NISE DA SILVEIRA

 

Vikipedi, özgür ansiklopedi

 

Nise da Silveira

1970 yılında Nise da Silveira

doğmuş

15 Şubat 1905
Maceió , Alagoas, Brezilya

Vefat etti

30 Ekim 1999 (yaşlı 94)
Rio de Janeiro , Brezilya

milliyet

Brezilya

Mezun olduğu  okul

Universidade Federal da Bahia

Eşi

Mário Magalhães da Silveira

Bilimsel kariyer

Alanlar

Psikiyatri

etkiler

Carl Jung

Nise da Silveira (15 Şubat 1905 – 30 Ekim 1999), Carl Jung’un bir öğrencisi olan Brezilyalı bir psikiyatristti .

biyografi

Silveira, Maceió’da , kuzeydoğudaki Alagoas eyaletinde , [1] Brezilya’da 1905’te doğdu. 1926’da
Bahia Tıp Okulu’ndan mezun olduktan sonra (157 erkek arasında [1] tek kadın ) , hayatını psikiyatriye adadı ve asla psikiyatri hastaneleri, elektroşok , insülin tedavisi ve lobotomi gibi zamanın agresif tedavi biçimleriyle uyumluydu .

1952 yılında kurulan Bilinçdışı Görüntülerinin Müzesi’ni de Rio de Janeiro’da , boyama ve modelleme stüdyolarında üretilen eserler toplanmış bir çalışma ve araştırma merkezi. Çalışmalarıyla, Nise da Silveira Brezilya’da Jungian psikolojisini tanıttı . 

Birkaç yıl sonra, 1956’da, Nise da Silveira, zamanı için başka bir devrimci proje geliştirdi: “Casa das Palmeiras” ın (Palms House), psikiyatri kurumlarının eski hastaları için bir kliniği, sanatlarını özgürce ifade edebildikleri ve günlük olarak ayaktan tedavi edilir. Ayrıca 1968 yılına kadar başkanlık ettiği CG Jung Çalışma Grubunu kurdu . 

Meslek terapisi üzerine yaptığı araştırmalar ve bilinçdışı imajlar aracılığıyla psikotik sürecin anlaşılması, yıllar boyunca sergilere, filmlere, belgesellere, görsel-işitsellere, derslere, sempozyumlara, yayınlara ve konferanslara kaynaklık etmiştir. Ayrıca, terapistleri aradığı hastalarla hayvanlar arasındaki duygusal ilişkilerin araştırılmasında da öncü olmuştur.

Nise da Silveira, çalışmasının bilincinde olarak , farklı bilgi alanlarında süslemeler , başlıklar ve ödüller almıştır. Paris, Fransa’da bulunan Uluslararası Psikopatolojik Anlatım Derneği’nin kurucu üyesiydi . Çalışmaları ve fikirleri, Brezilya ve denizaşırı ülkelerdeki Müzeler, Kültür Merkezleri ve Terapötik Kurumların oluşturulmasına ilham verdi. 

Ölüm

Rio de Janeiro’da 30 Ekim 1999’da öldü . Hayatı ve çalışmaları Roberto Berliner’in yönettiği 2015 Brezilya filmi Nise: Madness Kalbinde gösterildi . [2]

Referanslar

kaynakça

  • Casa das Palmeiras. Bir Emoção de Lidar. Uma Experiência em Psiquiatria Rio de Janeiro: Elhamra, 1986
  • Cartas a Spinoza Rio de Janeiro: Francisco Alves, 1995
  • Expérience d’art Spontané chez des Schizophrènes dans un Service de Therapeptot Occupationelle (Dr. Pierre Le Gallais ile işbirliği, Zurig’de II Uluslararası Psikiyatri Kongresi), Congress Report cilt. IV, 380-386, 1957.
  • Fernando Portela Câmara: “Vida e obra de Nise da Silveira” [Psikiyatri On-Line Brezilya Dergisi], 2002
  • Gatos, bir Emoção de Lidar . Rio de Janeiro: Léo Christiano Editör, 1998
  • Gullar Ferreira. “Nise da Silveira: uma psiquiatra rebelde,” 1996
  • Id .: “Bir Psicologia Junguiana parasından Nise da Silveira’ya katkıda bulunuyor” – [Psikiyatri On-Line Brezilya Dergisi], 2004
  • Imagens inconsciente Rio de Janeiro: Alhambra, 1981
  • João A. Frayze-Pereira: “Nise da Silveira: Estudos Avançados’ta Inconsciente entre Psicologia, Arte e Política” yı hayal ediyor. vol.17 n ° 49 São Paulo Set./Dic. 2003
  • Jung: Vida e Obra , Rio de Janeiro: José Álvaro Ed., 1968
  • Nise da Silveira Brezilya, COGEAE / PUC-SP 1992
  • O Mundo das Imagens São Paulo: Ática, 1992
  • Filatelik Salınım (2005), n. 1, Brasil.

NİSE: O CORAÇÃO DA LOUCURA (2015)

Psikoloji bölümünü okuyan öğrenciler, lütfen bu filmi seyredin..

106 dk

Yönetmen: Roberto Berliner

Senaryo: Flavia Castro, Mauricio Lissovski, Maria Camargo

Ülke: Brezilya Brezilya

Tür: Biyografi, Dram, Tarihi

Vizyon Tarihi:02 Nisan 2016       (Brezilya)

Dil: Portekizce

Müzik: Jaques Morelenbaum

Nam-ı Diğer: Nise

Oyuncular: Julio Adrião, Flavio Bauraqui, Fabrício Boliveira,  Fernando Eiras, Luciana Fregolente,

Özet

Yaşanmış olaydan uyarlanan filmde şizofren hastalarını elektroşokla tedavi etmeyi reddeden ve onları sanatla uğraşmaya teşvik eden bir psikiyatrist anlatılıyor.

Filmden

Günaydın.

 ULUSAL PSİKİYATRİ MERKEZİ

Günaydın.

 Günaydın.

 Ben Dr. Nise da Silveira.

 Dr. Nelson beni bekliyordu.

 Bir saniye lütfen.

 Eugênia, Dr. Nise geldi.

 Ben de sizi bekliyordum.

 Lütfen benimle gelin.

 Yemekhane artık diğer tarafta.

 Burası kadınlar, burası da erkekler koğuşu.

 Kapıyı açın lütfen.

 Hayır, istemiyorum.

 Kıpırdama.

 Sakin ol.

 İstemiyorum.

 Gidelim doktor hanım.

 İstemiyorum.

 -Hayır.

 -Kapa çeneni! Avluyu zaten görmüştünüz.

 Hastaların durumuna göre dışarı çıkmalarına izin veriyoruz.

 En saldırgan olanlar buradayken kimse içeri girmez.

 Gidelim doktor hanım.

 -Şu taraftan doktor hanım.

 -Teşekkürler.

 Evet, dediğim gibi bu yöntem, Portekiz’den Egas Moniz’in yürüttüğü araştırmanın sonucudur.

 Kendisi Nobel Tıp Ödülü aldı.

 Sağlıklı bir sosyal yaşam sürmelerine engel olan aşırı saldırganlık gösteren obsesif psikoz hastalarına lobotomi önerilmektedir.

 Ameliyat, ön bölgenin alt tarafına uygulanan ikili trepanasyon ile gerçekleştirilmektedir.

 Burada, talamusu ve kesiti görebilirsiniz.

 Bağlantılara engel olan şey, frontal lobdaki bu beyaz madde.

 Beyler, sonuçlar bir hayli memnun edici.

 Ailelerinin yıkımına sebep olmuş ve şu an onlarla uyum içinde yaşayan hastalardan bahsediyoruz.

 ABD’de, Dr. Walter Freeman, bunu yapmak için ucuz ve alışılmadık bir alet buldu.

 Buz kıracağı.

 Buz kıracağı sayesinde binlerce hastayı kısa sürede iyileştirdi.

 Lobotomi sayesinde psikiyatri artık tıbbi bir uzmanlıktır.

 Teşekkürler beyler.

 Şimdi müsaade ederseniz, Dr. Nise Silveira’yı takdim etmek isterim.

 Hastanemize psikiyatr olarak dönüyor kendisi.

 Toplantımıza devam etmek için, Dr. Marcelo Mourão’nun elektrokonvülsif terapiyle ilgili söyleyeceklerine kulak verelim.

 Doktorlar, elektrokonvülsif terapi, akıl hastalıkları için en gelişmiş tedavi yöntemidir.

 Yöntem, 1930’larda geliştirildi ve havaleyi elektrik yoluyla tetiklemekten ibaret.

 Hastayı içeri alın lütfen.

 Bırakın beni.

 Beni buradan çıkarın.

 Bırakın beni.

 Beni buradan çıkarın.

 Yardım edin! İstemiyorum.

 Bu hastamız şizofreniden muzdarip.

 Çoğu vakada, her tür tedaviye karşı olan direnç bu prosedürden sonra ortadan kalktı.

 Elektrotları rica edebilir miyim?

 Göreceğiniz üzere, elektrotlar hem tek hem de çift yönlü olarak kullanılabiliyor.

 Ardından sadece bunu açıyoruz ve şu düğmeye basıyoruz.

 Havale 40 dakika kadar sürebilir.

 Kusmaya sebep olabileceği için, hastanın, ameliyattan iki saat önce yemeği kesmesi gerekmektedir.

 Hem katatonide hem de akut şizofrenide harika sonuçlar elde ettik.

 Affedersiniz doktor bey.

 Doz neye göre belirleniyor?

 Doz, bilinç kaybı ve havaleye yetecek kadar olmalı.

 Ne kadarı yeterli?

 -Her vakaya göre değişir.

 -Mesela bu vakada?

 Yaklaşık 30 amper.

 Bu sonuca nasıl ulaştınız doktor bey?

 Deneyimle.

 Alışırsın.

 Şiddet yoluyla iyileşmeye inanmıyorum Nelson.

 Bilim son birkaç yılda gelişti.

 Lobotomiyle yüzde 90’a varan oranlarda başarı sağladık.

 Sonuçlar, Avrupa ve Kuzey Amerika’daki en iyi cerrahi merkezlerle kıyaslanabilir.

 Bunu yapamam.

 Nise, öyleyse burada tedavi edemezsin.

 Hemşireler tarafından yönetilen bir bölüm var.

 Bütçemiz düşük ama bence orada bir şey yapabiliriz.

 Bunun için fazla nitelikli olduğunu biliyorum ama elimizdeki sana uygun tek iş bu.

 MTB, Meşguliyet Terapisi Bölümü.

 Bu ülkede, eğlenmek ve hastayı neşelendirmek yerine yapacak çok şey var.

 Meşguliyet terapisi mi?

 Bunun ne olduğunu biliyor musun Nise?

 Biliyor musun?

 Kariyerini riske atmış olursun.

 Kariyerim umurumda değil Mario.

 Hele ki hastanede kalmamın tek yolu buyken.

 O bölüm kimsenin umurunda değil, o yüzden hemşireler tarafından yönetiliyor.

 Mario, başkalarının ne düşündüğünü takıyor olsaydım hiçbir şey yapmazdım.

 Kendim için neyin daha iyi olduğunu biliyorum.

 Çalışmak istiyorum.

 Geçen gün, Lord Byron takım elbiseme işedi.

 Öyle demesene.

 Bu doğru değil.

 Kedilerimiz gayet terbiyeli, Mario.

 Tabii  Hadi bakalım, eğlence başlasın.

 Bahislerinizi bana verin.

 Hazır olun.

 Hadi.

 Günaydın.

 -Size de.

 -Günaydın.

 Size bilgi verildi mi bilmiyorum, ben Dr.

 Nise da Silveira.

 Bugün itibarıyla bu bölümün yetkilisi benim.

 Birer sandalye çekin lütfen.

 -Oturun.

 -Ayakta iyiyim.

 Ve siz?

 Ivone.

 -Ya siz?

 -Lima.

 Öncelikle burada ne yaptığınızı anlamak istiyorum.

 -Hastaları 

-Zırdelileri çalıştırıyoruz.

 Tamir işleri, tuvalet temizliği, yerleri süpürmek gibi şeyler.

 Yıllardan sonra, hastanenin bu hâli karşısında şoka uğradım.

 Ama en azından burayı hoş bir yer yapmak konusunda size güveniyorum.

 Tamam mı?

 Lima, işe çöpü çıkararak başlayabilirsin.

 Ivone, hiç temizlik malzemesi var mı?

 Doktor hanım, burayı temizlemek için para almıyorum, tamam mı?

 Peki o zaman.

 Sen ve ben kaldık, Ivone.

 Kova, süpürge.

 Neyin çöp olduğuna insanlar karar verir.

 İnsanlar.

 Çöp, çöp değildir.

 Çöpte ne arıyorsun?

 Adın ne?

 Neyin çöp olduğuna insanlar karar verir.

 Tohumlar çöp değildir.

 Tohumlar ekilmelidir.

 Tohumlar ekilmelidir.

 Neyin çöp olduğuna insanlar karar verir.

 Çöp, çöptür işte.

 Günaydın.

 Affedersiniz beyler.

 Dikkatinizi rica ediyorum.

 MTB’nin yönetimini ben devralıyorum ve sizlerle nasıl iş birliği yapacağımızı bilmek istiyorum.

 Nasıl bir iş birliği?

 Tedaviye katkıda bulunması açısından yeni faaliyetler başlatmayı düşünüyorum.

 Bu forma, hastalarınızın ihtiyaçlarına göre uygulanacak terapiyi yazmalısınız.

 Arka tarafa da amaçlarınızı yazın.

 Ondan sonrasını ben hallederim.

 Birçoğu için faydalı olacağına eminim.

 Biraz dikişin kimseye zararı olmaz.

 Meşguliyet terapisi.

 Pardon, yanlış terim kullandım.

 -Düşündüğüm şey  -Gitmem gerek doktor hanım.

 Tedavi edecek çok hastam var.

 Bana sonra açıklarsınız.

 Hadi bakalım.

 Onu alma.

 Yere bırak.

 Hadi bakalım.

 Hoş geldiniz.

 İçeri girin.

 Hadi, içeri girin.

 Hiçbir şeye dokunmayın.

 El sürmek yok.

 Onunla oynayamazsın.

 Buraya gel.

 Lima, ayağa kalk.

 Yere oturalım.

 Herkes birbirini görebilsin diye daire şeklinde oturacağız.

 Doktor hanım, ben ne yapayım?

 Rahatına bak.

 Oraya git.

 Ben  Size adımı söylemek istiyorum.

 Adım Nise.

 Düzen sağlamalıyız.

 Başlayabilmemiz için sizleri tanımam gerek.

 Oturun.

 Oturun.

 Az önce de söyledim.

 Hadi oturalım.

 Tekrar etmeyeceğim.

 Oturun.

 Lima, sakin.

 Onları rahat bırak Lima.

 Onları rahat bırak.

 Ama doktor hanım, laf dinlemek istemiyorlar.

 Ivone, bırak da rahat etsinler.

 Kimsenin oturmasına gerek yok.

 Bırakalım, istediklerini yapsınlar.

 Tohumlar ekilmelidir.

 İçeri gelebilirsin.

 Adın ne?

 Carlinhos.

 -Sertanejo.

 -Sertanejo da içeri girebilir.

 Otur hadi çatlak herif.

 Otur.

 Ben deli değilim.

 Delilik içime girdi.

 -Senin gibi değilim.

 -Bana yardımcı ol, otur.

 Bedenimdeki her hücre canlı.

 Doktor hanım  Cehennemden gelen Musa  Dinle, gözlemle  Kapa çeneni.

 Burada söyledikleri şeyler değerli.

 İşimizin temeli bu.

 Dinle, gözlemle   ve çeneni kapa.

 Salı günü vaftiz annem beni almaya gelecek.

 Carlinhos.

 O tohumları dışarı ekmek ister misin?

 Tohumlar ekilmelidir.

 Hayat yaratan hayatlardır tohumlar.

 Hem tohumları hem hayatı yaratan.

 Tohumlar ekilmelidir.

 Onu rahat bırak.

 -Günaydın Eugênia.

 -Günaydın doktor hanım.

 Eugênia, bu kadın hep böyle uyur mu?

 Bilmiyorum ama iki gündür yataktan çıkmadı.

 Bu hastayı temizle.

 Adelina.

 Neden dışarı çıkmadın?

 Kusura bakma, iyi hissediyor musun?

 Ağrın var mı?

 Ne güzelmiş, Adelina.

 Senin mi?

 Özür dilerim.

 Öyle yapmak istemedim.

 -Öğrenmek istediğim  -Defol.

 Defol git şeytan.

 Defol.

 Sakin ol Adelina.

 Vahşi bir kadındır kendisi.

 -Bu kadar yeter.

 -Bunun kuruması lazım.

 Ona ne oldu?

 Başka bir deliden dayak yemiş.

 Kuduz hayvan gibi birinden.

 Tekrar hücreye gönderildi.

 -Hücre mi?

 -Evet, hep oradadır.

 Oradan çıkarsa birini öldürebilir.

 Defol buradan! Git buradan.

 Tanrım  Sadece geçiyordum  Olayı gören kişi oydu.

 Geçiyordum  Lucio, o bezi bana verir misin?

 Bunun ne olduğunu biliyor musun?

 Oynamamız için bir top.

 Biraz oynayalım mı?

 Lucio.

 Lucio, buraya.

 Hadi, top oynayalım Lucio.

 Bak.

 Hey sen.

 Lütfen bana yardım et.

 Üzgünüm, aşağıya inemem.

 Orada olman güvenli değil.

 -Adın ne?

 -Almir.

 Sen hiç çocuk olmadın mı Almir?

 Oldum.

 Öyleyse aşağıya gel ve bizimle oyna.

 Bir saniye.

 Biraz oynayalım, eğlenelim.

 -Ayağımla vurabilir miyim?

 -Hadi.

 Harika.

 Top benim.

 Sakin ol.

 Rahatla.

 Gol! Sorumlu olduğun koca bir bölüm var ve sen yine de başkalarının işine karışıyorsun.

 Zavallı adam iki gündür hücre hapsindeydi.

 Adam psikoz hastası ve çok saldırgan.

 İnsan gibi muamele görmesi gerekiyor, o kadar.

 Nise, bildiğin gibi değil.

 Adam çok vahşi.

 Dr.

 Nelson, bunun iyi bir fikir olabileceğinin farkında mısınız?

 Doktor hanım, o form nerede?

 Nereyi imzalamam gerek?

 Sana bir sürü şey söylemiştim, bir kadından bahsetmiştim.

 Octávio, öyle yapamazsın.

 Bırak yapsın Ivone.

 Almir, nasılsın?

 -Günaydın.

 -Günaydın.

 Otursana.

 Affedersiniz.

 Doktor hanım  Bakıyorum da burayı oldukça canlandırdınız.

 Güzel sanatlarla ilgilendiğimi biliyor muydunuz?

 -Öyle mi?

 -Evet.

 O yüzden size sormak istedim.

 Burada bir sanat atölyesi olması ilginizi çeker mi?

 Sanat atölyesi mi?

 Harika olur.

 Ama paramız yok.

 Bu bölüm kimsenin umurunda değil.

 Burada çalışacak elemanınız var zaten.

 Ben de başlamak için birkaç malzeme bulmaya çalışırım.

 -Onu neden buraya getiriyorsun?

 -Öyle söylediler.

 Artık her şey buraya mı geliyor yani?

 İlaç aldı mı?

 Uslu durmazsan hücreyi boylarsın.

 Sorun ne?

 Lucio  Onu buraya getirmemi söylediler.

 Şu an sakin.

 Lucio, nasılsın?

 Yaralanmış.

 Tanrım.

 Gel de sana yapacak bir şeyler bulalım.

 Fernando.

 Nasıl hissediyorsun?

 Nasıl hissediyorsun?

 Benim ofisime gidip   kafanı dağıtmak ve biraz dinlenmek ister misin?

 Sakin.

 Şuna bak.

 Hayret bir şey! Bu pislik de ne?

 Bu ne lan?

 Sorun ne?

 Bok bu.

 Kendi bokuyla böyle yapıyor ve sonra temizlemesi gereken de benim.

 Adelina?

 O bebeği sen mi yaptın?

 Yürüyüşe çıkalım mı?

 Günaydın Adelina.

 -Eğlence başlasın artık.

 -Öyleyse iş başına.

 Hemen şimdi.

 Resim yapmak ister misiniz?

 Pedro?

 Guaj ve yağlı boyamız var.

 Resim yapmak ister misin Octávio?

 Resim yapalım mı Carlinhos?

 İham gelsin diye veriyorum.

 Ivone, bırak yapsın.

 Carlinhos, ben Carlinhos.

 Buraya gel.

 Doktor hanım.

 Bir hasta başka bir hastayı boyuyor.

 Beni dinleyin.

 Beni dinleyin.

 Lima, Ivone ve Almir.

 Bundan böyle onlara hasta demekten kaçınalım.

 Bu insanlar için çalışıyoruz.

 Sabırlı olması gereken biziz.

 Onlar bizim müşterimiz, anlaşıldı mı?

 Müşteri mi?

 Anlaşıldı.

 Diyorum ki, bir müşteri başka bir müşteriyi boyuyor.

 Zehirli mi, bilmiyorum.

 Karışmamamı söylemiştiniz.

 Aynen öyle Liva.

 Onlara karışma.

 Bu çok güzel Raphael.

 Ivone.

 Tekrar temizlenmesi gerek.

 Defol.

 Seni yakalayacağım.

 Git buradan.

 Uslu durmanı söylemiştim.

 Neler oluyor?

 Bırak onu.

 Onu hemen bırak! Adam tam bir hayvan.

 Sana onu bırak diyorum.

 Burada şiddete müsamaha gösteremem.

 Bu son olsun.

 Tam bir baş belasıdır, demiştim.

 Lütfen, Lucio.

 Şişko olanın suçu.

 Bu yüzden erkeklerle kadınlar ayrı durmalı.

 Mario?

 Geliyorum.

 Beklemekten yaşlandım.

 İyi ki doğdun sana İyi ki doğdun Nise Al bakalım.

 Fransızca çevirisi.

 Carl Gustav Jung.

 Gözlüğünü versene.

 İşte bu.

 Siyah renk.

 Nereyi boyamak istediğini seç.

 Sorun ne?

 Güzel, değil mi?

 Carlos, hastaneye ilk yatırıldığında, odasındaki aynaya yansıyan güneş ışınında Tanrı’yı gördüğünü söylemiş.

 Gördüğü şeyi herkesin görmesini istemiş.

 Çoğu Doğu dininde altın çiçeğin, Tanrı’nın varlığını simgelediğini bilir misin?

 Jung’un dediğine göre ruhta, diğer her canlı varlıkta olduğu gibi dairesel figürler hâlinde görülen yeniden düzenleme, kendi kendini iyileştirme potansiyeli varmış.

 Yani onun yeniden düzenleme çabasının, mistik yönü aracılığıyla gerçekleştiği sonucuna varabiliriz.

 -En azından şimdilik.

 -Marta.

 Nasılsın?

 Doktor hanım, bu Marta.

 Sanatçı bir arkadaşım kendisi.

 Burada staj yapmak istiyor.

 Almir, sanat eserlerinin harika olduğunu söyledi, ben de görmek isterim.

 Şu kitabı bana versene Ivone.

 Bu kitapları sana ödünç vereceğim.

 İkisini de okuduktan sonra bakarız.

 Ama şimdilik, oturabilirsin.

 Sen de bizimle oturur musun Ivone?

 -Peki efendim.

 -Harika.

 Raphael Domingues.

 14 yaşında çalışmaya başlamış, babası ailesini terk ettikten hemen sonra.

 İlk semptomlar o zaman ortaya çıkmış.

 Sonra da sesler duymaya, karanlık figürler görmeye, yabancılaşma, işkence ve kontrolsüzlükle ilgili düşünceler edinmeye başlamış.

 19 yaşındayken hastaneye yatırılmış.

 Şu an 25 yaşında.

 Raphael’in annesiyle konuştum.

 Annesi bana   bu çizimleri verdi.

 Bunları 13 yaşındayken yapmış.

 Güzelmiş.

 Eskiden illüstrasyon yapıyormuş, pek çok ödül bile kazanmış.

 Şimdi sadece bu karalamaları yapıyor.

 Canlarım   bugün özel bir gün.

 O yüzden her birinizin, güzel olduğunu düşündüğünüz bir kıyafet seçmesini istiyorum.

 İlk kim seçmek ister?

 Ben  Ben Carlinhos.

 Bir kıyafet seçtin mi?

 Ayakkabı giymek için kıyafete ihtiyacın var.

 Bir kıyafet seç.

 Elbise giyemezsin.

 Kadın külotu da giyecek misin?

 -Sen kadın mısın?

 -Ne?

 Sen kadınsın.

 Sikimi tut da kadın mıyım gör.

 Sikimi tut.

 -Kes şunu Octávio.

 -Sikimi tut.

 -Sikimi tut.

 -Kes şunu.

 Şurada sıraya girelim.

 Harika.

 Hadi gidelim.

 -Gidelim mi?

 -Evet.

 Yavaşça.

 Arkadaşlarınızı bekleyin.

 Yavaşça.

 Doktor hanım! Size sormadan birini davet ettim.

 Gelmek istediğini gözlerinde gördüm.

 Onu kimse özlemez.

 Adı ne?

 -Emygdio.

 -Hadi, otur Emygdio.

 Fernando.

 Sorun değil Ivone.

 Çocuk değiller.

 Ama ortalıkta dolanıyorlar.

 Benim istediğim de bu, öyle dolanma şansları hiç olmuyor.

 Bugün istediğiniz yerde dolanabilirsiniz.

 Kim var orada?

 Emygdio, senden bir ricam var.

 Şu fırçayı tutabilir misin?

 Teşekkürler.

 Şimdi biraz boya almanı rica ediyorum.

 Buradan buraya.

 Güzel görünüyor.

 Şuraya biraz beyaz ekle.

 Beyazla maviyi karıştır.

 Yeşil renk güzel oldu.

 Dağ çok güzel olmuş.

 Doktor hanım, kimseye nasıl çalışılacağını göstermem.

 Yapacak bir şey bulun ona.

 Tamam Carlinhos.

 Marta, buraya gel lütfen.

 Raphael ile ilgilen.

 Sadece tire mi çiziyorsun?

 Dikkatini çizimine ver Raphael.

 Bir şey çiz.

 Bir ev çiz.

 Ya da eşek.

 Sen karışma Marta.

 Eğer canı isterse, ne istiyorsa onu çizer.

 Ne yapayım peki?

 Bir şey sorarsa onunla konuşabilirsin.

 Raphael bir eşek çiziyor.

 Bilemiyorum  Sanırım Raphael’in ilhama ihtiyacı varmış.

 Marta.

 Bundan böyle onunla özel olarak ilgilenmeni istiyorum.

 Bunu da Carlos yaptı.

 İkisini de.

 İmzasını atmamış.

 İsimlerini yazıp tarih atmalı ve numaralarını yazmalıyız.

 Bu çok önemli.

 -Günaydın Pedro.

 -Günaydın.

 Profesör Carl Gustav Jung, üstat, Rio de Janeiro’daki Pedro II Psikiyatri Merkezi’nde hastaların resim yaptığı ve bunu tamamen özgürce yaptıkları bir atölye var.

 Onlara öneride bulunan yok.

 Poz veren model de yok.

 En derin saygılarımla, mandala ya da benzer şekildeki bazı resimleri size gönderiyorum.

 Bunlar, şizofren kişilerin kendiliğinden yaptığı resimler.

 Böylece onların resimlerinden, analitik psikolojinin deneysel ve ikna edici bir kanıtını sunan başlıca görseller ortaya çıkmış oluyor.

 Hiçbir kültürel etki söz konusu değil.

 Açıklamaya nasıl başlayacağımı bile bilmiyorum, üstat.

 Bir psikiyatr olarak kitaplarınızın işimde ve ayrıca kişisel olarak bana ne kadar yardımcı olduğunu anlatamam.

 Hayranlıkla ve saygıyla, Nise de Silveira.

 Şişko olan, zenciyi yutacak, değil mi Lima?

 Genç bir doktorsunuz, daha açık fikirli olmalısınız.

 Burada olmasının tek sebebi çamaşıra yardım ediyor olması.

 Kronik ve tedavi edilemez olanlar Jacarepagua Hastanesi’ne sevk edilmeli.

 Şuna bir bakmanızı ve bunun tedavi edilemez birinin eseri olup olmadığını söylemenizi istiyorum.

 Fernando’nun çalışmaları ilgimi çekiyor, Almir.

 Dağınık nesnelerle dolu şu oda çizimine bak.

 Tamamen karman çorman.

 Sonra da evin yapısını oluşturduğu boş bir oda çiziyor.

 Duvarlar, zemin  Nesneleri teker teker ekliyor.

 Kitaplar, akvaryum  En sonunda da tüm nesneleri düzenli bir şekilde birlikte boyuyor.

 Bence kendi yerini buluyor.

 Carlos’un bir çalışması da burada.

 Bu mandalaları buradan alıp hepsini Carlos’un masasına koyun.

 Düzenlemesi daha kolay olur.

 Lima, Emygdio’nun resmini getirir misin?

 -Neden?

 -Burası Fernando’nun alanı.

 Biliyorum ama bu resimlerin hepsinin ortak bir noktası var.

 -Empresyonist gibiler.

 -Hayır, Almir.

 Üzgünüm ama olmaz.

 Eser sahibine ya da kronolojik sıraya göre olmazsa hiçbir anlamı yok.

 Hazır olun.

 Gülümseyin.

 İçecek bir şey ister misin?

 Evet, lütfen.

 -Bir şey ister misiniz?

 Pasta?

 -Pasta alırım.

 Marta, bak kim gelmiş.

 -Kim?

 -Pedrosa.

 Eleştirmen Mario Pedrosa mı?

 Mario Pedrosa, Brezilya’nın en önemli sanat eleştirmeni.

 Mario Pedrosa’yı tanıyor musun?

 Elinde savaşçılarından biri var.

 O bir savaşçı mı?

 Diğeri.

 Diğer savaşçı.

 Bu, bir kadın ve çiçek resmi.

 Böyle bir yerde böyle sanat eserleri görmek olağanüstü.

 Hiçbir teknik bilgileri olmadan bilinçaltlarını sanata dönüştürmüş olmaları inanılmaz.

 Mesela Emygdio.

 Donanmada tamirciymiş eskiden.

 O nerede?

 Orada, bankta oturuyor.

 20 yıldan uzun süredir burada.

 Ona ne teşhis koymuşlar, biliyor musun?

 Kronik, tedavi edilemez.

 Affedersin Mario.

 Doktor beyler, gelmenize sevindim.

 Çalışmamı sonunda size gösterebilirim.

 Pasta ister misiniz?

 -Öylesine geçiyorduk.

 -Lafı çok uzatmayacağım, söz.

 Sanat atölyesi faaliyetlerini başlattığımda fark ettim ki, müşterilerin yaptığı eserlerde soyutluk sürekli olarak vardı.

 Ancak MTB gibi daha rahat ve özgür bir alandaki etkileşim sayesinde, geometrik figürler ortaya çıkmaya başladı.

 Özellikle de kusursuz bir şekil olan daire.

 Şizofreni, mantıksal dilin yitirilmesiyle alakalıdır.

 Ancak şu an başka bir dilde iletişim kurduklarına eminim.

 Unuttuğumuz ve yeniden öğrenmemiz gereken bir dil.

 Beyler, bu resimler   bilinçaltının imgeleri.

 Sizin bölümdeki gelişmeyle ilgili raporları okudum.

 Ama atladığınız bir şey var.

 Hastalarınızdan herhangi biri ne zaman iyileşecek?

 Ne zaman iyileşeceklerini bilmiyorum.

 İyileşecekler mi, onu bile bilmiyorum.

 Ama öncesinden daha iyi oldukları kesin.

 Onlara bir bakın.

 Hastanız Lucio’nun ne yaptığına bakın.

 Hiç çizim ya da heykel dersi almamış.

 Davranışlarındaki gelişme konusunda size bilgi veren olmadı mı?

 Açıkçası Dr. Nise, bizim görevimiz hastaları iyileştirmek, onları rahat ettirmek değil.

 Dr. Cezar, kimseyi tedavi ettiğiniz yok.

 Hastalarınızı sadist deneyleriniz için kullanıyorsunuz.

 İzninizle.

 Onların üzerindeki tek avantajınız zalim güç kullanmanız.

 Siz de teorilerinizi test etmek için bu hastaneyi kullanıyorsunuz.

 Kişisel hırsı insanlık olarak adlandırmak, tipik bir komünist davranışıdır.

 Benim kullandığım alet fırça.

 Sizinkiyse buz kıracağı.

 Birbirinizle konuşmanız gerek.

 Konuş onunla Auerélio.

 Selam Emygdio.

 Beni hatırlıyor musun?

 Bana bak.

 Bana bak Emygdio.

 Bana bak.

 Ben senin ağabeyinim.

 Aurélio.

 Gördün mü?

 Buraya gelmek cidden harika fikirmiş.

 İyileştiği falan yok.

 Evet, iyileşiyor.

 Sakin ol.

 Bırak da onunla konuşayım.

 Emygdio, ağabeyin burada.

 Konuş onunla.

 Konuş Emygdio.

 Gidelim.

 Annem hâlâ yoldadır.

 Annemi istiyorum.

 Sakin ol.

 Bu lobotomi ameliyatının Fernando’ya ne yapacağının farkında mısınız?

 Beyninin bir kısmını yok edecek.

 Yok etmek mi?

 Fernando, hissetme yetisini kaybedecek.

 -Bakın, gazeteye çıktı.

 -Gazeteye mi?

 Eleştirmen, onun müthiş bir sanatçı olduğunu söyledi Bayan Carmen.

 -Öyle mi?

 -Evet.

 -Bu bende kalabilir mi?

 -Elbette.

 Sadece kıskançlıktı.

 Herkesin başına gelebilir.

 Fernando’nun yaptığı şu güzel şeylere bakın.

 Eskiden çalıştığım bir eve benziyor.

 Her hafta benimle oraya gelirdi.

 Sekiz dokuz yaşlarındaydı.

 Odada oturup, Violeta’nın piyano çalmasını dinlemeye bayılırdı.

 -Violeta kim?

 -Patronumun kızı.

 Kız evlendiğinde bizimki kafayı yedi.

 Öyleyse  İşte bu, Bayan Carmen.

 Fernando, başından geçen bir hikâyeyi bize anlatmaya çalışıyor.

 Ona bir şans verin.

 Fernando’nun annesi, lobotomi için verdiği izni geri çekti.

 Bunun etik olmadığını biliyorsun.

 Bir meslektaşına bunu yapmamalıydın.

 Bu hasta, Dr.

 Cezar’ın sorumluluğunda.

 Pişman değilim.

 Fernando onun umurunda bile değil.

 Doğru olduğunu düşündüğüm şeyi yaptım.

 Bundan sonra hastanın başına gelecek her şey senin sorumluluğunda olacak.

 Hadi, biraz oturalım.

 Yere dikkat et.

 Lima’ya bak.

 Lima’ya bak.

 Buraya gel Fernando.

 Gitmek istiyor musun?

 İstiyor musun?

 Gidelim mi?

 Gelsene Fernando.

 Bana yardım et Almir.

 Yavaşça.

 -Bu harika.

 -Köpekler nerede?

 Bu harika.

 Bu ne sürpriz.

 Jung’dan gelmiş! Mario, şuna bak! Bu nedir Nise?

 Jung mu?

 Mektup mu?

 Jung diyorum Mario.

 Bak ne demiş.

 Erkek olduğumu sanıyor.

 Jung da cinsiyetçi çıktı.

 Sorun değil.

 Şizofrenlerde nadir görülen sanat çalışmalarının kalitesinden çok etkilenmiş.

 Her hastamın geçmişi hakkında daha fazla bilgi edinmemi önermiş.

 Ayrıca demiş ki  “Görünüşe göre hastalarınız, bilinçaltından korkmayan insanların olduğu bir ortamda çalışıyorlar.”

 Bir müşteri daha geldi.

 Kimler onunla tanışmak ister?

 Sakin, yavaş.

 Bunun sahibi var zaten.

 Onu, savaşçıların yaratıcısı Lucio’ya veriyorum.

 -O benim.

 -Elini sil.

 Ona kil bulaştırma.

 Çok fazla sıkma.

 Dikkatli ol çünkü patisi yaralı.

 Bu senin değil.

 Doktor hanım.

 Doktor.

 -Doktor hanım, lütfen.

 -İçeri gelmek ister misiniz?

 Hayır, böyle iyi.

 Hastanede hayvan yasak.

 Hastanemiz ceza almadan önce bu sorunu halletmeniz gerekecek.

 Ama müşteriler için iyi bir şey.

 Hayvanlar şefkat duygusu yaratır.

 Tedavilerine çok yardımcı oldu.

 O hayvanlar pis ve hastanenin her yerine kaka yapıyorlar.

 Herkes şikâyetçi.

 Doktorlar, hemşireler, hademeler.

 Bu hayvanlar yardımcı terapist görevi görüyorlar.

 Hayvanlar yardımcı terapist, öyle mi?

 Açıkçası, gerçeklik algınızı tümden kaybetmişsiniz.

 Size ne diyeceğimi bilemiyorum.

 Eğer onları müşterilerin elinden birden alırsanız -felaket olur.

 -Uyuz, kene, koku  Durum kontrolden çıkmış hâlde.

 Sanki hastane zaten leş gibi değildi.

 Bu hayvanlar sizin revirdeki hastalarınızdan daha sık banyo yapıyor.

 Doktor hanım  Ne düşündüğünüz umurumda değil.

 Ve bu anarşiye bir son vermezseniz, ceza alacaksınız.

 Lütfen bu kapıyı kapalı tutun.

 Çıkarın ben buradan! Çıkarın! Beni bırakın! Çıkarın beni! Müzik.

 Müziğe ne olmuş Fernando?

 Manzaraya bakan açık pencere  Bir gün açılır.

 Ama çok emek gerektirir.

 Gördüğünüz gibi biraz kıvrımlı bir yapısı var.

 Emygdio hep bu kısa çizgilerle başlıyor.

 Sonra da resmin geri kalanını şekillendiriyor.

 Onlar “notkalar”.

 -Ne?

 “Notkalar” mı?

 -“Notkalar.”

 Böyle bir isim bulmuş.

 Bu fırça hareketi.

 Biz senelerce sanat tarihi okuduk, yöntemler ve dünyanın dört bir yanından o kadar ressam öğrendik ve bunu burada, bir akıl hastanesinde bulduk.

 Emygdio, Brezilya’nın en iyi ressamlarından birisin.

 Ben ressam değilim.

 İşçiyim.

 Ama burada olduğum sürece   resim yapacağım.

 Bu iş yalnızca tıbbi bir keşif değil Nise.

 Aynı zamanda sanatsal ve politik.

 Bu hastanede yaptığın devrimden pek çok kişiye bahsettim.

 Bu sanatı buranın dışına çıkarmalıyız, insanların bunu görmesi lazım.

 Yalnızsın, tutucu meslektaşlarının insafına kalmış durumdasın.

 İşini kurtaracak olan bilim değil, sanat ve halkın görüşü.

 Aşağı in Octávio.

 Hadi bakalım, uyku vakti.

 Müzikle konuşuyordum  -Bu hafta geri geleceğim herhâlde?

 -Her gün geliyorsun.

 Müzikle konuşuyorum, bak  Biz de birazdan çıkarız.

 Kapatıp, anahtarı Luizinho’ya verirsiniz.

 Gidelim mi?

 Hadi gidelim Raphael.

 Gidelim mi?

 Hadi gidelim Raphael.

 “Şüpheli.”

 Emygdio eve dönmek istiyor.

 İkinizin arasında neler geçtiğini bilmek istiyorum.

 Komşuyduk ve çok gençtik.

 Yakındık ama ciddi bir şey yoktu.

 Aslında ondan hoşlanırdım.

 Ama donanmaya katıldı ve çok seyahat etmeye başladı.

 Onu görmeden geçen çok zaman oldu.

 Zordu.

 Onun erkek kardeşiyle mi evlendiniz?

 Evet ama o da hastalandı.

 O ve erkek kardeşi tüm bunlar yüzünden küstüler.

 Onun bu isteğine ne diyorsunuz peki?

 Emygdio’yu eve götürmek sizce işe yarar mı?

 Bilmiyorum.

 Kocamla konuşmam lazım.

 Bence  Resim yapıyor, değil mi?

 -Daha iyi değil mi?

 -Hayır.

 Hâlâ tedavi görüyor.

 Herkes dans ediyor.

 Dikkat edin! Yılan var! Yalan söyledim.

 Onları hiç böyle görmemiştim.

 Acaba seçkin psikiyatrlarımız ne diyor.

 Doktor hanım, Mario  Görünüşe göre sanatçımız gitmeye hazır.

 Merak etmeyin, ona iyi bakacağız.

 Emygdio’ya nasıl destek olacaksınız?

 Onun sanat çalışmasıyla, doktor hanım.

 -Partiye gidelim mi?

 -Gidelim.

 Biraz neşelenelim.

 Raphael, bana bak.

 Sana bir şey söylemeliyim.

 Harika bir şey oldu.

 Burs kazandım   ve Londra’ya gidiyorum.

 Bir süre buraya gelemeyeceğim.

 Ama   geri döneceğim.

 Anladın mı?

 Söz veriyorum, geri döneceğim.

 Ivone, Raphael’in nesi var bir bak.

 Marta.

 Ne oldu?

 Ona söyledim, doktor hanım.

 -Ona söyledim.

 -Öyle mi?

 Şimdi onu rahat bırak.

 -Ben ve Raphael  -“Ben ve Raphael” diye bir şey yok.

 Raphael.

 Sadece Raphael var.

 -Anladın mı?

 -Sakin olun.

 Ben sinirli değilim Almir! Sızlanmayı kes.

 Partinin tadını kaçırıyorsun.

 Dikkatinizi rica edebilir miyim, hanımlar ve beyler.

 En yeni ve en eski sanatçımız Emygdio de Barros için büyük bir alkış alalım.

 Buradan çıkınca ne yapacağından bahset bize.

 İyi akşamlar.

 Tüm meslektaşlarıma   söylemek isterim ki   burada olduğum süre boyunca   resim yapmaya devam edeceğim ve  Ama burada değil, dışarıda resim yapacaksın.

 -Öyle değil mi?

 -Burada.

 Kafamın içindeki bu makine.

 Onları öldürmüşler! Onları öldürmüşler! Ne oldu?

 Ivone?

 Ivone, bana lazımsın.

 Şimdi sırası değil.

 Fernando’ya yardım et.

 Almir, git ve yardım getir.

 Müdürü arayın! Lucio’ya yardım edin.

 Neden onları bize verip sonra elimizden alıyorsunuz?

 Kes şunu Lucio.

 Neden onları bize verip sonra elimizden alıyorsunuz?

 Neden veriyorsunuz?

 Lucio, yeter.

 Dr.

 Cezar, Lucio nerede?

 Lütfen ona bir şey yapmayın.

 Yaptığı güzel şeyleri gördünüz.

 Kendisini ifade ediyor ve şefkat gösteriyor.

 Şefkat mi?

 Az kalsın bir hemşireyi öldürüyordu.

 O raddeye getirildi.

 O kaybı kaldıramadı ve çıldırdı.

 Lütfen, tedavimize ara veremeyiz.

 Doktor hanım.

 Lucio, benim sorunum.

 Bu konuda endişelenmeyin.

 Her şey kontrol altında.

 BİLİNÇALTINDAN KORKMAYIN ENGENHO DE DENTRO’DAKİ SANATÇILARIN SERGİSİ Bir dakika Mario.

 Beni affet Marta.

 Sevdiklerimi üzmeyi istemiyorum ama farkına vardığımda iş işten geçmiş oluyor.

 Git, okula git ama yakında geri gel.

 Daha yapılacak çok işimiz var.

 Hanımlar ve beyler, affedersiniz.

 Affedersiniz.

 Birkaç şey söylemek istiyorum.

 Sanatın en güçlü işlevlerinden biri, bilinçaltının dışa vurumudur.

 Ki bu, sözde anormallikte olduğu kadar, normal olanda da gizemlidir.

 Bilinçaltının imgeleri, psikiyatrinin deşifre etmesi gereken bir sembolik dildir sadece.

 Ama hiçbir şey bu resimlerin ahenkli, dramatik, büyüleyici, canlı veya güzel olmasına engel olamaz.

 Tıpkı gerçek sanat eserleri gibi.

 Bu, geleneksel psikiyatrinin zapt etmeye çalıştığı şeyi görebilmek için bir fırsattır.

 Hanımlar ve beyler, muhteşem yeni Brezilyalı sanatçıların eserlerini sizlere takdim etmek isterim.

 Raphael Domingues, Lucio Noeman, Carlos Pertuis, Adelina Gomes, Emygdio de Barros, Fernando Diniz, Octávio Ignácio.

 Tüm bunlara vesile olmuş kişiyi de ayrıca takdim etmek isterim.

 Doktor Nise da Silveria.

 Antonin Artaud gibi düşünüyorum.

 Yaşamınızda bir şeyler yapmanın ve kendi çağınıza ait olmanın   binbir yolu vardır.

 Cümleyi tekrar etmemi ister misin?

 Yaşama ait olmanın ve kendi vaktiniz için savaşmanın binbir yolu vardır.

 İşe yaramaz kabul edilen kişileri  sosyal anlamda yararlı bir yaşama   geri kazandırmak niyetindeyiz.

 Hatta belki, önceden sahip olduklarından daha zengin yaşamlara.

 Yeter, sıkıldım artık.

 Gösteri sonra erdi.

 Tetrazzini en iyi şekilde söyledi zaten.

 Tetrazzini yaşlı bir şarkıcıydı.

 Bunu kaydediyor musun, seni çılgın?

 Kaydediyor musun?

 Çeviren: Günseli Birol||

 

NISE DA SILVEIRA,
İNSANLIK ADINA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.

Doktor Nise da Silveira ile ilgili görsel sonucu

BAŞA DÖN

KÜTÜPHANE

 

Reklamlar

....

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.