SONE’mler

 

BABAM VAR DİYORSUN YA; BIRAK, OĞLUN DA DESİN

 

SONE 13

 

Ah sen keşki sen olsan! Ne var ki, canlar canı,

Sen değilsin sen, ne de burda yaşayan sensin.

Dilerim şu yaklaşan ecele hazırlanmanı;

Güzel yüzünü başka birine vermelisin.

Şu emanet güzellik böylece son bulmazsa,

Benliğin, sen öldükten sonra yaşatır seni;

Bir çocuğun olursa sürdürür, hiç olmazsa,

O tatlı varlığıyla senin güzelliğini.

Kimse cânım bir evi bırakmaz çürümeye

Görkemini şerefle ayakta tutmak varken,

Kış günlerinde azgın bora öldüresiye,

Sonsuz ecel ayazı, onu yaman sarsarken.

 

Ah! Bu israf, sevgilim. Sen kendinden bilirsin:

Babam var diyorsun ya; bırak, oğlun da desin.

 

Kaynak: WILLIAM SHAKESPEARE- TÜM SONELER, Çeviren ve Hazırlayan, Talât Sait Halman, Yeditepe, 1993, İstanbul

 

NASIL BU KÖR ÖFKEYLE GÜZELLİK CENGE GİRER

 

SONE 65

 

Ne tunç ne taş ne toprak ne de sonsuz denizler

Acıklı fâniliğe karşı koyamazlarken,

Nasıl bu kör öfkeyle güzellik cenge girer

Çabasında en fazla bir çiçek gücü varken?

Ah, nasıl göğüs gersin yazın tatlı rüzgârı

Azgın günler dört yandan üstüne yürüdükçe,

Bozguna uğrattıkça yenilmez kayaları,

Çelik kapılar bile: Zamanla çürüdükçe?

Ne korkunç bir düşünce: Ah, nerde saklı dursun

Çağların mücevheri Çağların sandığından?

Bir zorlu el var mı ki bu koşuyu durdursun?

Güzellik yağmasını kim esirgesin ondan?

 

Yok hiçbiri, meğer ki bu mucize sürsün de

Sevdiğim ışıldasın kara yazı üstünde.

 

Kaynak: WILLIAM SHAKESPEARE- TÜM SONELER, Çeviren ve Hazırlayan, Talât Sait Halman, Yeditepe, 1993, İstanbul

 

 

“GÜZEL ANCAK KARADIR”

 

SONE 70

 

Sana kara çaldılar, senin suçun değil bu:

İftira, hep iyiyi, doğruyu hedef bilir;

Güzelliğe takılan bir süs gibidir kuşku,

Karga, gökteki en hoş havalara yönelir.

İyi olursan sana değer katar iftira,

Çağının sevgisini kazanırsın üstelik;

Kurt gibi diş geçirir kötülük goncalara,

İştah açar sendeki saf, lekesiz körpelik.

Artık ardında kaldı gençliğinin tuzağı;

Ayağını denk aldın; yenik düşüremedi;

Ama belli övgünün sonsuz olmayacağı,

Zincire vuramaz ki şiddetlenen hasedi.

 

Kötülüğün lekesi maske olmasa sana

Yüreklerin sultanı olurdun tek başına.

 

SONE 131

 

Sen şu hâlinle tam bir zorbasın: nasıl zâlim

Olursa güzellikle övünüp şişinenler …

İyi bilirsin, benim aşk düşkünü yüreğim

İçin sensin en güzel, en değerli mücevher.

Ama seni görenler içtenlikle diyor ki:

Sevgiye ah dedirtmek gücünden yüzün yoksun.

Yanılıyorlar demek öyle zor geliyor ki

Bunu yalnız kendime söylüyorum, andolsun.

Elbet yemin ediyor değilim yalan yere:

Yüzünü düşününce bin inilti ardarda

Gelip tanık oluyor söylediğim sözlere:

Senin karan en güzel kara benim kafamda.

 

Yaptıkların bir yana, hiç kara değilsin sen:

Sanırım, sana kara çalmaları bu yüzden.

SONE 132

 

Vurgunum gözlerine, o gözler acır bana,

Bilirler, yüreğin hor görüp işkence eder;

Seven yaslılar gibi kara çekmiş sırtına,

Kıvranışımı özlü bir şefkatle süzerler.

Sabahleyin göklerde ışıyan güneş bile

Yaraşamaz Doğunun soluk yanaklarına,

Akşama yol gösteren gür yıldız, görkemiyle

Böyle ışık saçmaz loş Batının yarısına:

Yaşlı gözlerin daha çok yaraşır yüzüne.

Bana da bir pay ayır yüreğindeki yastan:

Seni yas daha güzel gösterir ele güne;

İşte acıma duygun sana biçilmiş kaftan.

 

“Güzel ancak karadır,” diye yemin ederim,

Senin renginden yoksun olan çirkindir derim,

 

SONE 125

 

Anlı şanlı yaşadım, bir alay süs, şatafat;

Dış varlığa bu kadar özenmek neye yarar?

Sonsuzluğa erişmek için bunca temel at,

Hepsi de çöküp gider, kısacık yaşamı var.

Az mı gördük, ikbalde tantanayla yaşarken

Nimetlerin bedeli yüzünden kimler bitti;

Yalın zevki bırakıp debdebeye koşarken

Zavallı eyyamcılar okka altına gitti.

Bense senin gönlünde yaltaklanırım sana,

Al şu armağanımı, yoksul ama yürekten;

Düzmece, düşük şeyler karışmamıştır ona,

İşte değiş-tokuş bu: sana karşılık sırf ben.

 

Vazgeç iftiralardan, özentileri bırak,

Hep kara çalsalar da gerçek ruh kalır ak pak.

 

Kaynak: WILLIAM SHAKESPEARE- TÜM SONELER, Çeviren ve Hazırlayan, Talât Sait Halman, Yeditepe, 1993, İstanbul

 

KÖLEN OLMUŞUM SENİN, ELDEN BAŞKA NE GELİR

SONE 57

 

Kölen olmuşum senin, elden başka ne gelir,

Gece gündüz el pençe divanım buyruğuna;

Geçirdiğim saatler baştan başa bir hiçtir

Sen buyurmuş değilsen çabalarım boşuna.

Senin için, sultanım, saatleri gözlerken

Ben kimim ki küseyim sonu gelmez günlere,

Kara kara düşünmem, acı çekmem özlerken

Uğurlar olsun dersen kölene sen bir kere;

Ben kimim ki kıskanıp kuşkulanıp sorayım

Kimle içli dışlısın, nedir yaptığın işler;

Derdim günüm put gibi düşünmeden durayım,

Mutlu kıldıklarını bilmek içime işler.

 

Öyle körkütük sadık bir köledir ki sevda,

Seni kötü göremez bin kötülük yapsan da.

 

Kaynak: WILLIAM SHAKESPEARE- TÜM SONELER, Çeviren ve Hazırlayan, Talât Sait Halman, Yeditepe, 1993, İstanbul

 

 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

....

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.