END GAME (2018) Oyun Sonu

 

40 dk

Yönetmen:Rob Epstein, Jeffrey Friedman

Ülke: ABD

Tür: Belgesel, Kısa Metraj

Vizyon Tarihi:01 Mayıs 2018       (ABD)

Dil: İngilizce, Farsça

Müzik: T. Griffin, Máté Papp

Altyazı çevirmeni: Hamit Çalışkan

Özet:

Kaçınılmaz sonla karşı karşıya olan ölümcül hastalar, hayat ve ölümle ilgili yaklaşımımızı değiştirmeye çalışan sıra dışı tıp doktorlarıyla bir araya geliyor.

Filmden

  CALIFORNIA ÜNİVERSİTESİ, SAN FRANCISCO TIP MERKEZİ 

45 yaşında İranlı bir kadın. Hemşire.

 Kocasının adı Hamid.

  Hemşire olması bağlamında doğal ölümü ve doğumu konuştu -ve bu ikisi arasında bağ kurdu.

“‘Bakımevi’ ölüm demektir. Bu konuyu onunla konuşmayın.”

 dedi.

 Bence haklısın Denah.

 Sağlıklı insanlar nasıl ölmek istediklerini düşünüyor,  hastalar da nasıl yaşamak istediklerini.

 Bilirsin?

  Kumsallar dağlar hakkında hayal kurmak kolay

 Ama hasta olunca insan hemen, “Yaşamak istiyorum.”  diyor.

 UCSF Tıp Merkezi

MİSYONUMUZ BAKIM, TEDAVİ, ÖĞRETME VE KEŞFETME.

 Palyatif bakım ekibi doktoruyum.

-Palyatif bakımı duymuş muydunuz?

  -Tabii.

 -Memleketimizde de palyatif bakım var.

  Palyatif bakımdan ne anladığınızı sorabilir miyim?

  Ölmek üzere olanların bakımı.

 Biz palyatif bakımı, olabildiğince iyi ve uzun yaşatmak olarak düşünüyoruz.

 Birlikte çalışırız.

 Doktorlar, hemşireler, sosyal görevliler ve din görevlileri sadece hastalığa değil, kişinin kendisine odaklanır, semptomları konusunda yardım eder, bakım kararlarını vermeleri için ihtiyaçları olan bilgiyi verir, hastaya ve ailesine duygusal, psikolojik ve dini destek sağlarız.

 Şu anda bakımevine gitmeye hazır değiliz.

 Böyle düşünüyorum, o da aynı fikirde.

 Hazır değiliz derken, ne düşündüğünüzü söyler misiniz?

 -Ne düşünüyorsun?

 -Bence orası

 -Yaşamın en sonu gibi.

 -Evet.

 Bakımevinin anlamı “Buraya kadar, vedalaş.” demek.

 -Ama burası geçişe yardımcı oluyor.

 -Kesinlikle.

 40 yıl hemşirelik yaptım.

 Hastalar, hastaneye gelir ve ölür

 Ben öyle yapmak istemedim.

 Evde kalmak istedim.

 ZEN BAKIMEVİ PROJESİ MİSAFİRHANE

İki insanın durumu, hastalığı aynı olabilir  ama biri normal karşılayabilir, diğeri ise hastalığına uyum sağlayamaz.

 Teşhise uyum sağlayamaz.

 Benim durumumda, yeni vücudumu eskisiyle karşılaştırmayı bırakmam birkaç yıl sürdü.

Ama karşılaştırmayı bırakınca

 Bu durumu kabullenince, acı çekmem sona erdi.

 Kimliğim yaşamımın gerçeklerine uyum sağladı.

 Acı çekmeyi bir açıklık gibi düşünüyorum.

 Bir yarık gibi.

 İstediğiniz dünya ile elinizdeki dünya arasındaki açıklık.

 Bence bu çok güzel özetliyor.

Tıbba ve doktorluğa ilgi duymama sebep olan şey engelli olmamdı.

 Hastalıkla yaşamak, hastalığa alışmak, kontrol edemediğimiz şeylerle başa çıkmak ve işler ters gidince kendimizi değiştirmek.

 Tıp okumama ve palyatif bakıma girmeme bu neden oldu.

 

 dedi.

 Tedavisi yokmuş. Ama yine de iyiyim.

 **

 -İyiyim.

 Kendimi çoğunlukla iyi hissediyorum.

 Ama burada semptomlarımı gözleyen, ne olup bittiğini anlayan ve bana ilaçlarımı veren biri var.

 Yani bütün bunları tek başıma yapmam gerekmiyor.

  Doğru veya yanlış cevap yok.

  Bu durumdaki bazı aileler, bazı hastalar, “Evimde olmak istiyorum. Ailemle olmak istiyorum. Evde bakılmak istiyorum.  Tedavi istemiyorum.”

 der.

 Bu anlaşılır bir karardır.

  Bazıları da, “Semptomları düzeltecek,  bana birkaç hafta daha kazandıracak bir ilaç varsa, denemek isterim.”

 der.

 Bir tercih, açık konuşmak gerekirse, kanser tedavisini bırakmak, kansere saldıran ilaçları kesmektir.

 O savaşçı biri.

 Bazı kaygıları var.

 Engelli olmak istemiyor ama henüz o duruma gelmedik.

 Hâlâ savaşma şansımız var, bence savaşmalıyız.

 **

 Biz Onu bırakmayacağız.

 Onu bırakmak mı istiyorsun?

 İnsanlara yük mü oluyor?

 Hayır, onu böyle görmek istemiyorum.

 Acı çekiyor.

-Bu çok acı verici, değil mi?

 -Beni üzüyor, ben anneyim.

 Siz anne değilsiniz, içimde neler oluyor bilemezsiniz. Artık yürüyemiyor.

 Bu olaya yaklaşımımız Mitra’ya ulaşmak şeklinde olacak.

 Zihni berrak olsaydı, kendini şu anki haliyle yatakta görseydi, tedavisi hakkında nasıl bir karar verirdi?

 İstemezdi.

 Tedaviyi kabul etmezdi.

Kemoterapinin tek amacı kanseri geriletmek.

 Yavaşlatmak.

  Söylemek istediğim

  **

 Evet, ilk kemoterapide inanılmaz derece yorulmuştum.

 Hayatımda hiç o kadar yorulmamıştım.

 Evet.

  Bunun senin için doğru yol olduğunu nasıl bilebilirsin?

Yaşam süresini kısaltacak hiçbir şey yapılmayacak.

 Buna güveniyorum.

 Bu sürenin kalitesi açısından, hangi kararı verirsen ver, kaç günün, haftan, ayın kalmış olursa olsun, senin için en önemli şey nedir?

 Günü yaşamak.

 Günü yaşamak.

 Her an bir armağandır.

 Hâlâ yaşıyorsundur.

 -Evet.

 -Bu da kendi başına bir armağan.

**

 -Düşünüyorum da  İnsanlara yardım etmek istiyorum çünkü çok acı çekiyorum.

 Başka annelerin benim gibi acı çekmesini istemiyorum.

 Ama bir türlü kendimi

**

 Her gün.

 Sadece, “Ocağınıza düştüm. Ellerinizdeyim. En iyisi buysa, size güvenmek durumundayım.”

 dedim.

 O toplantıda sana, “Dört ya da altı ay ömrün kaldı.” dediğinde yüzünü gördüm.

 Bunu düşünmek çok zordu.

 “Daha kötü hissetmeme neden olup olmayacağını, hayatımı uzatıp uzatmayacağını bilmeyerek kemoterapi mi yaptırsam?”

 sorusuyla karşı karşıya kalman.

 **

  Soluksuz kalmanı konuşalım ama burada olmanın asıl nedeni  -ölümü konuşmaya devam etmek.

  -Ölümle arkadaş olmamı söylemiştin.

-Yaşamayı çok seviyorum.

 -Evet.

 -Ölümü kabullenemiyorum.

 -Ölümle arkadaş olmak zor olabilir.

 Belki de ölümle bir tür ilişki kurmanı söylemeliydim.

Dostane olması gerekmiyor.

 Sadece bu bilinmeyen, hiç bakmadığımız, görmediğimiz, dokunmadığımız şeyden daha az korkutucu olması için.

 Bence korkutucu kısmı bilinmiyor olması.

 -Bir de kontrol edememek.

 -Evet.

 Bilinmeyen şey ölmenin nasıl bir his olduğu mu, yoksa ölü olmanın nasıl bir şey olacağı mı?

 İkisi de.

 Ölü olmanın nasıl bir şey olacağını -bilebileceğimizden emin değilim.

 -Doğru.

 Aynı fikirde değilsen söyle ama

 Bunun mümkün olmadığını düşünürsek, eğer bunu değiştiremiyorsak belki biraz alışabiliriz.

 Amacımız, ölü olma fikrine alışmak olmalı.

 Bilmeme fikrine, gizeme alışabilmeliyiz.

 **

 -Bence bu, gizemi çözmekten -daha gerçekçi bir hedef.

-Biraz da güven duymak lazım.

 Korkunç olabilir ama harika da olabilir.

 Hayatımın bu kısmı harikaydı.

 Kimin aklına gelirdi?

 Thekla, bu işi yaparken hayatının sonuna gelmiş insanlarla çalıştığım için, gördüklerime dayanarak söyleyebilirim ki, gideceğimiz yer, karşılaşacağımız boşluk her neresiyse, pek de kötü bir yer değil.

 -Gerçekten mi?

 -Bunu sadece son anlarını, öteki tarafa geçtiğini gördüğüm insanlara ve öteki tarafa gidip geri dönenlere dayanarak söylüyorum.

 Bu bir şey kanıtlar mı bilmiyorum ama ampirik olarak ölümün, çok kötü bir şey olduğundan emin değilim.

 Bence o söylenenlerde bir gerçek payı olmalı.

 -Olabilir çünkü anlatılanlar tutarlı.

 -Evet, tutarlı.

 Belki birazcık gözünü karartman -yeterli olacak.

 -Evet.

 Ölümle yüz yüze geldim.

 **

**

 Bırak güçlü olmasın.

 Önemli değil.

 Onu eve götürürsen böyle olacak.

 Üzülecek ve sen de öleceksin.

 Önce o, sonra sen öleceksin!

Böyle yapma!

Acı çekiyorum.

 Artık dayanamıyorum.

 Çok yoruldum.

 Artık eve gidiyorum.

 Gitmemiz gerektiğini söylüyorlar.

 Dökecek gözyaşım kalmadı.

 Acı çekmemesini sağlamaya çalışıyoruz.

 Ama aynı zamanda ölünce ne olacağını anlatmak istiyoruz.

 Bu konuda çok açık konuşacağız.

 Vakti dolduğunda, öldüğünde

**

 Yakın bir zamanda bir şeyler olacağını ummuyoruz.

  Ölümün hiçbir tıbbi yönü yoktur.

 Tıptan daha büyük bir şeydir.

 Tamamıyla insanidir.

 Bunu kabullenmenin bir kısmı insanlıkta yatar, tıpta veya sosyal bilimlerde değil, insanlıkta yatar.

 Sevgi mutlak açıklık, zayıflık, etkileşim bunlar güçlü şeyler.

  PAT, KEMOTERAPİDEN ÖNCE ZEN BAKIMEVİ MİSAFİRHANESİNDE ÖLDÜ.

  KYM, HASTANEDEN ÇIKTIKTAN ÜÇ HAFTA SONRA EVİNDE ÖLDÜ.

  THEKLA, EVİNDE KOCASININ YANINDA ÖLDÜ.

  BRUCE, ZEN BAKIMEVİ MİSAFİRHANESİNDE ÖLDÜ.

 Biri ölünce hepimiz etrafında toplanırız üstüne çiçek serperiz.

 Çok güzel, çok basittir.

 O kişinin öldüğü gerçeğini kabullenmemizi sağlayan bir yoldur.

 Veda sırasındaki çiçeklerle bezenmiş vücut nihai ayrılığın imgesidir.

 O kadar

 Bu, üzüntünüzü güzellikle donatır.

Keder kolay değildir. Ama keskin ve harikulade olabilir.

Hepimiz ölümden kaçmaya koşulluyuz. Ama ölüm hayatın bir parçasıdır.

 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

....

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.