KİM KARAR VERİYOR “O” MU “SEN” Mİ

 

SALYANGOZ KİTABININ HAZİN SONU: SCHNECKENTRAUM

“Eski Tas”
İYİ BİR DÜŞÇÜ, ASLA UYANMAZ.(Pessoa)

 

Salyangoz, yumuşakçalar (Mollusca) şubesinin Orthogastropoda sınıfındaki kabuklu kara hayvanlarının ortak adı. İyi de boş verelim şimdi başlığımızı, konumuzun aslında bu salyangopedik mevzularla hiç alakası yok.

Asıl mevzu şu: Aşk nelere kadirdir?

 Sözgelimi ben, sevdiği oğlanın hatırına televole yorumcusu kesilen, hatta takım değiştirip  holiganlaşan kızlara rast geldim. Köpekten nefret ettiği halde “ah canım” nidalı sevgi kelebeğine dönüşen oğlanlara falan. Peki insan bir görüşte aşık olduğu kitapçıda çalışan bir kız ya da bir oğlan için; daha önce “işim olmaz!” diyeceği kitapçıya dadanabilir mi?

 Yalnızca kitap ciltleri üzerinde gezinen bir kitap kurduna dönüşebilir mi?

 Hiç ilgisini çekmeyecek olan, kapağını; hatta içine konulduğu ambalaj paketini açmadan bir kenara koyacağı salyangozların özel yaşamına dair bir kitabın bile iştahlı müşterisi olabilir mi?

 Paraya para demeyip, her gün en az bir kitap alabilir mi?

 Tüm bu soruların yanıtı, aşk her şeye kadirdir perspektifi gereği kuşkusuz evet olacak. Evet çünkü aşk bir bakıma en yaygın görme bozukluğudur ve ne mutlu ki öyledir. Aşk; nesneleri yamultan, onlara daha önce hiç kullanılmamış anlam dizileri ekleyen şahane bir çarpıtmadır. Aşk, düş dünyanın dış dünyaya meydan okuduğu bir evrendir: Orada herkes kendi sürreal şaheserini kendi yaratır. O nedenle dış dünyada alelade bir çakıl taşı olan nesne, onu size aşkın belirli bir anında sevgilinin vermesiyle birden düş dünyanın ikonik baş tacına dönüşür. Aşkta konu bir kitap olduğunda, bu okuma dışında ve hiç de salyangopedik olmayan bir amaca hizmet edebilir pekala.

Iván Sáinz-Pardo’nun senaryosunu yazıp yönettiği, Alman-İspanyol yapımı 15 dakikalık Salyangoz (Schneckentraum) adlı bu kısa film, başlangıçta fazla melodramatik görünse de –efendim camdaki buğuya isim yazmalar, göz süzmeler vs, çarpıcı finaliyle gerçekten duygulandırdı beni. Dahil olduğu festivallerin önemlice kısmında ödüller alıp takdir toplayan 2001 yapımı ve siyah-beyaz çekilen Schneckentraum, bir kafede otururken karşı masalardan birindeki oğlanı fark edip, görür görmez etkilenen bir kızın (Julia Brendler), çocuğu (Fabian Busch) çalıştığı kitapçıya kadar takip etmesinin, sonra da o kitapçının en sadık müşterisi haline gelişinin hikayesi. Hayatın; uzun vadeli planlar karşısında olduğu gibi bazan kısacık ertelemeler karşısında da insana acı bilgiler sunan, Türk filmlerindeki kötüadamgülüşlü yansımasını gösteren bir hikaye.

Hamiş: Bir kitapsever olmasanız bile, siz siz olun, elinize geçen kitabın hiç değilse kapağını açmadan asla bırakmayın.

Kısa’dan Hisse: Kitaplar okumak içindir. Salyangozlarla ilgili olsalar bile.

***********

(Abone olunmuş yazıların bilgisi geldiği halde okunmadan silinen mesajlara ne denilmeli, değil mi?

Hangi mektup cevapsız bırakılmalı?

Buna kararı kim verebilir? )

Filmin Künyesi

ADI: Schneckentraum (Rüya-Salyangoz)

YÖNETMEN: Ivan Sainz-Pardo

YIL: 2001

MİLLİYET: Almanya / İspanya

SÜRE: 15:05

TÜR: Kurgu

OYUNCULAR: Julia Brendler, Fabian Busch, Ulf Söhmisch

SENARYO: Ivan Sainz-Pardo

FOTOĞRAF: Sorin Drăgoi

 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

....

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.