İŞARETLİ TANRI VE TANRIÇALAR

 

 

“Günümüzün reyting alan dizilerinde alnı işaretli artist ve aktörler var olduğu” arkadaş sohbetlerinde hep konu olmuştur. Bu nedenle,  hep şu soruyu onlara sorardım.

“Arkadaş estetik için kafa göz operasyonu için para tüketen medya dünyası elemanları bu zedeli alınlarını niye tamir ettirmiyorlar.” Gariptir, hiçbir kimseden olumlu veya olumsuz bir cevap alamamış olmamdır. Ancak ne var ki, Aytunç ALTINDAL Beyefendi’nin hazırlamış olduğu bir kitaba göz atarken gördüm ki, işin asıl cephesi başka imiş. Onların bir kuvvet sahibinin “hizmetkâr”ı olduklarını açıkça ilan etmeye mecbur tutulmuşlardır.

Dönem değişti, artık işaretli tanrı ve tanrıçalarımız aile hayatımızda yer alıyorlar. Onların eline biz düşmüyoruz denilse de, çocuklarımız onların terbiyesinde yetişiyorlar. 

 

   “YOKSUL TANRI-TYANALI APOLLONİUS” kitabında geçen bölüm (1. Basım : Mayıs 2005 s.30-32) 

[Nedir ki, konunun uzmanı olmayan kişilerin anlayabilmesi mümkün olmayan bir tür “Gizli” şifre işlenmiştir portreye. Bu şifre/ işaret İsa’nın sol kaşının üstüne çok ustalıkla, dikkat çekmeyecek şekilde işlenmiş bir “11=on bir sayısı” dır. Sanki Mesih’in sol kaşının üstünde belli belirsiz bir yara var gibidir… Ve bu şifre (yara) dikkatlice incelendiğinde “11 sayısı” olarak algılanmaktadır. Bu sayı ve yara garip ama gerçektir ki, ünlü Tyanalı Apollonius’un en belirgin simgesi/özelliğidir. Onun hakkında yazılmış olan kitaplarda ve yapılmış olan çalışmalarda, Apollonius’un gizli bir tarikata “inisye” edilirken sol kaşının üzerine bu “11 sayısına benzeyen yara”nın işlendiği yazılıdır. Dolayısıyla Apollonius’un tüm büst ve resimlerine yara işareti konulmuştur. (İnisye edilmek çok gizli bir tarikata ölüm yemini ederek katılmaktır, üye yapılmaktır. Tüm gizli örgütler üye alacakları kişileri önce uzun sınavdan geçirirler sonra da üye yaptıkları zaman onlara kod adlar ve semboller verirler. Ayrıca bedenin bazı yerlerine özel simgeler, işaretler -dövme gibi- işletirler. Örneğin sağ ayağın üstüne üçgen, sol avucun içine (X) işareti kazımak gibi.)

Aya Sofya’daki İsa Mesih’in portresiyle ilgili bu iddia çok uzun yıllardır bilinmesine rağmen son birkaç yıldır gündeme getirilmeye başlanmıştır. İddianın sahiplerine göre Aya Sofya’daki Deesis Mozaiği’nde görülen kişi gerçekte İsa Mesih (Jesus Christ) değil, onun adı altına alınarak gerçek kimliği tarihten silinmiş olan Anadolu Ermiş’i Tyanalı Apollonius’tur! Tyanalı Apollonius genç yaşında pisagorcu (Pythagorean) bir gizli (occult) örgütüne inisye edilmişti.

Sayılar ve onların “Sırları” ile ilgilenen ve bunlardan yola çıkarak çeşitli öngörüler, kehanetler ve varsayımlar oluşturan bu örgütün 1. yy’daki ünlü kişisi Apollonius’tu. Sayılar ve bunlara ait “ilim” (numeroloji) aynı zamanda astroloji, alşimizm ve hermetizm ile bağlantılıydı. Sayıların ezoterik (içsel/batini) değerleri bu hermetistlere göre insanların hayatlarını yönlendirmekteydi. Sayılarla ilgili olarak Kutsal Kitap’ın eski ahit (Yahudiler için) bölümünde uzun bir yer ayrılmıştır. Cosmogony/Evrenbilim anlayışında “Sayılar ve Sesler” en önemli iletişim değerleriydiler. Sayılarla beraber ondan sonra geometri fazlasıyla önem verilen bir alandı. Tüm yapılar, başta mabedler ve ibadethaneler geometri aracılığıyla inşa edildikleri için geometri “Kutsal Bilim” olarak kabul edilmişti. Geometri ve onunla ilgili açık ve gizli bilgiler günümüzde hayatlarımıza yön vermektedir. Örneğin bir piramidi alalım, bunu topluma uyguladığımız zaman toplumsal katmanların konuşlanış tarzını görürsünüz. Ya da daire veya eliptik imajlar, tümü hayatın bir alanında karşılaşacağınız formlardır. Geometrinin bir tanımı da zaten “formların sayılarla sentezi” olarak yapılmıştır.

Geometri ve sayılar occult ilimlerinde öylesine önemli rol almışlardı ki Masonlar bunu kendileri için bir tür “ilah” (deity) mertebesine yükseltmişlerdi. Masonların Anayasası’nda (Anderson Yasası 1723), ilk cümle şöyle açılmaktadır: “Tanrı her Masonun yüreğine geometriyi yazmıştır.” Anderson Yasası İngiliz Masonlarının İncil’i olmuştur.”

Geometri İslam ve Yahudilikte de önemli yer tutar. Özellikle de İslam mimarı ve yazım tekniklerinde örneğin Kufi yazımında geometrik formlar etkili olmuştur. Benzer şekilde Gothik Katedraller’in inşasında ve her türlü kentleşme (Urbanization) projelerinde Geometri en belirleyici unsurdur.

Geometri Hıristiyanlığın en önemli ve olmazsa olmaz simgesi ve sembolü olan Haç’ın şifresini taşır: Bir “Küp”ün altı kanadını açtığınızda ortaya bir “Latin Haçı” çıkar.]

 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

....

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.