GAGAUZ ATASÖZLERİ VE DEYİMLERİ

Untitled Document

 

—         A —

1.          Acı patlacanı (patlıcan) kıra(ğ)ı haşlamaz.

2.          Aç ayı oyun oynamaz.

3.          Aç gözünü, uyandır canını.

4.          Aç ta(v)uk, düşünde yem görür.

5.          Aç, tokuna diil (değil) kafadar.

(Benzeri: Tok, açı annamaz/anlamaz.)

6.          Aç yat, dinç kalk.

7.          Açlık, ayıya oyun ö(ğ)retir.

8.          Adanmış be(y)girin a(ğ)zına bakmazlar.

9.          Adı da batu.

10.       .Afiyetler olsun!

11.       A(ğ)alık vermekle olur.

12.       A(ğ)ır ol da Molla desinler.

13.       A(ğ)lamayan (susan) uşa(ğ)a (çocuğa) meme vermezler.

14.       A(ğ)latma bir kimsenin uşa(ğ)ını (çocuğunu), düşün kendininkileride.

15.       Ahtsız kayıl (kail) olma!

16.       Akacak kan damarda (başta) durmaz.

17.       Akıl (veren) çok, para (veren) yok.

18.       Akıl yapar, kafa çeker.

19.       Akılsız başın za(h)metini ayak çeker.

20.       Akşam hayır (hayırlı) olsun!

21.       Akşamki öfkeyi sabaha b(ı)rak, akşamki işi sabaha b(ı)rakma!

22.       Alan bir günah, kaybeden bin günah.

23.       Alat (acele) giden, geç kalır.

24.       Alat (acele) işe, şeytan karışır.

25.       Alatlama (acele etme) dişlen, alatla işlen.

26.       Alemin bayramında keyiflenme (çöplenme)!

27.       Alemin kapusunu (v)urma parmaklan, senin kafanı (v)ururlar tokmakları.

28.       Alemin ta(v)u(ğ)u kaz görünür.

29.       Alemle sırada olma!

30.       Alışık mayınun, kamçı istemez.

31.       Allah doyursun!

32.       Allah insan toplarmış.

33.       Allah manda boynuzu da verse insana, gene taşıyacak.

34.       Allah razı olsun!

35.       Alma (elma) , fidanından ırak (uzak) düşmez.

36.       Almanın (elma) iyisini domuzlar yer.

37.       Alun adını gümüşleme!

(Benzeri: Alun adını gümüş yapma!)

38.       Altmış, işi bitmiş.

39.       Ambarda sıçan aç kalmaz.

40.       Amin, sandık doldurmeer (doldurmuyor).

41.       Anasına bak, danasını al!

42.       Anaya kendi boynuzu a(ğ)ır gelmeer (gelmiyor).

43.       Andın köpe(ğ)i, kap sopayı!

44.       Anlatma masal!

45.       Anlayan turp yesin!

46.       Anlayana sivrisinek sazdır, anlamayana da(v)ul-zurna azdır.

47.       Annısında (alnında) yazılı.

48.       Araba devrilince, yolu gösteren çoktur.

49.       Araba, tekerleksiz olmaz.

50.       Arama i(ğ)neyi samanlık içinde!

51.       Ardı kesildi.

52.       .Arif duşman, ahmak dosttan taa (daha) iyi.

53.       .Arif eder, ahmak umut çeker.

54.       Arkadaş, paradan ta (daha) pa(h)alıdır.

55.       Arkalı köpek, kurdu bo(ğ)ar.

56.       Arkası var.

57.       Armut, dalından (ağacından) uzak düşmez.

58.       Arpa suyu (bira).

59.       Arta kalsın onun aşı da, başı da.

60.       Artmadan etmez.

61.       Aslanın yanında, kedi kuyru(ğ)u kıpırdamaz.

62.       Aşk olsun becerene, ya(ğ)lı kuyruk tutana!

63.       At ölse (ölürse), (y)emden ölsün.

64.       Ateş düştü (ğ)ü (y)eri yakar (yerde yanar).

65.       Ateş etmeden, tütün (duman) çıkmaz.

66.       Ateş saça(ğ)ı sardıktan sora.

67.       Atlar itişir, eşekler çeker.

68.       Atma kaba(h)au bir kimseye!

69.       Atma kabu(ğ)u, olsun torbada.

70.       Attan indi, eşe(ğ)e bindi.

71.       AtUm bir taş yamaca, (v)urdum bir kuş alaca.

72.       Avantadan kimse ölmez.

73.       Avlu örenlere pardı (çalı) taşıma!

74.       Ayı, severken enci(ğ)ini (yavrusunu) öldürmüş.

75.       Ayıdan kork, bokundan korkma!

76.       Ayın medarı (yolu) topra(ğ)ın (yerin) dolayında.

77.       Ayıyı (v)urmadan, derisini sauna!

78.       Az gittim, uz gittim.

79.       Az kaldı, maraz kaldı.

80.       Az kısmet, çok olmaz.

81.       Az olsun, ama uz olsun!

82.       Aza kanaat eUneer (eUniyor).

—         B —

83.       -Baba, bir hırsız tuttum! -Al da gel. -Gelmeer (gelmiyor). -B(ı)rak da gel! -B(ı)rakmeer (bırakmıyor).

84.       -Baba, deve bir akça! -B(ı)rak da gel. -Baba, deve bin akça! -Al da

gel.

85.       Baba hakı (hakkı).

86.       Babandan başka ihtiyar, kapında bakma!

87.       Baca tütünsüz (dumansız) olmaz.

88.       Ba(ğ) istemez dua, ister kazma.

89.       Ba(ğ)ışlı işi kötülemezler.

90.       Ba(ğ)lı popaz (papaz) kavga yapmaz.

91.       Bak bana bir gözlen, bakayım sana iki gözlen.

92.       Bakma, nice koyun (buzağı) (y)eşil (yeni) tokada (kapıya) bakar.

93.       Balı tutan, parma(ğ)ını yalar.

94.       Balık, bulanık suda tutulur.

95.       Balık, kafadan (baştan) kokar.

96.       Balık kava(ğ)a çıkuynan (çıkınca).

97.       Baltada var, sapta da var.

98.       Bana bak, gözüme bakma!

99.       Bana de(ğ)meyen yılan, bin yıl yaşasın.

100.     Başım kalbur oldu.

101.     Başını serinde tut, ayaklarını sıcakta!

102.     Başkasına kazma kuyu, düşmeyesin onun içine kendin.

103.     Başladı (ğ) ın iş, yarım kalmaz.

104.     Baştan hesap, sonra kasap.

105.     Batak olsun, kurba(ğ)a bulunur.

106.     Bayır bayırlan buluşmaz, ama adam adamnan (adamla) buluşur.

107.     Bayır isli (iyi) kısaykan, dü(ğ)ünse uzunkana.

108.     Bayramdan sonra kınayı kıçına sür (sok)!

109.     Ben dam dedim ya, sen kapısını bul!

110.     Ben gelirken, sen giderdin.

111.     Ben ona diyorum: “Hadımım”, o bana soruyor: “Kaç uşa(ğ)ın (çocuğun) var?”

112.     Ben sana göstereyim samanlı(ğ)ı, sen bul kapısını.

113.     Ben sana sö(y)lerim kızca(ğ)ızım, sen dinle gelinci(ğ)im.

114.     Ben yarime gül demem, gülün ömrü az olur.

115.     Bereket, verenin.

116.     Bereketli olsun!

117.     Besle gargayı (kargayı), gözünü çıkarsın.

118.     Beterden beter var.

119.     Be(y)gir dört ayak üstünde, o da kösteklenir.

120.     Beylik çeşmesinden geç de suyundan içme!

121.     Beysiz kovan, kocasız karı.

122.     Bıçak kayrı (gayri) kemi(ğ)e dayandı.

123.     Bıçak yarası onulur, dil yarası onulmaz.

124.     B(ı)rak sarhoşu, kendi yıkılsın.

125.     B(ı)rak şakayı!

126.     B(ı)rakmış tavada, arar havada.

127.     Bıyık alundan gülme.

128.     Bin dostun varsa, azdır; bir duşmanın varsa, çoktur.

129.     Bir akıl, yaza mı, kışa mı?

130.     Bir araba, bir de angıçlı (ufak) taliga.

131.     Bir aya(ğ)ı mezarda, bir ayaannan (ayağıyla) mezar içinde (ya da: bir aya(ğ)ı mezara sarkar).

132.     Bir çiçek yazı yapmeer (yapmıyor).

133.     Bir çuval inciri bombok ettiniz.

134.     Bir (h)amurdan olma.

135.     Bir inat, bir masat.

136.     Bir kaşık suda bu(ğ)ultma (boğma).

137.     Bir kazı(ğ)ı bile yok.

138.     Bir kere varmış, bir kere yokmuş.

(Bizde: Bir varmış, bir yokmuş.)

139.     Bir kula(ğ)ımdan girdi, öbüründen de çıku.

140.     Bir sı (ğ) ırcık hava diiştirmeer (değiştirmiyor).

141.     Bir taşla duvar olmaz.

142.     Bir tutam ot, deveyi yardan aşa(ğ)ı indirir.

143.     Bir uşak (çocuk), hiç uşak; iki uşak, biri Allah’ın, biri senin.

144.     Bir vakıt vamış, bir vakıt yokmuş.

(Bizde: Bir vamış, bir yokmuş.)

145.     Biri ölmeden, öbürüne yer kalmaz.

146.     Biri yapar, bini çeker.

147.     Bitmedi bostan, olmadı karpuz.

148.     Biz, çuvala sıyrnaz (sığmaz).

149.     Bize gelen, bize benzer.

150.     Bizim horu (adamlar, kalabalık), bü(y)ük pergel.

151.     Boboçları (piliçleri) güzün sayarlar.

152.     Bo (ğ) ulan tutunur samandan da

153.     Bo(ğ)ultma bir kimseyi bir kaşık su içinde.

154.     Bok alunda kalırım, laf alunda kalmam.

155.     Bol kesenin harcaması da boldan.

(Bol keseden yaşama!)

156.     Borcun yoksa, kefil ol; işin yoksa, şahit ol!

157.     Boş laf, torbaya girmez.

158.     Boş samanlık, kiremit istemez.

159.     Boynuz, öküze a(ğ)ır gelmez.

160.     Bozma arpayı kazlara, (h)açan ot dizden.

161.     Bozma dostlu(ğ)u bir kimseylen.

162.     Bö(y)le kafayı kırk sene okutsan, gene anlamaz.

163.     Bu dünya, yalan dünyası, etme bulma dünyası.

164.     Bu dünyada zordan zordur, boş kafa doldurmak.

165.     Budalalık etme!

166.     Bulgur bulamaç olsun, gönül geniş olsun!

167.     Bulunsa örs, hem çekiç arasında.

168.     Buruk meşeyi ateş doorudur (doğrultur).

169.     Buyur, buyur, sakınma; geri ol, sokulma!

170.     Buyur, sakınma; çingene gibi, sokulma!

171.     Büünkü (bugünkü) işi, yarına b(ı)rakma!

172.     Büünkü yımırta taa ii (bugünkü yumurta daha iyi) yarınkı kazdan.

—         C —

173.     Can, bo(ğ)azdan gelir.

174.     Can çıkar, huy çıkmaz.

175.     Can, umak altında durur.

176.     Canavar koyunnara takındı (Kurt koyunlara dadandı).

177.     Cebimde de(ğ)il de çıkarayım onu.

178.     Cömert gölmeini (gömleğini) de âleme verir, sıkı kar-kışında ver¬mez.

179.     Cömertlik islâ (iyi), bakı(l)dı (ğ)ında.

180.     Cumanın gelişi, perşembeden beyan olur.

181.     Cümbüş lafı, yaş (gözyaşı) çıkartır.

182.     Cümle kolay zorlukta.

–            Ç –

183.     Çabuk hırsız, ev sahibini tutar.

184.     Çalılık, yabanı (kurt) yuvası.

185.     Çalışan yabanı (kurt), mahrum kalmaz.

186.     Çalışkan kula, Allah yardım eder.

187.     Çalışmayan (y)imez.

188.     Çamur varsa, (h)amur da var.

189.     Çarşamba kansı.

190.     Çarşı ekme(ğ)i ile köpek doymaz.

191.     Ça(v)uşköy, al başını da sa(v)uş köy.

192.     Çekemeyen, dört koşsun.

193.     Çeketmesi (başlaması) zor.

194.     Çekettirilmiş (başlanmış) işi başar.

195.     Çekişe çekişe pazarlık, güle güle para.

196.     Çeşni çeşni (çeşit çeşit) ba(ğ)lar başını.

197.     Çılk oban (burgaç), şeytan panayırı.

198.     Çimşirik (şimşek) çakmasa, gök gürlemeyecek.

199.     Çingenenin pırasası, sabaha dayanmaz.

200.     Çivi çiviyi kaker (kakar, çakar).

201.     Çizmeci çizmesiz gezer.

202.     Çobandan padişah olur mu? A(ğ)açtan maşa olur mu?

203.     Ço(ğ)u arayan, azı da kaybeder.

204.     Ço(ğ)u geçti, azı kaldı.

205.     Çok biler diil (bilir değil) çok yaşayan, ama çok gören.

206.     Çok dolaşan, tez gelir.

207.     Çok gezen, çok biler (bilir) .

208.     Çok gezen çok bilmez, çok çeken çok biler (bilir).

209.     Çok gezmiş, çok görmüş, çok şey ö(ğ) renmiş.

210.     Çok gitti kiliseye, bu da gitsin camiye (manasura).

211.     Çok gün a(ğ) lamanın, bir gün gülmesi de var.

212.     Çok kâr, çok zarar.

213.     Çok kazık atlayanın biri girer kıçına.

214.     Çok laf, de(ğ)irmende olur.

215.     Çok mal, göz çıkarmaz.

216.     Çok nânka (dadı), çok belâ.

(Bizdeki karşılıkları: Horozu çok olan köyde, sabah geç olur. İki kaptan bir gemiyi baunr.)

217.     Çok şükür!

218.     Çok tamah, çok zarar.

219.     Çok yıllara!

220.     Çorap sökü(ğ)ü gibi.

221.     Çorbacıya (zengine) horozlar da yımırta (yumurta) taşır.

222.     Çürük taftaya (tahtaya) basma!

223.     Çürüksüz mal olmaz.

—         D —

224.     Da(ğ)da gezen, kurda da çatacak, ayıya da çatacak.

225.     Dalayan köpek, aradı (ğ)ını bulur.

226.     Daldan dala selamet!

227.     Damna (damla) ne kadar küçük, ama deler taşı.

228.     Damnaya (damlaya) damnaya göl olur.

229      Datmadan (tatmadan) acıdan, bilmeycen (bilmeyeceksin) ne tatlı da.

230.     Da(v)ulda toz arama!

231.     Da(v)ulun..sesi, ıraktan (uzaktan) sadalı (hoş) işitilir.

232.     Değil bir çiten malay (mısır ekmeği) yeme(ğ)i

233.     Değil hepsi alun, ne yalabır (parlar)’.

234.     Deli kıza her gün bayram.

235.     Demir, sıcakkan dö (v)ülür.

236.     Denizdeki balı(ğ)ın panayırlı(ğ)ı (pazarlığı) olmaz.

237.     Denize düşen, (y)ılana sarılır (samana tutunur).

238.     Denizi geçtik, derede bo(ğ)ulaca(ğ)ız.

239.     Derdime derman olur musun sen?

240.     Derici, sevdi(ğ)i deriyi (y)erden (y)ere (v)urur.

241.     Dert derde uymaz.

242.     Dışarısı forma, içerisini sorma!

243.     Dibine darı mı ekecen (ekeceksin)?

244.     Diiştirme beegiri (beygiri, au) eşe(ğ)e, keçi(y)i de kaza.

245.     Dil kemiksiz (dir).

246.     Dil, kira istemez.

247.     Diş etinnen karnı doymaz. (Diş etiyle karın doymaz.).

248.     Divan durmak.

249.     Dokuz kurda bir hurda.

250.     Dolaşan tez gider (gelir) .

251.     Dolu kısmetlen, nicel (nasıl ki) kurba(ğ)a saçlan.

252.     Dolu (v)urdu, ö(y)le oldu.

253.     Doluya karşı geldik.

254.     Dostlar üç çeşittir: para dostu, karı dostu, halis dostu.

255.     Dostluk paradan ta (daha) pa(h)alı.

256.     Dostluk, zor zamanda beyan olur.

(Benzeri: Dost, hem kardaş zorlukta tanınırlar.)

257.     Dökülen kap dolmaz.

258.     Dört gözlen bakma!

259.     Duraca(ğ)ından, yürümek taa (daha) iyidir.

260.     Du(v)arların da var kula(ğ)ı.

261.     Dünkü günü arama!

262.     Dünya bir gemidir: akıl (y)elkendir, fikir dümendir, kullan kendini, göreyim seni..

263.     Dünya dünya, felek dünya; kimisine elek, kimisine felek.

264.     Dünya dünya, yalan dünya.

265.     Dünya merdiven merdiven, biri iner, biri biner.

266.     Dünya yansa, hasırı yanmaz.

267.     Dünya dii (değil) bir kısa kuyruklu köpek ya!

268.     Düş de göreyim dostlarını.

269.     Düşenin dostu olmaz.

270.     Düşmeyen, kalkmayan bir Allah’tır.

271.     Düü (döv) demiri kızgınkan.

272.     Düünür (dövünür) bir balık gibi.

-E-

273.     Eden bulur, etmeyen bulmaz.

274.     Eden kendine eder.

275.     E(ğ)er becerme(z)sen, kafasız kalacan (kalacaksın).

276.     E(ğ)ri a(ğ)aç do(ğ)rulur, ama e(ğ)ri insan do(ğ)rulmaz.

277.     E(ğ)ri oturalım, do(ğ)ru konuşalım.

278.     E(ğ)riden do(ğ)ru olmaz.

279.     Ekme(ğ)in kau(ğ)ı açhkur.

280.     Ekmek elden, su gölden.

281.     El, eli yıkar.

282.     Elli, belli. (Benzeri: Elli, yeri belli.)

283.     Erbap ol, pilâv ye!

284.     Eski dost düşman olmaz, olsa da yakışmaz.

285.     Eski köyde yeni âdet çıkarma!

286.     Eşek ol, semer takacak çok.

287.     Eşek şakası. (Benzeri: Keskin şaka.)

288.     Et, urnaktan ayrılmaz.

289.     Etme, bulma dünyası.

290.     Ev kansız, adam parasız, ateşe yansın!

291.     Ev sahibinin işine karışma!

292.     Evdeki hesap, çarşıya uymaz.

293.     Evin tokkan, iş iisilir (eksilir) .

—         F —

294.     Faizçiye ödünçleme(ğ)e gitme!

295.     Fal taşı gibi.

296.     Fayda, nice (nasıl ki) papazın rasasından (cübbesinden).

297.     Faydasız koyunu, kurtlar yesin.

298.     Fena birnik (tahsildar, Bulgarca) bir öküz satar, islâh (iyi) birnik iki öküz satar.

299.     Fena insandan ne iyilik beklersin?

300.     Fena kancık (dişi köpek), ev bekler.

301.     Fena karı, arabana binmesin.

302.     Fena olmadan, iyi olmaz.

303.     Fenanın sonu, iyi olacak.

304.     Ferece (ferace) saklamaz güzellii (güzelliği).

305.     Fidannarın (fidanların) beterinden da(ğ)ı (ormanı) deneme.

306.     Fukaralık maskaralık.

—         G —

307.     Garga (karga) bok yemekten, deniz mundar (murdar, pis) olmaz.

308.     Garga (karga) garganın gözünü çıkarmaz.

^309. Gâvur aklına gelir ya kaçarkan, ya sıçarkan.

310.     Gecenin gözü yoktur.

311.     Gecenin işi, gündüzün maskarası.

312.     Geç (gelen) musafirlere kemik (y)imek, bulaşık içmek.

313.     Geç gelene ya so(ğJan, ya süven (sopa).

(Benzeri: Geç kalana ya sovan, ya süven).

314.     Geçme kalburdan da, elekten de.

315.     Gelece(ğ)i varsa, görece(ğ)i de olacak.

316.     Gelece(ğ)inden gelmeyece(ğ)i taa (daha) iyidir.

317.     Gelen, gideni andırır.

318.     Gelene hoş geldin, gidene u(ğ)urlar olsun!

319.     Gelmiş, görmüş, gitmiş.

320.     Gençlere bordey (samanlık) da bina (saray).

321.     Gökte (y)ıldız ellidir, ellisi de bellidir.

322.     Görmeden dereyi, suama (sıvama) paçal^arn (paçalarını).

323.     Göz görür (bakar), can çeker.

324.     Gözlerin akaydı! (ilenç).

325.     Gözüken köye kılavuz istemez.

326.     Gülme komşuna, gelir başına.

327.     Gülü seven, dikeni de sever.

328.     Gün, sabahtan belli olur.

329.     Gündüz a(ğ)zını kapa, gece kapını kilitle!

330.     Güzele bakmak sevapür (hayırdır).

—         H —

331.     (H)açan büyüyecek a(v)ucumda saç. (Avcumda saç çıküğı zaman.)

332.     (H)açan kurba(ğ)ada saç büyüyecek. (Ne zaman kurbağada saç çı¬karsa.)

333.     (H)açan yok amazçı (eleverici), kavga da yok.

334.     Hak, hakkı bulur.

335.     Hak haksa, hak yerini bulsun!

336.     Hak yolunu b(ı)rakma!

(Benzeri: Hak yolundan çıkma!)

337.     Halk bilgisi (folklor).

338.     Haram geldi, haram gitti.

339.     Haram, helâli de getirir.

340.     Haram olsun!

341.     Harın (dikbaşlı, huysuz) beegirin (beygirin, atın) geri çıkınması, yılmada fayda.

342.     Hasırdan             zi(y)ade ayaklarını uzatma!

343.     Hasta, döşekte düzelir.

344.     Hastaya ilâç sorma!

345.     Haşlanmış sütlen, üfleer (üflüyor) suya da.

346.     Hatadır, demez.

347.     Haür için çi(ğ) ta(v)uk yenir.

348.     Haürım kaldı.

349.     Haürınız için.

350.     Hava uymazsa sana, sen havaya uyacaksın.

351.     Havaya göre (y)elken kaldıracaksın.

352.     Hayır (hayırlı) olsun!

353.     Hayırsızı dibinde kalır.

354.     Haylaz, yürüyüşünden anlaşılır.

355.     Haylaza iş sö(y)le, sana marifet ö(ğ)retsin.

356.     Haylazlı (ğ)ı ondan bü(y)ük.

(Benzeri: Haylazlı(ğ)ı taa (daha) ileri duumuş (doğmuş).

357.     Hayvanın Allah’ı insandır.

358.     Hayvanın budalası, çekici (taşımacı) olur.

359.     Hayvanın da eşi, insanın da eşi var.

360.     Hayvanın kararı yok.

361.     Helâl olsun!

362.     Henez (henüz) basmış on dört yaşına.

363.     Hepsi bir kalupta (kalıpta).

364.     Hepsi olacak, sade kösede bıyık bitmeyecek.

365.     Hepsi sinekler bal yapmeer (yapmaz).

366.     Hepsi uçan kuşlar inmez.

367.     Her bir a(ğ)açtan düdük olmaz.

368.     Her bir arı, bal yapmaz.

369.     Her bir çı(ğ)ırtmacı (çalgıcı) kendi başına çalar.

370.     Her bir horoz, kendi boklu(ğ)unda öter.

371.     Her bir koyun, kendi aya(ğ)ından (bacağından) asılır.

372.     Her bir kuş, çalmasından (çalgısından) tanınır.

373.     Her bir kuş, kendi dilinden kaybeder (yok olur, ölür) .

374.     Her gün papaz (papaz) ya(ğ)lı (y)imez.

375.     Her (y)erde isli (iyi), nerde biz yokuz.

376.     Herkes bildi(ğ)inden geri kalmasın!

377.     Herkes derdiyle, de(ğ)irmenci de bendiyle (suyuyla).

378.     Herkes evine (yerine) , sıçan da deli(ğ)ine.

379.     Herkes kendini be(ğ)enir.

380.     Herkesin kantarı belinde.

381.     Herkesin malı, başı ucunda dursun!

382.     Hesabı bilmeyen kasap, g..üne girer masat.

383.     Hop deyince, dere atlanmeer (atlanmıyor).

384.     Horoz akıllı (deli, anlamına).

385.     Horozsuz da sabah olur.

386.     Hoş-beş etme.

387.     Hoş buluştuk (bulduk).

388.     Hoş geldiniz!

—         1 —

389.     Irzlıya dokun da geç, ırzsızdan sakın da geç.

390.     Islak, ya(ğ)murdan korkmaz.

391.     Ismarlamaktan hacı-hoca olmaz.

(Benzeri: Ismarlama hacı-hoca olmaz.)

—         İ —

392.     İçme be arkadaş, sarfoş (sarhoş) olursun, saat beşten sora pişman olursun.

393.     İhtiyarlık köpeklik.

394.     İki cambaz, bir ipte oynamaz.

395.     İki gönül bir olunca, samanlık saray olur.

396.     İki kapıya bakan köpek, aç kalır.

397.     İki karpuz bir koltukta taşınmaz (koltuğa sığmaz).

398.     İki tauşan (tavşan) birden tutulmaz.

399.     İlaç için de kalmadı.

(Benzeri: Hiç ilaç için de yok.)

400.     İleri gidersen süser, geri kalırsan teper.

401.     İlk kısmet kısmettir.

402.     İne(ğ)in bile bir dili vardır, ama çok nadir konuşur.

403.     İnsan ihtiyarlar, (y)ürek ihtiyarlamaz. 

İnsan insana düşmandır.

405.     İnsan konuşa konuşa, hayvan koklaşa koklaşa.

406.     İnsan ölür, borç ölmez.

407.     İnsan üşenirken (y)ürüme(ğ)e, doyamaz kaçma(ğ)a.

408.     İnsanın alacası içindedir, hayvanın alacası dışındadır.

409.     İnsanın gözü doymaz.

410.     İnsanın işi, Allah’ta sevgilidir.

411.     İnsanın itibarı yoktur, itibar işte.

412.     İplik, ince (y)erden kopar.

413.     İslfilı (iyi) beegir (beygir, at), (y)emini arttırır.

414.     İslâh (iyi) pe(y)nir, köpek tulumunda.

415.     İş bitti, bir şey de meydanda yok.

416.     İş işlemek, kadınca oynama(ğ)a benzemez.

41 7.    İşimize girmez.

418.     İşini yarına b(ı)rakma!

419.     İşlenen demir, pas tutmaz.

(Benzeri: Alun, pas tutmaz.)

420.     İşlersin, işlersin, kendine yok fayda; sal papazın cebine.

421.     İşten arturmazsan, dişten artur.

422.     İyi komşu, adama mal edindirmez.

423.     İ(y)i nasaatlan dünneyi (nasihatla dünyayı) aktarırsın.

424.     İ(y)i saata (saatlan).

425.     İ (y) i saatla, alun köstekle.

426.     İ(y)i taşı köşeye koyarlar.

427.     İ(y)ilik yaparsan, i(y)ilik bulursun.

—         K —

428.     Kaba döşe, ama çetin uyuma!

429.     Kabak gibi karpuz.

430.     Kaçanın anası a(ğ)lamaz.

431.     Kadıda kesilen parmak acımaz. 

432.     Kafa yapar, kafa çeker.

433.     Kafamı kır, haurımı kırma!

434.     Kafanın yapmalarını ayaklar çeker.

435.     Kafayla du(v)ar delinmez, akılla delinir.

436.     Kal sa(ğ)lıcaklan!

437.     Kalabalıkta darı saçılmaz.

438.     Kalbin temiz olsun!

439.     Kalburlan su taşıma.

440.     Kale, içerden alınır.

441.     Kalem ayaklı.

442.     Kalın sa(ğ)lıklan (sağlıcaklan).

443.     Kalmışız Bekri Mustafa’nın eline.

444.     Kalp para kaybolmaz.

445.     Kalpa (ğ)ından yukarı atlamaycan (atlamayacaksın).

446.     Kamayı kamaylan çıkarırlar.

447.     Kamber’siz dü(ğ)ün olmaz.

448.     Kamburu mezar doorudecek (doğrultacak).

449.     Kâmil beegir (beygir, at), ahırda satılır.

450.     Kan, su olmeer (olmaz) .

451.     Kapını kilitle, komşunu hırsız tutma (çıkarma).

452.     Kâr bilinse, haramdır.

453.     Kara Arap (zenci) .

454.     Kara sı(ğ)ır, düş görüyor.

455.     Karının, emtaın (emtianın, malın) sınırı yoktur.

456.     Karının fendi, erke(ğ)i yendi.

457.     Karının saçı uzundur, aklı kısadır.

458.     Karının (y) üz lafından birini dinlemeli.

459.     Karışma kepe(ğ)e, (y)imesin domuzlar seni.

460.     Kârla zarara ortak.

461.     Kart Çingeneden demirci olmaz.

462.     Kaş çekince, gözü çıkarmış.

463.     Katıksız ekmek, buazdan (boğazdan) geçmez.

464.     Kavgada şamara bakılmaz.

465.     Kayış dilli!

466.     Kaz gelecek (y)erden ta(v)u(ğ)u kıskanma!

467.     Kazma elin kuyusunu, kendin düşersin içine.

(Benzeri: Kazma kuyu âleme, düşmeyesin kendin onun içine.)

468.     Keçi gicikten (kaşıntıdan) öleer (ölüyor), kuyru(ğ)u dik.

469.     Kedi, sırtı üstü hiç bir vakıt düşmez.

470.     Kedi yokkan evde, sıçanlar horu (hora, horon) oynarlar.

471.     Kedinin ermediği (yetişmediği) (y)er mundardır (murdardır, pis¬tir) .

472.     Kedinin kaçaca(ğ)ı, samanlı (ğ)a kadardır.

473.     Kefil olan, borcu öder.

474.     Kem saat.

475.     Kendi adamınna (adamınla, insanınla) ye, iç, alış-veriş yapma!

476.     Kendi baş, kendi tıraş.

477.     Kendi düşen a(ğ)lamaz.

478.     Kendi yayınna sızırlanma (yağınla kavrulma) .

479.     Kepekte pa(h)alı, unda da ucuz.

480.     Kervan gider, köpekler saler (havlar).

481.     Keskin sirke, kabına zarar.

482.     Kırk kırık.

483.     Kış günü, saat saata uyınaz.

484.     Kışın yap taliga (araba), yazın da kızak.

485.     Kıyına beni!

486.     Kıza baktı, gözleri aktı.

487.     Kızım, sana sö(y)lerim; gelinim, sen anna (anla)!

488.     Kim elin kuyusunu kazarsa, kendi düşer içine.

489.     Kim (h)aşlandı sütlen, üfler yo(ğ)urdu da.

490.     Kim ne ararsa, onu bulur.

491.     Kim ne yaparsa, kendine yapar.

492.     Kim tatmadı acıdan, anlamaz tatlıdan.

493.     Kim yazın yatar, kışın aç ölür.

494.     Kim yer, içer, fenalık düşünmez.

495.     Kimin arabasına binerse, onun türküsünü çalar.

496.     Kimisi yer, kimisi de salt çöpleneer (çöplenir) .

497.     Kimisinde dert, kimisinde dört.

498.     Kimse demez: “Benim yo(ğ)urdum ekşi.”

499.     Kolay gele!

500.     Kolver (koyuver) domuzu sofra altına, aktarsın onu.

501.     Komşuluk diil (değil) doyunca, ölünce.

502.     Korkak bezirgân, ne kâr eder, ne zarar.

503.     Korku, bostanı bekler.

504.     Korkulu düşün sonu hayırdır.

505.     Koyun olmadı (ğ)ı (y)erde, keçi(y)e Abdurrahman Çelebi ba(ğ)ınrlar.

506.     Köpe(ğ)i öldüren sürür.

507.     Köpe(ğ)in ölece(ğ)i yaklaşınca, caminin kapısına sıçarmış.

508.     Köpek, bok (y) imekten vazgeçmez.

509.     Köpek de alsan, soydan al!

510.     Köpek saler, lüzger götüreer. (Köpek havlar, rüzgâr götürür.)

511.     Kör körü suvatta (sulak yer) bulur.

512.     Kör olasın!

513.     Kör olayım!

514.     Kör satıcının kör de alıcısı var.

515.     Köşe yapmaz, köse yapar.

516.     Köyü methet, kasabada yaşa.

517.     Kurdu gören de “uu” diye ba(ğ)ınr, görmeyen ta (daha) çok ba(ğ)ınr.

518.     Kuştan korkan, darı ekmez.

519.     Kurt yata(ğ)ında kemik arama!

520.     Kurtsuz a(ğ)aç olmaz.

521.     Kuru g.. balık yemez.

(Benzeri: Kuru g..le balık tutulmaz.)

522.     Kuru kepekle maymun oynamaz.

-L-

523.     Laf lafı açar.

524.     Laflan yardım etmeycen (etmeyeceksin).

525.     Laflanmışlar gitme (y)e dünyaya, kısmet arama(y)a.

526.     Lüzger (rüzgâr) esmeyince, yapraklar kımıldamaz.

527.     Lüzgere (rüzgâra) gitti.

-M-

528.     Mahkeme kapısı, kadıya mülk olmaz.

529.     Manasız (bahanesiz) ecel olmaz.

530.     Mandaya boynuz a(ğ)ırlık etmez.

531.     Masallar çoktur, ucu yoktur.

532.     Mayıl (mail) oldum bir cana!

533.     Maymun o(ğ)lunun taşa(ğ)ı, hepsinden aşa(ğ)ı.

534.     Menfaat, sirke de olsa, baldan tatlıdır.

535.     Meramın elinden bir şey kurtulmaz.

536.     Meyhaneci hovardayı sever, kızını vermez.

537.     Meyhanede yazılan, cehennemde okunur.

538.     Me(y)vasız a(ğ)acı diil (değil) yazık köklemek.

539.     Mezar taşı gibi durma.

540.     Mıh gibi durma.

541.     Muflet (maraz, hastalık) gelmiş, beegir (beygir, at) laf sö(y)lemiş.

–            N –

542.     Nallı beegir (beygir, at) sürçmez.

543.     Nasaat (nasihat) faydalı, vakıdında (vaktinde).

544.     Nasıl da yapsan, gene keçi beş.

545.     Nasıl yaşıyorsun? Ahır alünda buza(ğ)ı gibi.

546.     Nasreddin Hoca, ölü beegire (beygire, ata) gem takarmış.

547.     Nazar olmasın!

548.     Ne alır sivrisinek mandanın boynuzundan?

549.     Ne biber, ne patlacan (patlıcan), her elinde bir filcan (fincan).

550.     Ne ekecen (ekersen), onu da toplaycan (toplarsın, biçersin).

551.     Ne eller duysun bizi, ne biz elleri.

552.     Ne geçmemiş, bu da geçmesin!

553.     Ne ilin kazanıler, ilin de harcanıler. (Ne kadar kolay kazanıyorlarsa, o kadar da kolay harcıyorlar.)

554.     Ne inliyor, ne buza(ğ)ılıyor!

555.     Ne kadar da bü(y)ük olsa onun şanı, taşür onun nişanı.

556.     Ne kadar do(ğ)ru konuştun, o kadar iyilik göresin.

557.     Ne ^^mısak (y)imiş, ne de ^^mısa(ğ)a a(ğ)zı kokar.

558.     Ne so(ğ)an (y)imiş. ne so(ğ)ana kokuyor.

559.     Ne şiş yansın, ne kebap.

560.     Ne takım çoban, o takım sürücü.

561.     Ne türlü saabi (sahibi), o türlü de çırak (uşak).

562.     Ne verdiysen elinle, o gider seninle.

563.     Ne yanda yok, ordan alınmaz.

564.     Ne yanı i(ğ)ne, o yanı iplik (de).

565.     Nekesin malını cömertler yer.

566.     Nerde ana, orda uşak (çocuk) .

567.     Nerde bir araba kısmet, oraya lâzım bir gram da akıl.

568.     Nerde çokluk, orda bokluk.

569.     Neresi ince, oradan kopar.

570.     Nice anası, ö(y)le de danası.

571.     Nice kojuk (gocuk, kürk) gitti, kavga da bitti.

572.     Nicel döşeycen, öle da uyecan. (Nasıl döşersen, öyle uyırsun.)

—         O —

573.     O bir ip, iki ucu bombok.

574.     O da yalan, bu da yalan.

575.     Odayı bekleyen, çorbayı kaşıklar.

576.     O(ğ)luna güvenme, koluna güven.

577.     Okumamış okumuş, akıldan bozulmuş.

578.     Oldu olacak, kırıldı bacak (nacak).

579.     Olmadan olmaz, uymadan uymaz.

580.     On kere ölç, bir kere de kes.

581.     Onu köyden istemeyorlar, o papazın evini soruyor.

582.     Onun başına fesi karı koyar.

583.     Onun lafı çu(v)ala girmez, torbaya sı(ğ)maz.

584.     Ortak malı, köpekler yemez.

585.     Otur, otur, can sıkma.

—         Ö —

586.     Ö(ğ)ünme kötülüktür.

587.     Öküz alunda buza(ğ)ı arama.

588.     Öküz, geçti (ğ)i topra(ğ)ı sıruna atarmış.

589.     Öküz öldü, ortaklık bozuldu.

590.     Ölen kabahatli.

591.     Ölmüş eşek, kurttan korkmaz.

592.     Ölü be(y)gir (eşek) nalı arama(y)a gider.

593.     Ölü ile dü(ğ)ün, yolda kalmaz.

594.     Ölü koyun, kurttan korkmaz.

595.     Ölü mezara, mülkü mezada.

596.     Ölü ölüyle, diri diriyle.

597.     Ölümü görünce, a(ğ)ır hastalı (ğ)a kail olaca(ğ)ız.

598.     Ölüye a(ğ)lama.

599.     Önünden gidersin süser, geriden gidersin teper.

600.     Ördek ördekle, kaz kazla, kör ta(v)uk kör horozla.

601.     Öte (y)ansı kara, beri (y)ansı biaz (beyaz).

602.     Ö(y)le başa (kafaya), bö(y)le uraş.

603.     Ö(y)le bulduk, bö(y)le götürece(ğ)iz.

604.     Ö(y)le ulanmış, bö(y)le dokunacak.

-P-

605.     Padişahın bekçileri.

606.     Padişahtan imdat yoktur.

607.     Paklık (temizlik), sa(ğ)lı(ğ)ın yardımcısı.

608.     Panayır hesaplan ekleşmezler, evdeki hesaplara.

(Bizdeki benzeri: Evdeki hesap, çarşıya uymaz.)

609.     Papaza ne kadar versen doymuz.

610.     Papazın sözünü dinle, yaptı (ğ)ını yapma!

611.     Parayı veren, düdü(ğ)ü çalar.

612.     Parma(ğ)ın girmedi(ğ)i yere kafanı sokma!

613.     Pazar, havayı bozar.

614.     Pazarlıksız giren, haksız çıkar.

615.     Pe(y)nir olaydı, papara yapacaktık, ama o ekmek de yok.

616.     Pireden (pireyi) deve yapma!

–            S –

617.     Sabah ola, hayır ola.

618.     Sabah (sabahlar) hayır olsun!

619.     Saç(ı) uzun, akl(ı) kısa.

620.     Sa(ğ) insanın işi bitmez.

621.     Sa(ğ) ol!

622.     Sa(ğ)-salim.

623.     Sa(ğ)ır için popaz (papaz) iki kere çannarı (çanları) çekmez (çalmaz).

624.     Sa(ğ)ır, işitmeden (işitmezse) uydurur.

625.     Sa(ğ)lam baş, yastık istemez.

626.     Sa(ğ)lık olsun!

627.     Şakacıya (sakaya) su satma!

628.     Sakal gitsin, kafa kalsın.

629.     Sakla samanı, gelir zamanı.

630.     Saksa(ğ)an gibi sakırdama.

631.     Salma (havlama) bilmeyen köpek, sürüsüne kurt getirir.

632.     Sayma bir kimse(y)i a(h)mak (y)erine.

633.     Sefa buluştuk (bulduk) !

634.     Sefa geldiniz.

635.     Sekiz günlük ömrün dokuz günlük çalışması vardır.

636.     Seksen seksen, karı pastırmayı sersen.

637.     Seksende olmamış da doksanda mı olacak?

638.     Sel gider, kum kalır.

639.     Selâm verdik, borçlu çıktık.

640.     Sen giderken, ben gelirdim.

641.     Sen güzel, ben güzel, akşam oldu, ne y(i)yece(ğ)iz?

642.     Sende de var, bende de var, bir kuru dalda da var? (Bilmece: Gölge.)

643.     Senden ta (daha) iyi olmasın.

644.     Seni gören, hacı olacak.

645.     Senin metinin (methin), âlemin kötüsü.

646.     Se^e, nice tozu gözünde.

647.     Sıçan tü(y)lenince, deli(ğ)e (deliğine) sı(ğ)maz.

648.     Sinek bir şey diildir (değildir), ama mide bulandırır.

649.     Sirkeyi, sarmısa(ğ)ı hesap edersen, çorbayı tatsız (y) irsin.

650.     Sivrisinekten ya(ğ) çıkmaz.

651.     Sokma akıl, akıl olmaz.

652.     Sokma akıl bir kimseyin (kimsenin) başına.

653.     Sokma burnunu, ne yanda kaynameer çölmen (kaynamıyor çömle¬ğin).

654.     Sonundan dönen, dininden döner.

655.     Sopanın iki ucu var.

656.     Sorma ihti(y)ara, sor çok görene.

657.     Sormak parasız.

658.     Sö(y)le, kim senin dostun da ben sö(y)leycem (söyleyeceğim), kim¬sin sen.

659.     Sö(y)lersin, fena olursun; sö(y)lemezsin, hasta olursun.

660.     Sö(y)leye sö(y)leye a(ğ)zımda tüü (tüy) bitti.

661.     Su gider, kum kaler (kalır).

662.     Su yerine şarap vereer (verir).

663.     Sular (y)üksekten akar, alçaktan çıkar.

664.     Susak kafalı.

665.     Susan (ağlamayan) uşa(ğ)a (çocuğa) meme vermezler.

666.     Suser (susar), sanki su a(ğ)zına almış.

667.     Sümek, yapa(ğ)ımn taranmışı.

668.     Süte maya koymadan yo(ğ)urt olmaz.

– Ş –

669.     Şaka (şakadan) aslıya çıku.

670.     Şansızlık şan (ünsüzlük ün) besler.

671.     Şarap mı dedin, severim; gaz-katran sevmem.

672.     Şen ol!

673.     Şevkine sa(ğ)lık!

674.     Şeytan alsın başını!

675.     Şeytanın kıç baca(ğ)ı.

676.     Şoparın (Çingene çocuğu) kum atacak vaku geçti.

677.     Şükürlen tarla kazılmaz.

678.     Şü(p)heli g.. dingilder.

—         T —

679.     Tabak, sevdi(ğ)i deriyi yerden yere (v)urur.

680.     Tahta yumuşamaz.

681.     Tamah (hiç) bir vakıt doymeer (doymaz).

682.     Tamahlık adamı kaybeder (yok eder, öldüıür).

683.     Tartışmada yumruk gereksizdir.

684.     Taş çatlasa!

685.     Taş, oldu(ğ)u yerde a(ğ)ırdır.

686.     Taş üstünde taş b(ı)rakmama.

687.     Taşı sıksa, su çıkaracak.

688.     Taşıma suylan de(ğ)irmen dönmezmiş.

689.     Tatlı dil, can alır.

690.     Tatlı dil, (y) ılanı delikten çıkarır.

691.     Tatlı muhabbete doyum olmaz.

692.     Tauşan (tavşan) bayırı aştıktan sora, kınayı kıçına yaksın.

693.     Tauşana (tavşana) “kaç”, tazıya da “tut” deme.

694.     Ta(v)uk atlayan yımırta (yumurta) yımırtlar (yumurtlar).

695.     Ta(v)uk öter belâya.

696.     Taylar yetişmese, atların pa(h)ası olmaz.

697.     Tekerlenen taş, yosul (yosun) tutmaz.

698.     Tekkeyi bekleyen, çorbayı yer.

699.     Tekne kazıntısı (sonuncu).

700.     Tencere tekerlendi (yuvarlandı), kapa(ğ)ını buldu.

701.     Testi gitmeer (gitmiyor) çok sıra suya.

702.     Tez elden iş, tez oler (olur) .

703.     Tezlik, işi bozer (bozar) .

704.     Tilki, pazara çıkmaz.

705.     Tok, açı annamaz (anlamaz).

(Benzeri: Aç, tokuna diil (değil) kafadar.)

706.     Tok, açın halını bilmez.

707.     Tok domuz follu(ğ)u aktarer (aktarır).

708.     Tok insan, aç insana inanmaz.

709.     Tıraş pa(h)alı, şarap ucuz.

710.     Tutanı tutarsın, kaçan kurtulur.

711.     Tuz-biber, hızlı gider.

712.     Tuzlan ekmek, hazır imek (yemek).

—         U —

713.     Ucu-bucu yok, ucu-kenarı yok.

714.     Ucuz çorbanın tadı azdır.

(Benzeri: Ucuz çorbanın tadı o kadar.)

715.     Ucuz etin çorbası tatsız olur.

716.     Ucuz veren, tez kurtulur.

717.     Uçan kuş, mahrum kalmaz.

718.     Uçan kuşların hepsi inmez.

719.     Ummadı(ğ)ın çotuk (kök, dal) arabayı devirir.

(Benzeri: Umut etmedi(ğ)in taş (kütük) arabayı devirir.)

720.     Uşa(ğ)ın (çocuğun) yedi(ğ)i helâldir, yeni ruba (giysi) haramdır.

721.     Uşak (çocuk) a(ğ)lamadan, anası vermez emmeye.

722.     Uşak (çocuk) sevdi (ğ)i yere gider, eşek dö(v)üldü(ğ)ü yere gider.

723.     Uyku, baldan ta (daha) tatlıdır.

724.     Uzan, yorganına göre.

—         V —

725.     Varın salıceylan (sağlıcakla).

726.     Varlı (ğ)ına güvenme, yoklu(ğ)una gücenme!

(Benzeri: Varlı (ğ)ına sevinmeyeceksin, yoklu(ğ)una sevineceksin.)

727.     Varlıktan baş acımaz.

728.     Varmış bir kere bir deduynan (dedeyle) bir babu (nine).

729.     Vama, Vama, parasız varma; varırsan da Balık pazarından aşa(ğ)ı varma!

730.     Vay, başım!

731.     Ver amca tekerle(ğ)i, sen arabanı sürüklersin.

732.     Ver takke, al külâh.

733.     (V)urma toyu (toy kuşunu) sopasız.

—         Y—

734.     Ya kemer dolusu, ya hendek dolusu.

735.     Ya sultan ölecek, ya da eşek geberecek.

736.     Yabanı (kurtu) ne kadar besle, o hep daya (dağa, ormana) bakar.

737.     Ya(ğ)lıya kaçan, çalıya dolar.

738.     Yal (y)iyen köpek, tü(y)ünden belli.

739.     Yalancının ipiylen pınara (kuyuya) inme!

740.     Yalancının mumu, ö(ğ)lene kadar yanar.

741.     Yalpak (parlak, güzel) buzaa (buzağı), iki anadan emermiş.

742.     Yalpak (sevimli) kedi, fena urmalar.

743.     Yalpak kuzu, iki koyundan emer.

744.     Yangına karşı körükle gitme.

745.     Yanı üstü yatan da bir, g..ünü yırtan da bir.

746.     Yap iyilik, bul kemlik.

747.     Yapan, kendine yapar.

748.     Yapma etme, yapma bulma.

740.     Yapmeer (yapmıyor) deri, ne kadar sepi.

750.     Yaşa eşe.ci(ğ)im, yaşa, yaza trifil otu biçece(ğ)im sana.

751.     Yaşama(ğ)a, nice beylen bacanak.

752.     Yavklun var mı, osa yok? (Yavuklun ^ mı, yoksa yok mu?)

753.     Yaz, kışı besler.

754.     Yazık kıza, yandı çocuk (oğlan).

755.     Yazılan bozulmaz (çözülmez).

756.     (Y)emiş fidandan yırak (ırak, uzak) düşmez.

757.     (Y)eni dosnı ara, ama eski dostu da unutma!

758.     (Y)eni süpürge, islâ süpürer (iyi süpürür).

759.     (Y)eni süpürge, köşede durer (durur).

760.     (Y)er çatlasın, gitmem.

761.     (Y)er titirer, bayırlar inner (inler).

762.     (Y)eşil kabaktan tohum istemem.

763.     (Y)etişmeyincen dereye, paçaları(ı)nı suama (sıvama).

764.     (Y)etmiyor kelin keli, tepesinde de bir çıban.

765.     Yıkıl başımdan!

766.     Yılan boyunu kılıç kesmaz.

767.     Yılan da e(ğ)ri gider, ama deli(ğ)ini gördüynen do(ğ)rulur.

768.     Yılanın kuyru(ğ)una basmazsan, dalamaz.

769.     Yıldırım kıysın!

770.     Yıldızı yufka.

771.     Yımırta tauktan (yumurta tavuktan) akıllı çıkmış.

772.     Yımırtanın (yumurtanın) kulubunu arama!

773.     Yımırtaya (yumurtaya) kulup takma!

774.     Yırüşık (yırücı) kuşun ömrü azdır.

775.     Yol yürümekle, borç ödemekle biter.

776.     Yolcu Şahpas, kimseye bakmaz.

777.     Yolcu, yolcuyu yolda bulur.

778.     Yolcu yolundan kalmaz.

779.     Yolcu yolunu bulur.

780.     Yolcuya yol, kurba(ğ)aya göl.

781.     Yolcuya yol yakışır.

782.     Yolunuz açık olsun!

783.     Yorgana göre uzan!

784.     Yürük at, yemini artunr.

785.     Yüz, düz.

786.     Yüzsüzün kuyrucu(ğ)u, pılannar (taş duvarlar) boyunda.

787.     Yüzsüzün yüzü gülmez.

—         Z —

788.     Zaman, saman satar.

789.     Zaman zamana uymazsa, sen zamana uy.

790.     Zenginin ke(y)fi gelince(ye dek), fukaranın canı çıkarmış.

791.     Zenginin parası çoktur, fukaranın uşakları (çocukları) çoktur.

792.     Zenginlik çok, nizam (düzen) yok.

793.     Zor, oyunu bozar.

794.     Zordan zor en zor boş kafa doldurma.

795.     Zorla güzellik olmaz, olsa da yakışmaz.

796.     Zorla sıçılan boktan hayır olmaz.

797.     Zorlama dilini, zorla işini.

798.     Zoruna sevgi kazanmaycan (kazanmayacaksın).

799.     Zurnayı görür, mayıl (mail) olur; çeşmeye gider, kurnaya mayıl olur.

Kaynak: Manov, Atanas, Gagauzlar : Hristiyan Türkler / Atanas Manov ; Bulgarcadan çev. M. Türker Acaroğlu , Türk Tarih Kurumu, 2001, Ankara

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s