BRİMSTONE /Cehennem (2016)/ Amaldiçoada

 

“Sevmiyorum kuzu postuna bürünmüş kurtları”

148 dk

Yönetmen: Martin Koolhoven

Senaryo: Martin Koolhoven

Ülke: Hollanda, Fransa, Almanya, Belçika, İsveç, İngiltere, ABD

Tür: Gerilim, Western

Vizyon Tarihi:21 Temmuz 2017 (Türkiye)

Dil: İngilizce, Hollandaca

Müzik: Junkie XL

Nam-ı Diğer: Amaldiçoada

Oyuncular: Dakota Fanning, Guy Pearce, Kit Harington, Carice van Houten, Paul Anderson

Özet

Hesap günü yaklaşıyor…

Brimstone (Cehennem), yeryüzündeki cehennemin acımasız zulmüne karşı güçlü bir kadınlık ve direniş hikayesini anlatıyor izleyicilere.

İşlemediği bir suçun sanığı olan Liz, ailesini hırslı ve intikam almak isteyen pederden korumak zorundadır. Peder kürsüye çıktığı andan itibaren Liz ve ailesi büyük tehlike altına girecektir.

Bu filmi ölmeden önce izleyin derim. Dindarların din istismarını görünce kat kat üzüleceksiniz. Söyleyecek laf bulmayacağınız bir film.

Olmaz bu dersiniz. Fakat oluyor demek ki:….

Filmden

Geriye kalan sadece hatıralardır.

Kimi gerçek kimi sahte.

Onu çok iyi hatırlıyorum.

En azından öyle sanıyorum.

O bir savaşçıydı.

Geçen yüzyılda, hayatta kalmak için öyle olmak zorundaydınız.

**

“Size kuzu postunda yaklaşan sahte peygamberlerden sakının.”

“İçlerinde onlar, yırtıcı kurtlardır.”

Peygamber, sizi ve ailenizi bu kurtlardan koruyan tek çobandır.

Ve ben de onun köpeğiyim.

Koyunlar yoldan sapınca, onları tekrar doğru yola sokan çoban köpeği.

Ve aranızdan bazılarınız yoldan saptı, değil mi?

Ne düşünüyorsunuz?

Tanrı’nın size nazik davranacağını mı?

Şunu açıkça ifade edeyim: “Hak edenler, cehennemi boylar.” Size cehennemi anlatabilirim.

Alevlerini Izdırabını Eminim ki sizler nasıl bir şey olduğunu tahayyül etmeye çalışmışsınızdır.

Çok fenadır.

Hesap günü, geliyor.

**

Bu senin hatan değil.

Tanrı verir, ve yine Tanrı alır.

Bu Tanrı değildi.

Peder yüzünden oldu.

Peder mi?

Liz Peder, Tanrı’nın adamı.

Olmayan şeyler hayal ediyorsun.

**

Bebek sağ salim doğsaydı bunların hiçbiri olmazdı.

Ama Liz’in yapabileceği bir şey yoktu.

Kimin yaşayıp, kimin öleceğine o karar verdi.

Bu karar sadece ve sadece Tanrı’ya aittir.

Bu seçimi neden O’na bırakmadı?

Belki de gidip onu getirmeliyim.

Oradasın, biliyorum.

Ve biliyorum ki beni duyabiliyorsun.

Dilin olmayabilir ama kulaklarında bir sorun yok.

Neden kalbinde şüpheler yeşeriyor?

Nedir seni rahatsız eden?

Geceleri nasıl uyuyorsun?

Bir katil olmak nasıl hissettiriyor?

Neden buradayım biliyor musun?

Seni cezalandırmak için buradayım.

Bu aileyi seviyor musun?

Kızına baktım.

Neredeyse genç bir kadın olmuş.

Demek buradaymışsın.

Ben gitmek zorundayım.

Lütfen kalbinde Nathan’a karşı bir kin besleme.

Çocuk kaybetmek, bir bedenin üstesinden gelebileceği en zor şeydir.

Ben de şimdi karınıza aynı şeyi anlatıyordum.

**

Bütün dünya, güzel şehrimiz Bismuth’u… Sodom ve Gomore’ye benzetebilir.

Ama burada kurallar konuşur.

Müşterisini vuran bir fahişenin cezasız kalmasına izin yoktur.

Kardeşim, Cehennem’i, çalışkan maden işçileri hak ettikleri rahatı bulabilsinler diye işletmekte.

Bu yüzden öyle kalmalı.

Öyle de kalacak! Bu size bir ibret olsun!

**

Hadi ama artık Bir maden kasabasının organize bir eğlence yerine ihtiyacı vardır.

Ben de müşterilerimin burada güvende olduklarını bilmeliyim.

Bu yüzden kardeşim Zeke’i Bismuth’a getirdim.

O bu kasabanın hak ettiğinden daha iyi bir şeriftir.

Cehennem’deki herkes bir kızın, müşteriyi tırmalamaktan fazlasını yaparsa cezalandırılacağını bilir.

Diyeceğim, Sally başına geleceği biliyordu.

Ama adam onu boğmaya çalıştı.

Evet Biliyorum ve bu beni de üzüyor.

**

Yardımcı olması için Tanrı’ya dua edeceğim.

Bir eş olarak, görevlerin var.

“Kadının bedeni kendisine değil, kocasına aittir.

Lütfen benimle gel.

Bu gece olmaz.

Bana başka bir seçenek bırakmadın.

Buraya neden geldiğimizi biliyoruz.

Burası Tanrı’nın ülkesidir.

Tanrı lütfunu bu yeni ve güzel ülkenin üzerine yağdırdı.

Bu “bizim çıkışımız”dı.

Tepeye kurulan bu şehirde, Hristiyanlığın saf bir formunu oluşturacağız.

Eski dilimizi ardımızda bırakacağımız konusunda anlaşmamış mıydık?

Burada her şeyi daha iyi yapacağımıza yemin etmemiş miydik?

Yeni Dünya, bizi eski dünyanın günahlarından kurtaracak.

Bizler, insanlığın parlayan umuduyuz.

Burası Vadedilmiş Topraklar.

Ve buraya gelerek, bizler O’nun seçilmiş kulları olduk.

Agatha Hepimize, çağrıyı nasıl aldığını anlatabilir misin?

O muazzam ışık belirdiğinde evde patates soyuyordum.

O ışığın içinde, beyaz kanatları olan çok güzel genç bir adam gördüm.

“Melek misin?” diye sordum.

Genç adam da başını salladı ve gülümsedi.

Arie Tanıklığının hikayesini bizimle paylaşabilir misin?

Bana da aşağı yukarı aynı şeyler oldu.

Ama erkek değildi.

Bana görünen, çok güzel genç bir kadındı.

Gördünüz mü?

Bizler seçilmiş kullarız.

Böyle bir ziyaret herkese nasip olmaz.

Onu hak etmelisiniz.

**

Hayat ilerledikçe suretler bulanıklaşır.

Geriye sadece hatıralar kalır.

Onu çok iyi hatırlıyorum.

O bir savaşçıydı.

Her daim kontrolü elinde tutan.

Birçok kere, kendini suya bırakırken ne düşündüğünü merak ettim.

Beni düşündüğünü düşünmek hoşuma gidiyor.

Büyüyüp güçleneceğimi bildiğini düşünmek hoşuma gidiyor.

Onu çok iyi hatırlıyorum.

En azından öyle sanıyorum.

Bana sanki hep benimle kalmış gibi geliyor.

Beni gözetip kolluyormuş gibi.

Hey, hadi bakalım Bırak onu elinden.

Anne?

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s