A DARK SONG (2016)

100 dk

Yönetmen: Liam Gavin

Senaryo: Liam Gavin

Ülke: İrlanda, İngiltere

Tür: Dram, Korku

Vizyon Tarihi:02 Nisan 2017  (ABD)

Dil: İngilizce

Müzik: Ray Harman

Oyuncular: Catherine Walker, Steve Oram, Mark Huberman, Susan Loughnane

Özet

Çocuğunu genç yaşta kaybeden bir anne tüm umudunu yitirdiğinde çılgınca şeyler yapabilir. Solomon adlı bir adamla birlikte Kabbalah inancına mensup insanların yapabildiği büyülere umut bağlayan çaresiz kadının tek arzusu oğluyla son bir kez konuşabilmektir. Solomon’la birlikte medeniyetten uzak bir evde büyülerin hazırlık aşamalarına başlayan kadını ve Solomon’u tahmin ettiklerinden çok daha fazlası beklemektedir!

Londra Film Festivali’nde gösterilen tek korku filmi olan A Dark Song eleştirmenlerden olumlu tepkiler almış bir yapım

Filmden

Yüceler Yücesinin+ sığınağında gizlenen, Mutlak Güce Sahip Olanın gölgesinde barınır.

Yehova’ya derim ki, “Sen benim sığınağım, hisarımsın, Tanrım, ben Sana güvenirim.”

Mezmur 91

**

Ya büyü?

 Abramelin.

 Bundan bahsetmemiştin.

 Hayır.

 Şimdiye kadar 3 kere yaptım.

**

Aşk için.

 Aşk için.

 Birini seviyorum, artık beni sevmiyorlar.

 Sonuç?

 Sonuç derken?

 Yapacak mısın?

**

Abramelin yalnızca aşık olmaya zorlar.

 Pastayı dekore ederken zorlanmak gibi bir şey.

 Bu adamı seviyorum.

 Unut onu gitsin, git buluşma sitesinden ya da başka bir yerden birini bul.

**

Çocuğum öldü.

 Onu kaybettim.

 Benden alındı ve bu benim hatamdı.

 Onun sesini tekrar duymak istiyorum.

 Onunla konuşmam gerekiyor.

 Ölmüş çocuğunla mı konuşacaksın?

 Belki sabahları kalkmam için bir nedenim olmuş olur.

 Neden yalan söyledin.

 Belki bu çok ağır gelir diye düşündüm.

 Bu doğru mu?

 Bu çok önemli.

**

Ve ne kadar tehlikeli olduğunu?

 Biliyorum.

 Ciddi bir risk aldığımızı.

 Bu saçma bir astral seyahat veya çivi yazısı okumak gibi bir şey değil.

 Burada gerçekten var olan şeylerle oynuyoruz.

 Gerçek melekler, gerçek şeytanlar.

 Bunu biliyorum.

 İnternette vajinalar hakkında ne yazdığını okudun mu?

 Yalnızca zihinle alakalıdır.

 Bu siz kadınların koruyucu belleğidir.

 Psychobabble bollocks.

 Günlerce uyumayacaksın, hızlı  geri atma ayinleri, ritual seks  Hep sınırda kalacaksın.

 Bütün bunlar için hazır mısın?

 Hazırım.

 Kabbalah’ı okudum.

 Bunun Sephiroth’la ilgili olduğunu bilmiyor musun?

 Çünkü, çünkü değil  İnternetteki zırvalıkları anlatıyorsun.

 Hayır, bu gnosticism.

 Kabbalah’ı okuduğumu söylemiştim.

 Orada yalnızca okursun.

 Görürsün.

 Kabbalah’ta Tanrıyı bulursun.

 Bizim yaptığımız çok daha karanlık bir şey.

 “Tuz, kireç taşı, boya, boya fırçası, üç inç  “beş inç, bant, beyaz maske bandı yeşil maske bandı, ışık, mumlar.

” Yiyecek.

 Dört aylık yemek yeter mi?

 En az altı ay, belki sekiz.

 Bir kere başlarsak, bir daha ayrılamayız.

**

Zor bir yaşam sürüyorum.

 Alkolü kötüye kullanırım.

 Oruç tutmalıyım.

 Yalnızca başlamadan önce vücudumdan atmam gerekiyor.

 Oruç?

 Evet bazen öyle söylerim.

 Korkularım için bir alternatif.

**

Ona, psikiyatri hastanesine gittiğinden bahsettin mi?

 Ben iyiyim.

 – Savunmasızsın

– Hayır, değilim.

 Beni iyileştirmek için hiçbir şey yapmadılar.

 Ben kendim yapıyorum.

 – Bu şey karanlık.

 Ya yine  Şimdi inanmaya başladın mı?

 Ben Tanrıya inanıyorum.

 Bunun ne ifade etmesi gerekiyor?

 Bu Tanrısal bir şey mi?

 Hepsini bir bütün olarak düşün.

 Sen olsan ne yapardın?

 Bunu değil.

 Bunların hepsinden kurtulmak istemenin yanlış bir şeyi yok.

 Çocuklar seni özledi, seni görmek istiyorlar.

 Eve gel.

 Seninle ilgileniriz.

 Benimle ilgilenir misin?

 Bakıcım mısın?

 O şekilde değil.

 Senin evinle benim evimin farkını gördün mü?

 – Soph.

 – İki çocuğun var.

 Kahretsin iki sağlıklı çocuğun.

 Bende boşluk.

 Ve söylesene Tanrı nerede?

 İyiliği nerede?

 Sophia  Bunu yapacağım.

 – Hiç farketmez 

– Üzgünüm.

 Doğru veya yanlış olmasının bir önemi yok.

 Benden uzak duracaksın.

 Uzak dur.

 Anlaşıldı mı?

**

Almanca konuşabiliyor musun?

 Kendimi idare edebilecek kadar.

 Yarım gerçeğin tamamı yalandır.

 Yalan söylemedim.

 Almanca biliyorum.

 Buna ben sebep olmadım.

 Bu yaptığımızda her şeyin bir sonucu oluacak.

 Buna ben sebep olmadım.

 Bu olabildiğince doğru olmalı.

 Yalnızca niyetinle değil, yaptıklarınla da

 Çok yanlış gidebilir.

 Yolumuza mutlaka bir şeyler çıkacak.

 Almancan konusunda sana yardım edeceğim.

 Yalnızca söylemen gerekenlere.

 Denize açılmadan önce yarın bir yürüyüşe çık.

 Burayı tekrar görebilmen aylar sürecek.

 Tamam.

**

Bu, vazgeçmek için son şansın.

 Çemberi bir kere tamamladığımda çağırış bitene kadar kimse ayrılamaz.

 Ne yemek için, ne acil yardım için, ne hiçbir şey için  Mühürle.

**

Zehirli mantar.

 Beni duyuyor musun?

 Bunu al.

Ritüeli yap.

 Koruyucu meleğinle konuş.

 Çocuğunla konuş.

 Güzel.

 Ne işe yarayacak?

 Ritüele hazır olarak temizlenecek, fiziksel olarak temizleneceksin.

 Çok mu korkunç olacak?

 Evet.

 Daire bir paradokstur.

 Başlangıcı yok, sonu yok ama bir sınırı var.

 Her bir çember içerisinde dört temel safha vardır.

 Daireyi kutsuyoruz, geçidi sihirli   sözcüklerle açıyoruz, ve giriyoruz.

 Beş daire, beş element, beş alem.

 Abramelin aslında bir yolculuktur.

 Bu  ufak bir metafor  ama şimdilik işe yarayacak.

 Bu daire, Etki alemi.

 Ağaç elementi, teknemizi dünyadan ayrılırken  saldırılara karşı güvence altına alıyoruz.

 Bu daire, müzik alemi.

 Yolculuğumuzu boşluğa doğru itiyoruz.

 Ateş elementi.

 Karanlık.

 Sonsuzluk, içine doğru gittiğimiz yer.

 Gerçeklik.

 Toprak, metal, su.

 Döngü.

 Bu ortadaki daire, isimsiz.

 Burası meleğini göreceğin yer.

 Sen kendi istediğini, bende kendi istediğimi soracağım.

 Benim meleğim ne zaman görünecek?

 Melekleri her dairede çağırıyoruz  Ancak her daire değiştirdiğimizde etki daha da büyür.

 Bu dünya diğerleriyle iç içe geçecek ve diğerleri bizi duyacak.

 Melek ne zaman görünecek?

 İlk çağırıştan sonra her an görünebilir.

 Çoğu zaman dördüncü veya beşinci dairede.

 Üçgen ilahi düzeni temsil eder.

 Bir bütün yalnızca üçe bölünebilir.

 Odağının artacağı yer burası.

 Kızgınlığından vazgeç.

 Bu dünya ölümün olduğu  dünya.

 acı gerçek.

 Kare formu iki numaralı dörtlü kareyi  mükemmel bir sayı temsil eder.

 Bu oda arzuların, alçaklıkların.

 Gücünü burada kazanacaksın.

 Kır.

 Bu ifade ne işe yarar?

 Geçişi sağlar.

 Neyin geçişini sağlar?

 Nesnelere yada yüklemine tabi olan her şeyin.

 Güzel, şimdi sembollere yoğunlaş.

**

 Kütlesini hisset, hareketsizdir.

 Soğukluğunu hisset, Durgundur.

**

 Tuvalete mi gittin?

 Konuşmadan.

 Önümüzdeki iki gün boyunca  evi dünyadan ayıracağım.

 Daireyi terk edemezsin.

 Ne yemek, ne de su.

 Sana verdiğim taşa odaklan.

 İçine dal.

 Ağrıyı ve rahatsızlığını unut.

 Üçüncü günün sabahı yemek ve su için ara vereceğiz.

 Sonra diğer iki odada da aynı şeyleri yapacağız.

 Altı gün.

 Sözcüklere ben başlayacağım.

 “Ve tüm günahlarımdan arınabilirim.”

“Ve beni saflaştır ve hafiflet 

“Işığım şimdi burada olabilir 

“Bana rehberlik eder, beni korur 

“Ve tüm suçlarımdan arınabilirim.

” Günahlar temizlenebilir.

 “Ve beni saflaştır ve hafiflet.

Saflaştır ve hafiflet.

 “Beni koru.

 Beni koru.

 “Işığım şimdi burada olabilir 

“Işığım şimdi burada olabilir

 “Bana rehberlik et.

 “Beni koru.

 Beni koru.

 Beni koru.

 “Ve tüm günahlarımdan arınabilirim.

 “Ve beni saf yap ve hafiflet.

Saflaştır ve hafiflet.

 Beni saflaştır ve hafiflet.

**

Yağıyor.

 Dışarısı bizi ilgilendirmiyor.

 Köpeği duydun mu?

 Köpek?

 Evet geceleri havlayan bir köpek var.

 Hayır.

 Belki.

 Başladığını ne zaman bilebiliriz?

 Ne demek istedin?

 Gerçekleştiğini nasıl anlayacağız?

 İşe yaradığını ?

 Nasıl yaramadığı 

Ben köpeği düşünüyordum.

 – Herhangi bir yerden kilometrelerce uzağız.

 – Köpek mi?

 Kahretsin.

 Başladı.

 – Ne?

 – Bu işaretti.

 Eşzamanlılık, başladığını gösteren bir işarettir.

 Bu kadar mı?

 Böyle başlar.

 Sadece evin penceresine çarpan bir kuştu.

 Siyah bir kuş.

 Göremiyorum.

 Siyahtı.

 siyah.

 Daireleri yerleştirmek büyük ustalık gerektirir.

 Her biri haftalar sürer.

**

 Diğer tüm ritüeller seninle ilgili.

 Bilincini değiştirecek.

 Ayinle bütünleşeceksin.

 Saflaşacak.

 Bana bak.

 Bana bak.

 Bu gerçek.

 Bana odaklan.

 Uyumam lazım.

 Henüz değil.

 Bu ritüelin bir parçası.

 Affedilmek istemiyorum.

 Başladığımızda sana ne söyledim?

 Başka şeyler yaparız demiştin.

 Bunu geçebilir miyiz?

 Evet ama zorlu bir yol gerektirir.

 Affedilmek istemiyorum.

 Bir yol biliyorum.

 İç.

 Ama.

 Kan fedakarlığı.

 Bunu sen seçtin.

 Hastalıklar var.

 Hepatitler 

– Kendi kanımı içebilir miyim?

 – Hayır! İç şunu!

Bak pıhtılaşmaya başladı.

 Güzel, yut.

 Sakın çıkarma.

 Öyle bekle.

 Çıkarma! İç.

 Kan fedakarlığı, sen seçtin.

 Ama içtim.

 Hayır! İç! Bak pıhtılaşmaya başladı!

Neden seni rahatsız eden sorular soruyorsun?

 Aslında biraz ontolojik bir konudur.

 Ne demek istediğimi anladın.

 Hayır diyeceğim.

 Kimsenin canını yakmaya çalışmıyoruz.

 ama karanlık şeyler yapıyoruz.

 Kara büyü yapar mıydın?

 Gideceğiniz yerin bir anlamı olmazsa  yaptığınız şeylerin de olmaz.

 Hiç gördün mü?

 Bir şeyler gördüm  Tanrılar, şeytanlar  Ve ölüler, onlar lanetliler.

 Çoğumuz lanetlendik biliyorsun.

 Hiç seni korkutan bir şey gördün mü?

 Beni hepsi korkutuyor.

 Amaç bu mu?

 Hayır, amaç bilmek.

 Sadece bilmek.

 Mimarlık ve kollarını  dağa tırmanarak görmek.

 – Güç?

 – Bilim.

 Yeter kes şunu.

 Yatma zamanı.

 Çok geçmeden sende göreceksin.

 Sonra anlayacaksın.

 Herhangi bir sebepten dolayı çantamı karıştırmadın değil mi?

 Hayır.

 Bir şeyler eksik.

 Bulamıyorum 

Eşyalarını karıştırmadım.

 Döneceğim.

 Duyuyorum.

 O ne?

 Uyarılıyoruz.

 Muhtemelen ne olduğumuzu henüz bilmiyorlar.

 Emin misin?

 Olabilir.

O da ne?

 Daireyi mühürlememiz gerekiyor.

 Ki bu biraz zaman alacak.

 O gerçek miydi?

 Bu andan itibaren her şeyin doğru olduğundan  emin olmalıyız.

 Sahilde yalnız başımayım.

 Her şey ölmüş.

 Ailemin ve arkadaşlarımın  cesetlerinin arasından geçerek bir köye doğru ilerliyorum.

 Köşeyi dönüyorum  ve ayakta bekleyen garip bir kadın görüyorum.

 Oğlum Jack’in elinden tutuyor.

 Yüzünü göremiyorum.

 Dönüyor ve uyanıyorum.

 Bunları düşündüğün için böyle şeyler görüyorsun.

 Bunların bu yaptığımızla alakası yok.

 Rüyalar zihinle ilgilidir.

 Ve mimarinin bir parçasıdır.

 Demek istediğim gerçek rüyalar dejavular ve zaman atlamaları 

Şu anda hangi gerçek rüyayı  gördüğümü bilmek ister misin?

 Bir scooterım var.

 Neyin var?

 Evet, bir  scooterım var.

 Rüyam bu.

 Bu kadar şeyin içinde bu aklıma geldi.

 Yok artık.

 Sana söylemiştim, Bunu yapmak zorundayız.

 Evet.

 Ritüelin gerçekleşmesini istiyoruz.

 Şimdi bundan vazgeçecek değilsin, değil mi?

 – Hayır.

 – Güzel.

 Diğer odaya geçmemiz gerekiyor mu?

 Hayır, burada yapabiliriz.

 Saçlarını yıka.

 – Benim  – Çabuk ol.

 Giydiğin t-shirtü değiş ve makyaj yap.

 Makyaj?

 Bende bir erkeğim.

 Kendine bak.

 – Kitaplarına ihtiyacın yok mu?

 – Hayır.

 Ama bu bir parçası  Sen nasıl yapıldığını biliyor musun?

 – Hayır.

 – Güzel, sus o zaman!

– Özür dilerim.

 – Özür dilerim, Bay Solomon.

 Özür dilerim, Bay Solomon.

 Kotunu çıkart.

 Şimdi de t-shirtünü, yavaşça.

 Ellerini pantolonunun içine koy.

 Biliyorsun, başlıyor.

 Tamam.

 hepsini çıkart.

 Tamam arkanı dön ve eğil.

 Diz  diz çök.

 Diz çök! Göster.

 Ah, kahretsin.

 Ah! kahretsin.

 Kıyafetlerini giyin 

Bu seks büyüsü değil.

 Seks büyüsü değil, kahrolası ritüel.

 Arınmalısın.

 Aklımda yaparım.

 Seni pislik.

 Benimle öyle konuşamazsın.

 Senin için ne yaptığımı unutma!

Siktir git! Sen kendin alırsın,

Ben aç değilim.

**

 Bunu sana söylemiştim değil mi?

 İşe yaraması için gerekli.

 Bu ikiden, üçüncü geçiş.

 Bu döngü, Sana en başta söylemiştim.

 – Onu bir daha yapmayacağım.

 – Ama başka şansın yok.

 Var.

 O saçmalığı yapmıyorum.

 Saçmalık değil! Keşke olsaydı.

 Bir daha yapmayacağım.

 Ben gidiyorum.

 Hayır, hayır, hayır! Sakın kapıyı açma! Çizgiyi geçme, ayvayı yeriz.

 Çizgiyi geçersen, sonsuza kadar burada sıkışırız.

 Lütfen yapma.

Henüz bilmiyorsun.

 Ama hiçbir şey olmayacak.

 Olmalı! Bunu hissedebilirsin.

 Söz veriyorum.

 Çocuğunla konuşmanı sağlayacağım.

 Sana  Sana söz veriyorum.

 Yapsan iyi olur.

 Yapsan çok iyi olur.

 Bak.

 Üflenmiş mi?

 Hayır.

 Bu o.

 Sana söylemiştim.

 Hissedebiliyorum.

 Neredeyse olacak.

 Zorlamaya devam etmeliyiz.

 Yedinci daireyi mühürle.

 Sonra her şey belli olur.

 Dünya yalnızca bilimden ibaret değil, değil mi?

 Bunu kanıtlamak için burada değil misin?

 Bilmem, muhtemelen.

 Bilim çok az şeyi açıklar.

 Neyin ne olduğunu.

 Din, büyü her şeyin, bütün gizemi açıklar.

 Doğru parçayı bulamıyorum.

 12. tekneden sonra karanlığın içindeyiz.

 Bu gece ne var?

 Neden kendin yapmıyorsun.

 Ne dedin sen?

 İşe yaramıyor diyorum! Peki  Zekice, tam senin tarzın.

 Salaksın, faydasız aptal bir adamsın.

 “Faydasız, aptal adam.” Bunu sevdim.

 Akıl küpü konuştu 

Neden işe yaramıyor?

 Bilmiyorum! Bence senin yüzünden.

 Ne demek istiyorsun?

 Bana, bunu neden yaptığınının gerçek sebebini söylemediğini düşünüyorum.

 Sadece hissedebiliyorum.

 Sana gerçeği söyledim.

 Bana bak.

 Bu çok gülünç.

 Hepsi saçmalık.

 Bana bak.

 Bana her şeyi anlattın mı?

 – Evet.

 – Seni orospu! Seni salak orospu! Orospu! Söyle çabuk.

 İntikam istiyorum.

 7 yaşındaki çocuğum aptal bir ritüelde öldürüldü.

 Bana yalan söyledin.

 Seni salak inek.

 Bunu söyleseydim yine de yapar mıydın?

 Evet! Dürüst olmana ihtiyacım yok.

 Kararlı olmana ihtiyacım var.

 Sen salaksın.

 Bunu benim için mi yapıyorsun?

 Pisliğin tekisin! Foseptiksin!

Bitiriyor muyuz?

 Bitiremeyiz! Ah, kahretsin.

 Bütün bu, bu, siktiğimin şeyleri 

Çekil gözümün önünden seni orospu.

 Kalk.

 Yapmamız gereken şeyler var.

 İçki mi içtin?

 Ritüeli yapmak zorundayız.

 Yenilenmen gerekiyor.

 Sabaha kadar bekleyemez mi?

 Hayır, şimdi yapıyoruz.

 Uzun sürmez.

 Suyun içinde ayakta dur.

 Soğuk Onun ruhunu güçlendir.

 Horace, orpheus, baal, Christ.

 Onun ruhunu güçlendir.

 Onun ruhunu güçlendir.

 Horace, orpheus, baal, Christ.

 Seni üç kere suyun içine batıracağım.

 – Sabaha kadar bekleyemez mi?

 – Bunu yapmamız gerekiyor.

 “Bu ruhu al ve yenisini getir.

 “Bu ruhu temizle ve değerli kıl.

 Onun boşluğa erişmesine izin ver.

 Artık o kadın gibi olma.

 Yeniden doğdun.

 Ayini tekrar yoluna koymam için bunu yapmam gerekiyordu.

 Artık tüm dikkatini ritüele vermen gerekiyor.

 Tam bir puştsun.

 Beni neredeyse öldürüyordun.

 Sınırı daha yeni geçtin.

 Ebediyete dokundun, sonzuluğa 

Hiçbir sikime dokunmadım.

 Doğru yolda ilerliyoruz.

 İntikamını alacaksın, her şey ona işaret ediyor.

 Olması için bir şeyler yap! Buna ihtiyacım var.

 Kahretsin! Bence ritüelin başladığının kanıtı.

 Bedeli oldu.

 Canını yakmanın  bedelini ödedim.

 Kahrolası koruyucu meleğindi.

 Bununla ne yapacağız?

 Hiç bandajın var mı?

 Dolapta.

 Git, git, viskiyi getir.

 Kahretsin.

 Tek bunlar var.

 Bu işe yarar, işe yarar.

 Bununla ne yapmamız gerekiyor?

 Bıçak temiz miydi?

 – Bilmiyorum.

 – Öyle umalım.

 Sadece çek gitsin.

 – Çek! – Ne?

 Çek şu siktiğiminin bıçağını! Kahretsin.

 – Oh! – Kahretsin.

 Tamam.

 Evet.

 Ne yapmalıyım?

 Sadece, sadece, sadece biraz süre ver.

 Evet, çocuğunu kaybetmiştin, anlat.

 Bakım merkezinden almışlar.

Şimdi içerde mi?

 Oh, Tanrım.

 Hiç kimseyi bulamadılar.

 Siz anneler ve çocuklarınız.

 Üç yıl önceydi.

 Dosya kapandı, unutuldu.

 Ve şu burada benimlesin.

 Düşündüğünden daha az garip.

 Bunu ilk kez yaptığım.

kişi sen değilsin.

 Beni tanımıyorsun.

 Tamam, şimdi dikiş atmanın tam zamanı.

 Ne?

 Sadece, sadece, sadece viskiyi yaraya dök.

 Tamam.

 – İyi mi?

 – Evet.

 Siktir.

 Yap gitsin.

 Keşke öğrenseydim.

 Siktir et, beyin ameliyatı yapmıyorsun.

 Bana şimdi ne istediğini  anlatacak mısın?

 – Görünmezlik.

 – Görünmezlik?

 Evet, düşündüğün gibi değil.

 Sadece ortalıktan yok olmak istiyorum.

 Geri kalan yaşantışımı dünya dışında tamamlamak istiyorum.

 Seni bekliyordum.

 Büyük sesten önce biraz sessizlik istedim.

 Sadece hemen öyle aklından geçeni veya başka bir şey yapıştırma.

 Artık arkadaş değiliz, bunu biliyorsun.

 Olaylar gerçekleşmeye başladı.

 Sana intikamını vereceğim, söz veriyorum.

 İntikamını istediğinde  ne olacağını düşünüyorsun?

 Onlara korkunç bir ölüm ve lanetlenmeleri.

 Bununla bir alakam olduğunu düşünmüyorsun değil mi?

 Ergenlerin büyü merakı.

 Kahrolası ergenler.

 Başka şeylerde isteyebilirsin.

 Bilirsin kişisel şeyler.

 Dönüşümler.

 Bunu kendi yöntemimle yapacağım.

 Peki, her şekilde lanetlendiler zaten.

 Biz çift değil miyiz?

 Ben senin gibi değilim.

 Tıpkı benim gibisin.

 Belki daha kötüsü.

 Senin gibi değilim.

 Bak neredesin?

 Nasıl oldun?

 Evet, İyiyim.

 Belkide durmalıyız.

 Hayır, duramayız.

 Ama sen iyi görünmüyorsun.

 Kahretsin iyiyim.

 Elektrikler yok.

 Mumlarımız var.

 Sadece  Sadece  şunu bitirelim yeter.

 Uh.

 Eğer başaramazsak, nerede olduğumuzu göreceğiz.

 Üçü 9.

 çizgide.

 yoksa 12 miydi?

 Hangisi, Bay Solomon?

 9. Evet, Ben, ben, ben bence 9.

 Anneciğim.

 Anneciğim.

 Anneciğim lütfen orada mısın?

 Beni duyabiliyor musun?

 Yardım et.

 Buradayım.

 Hemen buradayım.

 Seni duyabiliyorum.

 Bu sen değilsin.

 Öyleyim.

 Ne olduğunu bilmiyorsun.

 Henüz anlamıyorsun.

 Bu sen değilsin, Jack.

 Sessiz olmam gerekiyor, burada köpek var.

 Orada köpek yok.

 Evet var.

 Sende duyuyorsun.

 Her gece duyuyorsun.

 Hemen kapının önünde.

 Lütfen sessiz ol, bizi duyabilir.

 Neredeyiz?

 Evimizdeyiz.

  ülkemizde Galler’de.

 Seni özledim anneciğim.

 Seni çok özledim.

 Sen beni özledin mi?

 Evet.

 Anne sana ihtiyacım var.

 Kapıyı aç.

 Biliyorum o sen değilsin.

 Anneciğim.

, lütfen, Burada bir şey var.

 Kapıyı aç.

 Hayır.

 Anneciğim, o burada, burada.

 Burada benimle.

 Anneciğim lütfen, lütfen.

 Burada, burada benimle birlikte.

 Ben şimdi gidiyorum, Jack.

 Anneciğim! Anneciğim! Burada, burada O kapıyı açmayacağım! Burada benimle birlikte.

 Anneciğim, çok korkunç.

 Kapıyı aç! Kapıyı aç! Senin çocuğun değil.

 Biliyorum.

 Ama onun sesini duydum.

 Kelimeler ses gibidir.

 Öfkemizin bedeli bu.

 Kabul et, korkma!

Sadece sen ve ben varız.

 Zavallı biz.

 Git gide soğuklaşıyor.

 Neredeyse Mart oldu.

 Belkide Mayıs’tayız.

 Hayır  Bence Mart’tayız.

 Bir şeyler yemek ister misin?

 Hayır, hayır.

 Aç değilim.

 Yatağa gitmek ister misin?

 Hayır.

 Hayır, devam et.

 O gücü istiyorum.

 Başka yolu yok.

 – İyi misin?

 – Ee  evet, evet.

 Tamam.

 Hizmetkarım.

 Savaşçıyım.

 – Öylesin.

 – Evet.

 Ben.

.

 Ben düşmanlarımı yerle bir ettim.

 Hepsini yendim.

 Şeytanlar benden korkuyor.

 Kız kardeşimi özledim.

 Tanrım.

 Tanrı şimdi burada mı?

 Sophia  Ben  Hadi.

 Kahretsin.

 Burada biri olmalı.

 Burada biri olmalı.

 Burada biri olmalı.

 Hayır.

 Hayır! Anneciğim kapıyı aç.

 Hayır.

 Neden burada değildin?

 Beni 03:30’da alacağını söylemiştin.

 Üzgünüm.

 Üzgünüm.

 O adamla görüştün mü?

 Seni seviyorum.

 Seni çok seviyorum.

 Seni her gün özlüyorum.

 Sen benim bütün dünyamsın.

 Çok üzgünüm.

 Bana seni affedip affetmediğimi sordun mu?

 Hayır.

 Seni öldürenleri bulacağım.

 Onların hepsini yakalayacağım.

 Onlar benim katilim değil.

 Ben sadece korkarsın diye oğlunun sesini kullanan bir şeyim.

 Biliyorum.

 Özür dilerim, çok özür dilerim, özür dilerim.

 Çok çok üzgünüm.

 Çok güzelsin.

 Özür dilerim.

 Özür dilerim.

 İstediğim tek şey  İstediğim tek şey 

Affedilmek için güç istiyorum.

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s