NOSTRADAMUS – Sonsuz Döngü

 

XX. yüzyılın ikinci yarısında, Nostradamus’un şöhreti bütün dünyaya yayıldı. Kehanetler’in sonsuz yorum olanakları Nazi propagandasına hizmet etmek ya da komünizmin yıkılacağını önceden haber vermek için seferber edildi. Çatışmaların ve inançların küreselleşmesi bağlamında, yeni binyılın başlangıcı, yüzlüklerin değişmez güncelliğini ve onların yeni iletişim teknolojilerine uyarlanma becerisini doğrulama fırsatı verdi.

http://www.frmtr.com/garip-olaylar/3543377-nostradamusun-kayip-kitabi-full-papa-suikasti-ikiz-kuleler-2012-a.html

KÜRESEL KÂHİN NOSTRADAMUS

Kâhin Ülkesinin Dışında

Fransızca yazılmış olsa da Kehanetler dünya çapında bir etkiye sahiptir. Kitabın içerdiği kehanetler bir Rönesans insanına görünen biçimiyle dünyanın tamamını kapsamaktadır. Yüzlüklerin coğrafyası Fransa’ya ayrıcalıklı bir yer tanır; Avrupa’ya, Akdeniz havzasına, Osmanlı İmparatorluğu’na ve Asya’ya yayılır, ama Afrika’nın Sahara çölünün aşağısında kalan kesimini, Yeni Dünya’yı gözardı eder; XVI. yüzyılda henüz keşfedilmemiş olan güneydeki topraklardan ise haberdar değildir.

Nostradamus’un meslekî çalışmaları gibi şöhreti de Fransa sınırlarını erkenden aşmıştı. Daha 1554’te Almanca kaleme alınmış ve “Michael de Nostre Dame” imzasını taşıyan bir duvar ilanı Nürnberg’de basıldı. 1672’de Kehanetler’in ilk İngilizce çevirisi gerçekleştirildi. Çevirmen önsözde “kitabın ilk yayımlanmasından itibaren Avrupalılar arasında kazandığı şöhret”ten söz ediyordu. Avrupa’ya yayılmasına rağmen Nostradamus’un kitabının sistematik ve tekrara dayalı biçimde kullanılması uzun zaman sadece Fransa’ya özgü bir olgu olarak kaldı. Kehanetler’e dünya çapında gerçek bir merak ve hayranlık duyulması ancak İkinci Dünya Savaşıyla gerçekleşti.

1930’lu yıllarda “tehlikelerin artması” Nostradamus’a yeniden ilgi duyulmasını sağladı. Avrupa’da faşizmin ilerlemesi nedeniyle yeni bir dünya savaşının çıkmasından endişe ediliyordu, Maurice Privat yönetimindeki Revue de Science conjecturale’in ana konusu, savaşın eli kulağında olmasıydı. Yüzlüklerin yorumuna ayrılmış bu derginin Temmuz 1933 sayısında şöyle deniyordu: “Bir sonraki savaş: 1935’te mi yoksa 1937’de mi?” Aynı şekilde, Almanya’da Zenit, Belçika’da Demain ve başka Fransız dergileri, astrologlardan oluşan uluslararası ağların yayın istasyonuydu. Kendilerini dünya politikasının yorumcusu olarak ortaya koyan astrologlar, bu politikanın şekillendiricisi olduklarını da sanıyorlardı. Sarlat’lı bir hekim olan Doktor Pigeard de Gurbert’in (Max de Fontbrune) yapıtı, işte bu bağlamda yer alıyordu.

Faşizmin yükselişiyle “akıldışı’nın geri dönüşü çoğunlukla bağdaştırılır. Faşizmin uyguladığı kolektif hipnozun okültizme duyulan hayranlıkla atbaşı gittiği düşünülüyordu. Aslında faşist yöneticiler bu akıldışılığı denetim altında tutmak ve kendilerine ters düşecek tahminlerde bulunulması gibi bir tehlikeden kaçınmak için ellerinden geleni yaptılar

Tehlikelerin ve Endişelerin Artması

1934’te karşılaştığı bir yabancının 1605 tarihli bir Kehanetler baskısını vermesiyle, Doktor Pigeard de Gurbert o zamana kadar hiç bilmediği Nostradamus’un evrenini keşfetti. Pigeard de Gurbert “Roman ülkesi, Germen ülkesi ve İspanya (…) asker eliyle çeşitli mezheplere ayrılacak” kehanetini içeren, II. Henri’ye ithaf edilmiş mektubu okuyunca, Mussolini zaten İtalya’da (Roman ülkesi),Hitler de Almanya’da hüküm sürdüğüne göre, Franco’nun İspanya diktatörü olacağına inanmış olsa gerekti.

1934’te tahmin rastlantısal görünebilirdi ama, umulanın aksine, gerçekleşti.    1938’de Dr Pigeard de Gurbert Şarlat’daki küçük bir yayınevinden, Kehanetler yorumlarını içeren bir kitap çıkardı. Max de Fontbrune imzasını taşıyan yapıt gerçek bir başarı kazandı ve en sonunda Vichy polisini endişelendirdi.

1940’ta kitap toplatıldı, matbaanın kurşun harf kalıpları imha edildi. Fransız hükümeti, V, 17 numaralı dörtlüğü Hitler’in düşüşünün habercisi gibi yorumlayan bir kitabın piyasada kalmasına göz yumarak muzaffer Alman komutanın keyfini kaçırmaktan çekiniyordu.

Geceleyin Kral bir ağaçlıklı yolun yakınından geçerken Kıbrıslı olan ve baş muhafız
Başkası Kral sanılınca, iktidar Rhône boyunca kaçar Komplocular onu öldürmeye girişecek

Benzer nedenlerden ötürü, Vichy makamları Emile Ruir’in kitabının dağıtımını da yasakladılar. Başlık, içeriği açıkça anlatıyordu: Le grand carnage d’apres les propheties de Nostradamus de 1938 â 1947 (Nostradamus’un Kehanetlerine Göre 1938’den 1947’ye Kadar Büyük Les propbeties Katliam). O çalkantılı dönemde kehanetlerin ağır bir siyasal yükü vardı.

1938’de Fransa İçişleri Bakanlığı ünlü astrolog Maurice Privat’ya ertesi yıl için olumlu kehanetler ısmarlamıştı. Kitap 1940, annee de grandeur française (Fransa’nın Görkemli Yılı 1940) başlığıyla, Mayıs-Haziran bozgunundan kısa bir süre önce yayımlandı. 

Nostradamus Savaşa Gidiyor

Vichy hükümeti Alman işgalciyi incitebilecek kehanetlerin dağıtımını önlemenin en iyi yolunu araştırırken Naziler de halkın bu tür literatüre gösterdiği ilgiyi kendi yararlarına kullanmayı düşünüyorlardı. Binyılcı eski bir gelenekten alınma Üçüncü Reich mitosu Kehanetler’de bazı yansımalar bulabilirdi. Astroloji çevrelerini ve tahminlerin basında yayımlanmasını sıkı bir gözetim altına aldıran Goebbels (Hitler’in propaganda bakanı), gelecekte Avrupa’nın Nazi boyunduruğuna gireceğini haber veriyordu. Ne var ki Krafft ile işverenleri arasındaki ilişkiler fırtınalı oldu. Krafft defalarca Führer’e komplo kurmakla suçlandı, kehanetleri ciddi biçimde sansüre uğratıldı. Hatta 12 Haziran 1941’de tutuklanıp hapse atıldı. Sıkı bir gözetim altına alınan astrolog propaganda içerikli fallar kaleme almaya zorlandı. En sonunda Oranienburg toplama kampına götürüldü, 1945’in Ocak ayında Buchenvvald’e nakli sırasında öldü.

Nazi iktidarı, hem inandığı için hem propaganda kaygısıyla Nostradamus’a ve astrolojiye özel bir ilgi gösteriyordu. Ama bu ilgi her türden kehanet ve tahmine karşı aşırı bir hassasiyetle kendini belli etti her şeyden önce. 1941’de Rudolf Hess’in ihanetinin ardından, birçok astrolog Krafft’ın akıbetine uğradı, etkinlikleri sıkı bir denetim altına alındı. Ama buna paralel olarak, Almanlar Fransa’da Nostradamus’un dörtlüklerini içeren el ilanları dağıttırdılar. 1943’te İngiliz makamları, Almanca olarak Nazi yöneticilerinin yıldız fallarını, sahte astroloji dergilerini (gerçek bir dergiden, Zenit’ten esinlenilerek basılmış dergilerdi bunlar), Nostradamus propheziert den Kriegsverlauf (Nostradamus Savaşın Gidişatını Haber Veriyor) başlığı altında düzmece Nostradamus kehanetlerini yayımlayarak Almanlara karşılık verdiler. Uzun zaman boyunca Fransa’nın iç politika meseleleriyle sınırlı kalan Kehanetler böylece bir savaş silahına dönüştü.

Goebbels’in Günlüğü
19 Mayıs 1942

Reich’ın Goebbels yönetimindeki Propaganda Bakanlığı (yanda, Goebbels Ocak 1943’te Berlin’de bir söylev verirken) okültizm ve astrolojinin o dönemde çok popüler olduğunun farkındaydı. Goebbels bu konuya endişeyle karışık bir ilgi duyuyordu zira iktidara aykırı düşebilecek olası kehanetlerin yayılmasını denetlemek söz konusuydu.

Ama propaganda amacıyla, yabancı devlet başkanlarının, başarısızlığa uğrayacaklarına ilişkin ayrıntıların yer aldığı astrolojik portrelerini hazırlatıyordu.

“Okültistleri propagandamızda nasıl kullanabileceğimizi gösteren bir plan hazırladık. Amerikalılar ve İngilizler kolayca bu tür tuzağa düşüyor. Dolayısıyla okült kehanetler konusunda bulabildiğimiz bütün uzmanları partiye kaydetmekle meşgulüz. Bir kez daha Nostradamus’tan alıntı yapacağız.”

**

Nazi davasına hizmet edebilecek bir astroloğu kendi yanına çekmeye çalıştı. Yahudi düşmanı ve Reich hayranı İsviçreli astrolog Karl Ernst Krafft, RSHA’nın (Reichssicherheitshauptamt, Reich Güvenlik Baş Dairesi) hizmetine girdi. 1940-1941 arasında, Kehanetler’in yorumlu baskılarını çıkardı, bu kitaplarda “10 Mayıs 1900’de Basel’de (İsviçre) doğan Karl Ernst Krafft (yanda, 1932 yılında Zürih’te) önce bilime yöneldi: 1919 Şubat’ında Basel fen fakültesine kaydoldu ama çok geçmeden astrolojiyi keşfetti. Bu dalın bilimsel temellerden yoksun oluşu onu hayal kırıklığına uğrattı. Krafft, astrolojiyi, istatistik incelemelerle daha akılcı bir yol olan “astrobiyoloji’ye dönüştürmeye çalıştı. Bu çalışma vesilesiyle bir teori oluşturdu: Teoriye göre, Nostradamus, geleceği, bu gelecek “astrolojik ikizler”ini yani kendi haritasıyla astrolojik bağları olan insanları ne kadar ilgilendiriyorsa, o kadar iyi seziyordu.

**

İnançların Küreselleşmesi

İkinci Dünya Savaşı Kehanetler kitabının dağıtım tarihinde bir dönüm noktası oluşturdu. Fransız sınırları dışında çoktan ünlenmiş Nostradamus, kendisininkinden çok uzak düşünce sistemlerinin içine mükemmel biçimde oturarak dünya çapında bir fenomene dönüştü. XX. yüzyılın ikinci yarısında hemen hemen bütün dillere çevrildi.

Günümüzde, Nostradamus’un yabana atılamayacak bir başarı kazandığı Japonya’da, Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Fransa’da olduğu gibi Hindistan’da da Kehanetler’in baskıları satın alınabilmektedir. Doğu Avrupa’da kitap, komünizmin çöküşünü beklemekte, umut etmekte, sonra da yorumlamakta kullanıldı.

1981 yazında Jean- Charles de Fontbrune’ün kitabı bütün satış rekorlarını kırarken Nostradamusçular ve ezoteristler Romen Vlaicu Ionescu’nun çalışmalarını ona tercih ediyordu. Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etmiş olan Ionescu Kehanetler’den bir yığın dörtlüğü komünizme yönelik anıştırmalar olarak yorumladığı bir kitap yayımlamıştı 1976’da. 1987’de Ionescu ikinci bir kitap yayımladı; kitabında, komünizmin 1991’de çökeceğini haber veriyordu. Önsözde hermetist felsefeci Raymond Abellio “bu incelemenin büyük önemini” selamlayarak şöyle diyordu: “Vlaicu Ionescu’nun yorumlarının geçerliğini doğrulamak için fazla beklemek zorunda kalmayacağız zira iki yaptında da Rus komünizminin 1991’in Haziran ayında yıkalacağını belirtiyor.

Bıı kehanetin gerçekleşip gerçeklemeyeceği Japonya’da özel bir ilgiyle izleniyordu. 1991’in Mart ayında            Tsukuba Üniversitesinden Tadeo Takemeto Ionescu’nun kitabının çevirisini bizzat üstlenmişti.

Mikhail Gorbaçov’un Japonyaya resmi bir ziyaret için geldiği sıralarda Japon televizyonunda konuşmaya davet edilen Ionescu kehanetinin takvimini kesinleştirirken Rus komünizminin çöküşü için Eylül ayını işaret ediyordu. 1991 yazındaki kriz ve Boris Yeltsin’in iktidara gelmesi Vlaicu Ionescu’nun şöhretine büyük katkı sağladı.

1993’te Ionescu, üçlemenin, Marie-Therese de Brosses ile birlikte yazdığı son kitabını yayımladı. Brosses, Japonların Ionescu’ya “görkemli bir karşılama” hazırladığını, oysa kendisinin, birçok Fransız gibi, Ionescu’nun çalışmalarından haberdar olmadığı için, Jean-Charles de Fontbrune’ün kitabının başarısına katkıda bulunmuş olmaktan pişmanlık duyduğunu ifade ediyordu. 

Kıyametin Geri Dönüşü

Nostradamus’un Japonya’da başarı kazanması bambaşka nitelikte birtakım olaylara da bağlıydı. 1989’da Michel Chomarat, Nostradamus hayranı, neredeyse kör bir Japon tarafından ziyaret edildi. Ruzo’nun Nostradamus koleksiyonunun yok olmasından beri dünyada eşi benzeri olmayan, etkileyici bir koleksiyona sahip Chomarat, Japon’un ilgisini çekmişti. Ama 1995’in Mart ayında ziyaretçisinin Nostradamus’a duyduğu ilginin gerçek nedenlerini öğrenince dehşete kapıldı. Shoko Asahara adındaki bu adam Tokyo metrosuna sarin gazıyla bir saldırı düzenleyerek kıyameti başlatmaya çalışıyordu.

“Aum Yüce Gerçeklik” adındaki bir tarikatın lideriydi. Tarikatın önemli kolları hükümete ve büyük araştırma kuramlarına kadar uzanıyordu. Tokyo metrosuna düzenlenen saldırının mimarları, en ünlü üniversitelerden mezun hekimler, mühendisler ya da fizikçilerdi.

2000 yılına yaklaşılırken kıyamet geleneği adeta yeniden doğdu ve basında geniş yankı buldu. Yeni binyıla giriş bu yeniden doğan kıyametçiliğin tek nedeni değildi. Batı toplumlarında tarikat fenomeninin gelişmesi ideolojilerin ve bireyleri çerçeveleyen geleneksel yapıların bunalımına bir yanıt olarak yorumlanmıştı. Kolay inanırlığın arttığına ilişkin teşhis basında harcıâlem bir şey gibi ele alındı, oysa bu teşhis, çoğunlukla, inanç olguları konusunda basite indirgeyici bir yaklaşıma dayanıyordu; ayrıca, biraz fazla aceleci davranarak, örnek teşkil ediyormuş gibi gösterilen heyecan uyandırıcı meselelerin abartılı bir şekilde kullanılmasından da kaynaklanıyordu. Nitekim 1999 yılı hem astrologlar hem akıldışı korkuların sökün etmesinden endişe edenler tarafından her türlü tehlikenin yılı olarak gösterildi.

Elisabeth Tessier astroloji almanağı geleneğine göre kaleme alınmış yıllık kehanet derlemesinde 1999’un “kader yılı” olduğunu haber veriyordu. 11 Ağustos’ta gerçekleşmesi beklenen Güneş tutulması hakkında Nostradamus’un ünlü dörtlüğünü hatırlıyordu.

“Bin dokuz yüz doksan dokuz yılının yedinci ayı gelince,
Göklerden büyük bir dehşet Kralı gelecek
Moğolların büyük Kralını diriltmeye
Önce sonra Mars hükmedecek esenlikle” (X, 72)

Felaket habercisi literatürün en eskimiş kalıplarını ölçüsüzce kullanan  astrolog “yıldırım gibi bir savaş  tehlikesi, ya bakteriyolojik ya da ne yazık ki nükleer bir savaş ya da hatta, neden olmasın, Başka Bir Yerden gelme varlıklar aracılığıyla, uzayla ilgili görkemli bir olayla bağlantılı bir savaş” öngörüyordu. Birkaç ay sonra medya demeçlerinde tehlike kesinleşti: Elisabeth Tessier, Satürn’ün aylarından Titan’a gönderilen uzay aracı Cassini’nin muhtemelen düşeceğini haber veriyordu. Çalışmasını sağlamak için küçük bir radyoaktif yük donanımı bulunan araç, uzaya çıkabilmek için dünyanın yakınından tekrar geçmek zorundaydı. Astrolog bu geçişin yanlış hesaplandığından, aracın ve taşıdığı plütonyumun dünyaya düşeceğinden korkuyordu. Aynı sıralarda, ünlü modacı Paco Rabanne yaz mevsiminde en korkunç felaketlerin meydana geleceğini haber veren bir kitap yayımladı: 1999, lefeu du ciel (1999, Gökten Gelen Ateş). Dünya yörüngesindeki Mir uzay istasyonunun Paris ve güneybatı Fransa’da Auch ve Lectoure üstüne düşeceğini söylüyordu. Modacı 1951’de gördüğü bir rüyetin doğrulamasını Nostradamus’un kitabında bulduğunu belirtiyordu: “Canlı canlı yanan onlarca, yüzlerce insan haykırarak Paris sokaklarında koşuyordu.” Elisabeth Tessier’nin kehanetleri ve Paco Rabanne’ın kitabı, herkesin Fransız topraklarından görülebilen ender Güneş tutulmalarından birini beklediği sırada yayımlandı. 1981 yazında Jean-Charles de Fontbrune’ün Fransa’nın Sovyetler tarafından işgal edileceğini haber verdiği zaman yaşanana benzer bir olay yaşandı. Astrologların ve falcıların olacağını söylediği felaketlere, halkın saflığıyla beslenen gerçek bir toplumsal kıyamet senaryosu ekleniyordu.

Nostradamus ve Siber-kültür

11 Eylül 2001’de Dünya Ticaret Merkezi kulelerine yönelik saldırıları izleyen saatlerde, endişe verici söylentiler internette dolaşmaya başladı: Şeytanın yüzü alevler içindeki kulelerden yükselen dumanlarda görünmüş, gökyüzünde işaretler, mucizeler ya da uzaylıların gemileri belirmiş. Hele hele, Kehanetler dikkatle okunsaymış olay önceden öğrenilebilirmiş. Nostradamus’a atfedilen birçok dörtlük sanal ortamda dolaşıyordu. Birkaç dakika içinde dünyanın dört bir yanına yayılan bu dörtlükler forum sayfalarını kapladı:

“in the year of the new century and nine months,
From the sky will come a great King of Terror…
The sky will burn at forty-five degrees.
Fire approaches the great new city…”

“Yeni asrın yılında dokuzuncu ayda,
Gökten büyük bir Dehşet Kralı gelecek…
Gök kırk beşinci enlemde yanacak.
Yangın büyük yeni şehre yaklaşıyor…” (ç.n.)

Ya da

“in the city of York there will be a great collapse,
Two twin brothers torn apart by chaos
While the fortress falls the great leader will succumb
Third big war will begin when the big city is burning.”

“York şehrinde büyük bir yıkılma olacak,
İkiz kardeşler kargaşayla birbirinden ayrılacak
Kale düşerken büyük lider can verecek
Üçüncü büyük savaş başlayacak büyük şehir yanarken.”
(ç.n.)

Uzmanlar çok geçmeden bu iki dörtlüğün sahte olduğunu fark ettiler. Birincinin başlangıcı, 1999 yılından söz eden X, 72 numaralı dörtlüğün ilk iki dizesinden esinlenerek yazılmıştı. Sonraki iki dize VI, 97 numaralı dörtlüğün başından alınmaydı:

 “Kırk beşinci enlemde gök yanacak,
Ateş büyük yeni şehre yaklaşacak
Dağınık büyük alev sıçradığı zaman
İstenirse Normanlar kanıt olacak.”

İkinci dörtlüğe gelince, Nostradamus’un üslubunun yaklaşık bir taklidinden başka bir şey değildi. Bu yutturmacaları kınayan internet kullanıcılarının mesajları çoğaldı; yanlış bilgilerin izini sürmekte uzmanlaşmış birçok internet sitesi gerekli açıklamaları yaptı. Ama bu öyle büyük bir olaydı ki sonraki aylar boyunca da hep Nostradamus’a başvuruldu. Böylece internet ağı ve bilişim sektörü Kehanetler’in yorum ve dağıtım olasılıklarını çoğalttı. İnternette Nostradamus sözcüğüyle yapılan bir arama 250.000’i aşkın sonuç vermektedir. Kehanetler bilişim kültürünün yöntem ve davranışına mükemmelen uyum sağlamıştır çünkü bunlar yorumcular için bir üstmetin gibi işlev görür. Ama, tıpkı yüzlüklerin ilk basıldığı zamanlardaki gibi, bilginin güvenilirliği ve metinlerin özgünlüğü meseleleri tartışılmaya devam etmektedir. Kâhinin ölümünden itibaren Kehanetler kitabının eski tarih atılmış ya da düzmece baskıları çoğalmaya başlamıştı. O ünlü turnuvada II. Henri’nin ölümü sırasında bizzat Nostradamus kendi dörtlüklerinden birini olaya daha iyi uysun diye biraz değiştirmemiş miydi? Ayrıca, Nostradamus’un öteden beri propaganda amacıyla manipüle edildiğini de biliyoruz. Dolayısıyla modern yorumcular ve sahteciler eskilerden büsbütün farklı değiller, ama metinlerin dijital basımının sunduğu olanaklar onların kapasitesini artırmış durumda.

DÜN VE BUGÜN, “İNSANLARA KONUŞACAK KONU VERMEK”

Nostradamus insanı yoruma zorlar, yapıtıysa müthiş bir önmetin işlevi görür. Nostradamus’un çağdaşlarından vakanüvis Pierre de l’Estoile bu tür literatürün ana işlevinin “insanlara konuşacak konu vermek” olduğunu çok isabetli bir şekilde belirtmişti. Aslında, kâhin 1566’da öldüğünden beri, her çağ kendi kaygılarını görmek için Kehanetler aynasında kendine baktı. Nostradamus yorumcuları Kehanetler’de. Dünya’nm nasıl evrileceğine ilişkin; Nostradamus’a karşı çıkanlar da halkın saflığına ilişkin iç rahatlatıcı kesinlikleri buldular.

Nostradamus, yüzlüklerinin 3797’ye kadar olan dönemi kapsadığını kendisi söylüyordu. Dolayısıyla Kehanetler üstündeki tartışma henüz başlangıç evresinde. En azından, yıldızsever kâhinin tek doğrulanmış kehaneti böyle düşündürüyor:

“Contre ceux qui tant de foys m’ont faict mort.
Immortalis ero vivus, moriensque, magisque
Post mortem nomen vivet in orbe meum.”

[Birçok defa beni öldürenlere karşı. Yaşarken ölümsüz olacağım, ölüm anında da, daha da çok ölümden sonra adım evrende yaşayacak.]

Hazırlayanlar

Herve Drevillon Tarih alanında agregasyon ve doktora yapmıştır., Paris 1 Pantheon-Sorbonne Üniversitesi’nde öğretim görevlisidir. Kitapları: Lire et ecrire l’avenir. L’astrologte dans la rance du Grand Siecle (Seyssel, Champ Vallon, 1996), Histoire culturelle de la France (16e-18e siecle) (Paris, Armand Colin, 2002). Pascal Brioist ve Pierre Serna ile birlikte Croiser lefer. Violence et culture de l’epee dans la France moderne (XVe-XVIIIe siecle) (Seyssel, Champ Vallon, 2002).

Pierre Lagrange bilim sosyolojisi uzmanıdır.

Paris’teki Ecole des Mines’de Yenilik Sosyolojisi Merkezi’nde (Centre de Sociologie de l’Innovation) araştırmacı olarak çalıştıktan sonra, CNRS’te Kültür Kurumu Antropoloji ve Tarih Laboratuvarı’na bağlı olarak çalışmaya başlamıştır. “Bilimötesi bilimler” konusundaki tartışmaların incelenmesinde uzmanlaşmış Lagrange, bilimlerin toplumsal tarihinde kullanılan araçları bu konulara uyarlamakla uğraşmaktadır; çok sayıda kitabı, basında ve akademik dergilerde yayımlanmış makaleleri bulunmaktadır. 

Sh:79-95

 

Kaynak: NOSTRADAMUS – Sonsuz Döngü- Herve Drevillon ve Pierre Lagrange Özgün adı: Nostradamus – L’eternel retour, Çeviren: Elif Gökteke YKY’de 1. baskı: Haziran 2010, İstanbul

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s