübdetü’l-Ahlâk, manzûm Gül-deste ve Gül-gonca nâmında matbû’ âsârı vardır. Mecmûa-i İllâhiyyât, Ravz-ı Verd, Bin ikiyüz Hadîs-i Şerîf, merhûm Osmân Şems Efendi’nin Büyük Mersiyye’sini tab’ ve neşr ettirmiştir. Rüsûmâttan sonra Defterhâne’ye intisâb eylemiş, hâlen Beyoğlu Tapu ve Kadastro İdâresi hizmetinde müstahdem bulunmuştur.


Şer’-i pâk-ı Ahmedî’de bir diyânetdir edeb

Sabr ü tâat şükr-i ni’met hem ibâdetdir edeb

Kalma girdâb-ı sefaletde çalış sen âdem ol

İrtikâ-ı feyz için men’ûtu izzetdir edeb

Tâbi’ olma sû-ı ahlâk sâhibine bir zamân

Tavr-ı ciddiyyetle izhâr-ı metânetdir edeb

Gıybet itme sû-ı zandan et tevakkî dâimâ

Cümleye ibrâz-ı âsâr-ı muhabbetdir edeb

Vüs’atin yetdiği mikdâr yardım it bî-keslere

Buhlü terk it müslimîne hoş sehâvetdir edeb

Et-turuku küllühâ âdâb” buyurdu Müctebâ*126

Enbiyâ vü evliyâ’ya bir itâatdir edeb

Tâib ol cümle günâha âbid ol da ârif ol

Dest açup eyle niyâz bâb-ı nedâmetdir edeb

Nâ-halef güftârına uyma cihânda sâbit ol

Tâciyâ eslâfa rahmet ile hürmetdir edeb

El-yevm seccâde-nişîn olan Hayrullâh Tâceddîn Efendi, Tevfîk Efendi mahdûmudur. Pek genç yaşında makâm-ı meşîhate geçtiğinden isti’dâd-ı Hudâ-dâdı îcâbı mazhar-ı terakkî olarak âdâb u erkân-ı Rufâiyye’yi hüsn-i muhâfazaya vakf-ı vücûd etmiş ve elyevm birkaç halîfe yetiştirmiş, hayli mürîd toplamış, Çarşamba günleri icrâ-yı âyîn-i tarîkat edegelmekte bulunmuştur. Nâzik, halûk, zekî, mesleğine sâdık, muhibb-i Ehl-i Beyt 126 (“ )الطرق كلها آداب Tarîkatlar, bütünüyle edeblerden ibârettir.” (H)
bir zâttır. Eş’ârı ve makalâtı vardır. Risâle sûretinde birkaç eser neşreylemiştir. İlm-i mûsikîye de intisâbı olup, Hz. Hüdâyî Âsitânesi zâkirbaşlığı da uhdesindedir. Âsar-ı kadîme-i edebiyyeden olan Müfred-i Meşhûr’e Saîd Çelebi tarafından söylenmiş tazmîn üzerine inşâd eylediği nazîre ber-vech-i âtîdir:


Müstenîr olmak diler gönlüm cemâl-i nûrdan

Len terânî” duysa da ayrılmaz aslâ Tûr’dan

Neşve-yâb-ı vecd olan kalbe nigâh endâz olup

Rûhu seyr it câm-ı feyz-efşân olan billûrdan

Devr ider şems-i münîr-âsâ semâ’-ı cân ile

Rûşenâdır mühr içinde nûrten tennûrdan

Gûş-ı irfânı açup dinle “ene’l-Hak” sırrını

Tâ sadâ-yı Hak gele ma’sûm olan Mansûr’dan

/204/ Kalbimi lebrîz-i şevk itdi cemâl-i feyz-i aşk

Çıkmaz aslâ zevk-i sevdâ bu dil-i mesrûrdan

Görmeyince zulmet-i hasret budur kalmaz karâr

İbtisâm-efzâ olur dil çehre-i pür-nûrdan

Bir nigâhiyle ider ihyâ vü ifnâ gönlümü

Mest olur bîçâre dil ol gözleri pür-nûrdan

Gadr-ı firkat zulm-i hasretle dili târîk ider

Beklenilmez rûşenâî hiç şeb-i deycûrdan

Vasla dâir hoş gelir yârin sevimli sözleri

Görmedim gerçi vefâ va’dinde ol ma’zûrdan

Geh tegâfül gösterüp gâhîce bîdâd itmede

Hep gelen cevr ü cefâdır ol meh-i mağrûrdan

Peyrev oldun Tâciyâ tarz-ı Saîd-i kâmile

Feyz alırsın lâ cerem ol himmet-i mevfûrdan

Bâlâda bahsettiğim müfred budur:

Neşve ümmîd itdiğin sâgarda senden gamlıdır

Bir dokun bin âh dinle kâse-i fağfurdan

Kaynak: SEFÎNE-İ EVLİYÂ- Osmânzâde Hüseyin VASSÂF, hzl: Prof. Dr. Mehmet AKKUŞ, Prof. Dr. Ali YILMAZ,  2005, İstanbul 1.cilt

HAYRULLAH TACEDDİN EFENDİ


Şeyh Hayrullah Tâceddîn (Yalım) Efendi

ÂİLESİ

Hayrullah Tâceddin Efendi, 1 Şubat 1885/8 Safer 1303 tarihinde Üsküdar’da dünyaya gelmiştir. 

Dedesi Şeyh Seyyid Mehmed Nûri Efendi, âlim ve fâzıl bir zât olup, Karasarıklı Şeyh İbrahim Efendi’nin halîfelerinden olup 1228/1813 yılında Üsküdar’daki Kurbân Nasuh Baba Zaviyesini yeniden ihyâ ederek tarîk-i Rifâiyye usûlünü icrâ etmişdir. Yaklaşık kırkbeş sene postnişîn olan Seyyid Nûri Efendi, 1272/1856’da Hakk’a yürümüş ve mezkûr dergâha defnedilmişdir. 

Hayrullah Tâceddin Efendi’nin babası Tevfik Efendi, babası Seyyid Mehmed Nûri Efendi’nin vefâtı üzerine Çarşamba Dergâhı’na postnişîn olmuştur. Mûsıkîşinâs şeyhlerden olan bu zât, Selâmî Şeyhi Muhtâr Efendi, Şeyh Rûşen Efendi ve Mutâfzâde Ahmed Efendi’den meşk etmişdir. Talebeleri arasında ney ve tanbur virtiözü Şeyh Abdülhalîm Efendi ve oğlu Tâceddin Efendi de vardır.    

TAHSİLİ

 

Hayrullah Tâceddin Efendi, Üsküdar’da Kısıklı İbtidâî Mektebi’nde başladığı tahsilini sırasıyla Ravza-i Terakkî Rüşdiye Mektebi, Toptaşı Askerî Rüşdiyesi ve Üsküdar Mülkî İdâdîsi’nde sürdürmüşdür. Üsküdar dersiâmlarından Hoca Sâlih Nâzım Efendi’den icâzet almıştır. Hoca Hicrî Efendî’den Farsça, Cerîde-i Havâdis’in en eski yazarlarından Zârifî Ahmed Bey ile Üsküdarlı Tal‘at Bey’den özel olarak aruz ve Türk Edebiyatı öğrenmişdir. 

 

Gençlik yıllarından bir hâtırâ

POSTNİŞÎNLİĞİ

Hayrullah Tâceddin Efendi, babası Tevfîk Efendi’nin 1316/1899’da vefâtı  üzerine oldukça genç yaşta Meclis-i Meşâyıh imtihanıyla şeyhlik makâmına geçmiş ve tekkelerin kapatıldığı 1925 senesine kadar postnişîn olmuşdur. Hayrullah Efendi 1334 tarihinde kendi kaleme aldığı terceme-i hâlinde şeyhliğinden şöyle bahsediyor : 

“Hayatta olan hulefâm yokdur. Yalnız dervîşân ve muhibbânımız kırka bâliğdir. Pederim Üsküdârî Şeyh Tevfik Efendi merhûmun 1316 senesinde irtihâli ile hayâtında kendisine inâbe eden üç yüz seksen muhibbândan seksen kadarı hayatta olup, tabîatıyla şehzâdeleri olmak ve binâenaleyh hâdimü’l-fukarâ ve’l-muhibbân olmak şeref-i ma’nevîsiyle bu fakîre tevdi’ edilmişdir”

 

Meşhûr “Sefîne” müellifi Hüseyin Vassaf Efendi O’nun hakkında şöyle yazıyor :

 

“Pek genç yaşında makâm-ı meşîhate geçtiğinden isti’dâd-ı Hudâ-dâdı îcâbı mazhar-ı terakkî olarak âdâb u erkân-ı Rıfâiyye’yi hüsn-i muhâfazaya vakf-ı vücûd etmiş ve el-yevm birkaç halîfe yetiştirmiş, hayli mürîd toplamış, Çarşamba günleri icrâ-yı âyîn-i tarîkat edegelmekte bulunmuştur. Nâzik, halûk, zekî, mesleğine sâdık, muhibb-i Ehl-i Beyt bir zâttır. Eş’ârı ve makalâtı vardır”

 

MÛSIKÎŞİNÂSLIĞI

 

Gerek tekke ve gerek câmi mûsıkîsine bi-hakkın vâkıf bulunan Hayrullah Tâceddin Efendi’nin, mûsıkî üstâdları arasında meşhûr zâkirbaşı “Malak Hâfız” lakaplı Hüseyin Efendi, besteli mevlidin bazı kısımlarını öğrendiği Bedevî Şeyhi meşhûr Mevlidci Ali Baba, Kozyatağı Rifâî Tekkesi Şeyhi Abdülhalîm Efendi ve babası Tevfîk Efendi özellikle zikredilmelidir. Hayrullah Efendi’nin ilâhi formunda bestelediği dört eser tesbit edebildik. Çok şükür ki, bu eserlerden üçüne ait icrâ kayıtları da arşivimizde mevcut…Bestelerine âit listede bunlara âit bağlantıları verdik…

 Bize göre Hayrullah Efendi’nin mûsıkî sahasındaki en büyük hizmeti, sâhip olduğu büyük mahfûzâtı zamanındaki meraklı gençlere aktarmasıdır. En bilinen talebesi meşhûr ebrû ustası Mustafa Düzgünman’dır. Mustafa Düzgünman 1939-1945 yılları arasında ondan meşk ettiği birçok eseri bandlara okuyarak günümüze ulaştırmışdır…  

 

HAKKA YÜRÜYÜŞÜ

 

Tekkelerin kapatılmasından sonra çeşitli memuriyetlerde bulunan ve soyadı kanunu ile YALIM soyadını alan Hayrullah Tâceddin Efendi 7 Ekim 1954 tarihinde 71 yaşında Hakk’a yürümüşdür. Kabri Karacaahmet Mezarlığı’ndadır. Rahmetullahi aleyh…  

ŞAHSİYETİ VE HUSÛSİYETLERİ

 

Hayrullah Efendi’nin şahsiyeti konusunda en geniş bilgiyi onu yakından tanıyan Cemâleddin Server Revnakoğlu’nun bir makâlesinde bulduk. Revnakoğlu O’nun hakkında şöyle yazmış :

 

Üsküdar’da Atpazarı taraflarında, Selim Paşa Yokuşu’nda Rifâiyye tarîkatından Debbağlar yahut âyin gününün ismiyle Çarşamba Tekkesi’nin son postnişîni Küçük Tevfîk Efendizâde Hayrullah Tâceddin Bey (Yalım) merhûm, Üsküdar ve çevresinin çok iyi tanıdığı, büyük saygı gösterdiği, pek sevimli, sempatik, değerli bir insandı. Üsküdar mekteplerinde yıllarca muallimlik etmiş, yazdığı kitapları memleket gençliğine bizzat okutmuştu. Üsküdarlı eski aile çocuklarının büyük bir kısmı, onun tedris ve tefviz rahlesinden yetişmişlerdi. Bu sebeple kendisine “Hoca Baba”, “Hoca Şeyh”, “Şeyh Baba” derlerdi. Hoca Şeyh’in talebesinden bulunmak, Üsküdarlı gençler için ayrı bir şeref ve iftihar vesilesi idi. 

Şeyh Hayrullah Bey, edîb, şâir, âlim, müellif ve mûsıkîşinâstı. Bilhassa klasik Tekke Mûsıkîsinde ihtisâs sâhibi idi. Târih, tasavvuf ve edebiyata dâir malûmât ve hâtırâtı, herkesin istifâde edebileceği bir zenginlikteydi. Ne sorulursa cevap verirdi. Her mecliste aranılan tatlı sohbetleri, ârifâne nükteleri, enfiye tiryâkiliği, eski “İstanbul Efendiliği”nin en kibar örneği olan terbiye ve nezâketi, çelebi hâlleri ile bir başka âlemdi. Hele o iltifatlar yağdıran beşûş çehresi, dostlarını “vây efendim!” ile karşılayışları, yerden alıp verdiği kandilli temennâları, Şeyh Hayrullah Bey’in göze çarpan başlıca husûsiyetlerinden idi. Doğma büyüme tekke çocuğuydu. Soydan ve kökden Üsküdarlı olduğu için bütün tahsilini Üsküdar’da yapmıştı. Zamanında büyük insanlar yetiştiren Ravza-i Terakki Mektebi’nde  okudu. Sonra buraya muallim geldi ve kendi kitabı olan Ahlâk Dersleri’ni bu mektepte, kendisi okuttu. 

Hayrullah Bey, nükte ve zerâfet adamı olduğundan eski Türk temâşâ hayâtımızla da meşgûl olmuştu. Bu mevzua dâir yazılar ve tetkikler yayınlamış, tulûat tiyatroları için bir de piyes yazmıştı. Babası Şeyh Tefvik Şuâî Efendi’nin eski dervîşlerinden ve Komik Abdi Efendi’nin sahne arkadaşlarından Kanbur Mehmed Efendi’nin “Kavuklu”ya çıktığı bir oyununda, kendisine pek rica edilmiş olduğundan dayanamamış, Dümbüllü İsmail Efendi ile, karşı karşıya Pîşekâr oynamıştı. Eski edebiyatın lafız sanatlarını meydana getiren “telmih”, “tevriye” bakımından pek değerli olan ince “cinas”ları, edîbane “açmaz”ları ile oratlığı kırıp geçirmiş ve marûf sahne kurdu Dümbüllü’yü, hayret ve takdirler içinde coşturmuş ve biraz da şaşırtmıştı…….

Son vazîfesi olan Defterhâne Kuyûd-ı Kadîme kaleminden cüz’î bir maaşla emekliye ayrıldığından hayatı biraz sıkıntı içinde geçti. Fakat O, yine bunu belli etmek istemezdi. Cebinde belki on kuruş bulunmaz, neş’esinden de durulmazdı. İlim heyecânını, insanlık sevgisini son güne kadar kaybetmemişti. Bol bol yazdı, çizdi, konuştu, okudu ve öğretti. Hele bahar aylarında kendi eliyle “Bahâriyye”ler, “Nevrûziyye”ler yazıp, anlayan dostlarına dağıtması, senelik mu’tâd zevklerindendi…

Hayrullah Tâceddin Bey, ileriyi gören, uyanık bir insandı. İlk zamanlarda bir çoklarının pek alışamadığı kisve (kıyâfet) inkılâbını o hiç yadırgamamıştı. Üstelik seve seve giyilmesini, benimsenmesini, hattâ telkîn ediyordu. Cevher-i îmânın, bezde, kumaşda değil, kalbde, gönülde olduğunu söylüyordu :

Şapkayı giymekle kâfir olmaz insan bilmiş ol

Tâc-ı îmân Müslümânın kalb-i zîşânıdır

 

Tekkelerin sırlanması da, onu telaşlandırmamIştı. “Ârif olan çekmez elem” diyordu ve üzülenleri şu yolda irşâd ediyordu :

Tekkeler mesdûd diye ârif olan çekmez elem

Tekke-i iklîm-i lâhût her zaman meftûhdur

 

ESERLERİ

 

1. Zübdetü’l Ahlâk : Mensûr bir eser olup, güzel ahlâk hakkındadır. 1902 senesinde yayınlanmışdır.

 

2. Güldeste-i Dervîşân : 1922 senesinde yayınlanan bu eserde 62 manzûme bulunmaktadır.

 

3. Gülgonca-i Âşıkân : 1923 senesinde yayınlanan bu eserde 67 manzûme yer almışdır.

 

4. Mecmua-i İlâhiyyât :  1910 yılında İstanbul’da basılmış olan bu eserde Terâvih Namazı için tertîb edilmiş ilâhiler bulunmaktadır. Bu tertiplerden birini ses kayıtları ile birlikte diğer blogumuzda yayınladık…Aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz…

Ramazan-ı Şerîf’in 12. gecesi için ilâhi tertîbi

 

Bu eserler yukarıda kapak fotoğrafını gördüğünüz, Doç.Selami Şimşek tarafından hazırlanan kitapta yayınlanmışdır…

 

1200 Hadîs-i Şerîf ve Ravz-ı Verd isimli eserleri maalesef bulunamamışdır…

“Mecmua-i İlâhiyyât”ın kapağı

 

BESTELENEN NUTUKLARINDAN SEÇMELER

 

Hayrullah Tâceddin Efendi’nin âşıkâne ve ârifâne nutuklarından bazıları bestelenmişdir. Biz burada teberrüken birkaçını kaydetmek istiyoruz…

Ey güzellerden güzel rûhum Resul-i Kibriyâ

Hasta gönlüme nazar kıl kalbime sensin devâ

 

Derdime dermân olan ancak cemâlin nûrudur

İsmini anmakla dâim her gönül bulur safâ

 

Cümle âlem halkı muhtâcdır senin ihsânına

Server-i âlem efendim menba’-i cûd ü sehâ

 

Hânedan-ı ehl-i beyte âşık-ı sâdık olan

Sıdk ile bende olur eyler kapına ilticâ

 

Hazret-i Zehrâ’ya bahşet Tâcî’yi mahşer günü

Ahmed ü Mahmûd Ebe’l Kâsım Muhammed Mustafâ

Cemâlin hüsnüne canlar fedâdır Yâ Resûlallah

Kelâmın kalb ü rûha hoş gıdâdır Yâ Resûlallah

 

Müsâvîdir seni görmek güzel Allah’ı görmekle

Yüzün âyine-i nûr-i Hudâ’dır Yâ Resûlallah

 

Yanar kalbim gözüm ağlar senin âteş-i aşkınla

Bu âlemde bütün aşkım sanadır Yâ Resûlallah

 

Günâhkârım kusûrum çok der-i ihsânına geldim

Senin afvın günâhkâre atâdır Yâ Resûlallah

 

Bu yolda can verenlere beni sultânım ilhâk et

Bu Tâcî’nin niyâzı bir ricâdır Yâ Resûlallah

Vak’a-yı Şâh-ı Şehîd-i Kerbelâ’yı gûş edüb

Âh edüb yandı gönül ehl-i dilân ağlar bugün

 

Sîne sûzân dîde giryân kalb nâlândır bu ân

Mâtemengîz gamlıdır dil ârifân ağlar bugün

 

Hep celâlin cilvesine mazhar oldu kâinât

Şems-i tâbân-ı cihânla âsumân ağlar bugün

 

Aşk-ı Ehl-i Beyt ile yan nevha-ger ol Tâciyâ

Derdlidir mahzûn gönüller âşıkân ağlar bugün

 

BESTELERİ

Hayrullah Tâceddin Efendi’nin tesbit edebildiğimiz dört ilâhi bestesinden üçüne âit ses kayıtlarını bu sayfada yayınlıyoruz. Sûzinâk makâmındaki “Farzdır muhabbet şer’an hânedân-ı Mustafâ’ya” diye başlayan ilâhisine âit ses kaydını maalesef henüz bulamadık…

Kaynak: http://defter-i-ussak.blogspot.com.tr/2015/10/hayrullah-taceddin-efendi.html?m=1

 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s