FÂTIMA’M

 

KADINLARIN ULUSU HAZRET-İ FÂTIMATÜZZEHRA İSLÂM KADINLARINA MÜKEMMEL BİR ÖRNEKTİR.

•             Meryem, yalnız İsa’nın anası olduğu için azizdir. Hazret-i Fâtıma ise üç cihetten azizdir.

•             Âlemlere rahmet olan ve evvel ve ahir âleme gelen bütün insanların kendisine tâbi oldukları Hazret-i Muhammed’in gözünün nurudur.

•             O Hazret-i Muhammed salla’llâhu aleyhi ve sellem ki dünyanın bedenine yeni bir can verdi, yeni bir din yarattı.

•             Sonra “Hel etâ”  tacını başına giymiş olan Hazret-i Ali’nin, o müşkülleri halleden Allah’ın arslanının zevcesidir.

•             Hazret-i Ali öyle bir padişahtır ki sarayı bir kulübe, bütün malı mülkü bir kılıç ve bir zırhtan ibarettir.

•             Sonra biri aşk pergârının merkezi, diğeri aşk kervanının başı olan iki kardeşin annesidir.

•             Birisi (Hazret-i Haşan) Kâbe yatak odasının mumu, ümmetlerin hayırlısı olan İslâm cemiyetinin koruyucusudur.

•             Tek, harp ve kin ateşi sönsün diye taca ve hakimiyet yüzüğüne tekme vurmuştur.

•             Diğeri ise (Hazret-i Hüseyin), cihanın en iyi insanlarının efendisi, cihan hür ve asillerinin kolunun kuvvetidir.

•             Hayat terennümündeki sûziş, Hazret-i Hüseyin’dendir. Hakk ehli hürriyeti Hüseyin’den öğrenmiştir.

•             Oğulların ahlâk ve seciyesi, analarından gelir. Sadakat ve temizlik cevheri analardan gelir.

•             Müslümanlık tarlasının mahsulü olan Hazret-i Fatıma, analara mükemmel bir örnektir.

•             Bir muhtaç karşısında o kadar içi yanmıştı ki, çarşafını bir Yahudiye satarak o ihtiyacı karşılamıştı.

•             Melek de, şeytan da onun emri altında idi. Her işte kendi arzusunu değil, zevcinin rızasını düşünür ve o yolda hareket ederdi.

•             O sabırlı ve daima hakkın emri dahilinde onun rızasını elde etmeye çalışan Hazret-i Fâtıma, bir taraftan değirmen döndürürken bir taraftan Kur’an okurdu.

•             Gözyaşları yastığa akmazdı. Namazın eteğine inciler saçardı.

•             Cebrail, onun gözyaşını yerden toplayıp çiğ danesi gibi yüksek arşın üzerine serperdi.

•             Ayağında zincir, hak dininin bağı idi. Hazret-i Muhammed’in fermanını muhafazadan başka bir şeyle mukayyet değildi.

•             Yoksa onun türbesini tavaf eder mi idim, mezarının üzerinde secdelere kapanır mı idim.

MÜSLÜMAN KADINLARA HİTAP

•             Ey örtüsü, bizim namusumuzun perdesi olan Müslüman kadın! Senin parıltın bizim fanusumuzun sermayesidir.

•             Senin temiz yaradılışın; bize Hakk’ın bir rahmetidir. Dinin kuvveti, milletin temelidir.

•             Çocuğumuz sütten kesilir kesilmez, ona evvelâ “Lâ ilâhe illallâlı’ı” sen öğrettin.

•             Senin muhabbetin, bizim tavrımızı, fikrimizi, sözümüzü, işimizi tanzim eder.

•             Senin bulutunda yerleşmiş olan bizim şimşeğimiz; dağlarda çaktı, sahralarda koştu.

•             Ey hak dini nimetlerinin kendisine emanet edildiği İslâm kadını! Hak dininin yanan aşkı senin nefeslerindedir.

•             Bugünkü devir, müraî; dışı süslü, içi çirkin ve hilekârdır. Onun kervanı, din malının yolunu vurur.

•             Onun anlayışı kördür ve Allah’ı tanımaz. Ancak insaniyet vasfından tecerrüt edenler onun zincirine bağlanmışlardır.

•             Gözü küstah ve pervasız bakar. Kirpiklerinin pençesi bir yakaladı mı bir daha bırakmaz.

•             Ona avlanmış olan kendini hür sanır. Onun eliyle ölen kendini diri sanır.

•             Cemiyetin fidanına su veren sensin. Milletin sermayesini muhafaza eden sensin.

•             Ticaretinde kâr ve zarar düşünme, babalarının yolundan zinhar ayrılma.

•             Hayat, felek çok haşin ve kudretlidir. Buna karşı daima uyanık olarak evlâtlarını yetiştir.

•             Daha kanat açmayan bu çemen evlâdan, yuvalarından uzak düşmüşlerdir.

•             Senin yaradılışının ulvî cazibeleri vardır. Âkilâne hareket et, Hazret-i Fâtıma, Müslüman kadını için bir örnektir. Ondan gözünü ayırma.

•             Ta ki senin dalın da bir Hüseyin meyvesi versin; gülistan eski mevsimi getirsin.

Sh:50-51

Kaynak: MUHAMMED İKBAL, ESRÂR-I HODİ [Benliğin Sırları], RUMUZU BÎHODÎ- “ Benlikden geçmenin remizleri „ESRAR VE RUMUZ, hazırlayan: Prof. Dr. Ali Nihat Tarlan, Yenilik Basımevi, 1958, İstanbul

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

....

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.