RUHSAL YOZLAŞMA, TOPLUMSAL ÇÜRÜME

 

O, görünüşler zindanına ayak bağlamıştır.
Duygular sınırını aşamamıştır.
Mâna yolunda bitkin düşmüştür.
Kendi boğazını kendi kılıcı kesecektir

(İkbal, Muhammed, İslâmî Benliğin İçyüzü, çev. Dr. Ali Yüksel, İstanbul, 1986, s. 87. )

**

Ruhla bütünleşmiş “insan”ın, mekanizm eriğinde sadece “beden karkası”na, yani kemik, sinir ve adele karışımına indirgenmiştir. Marlow’un Faust’unda bir sahne vardır. Burada Dr. Faust, Rönesans kültürünü ifade eden Helen ile karşılaşır. Faust Helen’e der ki: “Tatlı Helen! Bir öpüşünle beni ölümsüz kıl! “.Ve, Helen onu öper. Şöyle der Faust: “Dudakları ruhumu tenimden çekip alıyor; bakınız, ruhum nasıl da kaçıyor!? Gel, Helen! Ruhumu bana geri ver!”. İşte Dr. Faust Helen’in öpüşüyle ruhunu, yani kendisini insan yapan özünü yitirmiş olduğu için ebediyen yok olacaktır- Teknoloji ve maddi gelişmelerin çılgını olan insanlık da, her halde Dr. Faust’tan daha şanslı değildir. [Picon, Gaétan, Fanaroma des idees contemporaines, Gallimard 1968, p. 751. 752.]

**

Şöyle der İkbal

Bir perde bizi kendi orijinimizden ayırmaktadır; şimdi biz yuvalarının yolunu şaşırmış olan kuşlar gibiyiz. İlim şayet kirlenmiş ve bozulmuş ise, gözlerimiz için perdelerin en büyüğünü oluşturur. Ama tefekkür ve varoluşu müşahedeyi gaye ediniyorsa, ilim ayni zamanda bir yoldur ve yol rehberidir (İkbal, Muhammed, Le livre de l’etemite, (DİJAVİDNAMA), trad. Eva Mayerovitch ve Dr. Mohammad Mokri, ed. AJbin Michel, Paris, 1962. p. 66-67.)

Seslere ve harflere kanat verir ilim. Eğer kalbini Yüce Hakikat’e bağlarsa adı “Peygamberlik”; ama Allah’a yabancı kalırsa, bir dinsizlik olur. Aşktan yoksun ilim bir uğursuzluk kaynağı, yaydığı ışık da yerlerin ve denizlerin karanlık geceleri gibidir (ikbal, a.e., p. 21)..

Gerçek ilim, ilahi olan aşkı kapsar, bu aşk Yüce Varlık’a yol bulma, O’na yakınlaşma heyecanıdır. İlim bu aşktan beslenmelidir. Aşktan yararlanmayan bir ilim, olsa olsa bir düşünceler tiyatrosuna benzer. Verilen temsil de, Samiri’nin ki gibi, bir büyüdür. İlahi bilgiden kaynaklanmayan hikmet doğru yolu bulamayıp, kendi öz tasavvurlarının ağırlığı altında ezilerek ötür. Yani Allah’ın nuru olmadan hayat, bir acı çekme, akıl anlamsızlık, din de bir tiranlıktır ( İkbal, İslami Benliğin İçyüzü, s. 33.)

Eğer, insanın fıtri müslüman benliğini değerlendirme aracı olan ilmi (İkbal, Muhammed, İslâmî benliğin İçyüzü. 85.) “ten ile ölçersen yılan olur ve eğer gönlüne bağlarsan yâr olur” (Alusi, Ruhu’l-meâni, X X , 13.)

**

Prof. Dr. SADIK KILIÇ Ruhsal Yozlaşma Toplumsal Çürüme Basım Yılı: AKÇAĞ NO: 32, 1987, ANKARA

 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s