MUTLU OLMAK İÇİN DEĞİL, MUTLU İNSANLARIN ARASINDA ‎YAŞAMAK İÇİN MÜCADELE EDİN

“Küllü hürmet bilgiliye olmalı

İster başköşede, isterse kapı eşiğinde otursun.‎”

“Yusuf Has Hacip”‎

 

Hayatı, kimin için yaşıyoruz?

Kendimiz için mi, yoksa başkaları için mi?

Hepimizin cevabı içimizde olsa da, bir bilge demiş ki:

 “Ben hayat boyu kendimi mutlu etmek için değil, mutlu insanların arasında yaşamak ‎için ‎mücadele ettim”

– Biz de sizin her zaman hepimizin mutlu bir ortamda yaşamanızı,  diliyoruz.‎

Bu hayat bana zor geliyor, diyenler için bir çözüm vardır.

O da dostunu bulmasıdır.

Dostu ise, meyhanede, puthanede veya camide bulmak mümkün değildir.

Dost yüreğin içine akan bir ateş menbaıdır ki, onu daha çok ağlarken ümidin kaybolduğu yerde bulursunuz.

Ümitsiz anlarımızda…

Kalbimiz olarak isimlendirdiğimiz yumruk büyüklüğündeki et parçası göğüste:

 ‎‎“Ümidini ‎kaybetme!”, ‎‎“Ümidini kaybetme!”

diye gece gündüz büyük bir kudretle çarpa‎rken bazen bir sessizliğe bürünür. Zannederiz ki durdu…

İşte o duruşun olduğu yer, dostun bulunduğu yerdir. O anı kollayın…

Sevgili dostumuzu bulmuşuz ve onunla konuşmaya başlamışızdır. Hem de  bir fısıltı ile…

“Tanrı, fısıltı ile konuşur” diyenler var.

Evet dost ile konuşmada fısıltı iledir.

Duyulmasını istemediğimiz çok şeyimizi sırf onunla konuşuruz.

İngiliz düşünürü Bacon dostluğun/dostun önemi hakkında demiş ki:

“Her insan kendi evladıyla sadece bir ‎baba olarak ‎konuşabilir.

Karısıyla ise sadece bir koca olarak konuşabilir.

Güvenilir dostun yeri ‎ise bambaşkadır. ‎

Onunla her şeyi konuşabilirsin

Seçtiğiniz bir dostunuz bu sırrınızdır… Sırr u Sır 

Eğer birisi  

“Hangi insanı bahtiyar olarak kabil edersiniz?” diye sorarsa, o ‎zaman:

“Hayatta kendi ‎yerini bulan insanı bahtiyar sayarım”

diye cevap verirdim diyen bilgenin durumunda olmak istiyorsanız, dostu bulmak yolunu kendinize kolaylaştırın.

Son olarak dost ile uzun yol arkadaşlığı da istiyorsanız, bildiğinizi onun bildiğine fazla yüklemeyin.

Dostun bildiği zaten sizin bildiğinizdir. Dosttan ayrı gayrınız yoktur.

Sormak gerekir.

Peki, mutlu musunuz?‎

Bir bilge demiş ki;

 “Mutlu olmak farklı, mutlu olduğunu bilmek farklı bir şey,

yani ikisi iki ‎farklı olgudur”

Ne yazık ki, bazı insanlar boğazına kadar mutluluğa batmış ‎olmalarına rağmen kendilerini mutsuz sayarlar.

Öyleyse: mutlu olmaya bakın.

Üstat Necip Fazıl,  diyor ki;

“Fazla ciddiye almayın şu hayatı,

Nasıl olsa içinden canlı çıkamayacaksınız..”

Bu dünyadan canlı çıkmayacağımıza göre dostlarımızı incitmeyelim ve incinmeyelim.

 

Derleme: İhramcızâde İsmail Hakkı

 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s