KOMPLO ÇÖZÜMÜ

 

Akbabanın Üç Günü (1975) Three Days of the Condor

Dinle! CIA için çalışıyorum. Ajan değilim. Kitap okurum, sadece. Dünyada yayımlanan her şeyi okuruz ve komplolar, kirli tuzaklar kodlar gireriz bilgisayara ve bilgisayar bunlarla CIA’in gerçek plan ve operasyonlarını karşılaştırır. Yeni fikirleri, zayıf noktaları araştırırım. Macera kitapları, romanlar gazeteler okuruz.

Kim böyle bir işi icat eder ki?

 Dinle!

– Beni öldürmeye çalışıyorlar!

– Kimler?

 Bilmiyorum ama bir nedeni olmalı. Bir nedeni olmalı! Tek ihtiyacım parçaları bir araya getirebilmek için güvenli, sakin bir zaman.

Akbaba bir amatör. Yolunu kaybetmiş, hareketleri kestirilemez biri muhtemelen, duygusal bile. Bir profesyoneli aldatabilir. Bilerek değil, titizlikle. Çünkü yolunu kaybetti. Ne yapacağını bilmiyor her zaman ne yapacağı tamamıyla kestirilebilir, Wicks’in tersine.

Bu adamlara ne yaptın?

 Hangi insanlar?

 Kim olduklarını bilmiyorum. Dosyaya bir rapor koydum. Washington’dan bir adam da okumuş bunu. Farz etmiş ki… Bu adam benim bölüm şefim. New York’a beni vurmaya gelmiş.

– Onu tanıyor musun?

– Hayır.

– Seni nerede bulacağım?

 Ben seni bulurum.

– Ona güvenir misin?

 – Güven. O sana güvenir mi?

 Onun işi kuşkulanmak. Hiç kimseye güvenemez.

– Onları kim, nasıl oynatabildi?

– Galiba hiç kimse.

– Sonra…

– Belki CIA’in içinde. başka bir CIA vardır.

Neler oluyor?

 Kimsin sen?

 Kimsin sen?

 Burada ne yapıyorsun?

 Akbaba’yım. Otur! Geçinmek için ne yapıyorsun?

 Saçmalama! Ne yapıyorsun tam olarak?

 Operasyonlardan sorumlu Direktör Yardımcısı.

– Hangi bölge?

– Ortadoğu. Ne üzerine çalışıyorsun?

 Ne yapıyorsun?

 Bedeli, Amerikan Edebiyat Tarihi Derneği binasındaki herkesi öldürmek olan sır ne?

– Hiçbir sır yok.

– Wicks sana benim raporumu gösterdi.

Ne raporu?

 Evet. Ortaya çıkardığım senin ağındı.

Ne yapıyordun?

 Ne yapıyordun?

 Bir grup lanet olası kitabın operasyonlarla ne ilgisi olabilir?

 Almanca bir kitabın Venezüella dışından bir kitabın Arapça gizemli hikâyelerin…

– Dur bakalım. Bu kadar önemli olan lanet şey ne?

 Petrol rezervleri. Petrol. Petrol, öyle değil mi?

 Tüm bu lanet şey petrolle ilgiliydi. Öyle değil miydi?

 Öyle değil miydi?

 Öyleydi.

Hadi. Gel hadi. Bana biraz şu kızdan bahset. Hangi kızdan?

 Nasıl seçtin?

 Yaşına bakarak mı?

 Arabasına bakarak mı?

 Görünüşüne mi?

 Rasgele. Şans eseri. Gerçekten.

Ortadoğu’ya saldırma planlarımız mı var?

 

– Deli misin sen?

– Öyle mi görünüyorum?

 – Bak Turner…

– Planlarımız var mı?

 Yok. Kesinlikle yok. Oyunlarımız var. Hepsi bu. Oyun oynarız, farz edelim kaç adama, neye mal olacak?

 Bir rejimi sarsmanın daha ucuz bir yolu var mı?

 – Bunun için bize para ödüyorlar.

Farz et ki planlarına takılmadım. Farklı bir ayak oyunu. Gerçek şu ki, planda bir yanlışlık yoktu. Plan doğruydu. Plan yürümeliydi. Sizin neyiniz var?

 Bir yalanınızın ortaya çıkarılmamasıyla doğruyu söylemenin aynı şey olduğunu mu düşünüyorsunuz?

 Hayır, basit bir ekonomi. Bugün bu petrol, doğru mu?

 10 ya da 15 yıl içinde  yiyecek plütonyum, belki daha da erken. Sonra bizden ne yapmamızı isteyeceklerini sanıyorsun?

 Sor onlara! Şimdi değil, sonra. Her şeyleri tükendiğinde, sor onlara! Yakacakları kalmadığında, üşüdüklerinde, sor onlara! Motorları durduğunda sor onlara! Açlık nedir bilmeyen bu insanlar, açlık çekmeye başladığında, sor onlara! Bir şey bilmek mi istiyorsun?

 Onlara sormamızı istemeyecekler! Nasıl olursa olsun, onlara bulmamızı isteyecekler bizden.

Bu Akbaba, dosyasında anlatıldığı gibi bir adam değildir.

– Kaçak hareket etmeyi nereden öğrendi?

– Okur.

– Oku.

– Bu da ne demek oluyor?

 Şu demek oluyor ki efendim, o her şeyi okur.

– Ama anlamıyorum.

– Evet.

SECRET DÉFENSE (2008) DEVLET SIRRI

Sen ruhunu şeytana satana kadar şeytan ruhunu satın almaya çalışmaya devam edecektir.

Arap atasözünün de dediği gibi: “Diplomasi çare olmazsa bir kadın yollayın.”

İyi istihbarat verileri bilinen gerçeklerle birleştirmek demektir.

İsminizi yazın. Yeteneklerinize göre seçilmediniz. Hepiniz detaylı bir biçimde incelendiniz.

. Ne zamandan beri kimliğimin açığa çıktığını biliyordun?

 Biliyordun, öyle değil mi?

 O adam beni tanıdığında beni görevden alman gerekiyordu. Beni koruyacağına, hayatımı tehlikeye attın beni düzmesine izin verdin. Hepsi kendini bizden bir adım önde hissetmesini sağlamak için mi?

 Ne zaman gerçeği söyleyeceksin?

Ben bir vatanseverim Diane. Annemi izlememi isteseler izlerim. Sana olanlar, senin gibilerle benim gibilerin yolu kesiştiğinde sıklıkla yaşanır.

– Benim yerimde olsan…

– Asla senin gibi olmayacağım. Eğer benim yerimde olsan ajanın için her şeyi yapman gerektiğini bilirdin. Günler, geceler, haftalar, aylarca eve gitmeden onunla birlikte kalabilmelisin. Eşinin, çocuklarının isimlerini, doğum günlerini bilmelisin. Hayatını onun için askıya alabilmesin. Yapamayacağın şey, onu insan olarak görmektir. Ajan bir insan değildir. O bir silahtır, başka bir şey değil. Tek tesellim, senin yalnız olduğunu, hayatın boyunca da yalnız kalacağını bilmek. Biliyorum.

 

“Beş masum insan. Rastgele öldürüldü, evet. Bu ülkede yılda kaç kişinin öldüğünden haberin var mı? 2,5milyon kişi, yani günde ortalama 7000 Amerikan son kez uyanıyorlar. Geçen cuma, beş tanesi aynı noktada birlikte öldüler.

 

Bu rastgele mi?”

 

—–

JACK REACHER (2012) FİLM

“Sana Zack diye hitap ettiklerini duydum. Bu mahkum anlamın geliyor, değil mi? Bu insanları öldürmek için aldığın paranın yeterli olmadığın inanıyorum öyle bir şey yok. – Alabileceğimizi alırız. İşimiz bu. Zach, mahkum demek.

Gerçek adın ne?

 Jiloviak. İnsan demek. “Mahkum İnsan”.

– Gerçek adın bu mu?”

—–

 

“O güçler “Şehirlerde tek tek çalışıp, yerel inşaatlar edinirler en çok kentsel gelişimle ilgilenirler kimsenin ihtiyacı olmayan köprüler, kullanılmayan otobanlar yaparlar kanser gibidirler büyümesi durmayan bir hücre. 15 yıl içinde on iki kez taşındılar. Atlanta, Albuquerque, Austin Oklahoma, Sacramento her zaman yozlaşma iddialarıyla beraber kamu fonlarından milyonlarca kayıp dolar da dahil ve hiçbir zaman bir araştırma, soruşturma yapılmamış. Sanki onların Şirketi’nin dokunulmazlığı var. Belki de bu, suçlamaların rakipten gelmesinden dolayıdır. Hoşnutsuzluktan, Onlar gibi ya da güçlerin önemli memurlarla işbirliği vardır ve bu işbirliği yetersiz olduğunda satın alınamayan insanlar öldürülüyor.”

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

....

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.