(ŞAİR  SEYREDİYOR… )

 

 Haydar Ergülen .//. Le poéte regarde ./. Le poéte travaille

Le poéte travaille/Şubat-Mart 2004 SAYI: 9

 

                                 -Film arkadaşım, şair Halil İbrahim Özcan’a-

 

“Eskimolarda kar anlamına gelen

90 kelime vardır.

Araplarda en az 60 kelime

aşk anlamına gelir.”*

Afrikalıların ağaç anlamına gelen

öyle çok kelimesi var ki

sayısı yapraklarla ölçülmez,

aynı şeyi su için de söyleyebiliriz de

söylemeyiz: Bir de yokluğa özlem var.

Yokluk, bir rüzgar bulur  bulmaz kendine

yapraklarını görmeye giden

bir annedir her dilde.

 

“Saudade”, sanırım siyah bir kelime

olarak gelmiştir Afrika’dan Portekiz’e:

‘Olmayana  Özlem’, içli bir mektup gibi herkes

kendi acısıyla çıkar başkasında gurbete…

Aşıklar ve şairler dil bilmez, acıdan başka

soru işareti gibi sevinir,

ünlem gibi ağlarlar,

virgül bile yetişemez gözyaşlarının hızına !

Aşıklar ve şairler, ‘s’den, önce özür dilerler,

sonra güzel şarap filan içip ‘s’yi ezerler,

“bu ne ızdırap” olur  “Saudade”nin Türkçesi,

ve “bu ne ızdırap” demeye gelir şiir,

acı da aşka doğru, öyle…

 

Biri Ege, ikincisi Akdeniz

iki kelimeden ibarettir mültecilerin deniz bilgisi

başkasının evinde ölür gibi

bir yabancı dile gömülürler ikisinde de,

evsizlerinki köpek dilidir: hav ! hav !

Dostluğun gereğidir havlamak, ısırmazlar evleri,

‘bu da geçer ya hu’ der Kalenderi,

geçer ! Geçmez, iktisatta pul kadar

yer tutmayan bir tebessüm yerine ,

şükür, yerlilere alfabe inmedi henüz!

Türklerinse gururu var ne mutlu,

hem olur mu Türk’ün Türk’ten başka gururu ?

Seyhan diyor ki, annesine göre

‘yangunluk’tan geçilmezmiş Bartınca dili,

Kürtçe kardeşin ‘yalnızlık’tan geçilmediği gibi…

 

Adalılar ki, bir açıkhava sözlüğüdür her ada ,

tuzlu bir alfabe saklarlar dillerinde

özlerler ama, ‘çok’ değil,

severler ama, ‘aşk’ değil

çok  olunca azalır aşk, belki de,

ve taş dilinde ruhun taşı, ametist

bir Japon şiiri gibi dövülürmüş gövdeye,

Hintliler der ki, dövmeni açma sevmediklerine,

Yaralarını gösterdiğini sanırlar ve sevinirler !

 

…Ve geriye eski bir kelime olarak

dünya kalıyor sanki ,kırmızı ve siyahtan

yapılan bordonun dili,

sanki hayatın bir cumartesi akşamı

yaratıldığını öğrenen çocuklara

uzun ikindi duygusu nasıl çöküyorsa

güzüstü bırakıp ruhlarını,

kalbine nasıl yetişeceğini bilmeyen,

hüzünlü bir bilge sayılr mıydı bilse,

şair de öyle seyrediyor işte,

ya sakin olmalı ,ya şair,

sakin olsam bir şiirim olurdu belki,

ne sakin ne bilge, yalnızca hüzünlüyse

şair, budaladan

başka ne ?

………………………

(10 dakika ara)

………………………

 

*Fransız Yönetmen Laurence Attali’nin, Senegal’de geçen ve üç öyküden oluşan

“Love Trilogy” (Aşk Üçlemesi) filminden.

http://lepoetetravaille.blogcu.com/haydar-ergulen-le-poete-regarde-le-poete-travaille/1998340

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s