MUSTAFA HÜZNİ ULUĞ KIZILKEÇİLİ

 -KÂLBİ AÇMA DUÂSI-

 Fatiha suresinin batını tercümesi : (2. derece)

RAHMÂN ve RAHÎM merkezimiz Kalbin adıyla :

Şükran sana ey her adı nabzımda vuran kâlb !

Rahmet dolu son tahtını sinemde kuran kâlb !

Şöhret senin ancak ! Nefesim anmak içindir !

Kudret senin ancak ! Kafesim yanmak içindir !

Tâ vuslata dek sinemi hicrin ile yandır !

Çal “Sur”unu ! Kalksın ölü ! Gafletten uyandır !

Zîrâ teni makber olanın ömrü ziyandır !

Uluğ,

Ankara – 24.04.1960

Fransızcası :

– Traduction esoterique du lier chapitre du Coran (2 ıeme degre)

 

Priere pour l’ouverture du Coeur

Au nom du Coeur clement et Misericordieux :

Louange au Seigneur de tout mon corps, a Dieu !

Maître du Coeur ! Celement et Misericordieux !

Tu es seul digne de gloire ! Mon âme y a recours !

Tu as seul le pouvoir ! Je supplie ton secours !

Dirige-moi dans la voie de tes epreuves severes !

Dans la voie des elus, de ta lumiere couverts !

Pas dans celle des scelles ! Ni dans celle des pervers !

Par Uluğ,

Ankara – 24.04.1960

 

-ÖNSÖZ-

Bu kitap, bir yangının arta kalan külüdür !

Deşerseniz, altından çıkacak bir ölüdür !

Öyle garip ölü ki taşır boş tabûtunu !

İçinde otuz yıllık gençliği gömülüdür !…

Uluğ

28.04.1960

İngilizce :

PROLOGUE

Don’t think I am a poet or a philosopher !

Neither a heavenly bird, nor a reptile am I !

But an old visitor in a ruined grave,

Where I buried my youth without any cry !

By Uluğ

Fransızcası :

PROLOGUE

Ne me croyez pas poete ou philosophe !

Je ne m’eleve ni si haut, ni ne descends si bas !

En un vieux pelerin je tourne mon tombeau,

Oû j’ensevelis ma jeunesse sans meme dire un helas !

Par Uluğ

İtalyancası :

PROLOGO

Non mi creda poeta ovvero filosofo !

Non sono ne rettile, ne aquila su cima !

Ma un visitatore in una tomba dove,

Giace un giovane senza alcun lacrima !

Da Uluğ

TO MY WİFE BEYOND THİS LİFE

Ecnebî hanıma İngilizce cevâbım :

You can sleep, but I can’t !

Not to forget is my want !

Since your desire is to die,

Why don’t you come to me ? Why ?

For I am a living ghost !

Except my God all I lost !

I am dead, I cannot die !

My life is a magic lie !

All that see is unseen !

All that I do is but sin !

I love, my lover flies…

All I reach ise but tries !

I weep, they say I smile !

I laugh at them for a while !

Put an end to that my God !

Take from me this flesh coat !

I am never enderstood,

As if I preached in a wood !

They ask me my lover’s nâme,

They who don’t know their own aim !

My only lover is Miss X !

She has a nâme, but not fix !

Oh ! Where to find such an ear,

As would be able to hear,

The silent cries from a lyre !

Playing in a nostalgia fire !

For a wife beyond this life !

For a life beyond that wife !

That wife, my another I !

That life, my earthly cry !

So am I a celestial coal !

Burnning on eart with your soul !!!

By

Uluğ

Ankara- 13.01.1967

 

Türkçe tercümesi :

HAYÂT ÖTESİ HAYÂT ARKADAŞIMA

Ederim uykuya her an isyan !

İstemem geçmişi gömsün nisyan !

Ey bu dünyâdan ölüm arzu eden,

Bana gel ! Bende bugün öldü beden !

Durma benden ne olursun ayrı !

Kimsem ah kalmadı HAKK’tan gayrı !

Mevt dahi uğramıyor hâmeme hiç !

Ölmüşüm çünkü tenim bir kerpiç !

Görürüm, gösterem, yok bir göz !

Köre kâfir görünür mümin göz !

Kimi sevsem kaçıyor, gül soluyor !

Tuttuğum sadece mâtem oluyor !

Ağlarım, güldü denir ! Gözde ferim,

Kalmamışken buna âh… gülerim !

Yeter artık ! Buna son ver Ya RAB !

Beni soy ! Sen bana don ver Ya RAB !

Bu odunlukta işim yok gideyim !

Sanki ormanda vaaz vermedeyim !

Bilmeyenler daha kendi adını,

Soruyorlar bana meçhul kanını !

Bil “Bayan X” dir o yârin ismi !

İsmi birdir ! Değişir hep resmi !

Nerde Ya RAB ? O kulak duysun hep,

Bütün efganımı susmuşken lep !

Nâr-ı hicranda çalar çünkü rebâp !

Nârı etmiş o sükûtuyla kebâp !

Hıçkırıklar kavuşur zevcesine,

Son verirsen şu hayât mevcesine !

Öyle bir mevce ki raksım mânen !

Öyle bir zevce ki aksim aynen !

Nâr-ı aşkınla tutuşmuş ömrüm !

Yanarım arzda semâvi kömürüm !

Uluğ,

Ankara – 13.01.1957

 

MEVLÂNA

Le corps est pour moi une cage et l’âme un olseau ; (Fransızca)

İn un amor para tornar, cielo es mi pais ;       (İspanyolca)

La moglie mia e nel sole del cuore che sa      (İtalyanca)

When she will be so kind as to give me her    (İngilizce)

Death kiss

Par, por, da, by ULUĞ

Ankara : 23 / 1 / 1957 (Âdemnâme-1960)

 

Türkçesi :

MEVLÂNA

Canım o Zümrüd-ü Anka, kafestir et ve kanım ;

Sema’ ibâdet-i aşkım, semâ iken vatanım ;

Eşim o kâlb denen Şemsde türbedâr-ı vücûd,

O kâlb tutulduğu lâhza kıyâm eder şu canım !

Ankara : 1957 (Âdemnâme-1960)

Fransızca bir fantezim :

LE MUFTI ET SON FILS

Le fils d’un vieux Mufti, preparant sa leçon,

Demanda a son pere, qui etait Edison ;

İl gronda : “- Un damme !

En tout cas d’apres son titre excentrique

Et laisse moi lire mon Coran, tourne le bouton electrique !

Le jour s’est deja fane.”

Par,

Uluğ

Ankara – 24.04.1960

Türkçesi :

MÜFTÜ ve OĞLU

Ödevinde bir yere takılıp çocuk en son,

“- Baba ! Dedi, Kur’anda yazar mı kim Edison ?

Hoca hiddetle doldu ;

“- Bir gavur anma ! Dedi, câmiye gider ayak !

Hatim indiriyorum, kalk elektriği yak !

Neredeyse akşam oldu !”

Uluğ,

Ankara – 24.04.1960

Fransızca bir ihtarım :

LE SATNT ESPRIT

Si les Papes polyglottes savaient que le mot “sacre,”

Vient de l’arabe “zek…” qui sigrifie juste la ver.. !

Ils comprendraient sous quelle forme l’archange Gabriel apparût,

Au moment de “sacrament” par devant la sainte-Vierge …!

Par

Uluğ 1959

 

Türkçesi :

RÛH ÜL KUDÜS

Âlim Papa bilseydi “sacre” (Kudsî) nin arapçadan,

“Zek…”den geldiğini ! Demezdi cem küfürdü !

Artık anlardı HAKK’ın lütûf ve emri ile,

Rûhül- “Kudüs” meryeme ne sûretle üfürdü !

Uluğ,

Ankara, 1959



Aruzla Fransızca bir fantezim :

A UNE FILLE CAPRICTEUSE

Tout en baisant tu me mords et tu changes toujours de couleur !

Le thermometre de ton coeur est-il soumis a de l’air ?

Je t’aime dis-je, tu te faches ! Je m’en vais dis-je tu pleures !

Que faire ma belle “Gaby” enfin au monde pour te plaire ?!

Par

Uluğ

Paris, 1956

Türkçesi :

KAPRİSLİ BİR KIZA

Öper iken ısırırsın ! Çözünce bağlarsın !

O kâlbin ibresi tâbî havâiyata ! Niçin ?

Canım deyince kızarsın ! Kaçarsam ağlarsın !

Ne yapmam arzu olur söyle kız yaranmam için ?

Paris, 1956

TO MISS GABY

Since my lips cannot whisper,

My feelings now in your ear ;

Let my light shine in your heart !

And my shadow lie down here !

By Uluğ

 

Türkçesi :

MISS GABY’YE

(Resmimin arkasına)

Mademki dudaklarım artık hissiyatımı,

Fısıldayamaz sana, o gönlünü kazansın ;

Bırak kâlbimin nûru parıldasın kâlbinde !

Şu zavallı gölgem de şuracıkta uzansın !

Bruxelles, 1956

 

 

MERHÛM GİBİYİM

Yoksa insan, sanır mı ki kendi keyfine bırakılır? [Kıyâmet, 36]

Çölde savrulmak için rüzgâr uman kum gibiyim
Her seher sönmek için şems gözeten mum gibiyim
Savrulursam, ya sönersem bana hiç ağlamayın;
Çünkü ben hâl-i hayatta daha merhûm gibiyim

 

Aziz dost,


O gülleri kapının önünde bırak; ey aşk…

 

Bülbül şeydâ ise gül perişândır. Kim kime rahmedecek?

Rabbim! O da, ben de senin rahmetine muhtacız. Bize kan ağlatan aynı elemdir; sana aynı nârın dibinden aynı sesle haykırıyoruz. Ukûbetine düçâr olduğumuz takdirin, diktiği ateşten sütun etrafında birbirine dolaşmış, birbirini sokan iki yılan gibiyiz. Lakin bir zamanlar cemalinin aydınlattığı alemde iki sermest güvercin olduğumuzu unutmadık; Rabbim ya bu çölü o cennete çevir, ya bu hatırayı gönlümüzden sil, zira halimiz yamandır..

Allah, cümlenizi bizim düçâr olduğumuz dertten masun eylesin…


BAŞA DÖN

 

Reklamlar

....

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.