PROVOKASYON NEDİR?

 

“Sizi tahrik edecek terör hareketlerinde bulunmanızı sağlamak ve sonra da hepinizi ezmek…”

Polis Ajanı ZUBATOV “Provokasyon”, tıpkı “ajitasyon” gibi Türkçeye “kışkırtma” olarak çevriliyor. Hâlbuki manaları çok farklı. Ajitasyonu gürdük. Ajitasyon, sosyal bakımdan huzursuz ve reaksiyon içinde olan kitleleri devletle vuruşturma, giderek onlar vasıtasıyla devleti yıkma “sanatı” idi.

Provokasyon bir bakıma bunun tam tersidir.

Türkçemizde bir ata sözü var, bilirsiniz: Erken öten horozun başını keserler… İşte provokasyon böyle bir şeydir. Veya çeşitli kışkırtmalarla, müdahalelerle “erken doğum” yaptırarak çocuğun ölmesini sağlamak gibi bir şey!..

Provokasyon, bir hareketi maceraya sürükleme ahlâksızlığıdır.

Lenin’in ideolojik ve fiili disipline çok önem vermesinin sebeplerinden biri de, Çar polisinin giriştiği provokasyonları önleme telâşı idi. Gerçekten Çarlık polisi, işçi muhitlerine, öğrenci çevrelerine, “devrimci” gruplara sık sık “ajan-provokatör”ler sokuyordu. Bu provokatörler, “keskin eylemci”, “keskin devrimci” görünüyorlar, belli bir süre böyle güven kazandıktan sonra “vakitsiz”,-yahut o sıradaki zaman ve mekân şartlarına ters düşen, veya hereketin stratejisine aykırı eylemleri kışkırtıyorlardı. Öyle keskin devrimci görünüyorlar, öyle cerbezeli hallere giriyorlar, “şecaat” arzediyorlar, hatta zaman zaman polisle çatışmalara bile bizzat giriyorlardı ki, kendilerini “sağlam devrimci” diye kabul ettirebiliyorlardı.

Bunların telkinlerine kapılanlar hemen istenilen eylemi yapıveriyorlardı. Ama polis hazır bekliyordu ve eliyle koymuş gibi yakalıyordu. Yahut bu provoke (kışkırtılmış) hareketler öyle ters bir zamanda ve zeminde oluyordu ki, kitlelerin nefretini kazanıyor, hareketin tamamını belâya sokuyordu.

AJİTASYON NEDİR?

Ajitasyon, bir “ayaklandırma sanatıdır” diyebiliriz. Amacı, kitleleri ayağa kaldırıp, topluluklar halinde devlet kuvvetleriyle vuruşturmak, böylece kitlelerde devlete karşı nefret ve savaş tecrübesi meydana getirmektir. Bu usuller, sadece devleti yıkmak isteyen ideolojiler tarafından kullanılabilir.

Türkçeye aynı şekilde “kışkırtma” diye tercüme edilen “provokasyon”, çok farklı, hatta tam zıddı amaca yönelik bir eylem, daha doğrusu “tuzağa düşürme” fesatçılığıdır.

Dünyanın her tarafındaki komünist eylemlerin temel taktiği olan ve Rus ihtilâlinde temel rolü oynamış bulunan ajitasyonu bir örnekle anlatalım.

Bir Bolşevik “ajitatör”, işçilerin çalıştığı fabrikaya gider. Onlara Marksizm dersi falan vermez. Bu propagandacının görevidir. Ajitatö- riin görevi, işçileri topluca polis ve jandarmayla çatışmaya sürüklemektir, kışkırtmaktır.

Ajitatör işçilere çok müşahhas şeylerden bahseder: Günde 8 saatten fazla çalışmayalım. Patronlar bizi sömürüyor. Bu düzen bizi eziyor. Bu ücretlerle geçinmek mümkün değil! Eğer komünist ajita- törün tasvir ettiği bu şartlar gerçekten varsa ve işçiler gerçekten bu şartları değiştirmek için hırslıysalar, muhakkak ki ajitatörün sözlerinden etkileneceklerdir.

Ajitatör bir adım daha atar: Bu hakları ele geçirmek için grev yapalım.

Böylece “ekonomik safha” tamamlanmıştır.

Grev başlar. Ama ajitatör yine durmaz. Grevin taşkınlaşmasını sağlamaya çalışır. Tahripleri teşvik eder. Sokağa dökülmeye, devletle çatışmaya teşvik eder. “Patronsuz düzen”, yahut Rusya şartlarında “kahrolsun otokrasi” gibi sloganların söylenmesi için “amigo” luk eder, “bıçağını, silahını” çeker, olayları tırmandırır. “Yangın çıkarmak için gazlı kundaklar” kullanır. İş bu safhaya geldikten sonra “Çarın polisi” değil, demokratik ülkelerin polisi bile müdahale eder.

Artık “siyasî ajitasyon” safhası da aşılmıştır.

Polisle vuruşma başlar. Bu üçüncü safhadır: Savaş:

Böylece işçiler, peş peşe, yıllarca, durmadan bıkmadan, bu şekilde kışkırtmalarla polis ve jandarmayla, yani devletle vuruşmaya alıştırılır. Oyle bir şartlanma meydana gelir ki, artık “eylem” demek, kitleler halinde vuruşma demektir. Taraflar yani işçi ve devlet arasına kanlı bir düşmanlık girer. Böylece bütün bir işçi kesimi ihtilâl gücü haline getirilmeye çalışılır! İçlerinden en kabiliyetli olanlar, ötekilerini sürükleme yeteneği bulunanlar, hücrelere alınarak tam militan olarak yetiştirilir ve tekrar kitlelerin içine “ajitatör” olarak gönderilir. Artık “öğrenci ajitatör”ün verini, işçilerin dilinden, halinden daha iyi anlayan, onlarla iyi diyalog kuran “işçi ajitatör’ almıştır. Bir avuç ajitatör, yüzleri, hatta binleri ihtilâl için kullanma etkinliğini kazanmıştır!

SIĞINAKSIZ BİR TOPLUM

Totaliter rejimde mazlumların devlet terörüne karşı sığınacakları hiç bir sığınak yoktur.

Adalete mi müracaat edersiniz?

Başında terörizmin şefleri vardır. Gaspedilmiş haklarınızı almak için grev mi yaparsınız?

Sendikalar hak alma müessesesi değil, terörizmin emrinde baskı organları haline getirilmiştir. Sizi ezen yöneticileri değiştirmek mi istersiniz?

Ne rey hakkınız vardır ne de seçebileceğiniz başka bir parti!

Çağımızda her totaliter düşünce teröristtir, her totaliter devletin dayanağı devlet terörüdür.

“Tek parti diktatörlüğünü” kurarak, insanların “sığınma” ve “seçme” haklarını ellerinden alırsanız, kan kusturmaktan başka yapacağınız bir şey yoktur.

Rusya’da köylülerin ve işçilerin başına gelenler bu çirkin hakikatin acıklı delilleridir.

Rusya’da büyük toprak mülkiyeti zaten kalmamıştı. Sadece orta büyüklükte çiftçiler vardı. Stalin, bu küçük mülkiyetin varlığını bile

Marksizm-Leninizm’in “kavram”larına aykırı gördü ve “KOLLEKTİFLEŞTİRME” denilen çılgınlığa girişti. “İnsan”a, “kavram”ın damgasını vurmak için girişilen bu “KOLLEKTİFLEŞME” nin bedeli, öldürülen veya açlıktan kıvranarak çırpınarak ölen 6 milyon insandır!

Rusya, bugün bile yiyeceği buğdayı dışarıdan satın alan bir ülke…

Köylüler ne yapabilirlerdi ki?..

Seçecekleri başka parti yoktu.

Haklarını arayacakları mahkemeler de yoktu. Dertlerini dinleyecek yöneticiler de yoktu. Haklarını savunmaya kalkıştılar; o zaman da “karşı-devrimci” diye kurşuna dizildiler.

 

Yazıların Alındığı Kaynak:

Taha AKYOL, Politikada Şiddet, Birinci Baskı- Töre – Devlet Yayınevi Ankara 1980,

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

....

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.