NO ESTOY LOCA (2018) Ben Deli Değilim

 

“Sadece akıllı insanlar kendi deliliklerinin farkına varabilirler.”

Mutlu bir hayat,  iyi bir kişi,  eş ve anne baba olmanın anahtarı bu filmde gizli, seyretmenizi tavsiye ederim.

1 sa.56dk.

Yönetmen: Nicolás López

Senaryo: Guillermo Amoedo, Nicolás López

Ülke: Şili

Tür: Komedi, Dram

Vizyon Tarihi:01 Ocak 2018         (Şili)

Dil: İspanyolca

Müzik: Manuel Riveiro

Çekim Yeri: Santiago, Şili

Nam-ı Diğer: I’m Not Crazy

Oyuncular: Paz Bascunân, Marcial Tagle, Antonia Zegers

Özet:

Kocasının kendisini en iyi arkadaşıyla aldattığını öğrenince intihara teşebbüs eden bir kadın, tuhaf bir psikiyatri kliniğine yatırılır.

Filmden

Seni seviyorum!

**

Aşkı yargılamak kendini yargılamaktır.

Mia Astral

**

Niye ben Tımarhanede miyim?

 Buraya nasıl geldiğini hatırlamıyor musun?

 Şeyi hatırlıyorum Bir ambulans vardı, ses geliyordu.

 Çok bir şey hatırlamıyorum.

 Beni taburcu eder misiniz lütfen?

 Seni dört gün önce kocan getirdi.

 Öncesinde balkondan atlayıp intihar etmeye çalıştın.

 Neyse ki alkolün etkisiyle sallanmışsın ve yumuşak bir şey düşüşünü hafifletmiş.

 Birkaç çatlağın var ve hafif bir beyin sarsıntısı yaşadın.

 Beni buraya kocam mı getirdi?

 Hastanede tedavini üstlenen psikiyatrın onayıyla.

 Bu bir şaka olmalı.

 Her şey kocamın suçu.

 Yanlış yapıyorsunuz doktor.

 Ben deli değilim.

 Lütfen taburcu edin! Derhâl! Bir nedenim yok ki Maalesef kendi isteğinle buraya gelmedin.

 Kendine zarar vermeyeceğinden emin olana dek seni tutacağız.

 Zarar vermeyeceğim, beni hemen taburcu edin! Taburcu olmam için hemen birini aramanızı istiyorum! Beni derhâl taburcu edin! Taburcu olmam için birini çağırın! Derhâl! -Yardım lazım mı?

 -Carolina! Carolina, lütfen! Sakin ol! Onu ben tutarım.

 Bana ne yapıyorsunuz?

 Ben deli değilim.

 Deli değilim.

 Deli değilim.

 Ben deli değilim.

 Korkmayın.

 Nasılsınız Bayan Carola?

 Sizin hemşirenizim, ismim Estefanía.

 Size bakmaya geldim.

 Bana ne isterseniz sorun.

 Bir isteğiniz var mı?

 Buradan derhâl çıkmak.

 Bırakın beni.

 -Bırakın.

 -Sakin olun.

 Henüz değil.

 -Şu anda sakin olmalısınız.

 -Derhâl.

 -Bir iğne daha yapalım mı?

 -Hayır! Dünkü gibi çıldırmanızı istemeyiz.

 Sakin olun.

 Yanınızdayım.

 Rahatlayın.

 7.00’den 21.30’a kadar klinikte yürüyüş yapabilirsiniz.

 Nasılsınız Dr. Duran?

 Sigara da içebilirsiniz ama yalnızca izin verilen alanlarda.

 Korkmayın.

 Korkmayın.

 Tavus kuşumuz Phoenix bu.

 -Selam versenize.

 -Yok, kalsın.

 Selam verin.

 O anlar.

 -Selam.

 -Hayır, onun dilinde.

 Buna bayılır.

 Hastalar için harikadır.

 Hayvanlarla iletişim Şimdi yükseğe sıçrayın! Eller aşağı.

 Eller yukarı.

 Gün içerisinde birkaç mesleki terapimiz var.

 Tiyatro, dans, müzik, yoga.

 İstediğinize katılabilirsiniz.

 -Reggaeton mu?

 -Bir tür dans, bedensel dışa vurum.

 Reggaetonu seviyorlar.

 Bakın, eller yukarı.

 Eller aşağı.

 Yeni kız! Merhaba! Merhaba! -Dans ediyoruz.

 -Silvia.

 Silvia.

 Sessiz olur musun?

 Tamam.

 Sevgi çemberi oluşturalım.

 -Bu hanım da kim?

 -Carolina.

 Kanadınız kırılmış.

 Korkmayın, tekrar uçmanız için her şeyi yapacağız.

 Bizimle dans eder misiniz?

 Hayır, istemem.

 Dönün! Peki, merak etmeyin.

 Tedavinizi aceleye getirmeyeceğiz.

 Alın, gününüz tatlansın.

 -Çok kibarsın.

 -Pekâlâ.

 Size iyi günler.

 Tamamdır millet.

 İlk pozisyona dönelim.

 Bizler birer tohumuz.

 İstediğiniz ağaç olabilirsiniz.

 -Cennet’te en sevdiğim yer burası.

 -Cennet mi?

 Cennet Psikiyatri Kliniği.

 Bana daha ziyade Araf gibi geldi.

 1962 yılında İspanya’da kuruldu. Asturias bölgesinde.

 İspanya’nın en iyi uzmanları bizde.

 Suçlusun! Hırsız! Ateşlerde yanasın! Kiliseye olan vergini öde!

-Günahkâr!

-Hadi ama.

Seni gidi günahkâr! Ahlaksız! Domuz!

-Kokunu beğendim.

 -Sağ ol.

 -Benimki nasıl?

 Koklasana.

 -Hayır.

 Kokla.

 -Affedersin.

 -María, ne oldu?

 Güzel kokuyor.

 Ananas bu.

 Ananas!

-Ananas! -Korkmayın.

 Onun adı María.

 Zararsızdır.

 Üç aydır burada.

 Gelişme kaydetti.

 Eskiden başka şeyler koklatırdı.

 Ananas! Burada çok özel bir köşemiz bulunuyor.

 Epey sanatsal bir köşe denebilir.

 Klinikteki hastalar hep buraya mesajlarını yazarlar.

 İstedikleri renkte bir karton seçer, kendi ellerinin şekline göre keser ve üstüne bir cümle yazarlar.

 Onlara ilham veren, iyileşmeleri için şevklendiren bir cümle.

 Burası şifa duvarıdır.

 Odaklanıp gözünüzü kaparsanız hastaların yazdığı her mesajı duyabilirsiniz.

 Kendini sev, önemse, kendini kabullen.

Suç yok.

Efendin sensin.

Ben işerken ağzına al 

Onu kaldırsak iyi olur.

 Sizin de sıranız gelecek.

 Burası yemekhane.

 Sabah altıda kahvaltı ederiz, öğle yemeği 12.00’de, akşam yemeği ise 18.00’dedir.

 Ayrıca Lorenza, ne yapıyorsun?

 Daha saygılı olmalısın.

 Lorenza, yemeğine odaklan, olur mu?

 Bazı hastalar yemek yerken görülmek istemezler.

 Gururlarına dokunur.

 Son olarak da sizin odanız.

 Eşyalarınız burada.

 Kocanız getirdi.

 Hepsini kontrol ettik.

 Bağcıklar, kemerler ve elektronik eşyalarınız taburcu olduğunuzda size iade edilecek.

 Bir sorunuz var mı Bayan Carola?

 Buradan nasıl çıkabilirim?

 Bu konuyu doktorla görüşmelisiniz.

 Dinlenmenizi öneririm.

 Dış dünyayı unutun.

 Unutmayın ki Cennet’tesiniz.

 Sonra görüşürüz.

 Yarın ilk grup terapinize gireceksiniz.

 Diğer hastalarla iyi geçinmeye başlayabilirsiniz.

 Hoşça kalın! Arkadaşlar, bugün aramıza klinikten yeni bir hastamız katılıyor.

 Bize kendinizi tanıtır mısınız?

 -İsmim Carolina.

 -Ayağa kalk.

 -Ayağa kalksın! -Sessiz olun lütfen! -İsmim Carolina.

 -Duyamıyorum! Seni duyamıyorum! -Yüksek sesle konuşmalısın.

 -Grup sessiz olsun! İsmim Carolina.

 -Muhabirim ve buraya yanlışlıkla geldim.

 -Ben de öyle! Ben deli değilim! Tanrı için buradayım! Grup sessiz olsun! Silvia da yıllardır aynısını söylüyor.

 Lorenza, başka hastaları konuşmak için toplanmadık.

 Bir şey sorabilir miyim?

 -İntihar etmeyi beceremedin mi?

 -Lorenza! -Kaçıncı kattan atladın?

 -Lorenza! Bir dahaki sefere bıçak alıp buraya sapla.

 -Şah damarına.

 -Lorenza! Yeter artık.

**

Günahkâr! Ne yapıyorsun?

 Sodom ve Gomore’deki günahların keyfini sürmek için kutsal evden kaçarsın.

**

İyi bir noktaya değindiniz.

 Önemsiz bir meseleydi.

 Bir anlık hata.

 Macerayı, tırmanmayı severim.

 Bilemiyorum.

 Dediğim gibi, kendimi daha iyi hissediyorum.

 Bambaşka biri olmuş gibiyim.

 Dersimi aldım.

 Bize karşı dürüst olmalısın.

 Dürüstüm zaten.

 Size gerçeği söylüyorum.

 Bir anda aptallık ettim.

 Ama artık geçti.

 O yüzden sizden isteğim, beni eve yollamanız çünkü buraya ait değilim.

 Neden değilsin?

 Çünkü deli değilim.

 Senin deyiminle bu hatalar veya aptallıklar bizi endişelendiriyor.

 Bir daha intihara kalkışmayacağıma söz veririm.

 Çaresizce attığım bir imdat çığlığıydı o.

 Ama bana kulak verdiniz.

 İyileştim artık, eve gitmeme izin vermenizi sizden rica ediyorum.

 Lütfen.

 Mümkün değil.

 Taburcu olana ve kendi hayatını tehlikeye atmayana dek olmaz.

 Hayatımı tehlikeye atmıyorum.

 Beni tehlikeye atan tek kişi kocam.

 Onun yüzünden buradayım, benim yüzümden değil çünkü hiçbir şey yapmadım.

 Carolina, intihara kalkışan sendin.

 Çünkü şerefsiz herif en yakın dostumu hamile bırakıp beni terk etti! Bunu anlamanız ne kadar zor olabilir?

 Sizin başınıza gelmedi! Dilerim başınıza gelir de anlarsınız! Ben iyiyim.

 İyiyim.

 Sakinim.

 Mutluyum.

 Mutlu İyiyim ve mutluyum Sakinim ve mutluyum.

**

-Fernando ile nasıl tanıştınız?

 -Annelerimiz arkadaş.

 Anneme göre benim için ideal erkekti.

 Zayıf ve sarışındı.

 Saçının rengi zamanla koyulaştı.

 Fernando bana da mantıklı gelmişti.

 Bana iyi kocalık edeceğini, güzel çocuklarımız olacağını sanmıştım.

 -Beni mutlu edeceğini de.

 -Beni mutlu edeceğini sanmıştım.

 Nasıl yani?

 Öyle işte.

 Herkesin istediği de bu değil midir?

 Aile kurmak.

 Düzenli bir hayat.

 Doğru ama sen herkes değilsin.

 Haksız mıyım?

 Öyle olduğumu sanıyordum.

 Peki ya şimdi?

 Bilemiyorum.

**

LÜTFEN CEVAP VER

-Niye cevap vermiyorlar?

 -Dertleri ne?

 Kimse bir deliyle arkadaş olmak istemez.

 Utanç vericidir.

 Şerefsizler!

Hiç yaşamamışım gibi havuzumda kutlama yapıyorlar.

 Şerefsiz!

 Arkamdan hâlâ iş çeviriyorlar!

Arkamdan iş çeviren son herifin itini öldürdüm.

 Bu söylediğin çok çirkin bir şey.

 Onu dinleme.

 Çirkin ve kötü bir fikir.

 Anlıyor musun?

 Beni seven dostum İsa’ya göre en iyi intikam, mutlu olmaktır.

 Dur da açıklayayım.

 Arkandan iş çeviren kişi senin acı çekmeni ister.

 Tabii ki.

 Peki ya acı çekmez ve mutlu olursan?

 Arkadan iş çeviren sen olursun.

 En iyi intikam, mutlu olmaktır.

 Yaz bunu.

 -Evet, baksana.

 Ne kadar da mutluyuz! -Yaz bunu dostum.

 Gerçek intikam diye buna denir! -Hadi Silvia, bir şarkı söyle.

 -Söylerim.

 Çok şarkı var.

 Yaşasın Hayat! veya Beni Seven Dostum İsa gibi.

 -Ya da Kaldır Ellerini.

 -İsa’lıyı söyle.

 -İsa şarkısını mı?

 -İsa, Kalbini Aydınlatır.

 Hayır, Kalbini Ben Aydınlatmalıyım.

 Dinle de seni aydınlatayım.

 Beni Beni seven bir dostum var Beni seven Beni seven Hadi Carolina! Sen de katıl! Tımarhanede mutlu olabildiğini görünce kocan gözlerine inanamayacak.

 Hadi! Beni seven Beni seven Beni seven Sonsuz sevgisiyle Hadi! Beni seven Beni seven Sonsuz sevgisiyle Öyle yapma! Kalksana.

 Başka bir işin yok zaten.

 Dans etmeni öneririm.

 Canını acıtmaz.

 Başka bir işin yok zaten, o yüzden ayağa kalk.

 Bizim Bizim

Bizi seven bir dostumuz var

Adı da Tanrı

Bizi seven

Bizi seven

Bizi seven

Sonsuz sevgisiyle

Bizi seven

Bizi seven

Bizi seven

Sonsuz sevgisiyle

Harikaydın! Şimdi de Yaşasın Hayat! şarkısını söyleyelim.

 Hadi! Biraz koreografi bile hazırladım.

 Kaygı sorunu yaşadıysan neden hiç ilaç kullanmadın?

 Anneme göre ilaçlar zayıf bünyeler içindir.

 Şimdi nasıl hissediyorsun?

 Şey gibi Uyuşturulmuş gibi ama daha iyiyim.

 Şey gibi

-Sanki hislerim azaldı.

-Demek ki doğru yoldayız.

 Tohumları buna koy.

 -Hepsini mi?

 -Evet.

 -Toprak?

 -Evet.

 -Böyle mi?

 -Evet.

 Dikkat et.

 Tohumu fazla bastırırsak çiçek açmaz.

 Ben de tutsak tohumum, değil mi?

 Bahçıvanlık mecazlarınızı tüm deli kızlar seviyor mu?

 -Alkolle aran nasıldı?

 -Vay be! Damardan psikanaliz mi?

 Bakalım Bilmem ki, aramızda bir aşk ilişkisi vardı.

 İşten eve gelince birkaç kadeh şarap, arkadaşlarımla da kokteyl içerdim.

 Ağzımı sulandırıyor.

 Yani aranız iyiydi Alkolik değilim.

 Birkaç kadeh içerdim sadece.

 -Her gün.

 -Annem de her gün içer, durumu gayet iyi.

 Annenle aran nasıl?

 -Bu nereden çıktı şimdi?

 -Anlattıklarına bakarsak annenin hayatında büyük etkisi var.

 Sonuçta annem yani.

 Herkesin annesi böyle değil midir?

 Tam bir baş belasıdır ama iyiliğimi istediği için beni merak eder.

 İyiliğimi istediği için.

 Sosyal koşullanma kuramını duymuş muydun?

 -Duymadım.

 -Sen doğmadan önce geleceğini planlayan insanlar vardır.

 Hangi dine mensup olacağını, hangi okula gideceğini, mesleğini ve hatta evleneceğin kişiyi ailen bilir.

 Sen daha rahimdeyken

İyiliğini istiyorum mazeretine saklanıp kendi hüsranlarını sana yansıtan insanlar vardır.

 Burasını iyi dinle.

 Annenin iyiliğin için istediği şeyler senin için en iyisi olmak zorunda değil.

 Hele ki 38 yaşına gelmişsen.

 Anladın mı?

 Bu konu senin ödevin olsun.

**

Suçluluk falan yok.

 Sorumluluk var ve hepimiz bunu paylaşıyoruz.

 Tabii ki hiç suçlu değilsin.

 Aksi takdirde arkadaşlarımla birlikte benim evimde, havuzumda kutlama yapmazdın.

 -Bunu kim söyledi?

 -Kim?

 Facebook’ta gördüm.

 -Burada Facebook’a giriliyor mu?

 -Evet.

 Facebook’a giriliyor.

 Acıklı sürecinizi nasıl yaşadığınızı o sayede gördüm.

 Kızım, sana yardım etmek istiyoruz.

 Kızım benim! Öyleyse kocamla yatmayarak yardım etmeye başlamalıydın, -seni falcı salak! -Carola, yapma!

-Hadi git! -Carola! Lütfen yapma! Pofuduk, hızlı nefes alma.

 Kızım, bunları içinden gelerek söylemediğini biliyorum.

 Nefretin, öfken yüzünden söylüyorsun.

 Sana yemin ederim ki içimden gelerek söylüyorum arkadaşım.

 Carola, rica etsem medeni bir insan gibi davranır mısın?

 Medeni insanlar nasıl davranır?

 Örneğin sen bana karşı medeni bir şekilde mi davrandın?

 Bana kurabiye reklamı gibi davrandın.

 Hayır, deterjan reklamı gibi! Onca hediyeyle mutlu olacağımı mı sandın?

 Parayla her şeyi çözeceğini mi sandın?

 Seni kuş beyinli! Her şey para değil! Diyeceğim sadece şu, sen nankör bir insansın.

 Bu kliniğe yatman için Maite ile birlikte ne zahmetler çektiğimizden haberin yok! Bize bir servete mal oluyor! Bu klinikte olmamın sebebi sensin! Sen olmasaydın evimde mutlu mesut yaşayacaktım! Mutlu yaşarmış.

 Hayatında ne ara mutlu oldun ki?

 Mutlu olmak için ne yaptın ki?

 Hadi oradan! İşinden nefret ederdin.

 Her gün içerdin.

 Sadece hamile kalmak için benimle seviştin.

 Orgazm taklidi yapacak kadar bile nezaketten yoksundun.

 Sen boşaltamadıysan suç bende değil.

 -Affedersin ama Maite hiç şikâyet etmiyor.

 -Doğru diyor kızım.

 İçtin mi sen?

 Sana ne?

 Alkolik olmam da senin suçun! -Kendi kocam gözüme bile bakamıyor! -Bırak beni! Çektiği reklamlardan başka hiçbir şey umurunda değil! Sakin ol.

 Kötü enerji yayılıyor ve Dante de bunu hissedebiliyor! En ilginç hayat onunkisi! Tabii! Memelerine diken batırıp kendine acı çektirmelisin! Sana sekiz yıl, yedi ay ve üç hafta tahammül ettim.

 O sekiz yılda yataktan kalkmak için benliğimi silmem gerekti! Lütfen kulaklarını tıka Maite.

 Şükürler olsun ki kısırsın  ve senden tek bir çocuğum bile yok.

 -Bayan, sakin olun!

-Olamaz! Delirdi! Bırakın beni!

-Üzgünüm kızım!

-Bırakın beni! Arkadaşın falan değilim!

 Seni orospu!

Bırakın beni! Ben iyiyim!

Hep dış görünüşüne ve çektiği saçma reklamlardan daha çok para kazanmaya önem verirdi.

 Annem de bu yüzden onu sevdi.

 Tıpatıp aynılar.

 Tıpatıp aynı.

 Ondan nefret ediyorum! -Ondan nefret ediyorum! -Tamam, sakin ol.

 -Çiçeklerin günahı yok.

 -Aslında uzun zaman önce fark ettim ama kabullenmek istemedim.

 Ona hiçbir zaman âşık olmamış gibiyim.

 Tam bir salağım! Çevre baskısı yüzünden onunla evlendim.

 İki bambaşka insandık.

 Hiç ortak noktamız yoktu.

 Onu bir daha görmek istemiyorum.

 -Yaklaşma yasağı çıkartacağım.

 -Burası için kolay.

 Dış dünyada bu iş daha zordur.

 Bak, Fernando bir duygu teröristi.

 -Nasıl yani?

 -Eski kocan gibi duyarsız insanlar Maite ile birlikte buraya gelmenin terörist bir eylem olduğunu anlamazlar.

 Hiçbir suçluluk hissetmeden en ağır sözleri sarf edebilir çünkü kendi mantığında bunu normal görür.

 Adam Taliban, sense İkiz Kuleler’sin.

 Şunu anla, buradan galip çıkmanın tek yolu onun istediği oyunu oynamamaktır.

 Bu bir hayat dersidir.

 Teröristlerle pazarlık edilmez.

 -Teröristlerle pazarlık etmiyoruz.

 -İşte böyle.

 -Sağ olun.

 -Rica ederim.

 Bir şey daha var.

 İyi ki çocuk yapmamışız.

 İsabet olmuş.

 Aslında  çocuk yapmayı hiç istemedim.

 Başkalarının benden isteklerine karşılık veriyordum.

 İşte bak.

 Söyleyecek cesareti bulamıyordum.

 Belki de kötü hissederim diye -korktuğum içindi.

 -Söyle o zaman.

 -Söyledim ya.

 -Yok, hadi söyle.

 Hiçbir zaman -Hiçbir zaman çocuk istemedim.

 -Hayır, bu şekilde.

 Hiçbir zaman çocuk istemedim! Sen de dene.

 -Hiçbir zaman çocuk istemedim.

 -Daha yüksek.

 -Hiçbir zaman çocuk istemedim.

 -Sana inanmıyorum.

 Hiçbir zaman çocuk istemedim ve bundan mutluyum! Aşağılık bir terörist olan Fernando’dan nefret ediyorum! Peki, sakinleş yoksa diğer hastalar seni deli sanacak.

 Tamam mı?

 Bu kez karşılarında otururken gülümse.

 Sıcak, inandırıcı, mutlu bir şekilde gülümse.

 Nasıl yapacaksın?

 Dostum, berbatsın.

 Prova yapman lazım.

 Depresyona girenlerin gülümsemesi lazım ama gerçekçi, inandırıcı bir şekilde.

 Baksana.

**

-Anne -Öncelikle manikür yaptıracağız.”

 Sonra da saçlarını.”

 Korkunç görünüyorlar.”

 -Anne -İyi haberlerim var.”

 Julia’nın kuzeni Emilia’yı hatırladın mı?”

 İki ay önce lösemiden ölmüş Aman, onun için iyi haber değil ama senin için öyle çünkü kocası Joaquín artık dul ve boşta.”

 -Anne -Carolina.”

 -Bu senin şansın.”

 -Anne Hayatına tekrar başlamak istiyor, ben de annesi Cuca’yı dün aradım.”

 Ne oldu, tahmin et.”

 Yarın bir randevun var! Anne, lütfen beni dinle.”

 Kimseyle bir yere gitmiyorum.”

 Ne saçmalıyorsun?”

 Yarın çıkmıyorum.”

 Taburcu etmediler.”

 Olamaz.”

 Ne zaman taburcu edeceklermiş?”

 Hiçbir fikrim yok.”

 Joaquín’i tekrar aramam gerekecek.”

 Tamam, buldum.”

 Seyahatten dönmediğini söylerim.”

 -Paris fotoğrafların var

-Anne! Onunla çıkmayacağım.”

 Ne onunla ne de bir başkasıyla.”

 -Ama -Sence niye buraya düştüm?”

 Çünkü kendini öldürmek istedin.”

 Evet.”

 Ama sorunumu hiçbir erkek çözemez anne.”

 Hele ki senin seçtiğin erkekler.”

 Senin hayallerin bana değil.”

 Tatlım, tek istediğim şey mutlu olman.”

 Emin misin?”

 Çünkü sadece kendi mutluluğunu anlatıyorsun.”

 Torun istiyorsun, dostlarının beni seyahatte sanmasını istiyorsun.”

 Hep senin isteklerin.”

 Pardon ama benim isteklerim ne olacak?”

 Seni mutlu etmek benim sorumluluğum olamaz anne.”

 Beni tasvip etmeni bekleyerek hayatımı geçirdim  ama etmedin çünkü hiçbir şey sana yetmedi.”

 Ne yapsam fayda etmedi ve hep senin sözünü dinledim.”

 İstediğin adamla evlendim.”

 Beğendiğin mahallede yaşadım.”

 arkadaşların iş verebilir diye gazetecilik okudum ve kostüm tasarımı okuyamadım çünkü yeteneğim yoktu.”

 Ama yeteneğin yoktu ki! -Tasarımların berbattı! -Anne! Kes şunu! Yeter! Kendi kararlarımı verme zamanım geldi.”

 -Hayatım, bekle! -Anne.”

 Seni seviyorum.”

 Ama lütfen benimle oynamaktan vazgeç.”

 Ben bu kadarım.”

 Bu saçla bu kadarım.”

 Beğen ya da beğenme, senin kızın bu.”

 Senin deli kızın.”

**

Canını mı sıkıyordu?”

 Carolina.”

 Emilia.”

 İlk günler en zor geçen günlerdir.”

 Ben de senin gibiydim.”

 Aynı ağaca tırmanıp kaçmaya çalışmıştım.”

 Buradan çıkmanın en hızlı yolu terapiye cevap vermektir.”

 -Cevap vermek -Başta zor gelir ama Ne zamandır buradasın?”

 Üç aydan biraz fazla oldu.”

 Demek ki boktan tavsiyen epey işe yaramış.”

 Üç ay olmuş.”

 Dinle kızım.”

 Bir şeye yaramayan eski sevgilim yüzünden buradayım.”

 Ne sen ne de bu karılar gibi bir deliyim.”

 Yarın buradan ayrılacağım.”

 Fazla alınma.”

 İlk geldiklerinde hep böyle olur.”

 Başkalarını suçlarlar.”

 Kocalarını, amcalarını, anne ve babalarını, Tanrı’yı, Meryem Ana’yı.”

 Sana bir şey diyeyim mi?”

 Hiç suçlamadıkları tek bir kişi vardır.”

 -Kim?”

 -Kendileri.”

 Çılgınca, değil mi?”

**

-Merhaba canım.”

 Nasılsın?”

 -İyiyim.”

 Sen?”

 -Ben de iyiyim.”

 -Harikayım.”

 -Sahi mi?”

 -Ne oldu?”

 -Bir terslik mi var?”

 -Hayır, yok.”

 -Yok mu?”

 Polo kulübündeki yaşlı kadınlar senin burada olduğunu öğrenmişler, artık herkes biliyor.”

 Anne, umurumda değil.”

 Gazeteye falan ilan verebilirsin.”

 -Gerçi her zamanki gibi senin umurunda.”

 -Hayır, değil.”

 Yalnızca WhatsApp grubumuzdan onlara cevap attım.”

 Biraz tahriklere kapılıyorum.”

 Beni engellediler! Ne söyledin ki?”

 Al.”

 Yemin ediyorum, bir daha dinleyecek cesaretim yok.”

 Bu mu?”

 İyi dinleyin dedikoducu bunaklar, kızımı benden gizli çekiştireceğinize kendi işinize baksanıza.”

 Doğru, şu anda tımarhanede ama onunla gurur duyuyorum çünkü yaşadığı zorluğu bilmiyorsunuz ve ona rağmen hâlâ hepinizden daha akıllı.”

 Tek bildiğiniz şey başkalarını kötülemek! Rocío, kocanın gey olduğunu ve pilates hocası için seni terk ettiğini itiraf etmekten utanıyorsun.”

 Mariana, bir saadet zincirine girdiği için oğlunun hapse düştüğünü biliyoruz.”

 Bir şey daha söyleyeyim.”

 İkinizin de cehenneme kadar yolu var! Vay canına! O dedikoducu bunakları zaten sevmiyordum.”

 İyi margarita yapmaktan başka bir meziyetleri yoktu.”

 Ama kızımı kaybedeceğime iki boktan arkadaşımı kaybetmeyi yeğlerim.”

 Geçen gün bana söylediklerinde tamamen haklıydın.”

 Biraz öfkeliydim.”

 Ama öfkenin haricinde kesinlikle haklıydın.”

 Evlenmek istemememe rağmen büyükannenin zoruyla babanla evlendim.”

 “Onun gibisini asla bulamazsın.”

” demişti.”

 “Aptal olma.”

 Ölene kadar yalnız kalacaksın.”

” Ben de babanla evlendim ama onunla yaşadığım her dakikadan nefret ettim.”

 Ne ben ona ne de o bana âşıktı ama o zamanlar kimse boşanmazdı.”

 Başkalarının ne diyeceğinden ödün kopardı.”

 Dolayısıyla  annemin bana yaptığını ben de sana yaptım.”

 Ben de boktan bir bunak olup çıktım.”

 Özür dilerim canım.”

 Umarım kalıtsal değildir.”

 Her şey kalıtsal olduğunu gösteriyor, kendini hazırla.”

 Bir düşüneyim.”

 Bu ay mesleki terapiye çok zaman ayırdım.”

 Mandala ve yoga yaptım, reggaeton dansı yaptım.”

 Açıkçası üç aydan biraz fazla kalınca size katılmak zorundayım.”

 Ben deliyim.”

 Kocanızın sizi en yakın dostunuzla aldatıp onu hamile bıraktığını, kısır olduğunuzu aynı gün öğrenir ve evinizin çatısından aşağı atlamak istemezseniz robotsunuz demektir.”

 Deli olduğunu kabul ediyor musun?”

 Evet.”

 Ama hayatımı tehlikeye atıp atmayacağımı soracak olursanız hayır, atmam.”

 Artık kendimi öldürmek istemiyorum.”

 Hem de hiç.”

 Özellikle de gerçekten  hiç âşık olmadığım bir erkek için.”

 Annemin bana çizdiği hayatı kaybetmek de beni hiç endişelendirmiyor.”

 Hayır.”

 Ben deliyim.”

 Evet.”

 Ama hepimiz biraz deli değil miyiz?”

 Önemli olan şu, iyileşmek istiyorum.”

 İyi olmak istiyorum.”

 Ne gerekirse yaparım, gerekirse burada uzun süre kalırım.”

 Pekâlâ.”

 Öyleyse sana kötü bir haberim var.”

 Tedavine dışarıda devam etmenin zamanı geldi.”

 İyi de deli olduğumu az önce söyledim.”

 O yüzden zaten.”

 Sadece akıllı insanlar kendi deliliklerinin farkına varabilirler.”

 Tebrikler.”

**

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

....

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s