THE BELIEVER /İnançlı (2001)

 

“Yahudi, her zaman Yahudi’dir.
En azılı Yahudi düşmanı olanlar
Saf kan Yahudi’dir
Hitler zamanında,
en rütbeli Naziler, Yahudi’ydi?”

98 dk

Yönetmen:Henry Bean

Senaryo: Henry Bean, Mark Jacobson

Ülke: ABD

Tür: Dram

Vizyon Tarihi:19 Ocak 2001        (ABD)

Dil: İngilizce, İbranice

Müzik: Joel Diamond

Oyuncular: Ryan Gosling, Peter Meadows, Garret Dillahunt, Kris Eivers, Joel Marsh Garland

Özet

12 yaşında iken Danny Balint erken gelişmiş entelektüel, Yeshiva’da hahamlarla çeşitli konularda tartışmalara katılabilen ve sokaklardaki Yahudi karşıtı saldırganlıklardan uzak duran bir gençtir.

20’li yaşlarında ise dazlak, yalnız yaşayan, web sitelerinin milis hareketleri ile ilgili sayfalarında dolaşan ve anormalden öte fevri Yahudi karşıtı fikirler geliştiren bir genç olmuştur.

Filmden

Tanrının İbrahim’i test etmesinden sonra bu olayların geçmesine sıra gelmişti  ”İbrahim, ” ve İbrahim cevapladı ”Buradayım. ” Ve tanrı devam etti  ”Şimdi oğlunu al, sevdiğin tek oğlunu İshak’ı ve eski bir kara parçası olan Moriah’a git ve oğlunu bana kurban et. ”

Biriniz söylesin bana, burada gerçekten neler oluyor?

 Bu, tanrıya karşı İbrahim’in kaderinin ve adanmasının testiydi.

 Danny?

 Her zaman olduğu gibi yine ekleyeceğin bir şeyler mi var?

 Bu onun kaderi ile ilgili değil, Tanrı’nın gücü ile ilgili.

 ”Ne kadar güçlü olduğumu biliyor musun?

“Ne kadar aptalca olursa olsun, sana istediğim her şeyi yapabilirim.

“ Gereğinde senin öz oğlunu bile öldürebilirim.

“Çünkü ben her şeyim sen ise hiç bir şey. ”

– Hey, yeshiva bocher!

 – Ne var?

 Uyan artık!

 Kalk artık dedim!

 Bunun nerde olduğunu düşünüyorsun?

 Güvendin mi!

 Senin tanrın senin yerine bir koç mu önerecek?

 Hayır!

 Bana bir iyilik yap.

 Neden bana vurmuyorsun ha?

Vur bana!

 Hadi vur!

 Vur!

 Vur!

 Yeter artık vuracaksan vur!

 Lütfen vur bana!

 Salak herif!

 Ülkenin tek bir inanç çekirdeğine sahip olduğu artık doğru olmayacak.

 Geleneksel anlayış ile bir ülke olmayı durduracağız ve konfederasyon olmak isteyenlerle bir grup oluşturacağız aynı eski çağlardaki prenslikler gibi.

 Aynı zamanda global piyasaların adı duyulmamış denizlerine akacağız.

 Ekonomik avantajları apaçık, ama kültürel, psikolojik olarak  Büyüdüğüm yer olan güney Boston’da, ufak bir çocuk sokakta yürüdüğünde, herkes çocuğun adını bilirdi.

 Aniden fırlayıp bir arabanın önüne atlasa, birileri ona ”Jimmy Dunn, kaldırıma geri dön ve kaldırımı terk etme” derdi!

‘ Liseden sonra amcasını benzin istasyonunda veya tersanede görürdü çıraklıktan ustalığa geçti.

 8 yıl sonra, saat başına 16.50 dolar kazanıyordu, 4 çocuğu oldu, şimdilerde top oynamaya meraklı ve  Bugün o çocuk sokakta yürüyor, sokak çöp dolu, yüzlerin yarısı kara, tersane kapanmış durumda, sadece benzin istasyonunda kalan işler durmakta.

 Ve liseyi terk edince, Burger King’te bir iş bulmayı tercih etti.

 Böylelikle içmeye ve esrar kullanmaya başladı.

 Kendini 23 yaşında astığında, onun için yas tutanlar yakın arkadaşları ve annesiydi.

 Bu ülkenin ruhu katledilmiş durumda.

 Ve bu ülkedeki hükümetin bize sunabildiği şey serbest ticaret, sermaye piyasaları, ve şirketlerin halka arzları.

 Ortalama birisi liderlik, iletişim ve kültür yoksunluğu nedeniyle servet kavramından daha az ezilmiştir, iletişimsizlik, kültür, ve kendisinin dolduramayacağı bir boşluluk hissi.

 Bu nedenle ben bir faşistim.

 Sadece bu tarz bir hükümet bizlerin temel ihtiyaçlarına hitap edebilir.

 Irk’a ne demeli?

 Şimdi bunun zamanı değil.

 Sana katılmıyorum.

 Bana öyle geliyor ki ırk olayı konuştuğumuz her şeyin merkezinde olan bir şey.

 Manevi, ruhsal ve tinsel hayat “kan”dan oluşur.

 Bunlar olmadan Yahudilerden farkımız ve üstünlüğümüz olamaz.

 Yahudilerle ilgili problem nedir?

 Carla.

 Ana nokta şu; modern dünya bir Yahudi hastalığıdır.

 – Tamam mı?

 – Ne hastalığı?

 Soyutlama.

 Onlar soyutlama olayını takıntı haline getirmişler.

 Peki o zaman ne öneriyorsun?

 Yahudileri öldürmeyi.

 Bu felaket büyük bir hata olur.

 – İnsanlar yahudilerden nefret eder, katılıyor musun?

 – O eskidendi.

 Bugün öyle bir sorun yok.

 Hayır hayır hayır!

 Tüm toleransların altında hepsi televizyonda öğreniyor, değişen hiçbir şey yok.

 En ufak bir laf tüylerini dimdik ediyor.

 Ve bu sadece nefret değil.

 Bu aynı bir fareyi gördüğündeki duygu gibidir.

 Üzerine basmak istersin.

 Onu parçalamak istersin.

 Nedenini bile bilmezsin.

 Bu fiziksel bir tepkidir ve herkes bu duyguyu hisseder.

 Yahudi.

 Hangisini öldürmek istersin?

 Barbra Streisand. Kissinger 

– Ünlüleri olaya karıştırarak meseleyi anlaşılmaz hale getirme.

 – Hangisi ne?

 İlkinde neden öldüklerini kimse anlamaz.

 Açıklamaz mıydın?

 Bir şey söylemezdim.

 Birkaç ölümden sonra insanlar bir neden bir cevap bulmaya çalışacaklardır.

 Ve iş açığa çıkınca büyük öfke ve nefret başlayacaktır.

 Almanya yine her şeyin üzerinde gibi görünecektir.

 Bu bizim istediğimiz değil mi?

 Almanya yine her şeyin üzerinde, en iyi bu zamanda yapılır.

 Ve insanlar zengin, başarılı, zeki Yahudilerin öldürüldüklerini anladıklarında, memnun olacaklardır.

 Ve hiçbir şey söylemeyeceklerdir, kendilerine bile.

 Biri çıkıp yüksek sesle bunu dile getirdiğinde, düşünecekler

”Bu tam da benim düşündüğüm şey idi.”

Ve her şey oradan yayılmaya başlayacak.

 Her zaman öyle olur.

 Okula gitmiyorsun.

 Ne işle meşgulsün?

 Queens’deki Big Boy deposunda forklift kullanıyorum.

 Genç adam,  Lina Moebius.

 Ve siz?

 Daniel Balint.

 Balint?

 Bu Alman.

 Bay Balint, FBI veya her hangi bir hukuki teşkilat ile ilginiz var mı?

 Ben de size aynı şeyi soracaktım.

 Peki, tam olarak neyin arkasındasın, Daniel?

 Ha?

 Sadece Yahudileri öldürmek mi istiyorsun yoksa aklında daha büyük bir şey var mı?

 Curtis’in dediğine göre senin fikirlerin bizi daha marjinal yaparmış.

 Curtis, biz zaten marjinaliz.

 Bu bizim çe…liğimiz.

 Bizler kimsenin söylemeye cesaret edemediği şeyleri söylüyoruz.

 İlk önce kimi öldürürdün?

 llio Manzetti.

 Bir yatırım bankası olan, ,  Damon ve Schwartzchild’ın yönetici ortaklarından..

 Fransa eski büyükelçisini.

 – Manzetti Yahudi mi?

 – Kesinlikle.

 Kendisi 11 yaşındayken allesi Bulgaristan’dan göç etmiş.

 Bunu nasıl yapabilirsin?

 Adamın günlük rutinlerini ve nasıl korunduğunu öğrenmek için zamana ihtiyacım var, fakat teorik olarak New York caddelerinin bir tanesinde, gündüz vakti, ufak kalibreli, otomatik ve susturucusuz bir silah ile 

Neden susturucusuz?

 Çünkü bir vukuat olmamasını istersin.

 Neden gelip bizi ziyaret etmiyorsun?

 Bir sığınağımız var.

 İlgini çekebilir.

 Eğer hoşuna giderse arkadaşlarını çağır.

 Onunla ilk karşılaştığımda bana Karl’ı anımsatmıştı.

 Sanırım anlaştık.

 Yahudi karşıtlığı bizim tam anlamı ile geride bırakmaya çalıştığımız şey.

 Manzettiyi öldürmekten bahsediyorum Ona nasıl tepki gösterdiler gördün mü?

 Elbette, bu odada kendilerini Nazi olarak anmaktan utanmayan insanlar.

 Romantik bir hareket.

 Her zaman öyleydi.

 – Lina,  Bak, Yahudiler umurumda değil, öyle ya da böyle.

 Fakat bir gücü var.

 1000 yıllık Reich bile zar zor 10 yıl sürebildi.

 Gerçekten yine bu yolu mu seçmek istiyorsun?

 Amerika’nın her yerinde mi?

 Asayiş ve disiplin her zaman ülkenin faziletli şeyleri değildir.

 Çok akıllı.

 Güzel konuşuyor.

 – Peki onunla ilgili ne yapacağız?

 – ”Arkadaşlarını getir” Biz onun arkadaşları değiliz!

 Hey, Danny, o kızı henüz becermedin mi?

 – annesini beğendim.

 – Annesini mi?

Hadi ordan!

-…. yolundan çekil!

 – pis köle!

 – Neden sıçtığımın Ruanda’sına geri dönmüyorsun?

 Kapa çeneni göt!

hadi bee!

 – Beğendin mi burada?

 – Kapa çeneni.

**

 Hiç Mein Kampf okudun mu?

Hitler en harika fikirlerinin bazılarını hapishanede oluşturmuştur.

 Daniel Balint.

 Hey, kapa çeneni!

 Onlar olmadan hiçbir yere gitmiyorum.

 Bir kredi kartı kullanabilir miyim?

 Sessiz ol.

 Annemi uyandırmak istemiyorum.

 ”Und die Worte zerfieIen in meinem Mund wie modrige PiIser.

 – PiIser?

 – PiIze.

 ”Ve kelimeler çürümüş mantarlar gibi ağzımdan dökülüverdi”.

 Bunların bir çoğu İspanyolca.

 Evet.

 Büyük annem Arjantin asıllıydı.

 babamın allesi savaş yılları boyunca oraya gitmişler.

 baban şimdi nerede?

 O şimdi zihinsel engellilerin bulunduğu bir enstitüde.

 Kendisi bir Nazi miydi?

 Bilmiyorum.

 Onun hakkında konuşmayız.

 Zannetmiyorum ki artık o konular umurunda olsun.

 Neyi umursar?

 Kendini öldürmeyi.

 Sence insanlar sırf mutsuzlar diye kendi canlarına kıyarlar mı?

 Aptalca.

 Mutlu olsalar neden yapsınlar ki?

 Sen onlar gibi değilsin, değil mi?

 Arkadaşların gibi.

 Evet öyleyim.

 Temel olarak öyleyim.

 Acıt beni.

 Sadece yap.

 Canımı acıt.

 Ow!

 O kadar da sert değil!

 Kalk ayağa.

 Gitmen gerek.

 Ne?

 Curtis.

 kağıdı getir.

 = Questa vita, non ha senso = İmkansız Saçmalık!

 = Questa vi  Questa vi  = Questa vi  = En son ne zaman buldun baba?

 Hatırlamaya çalış.

 Otur şöyle.

 Teşekkürler ve tebrikler.

 ” ve o çocuğu sana göstereceğim bir dağın üzerinde kurban et.

Herkese soruyorum, burada gerçekten neler oluyor?

 ShIomo?

 Bu, İbrahim’in tanrıya karşı kaderinin ve ona adanmasının testiydi.

 İshak onun tek oğlu değildi.

 İsmall de onun oğlu idi.

 – Sevdiği tek oğlu.

 – Oh, eğer severlerse onları sadece öldürürler Danny, her zaman olduğu gibi yine ekleyeceğin bir şeyler mi var?

 Bu onun kaderi ile ilgili değil, Tanrı’nın gücü ile ilgili.

 ”Ne kadar güçlü olduğumdan haberin var mı?

” ”Ne kadar aptalca olursa olsun, sana istediğim her şeyi yaptırabilirim.

 ” Kendi oğlunu bile öldürtebilirim.

“Çünkü ben her şeyim, sen ise bir hiç. ”

Peki Danny, eğer Hashem her şey ve bizler hiçbir şey isek o zaman nasıl oluyor da onun hareketlerini yargılayabiliyoruz?

 Bizde Tanrının bize bahşettiği özgür irade ve zeka vardır.

 Neden bahsediyorsun sen?

 Tanrı hiçbir zaman İbrahim’in İshak’ı öldürmesine izin vermez.

 Zaten koçu verdiğinden öldürmesine gerek kalmaz.

 Şahsi fikrim bence bu bir yalan.

 Öyle mi düşünüyorsun?

 Böyle düşünmene sebep nedir?

 Onu destekleyen şey Midrash.

 Babam Shalom Spiegel’in bir kitabını okumakta.

  dediğine göre İshak öldü ve yeniden doğdu.

 Kimse o Midrash’i takip etmiyor.

 Ben ediyorum!

 Takip ediyorum.

 Peki tamam, diyelim ki tanrı koçu verdi.

 Ne olmuş yani!!

 İbrahim bıçağı havaya kaldırınca, sanki onu kalbinden vurmuş gibi oldu.

 Ne kendi ne de İshak bu olanları unutamaz.

 Travma geçirdi.

 Put gibi oldu.

 Danny, dediklerine dikkat et.

 Tüm Yahudi insanlar 

Danny!

 Kapıyı çaldım ama beni duymadın.

 Ne yapmaktasın?

 O ölecek.

 İlaçlarını almıyor ve sadece süt ve peynir yiyor.

 Muhtemelen ben yokken sigara da içiyordur.

 Ona bizle taşınmasını söyledim.

 Bu Alex’in fikriydi.

 Ama daha fazla sorun olmak istemiyordu.

 Peki  o zaman yanlış yaşamak hakkında keskin ve sert olamaz.

 Neden adamı en güzel zevkinden mahrum bırakıyorsun?

 Tanrı aşkına Danny, o şeyi nasıl giyebilirsin?

 Linda başlama yine.

 Bu senin insanlarına ne ifade eder biliyor musun?

 – Onlar benim insanlarım değil.

 – Gerçekten mi?

 Bunu Hitler’e söyle.

 Oh, o hiç hüküm verir mi?

 Hitler şimdi de büyük haham mı oldu?

 Neden?

 50 tane nedeni var.

 Hepsini bilseydin bile, bilmediğin bir 50 tane daha vardır.

 Onları biliyor musun?

 Ona biraz şehriye yaptım.

 Eğer istersen şehriyeyi ısıtıp onunla birlikte yiyebilirsin.

 Yapamam.

 Gitmem gerek.

 Isıtabilir ve onunla birlikte yiyebilirsin.

 Bugün cuma.

 Hiç takar gibi mi duruyorum?

 Torah der ki Shabbos üzerinde ateş yakamazsın çünkü o bir iştir, değil mi?

 Mm-hm.

 Ama kabloda elektrik varsa ve düğmeyi açarsam, orası yerine buraya gönderirsem, bu nasıl bir ateş yakmak olur?

 Tavuklar süt verir mi?

 Kesinlikle.

 Maço butonun sesi bile maçodur  Kim bu?

 Denis Leary.

 komik mi?

 Hm.

 Mitch amca gibi değil.

 O komikti.

 – Merhaba?

 – DanieI Balint?

 Oh, bu Guy DanieIsen.

 Ben bir muhabirim ve Oklohoma’daki sağcılar hakkında bir makale üzerinde çalışıyorum.

 kim için bir muhabir?

 Hımm, Rolling Stone, Esquire, New York Times ve şey  bir çok yer için yazıyorum.

 – New York Times?

 – Evet.

 Bak, dinle.

 – Duydum ki bir çok ilginç fikrin varmış.

 – Bunu sana kim söyledi?

 Bu doğru değil mi?

 Hayır.

 Evet bu doğru.

 Bu numarayı nasıl buldun?

 Danny.

 – Hey.

 Guy Danielsen.

 – Sen?

 O toplantıda değişik göründün.

 Bilirsin işte 

Geçen gece modern dünyanın bir Yahudi hastalığı olduğunu düşündüğünü söylemiştin.

 Bu dediklerini biraz açabilir misin?

 Şey, bu ırkçı hareketler içerisinde, inandığımız ırklar arasında bir hiyerarşi olduğudur.

 Bilirsin işte beyazlar yukardadır, zenciler aşağıda Asyalılar, Araplar, Latinler, bir yerlerde aradalar.

 – kaydediyorsan neden bir de yazıyorsun?

 – Konsantre olmama yardımcı oluyor.

 Danny, Yahudilere ne demeli?

 Yahudiler, Yahudilik, bunlar birer hastalık gibi.

 Yahudilik nasıl bir hastalık olabilir?

 Seks düşkünlüğünü ele al.

 – Seks düşkünlüğü mü?

 Ne demek istiyorsun?

 – Hiç Yahudi kızı becerdin mi?

 Ne?

 Hiç Yahudi bir kızla yattın mı?

 Evet, yani bir tanesiyle dışarı 

İşte bahsettiğim bu.

 Ne dikkatini çekti?

 Ne gibi?

 Yahudi kızlar ağızlarına almaya bayılırlar.

 Doğru mu?

 – Elbette.

 – Ve Yahudi erkekler de ağızlarına vermeye bayılırlar.

 Herkes ağza vermeye bayılır.

 Evet bu çok zevkli ama Yahudiler takıntı haline getirmişler.

 Neden olduğunu bilmek ister misin?

 Evet neden?

 çünkü bir Yahudi aslında dişidir.

 – Dişi mi.

 – Evet.

 Gerçek erkekler, beyaz, Hıristiyan erkekler, bir kadını s.keriz.

 Penisimiz sayesinde gelmelerini sağlarız!

 Fakat bir Yahudi içeri girmeyi sevmez.

 Kendini o şekilde göstermez.

  böylelikle başka baştan çıkarma yollarına baş vurur.

 Oral seks teknik olarak bir baştan çıkarmadır, bunu biliyorsun değil mi?

 – Evet.

 – o zaman bir kadın Yahudi bir erkekle beraber olduktan sonra, yıkıma uğramış demektir.

 Bir daha normal bir partnerle asla beraber olmak istemez.

 Ne yani Yahudiler daha iyi sevgililer mi?

 Hayır o daha iyi değil.

 Benim söylediğim bu değildi 

Dedim ki o zevk verir.

 Bu aslında güçsüzlüktür.

 Tamam o zaman bu Yahudiler bütün medyayı elinde tutar veya tüm bankalara sahipler anlamında değil.

 Bak, açıkça belirgindir ki Yahudiler medyaya ve bankalara hakimdir.

 Yatırım bankaları, ticari bankalar değil, ama buradaki önemli nokta, seks düşkünlüğünde gösterdikleri ilkelerin aynısını tam anlamı ile kendi krallıklarında sürdürürler.

 Geleneksel hayatı ve toplumu baltalarlar.

 Sürgün etmek.

 Köklerini çıkarmak.

 Gerçek topluluklar dahiliklerini topraktan, güneşten, denizden, ülkelerinden elde ederler.

 Bu kendilerini nasıl bildikleridir.

 Ama Yahudilerin bir ülkeleri bile yok.

 – İsrall var ya.

 – Evet.

 Onlar Yahudi değiller.

 Tabi ki Yahudiler.

 İsralllilere dikkat et.

 Esasen dünyevi bir topluluk.

 Yahudiliğe ihtiyaçları yok çünkü artık yurtları var.

 Gerçek Yahudi bir avaredir.

 Göçebedir.

 Hiçbir yere bağı ve hiçbir yerde kökü yoktur bu yüzden her şeyi evrenselleştirir.

 Bir çiviyi çakamaz veya bir araziyi sabanla süremez.

 Tüm yapabildiği almak-satmak ve sermayeyi yatırım yaparak piyasaları tetiklemektir ve görünen, sanki her yapılan mantıksal.

 Kitaplara, rakamlara ve fikirlere dayandırarak, kökleri bir vatana alt olan insanları alır  ve kozmopolit bir kültüre çevirir.

 Bilirsin bu onun gücüdür.

 En büyük Yahudi beyinlerini ele al – Marx, Freud, Einstein.

 Bize ne verdiler?

 Komünizm, çocukça seks ve de atom bombası.

 Son üç yüzyılda bu insanlar Avrupa’nın gettolarından ortaya çıktılar, bizleri düzen ve gerekçelerle dolu bir dünyaya boğdular, sınıf mücadelesine akılsız işlere, göreceliliğe ittiler, öyle bir dünya ki madde ve anlamların var oluşları bile bir muamma!

 Neden?!

 Çünkü hayatın kumaşını yırtıp atmak Yahudilerin en derin güdüsüdür.

  öyle bir yırtmak ki sadece iplik kalana kadar parçalamak.

 Dünyanın bir hiç olmasından başka bir şey istemiyorlar.

 Sonu olmayan bir hiçlik.

 Vayy.

 Danny bu harika.

 İnanılmaz şekilde anlaşılırsın.

 Sadece bir şey.

 Bunların hepsine nasıl inanırsın, hele ki  hele ki sen bir Yahudi iken!

 Affedersin?

 Haham Stanley Nadelman diye birisini tanıyor musun?

 – Ohev Zedek cemaatindeydi.

 – Hayır  Kim?

 Adamı nasıl bilebilirim ki?

 Senin 1888 Mart’ında orada görevli olduğundan bahsetti.

 Ve sen de buna inandın mı?

 Ve kendine gerçek bir muhabir mi diyorsun?

 İyi de, doğru olmadığını mı söylüyorsun?

 Sana bir Yahudi gibi mi görünüyorum?

 – Şuna bir bak!

 – Her hangi bir yerde misyoner miydin?

 Kiminle uğraştığın hakkında en ufak bir fikrin var mı?

 Hayır.

 Burada kiminle uğraşıyormuşum?

 – Şeyle değil  – Ne ile değil?

 Hadi !

 Nadelman bana neden yalan söylesin ki?

 Beni gözden düşürmek için.

 Onların kim olduklarını biliyorum.

 Sana bunu çoktan anlattım evlat.

 Bunlar her şeyi söyler, yapar ve yapacaklar da.

 Hepsi bir öykü biçiminde.

 Onun neler dediğini makalene koyacak mısın?

 – Koymamam için bir neden ver.

 – Çünkü iftira.

 Umurumda değil.

 Çünkü senin lanet Yahudi makaleni dava edeceğim, işte bu yüzden.

 Yani onun dediklerinin doğru olduğunu inkar mı ediyorsun?

 Evet mi hayır mı?

 Tamam.

 Sakin ol.

 Hey.

 Bana bak evlat.

 Şu anda bana bakamazsın bile, değil mi?

 Tamam.

 – Lütfen yapma 

– Onu New York Times’ta yayınlıyorsun, Guy, ve intihar edeceğim.

 Avi, git Rabbi Springer’e buraya gelmesini ve Danny’yi benim sınıfımdan almasını söyle.

 Danny!

 DanieI Balint!

 Geri gel!

 Bu mudur?

 Burada insanlar olduğunu düşünmüştüm.

 Gidip bir bakayım.

 Hey, biz New York’tanız.

 – Curtis Zampf bizi davet etti.

 – Kim?

 – Curtis diye birini tanımıyorum.

 – O zaman neden hepiniz buradasınız?

 – Sirk soytarısı?

 – Evet.

 Katılmak ister misin?

 – Çok hoş görünüyorsun.

 – Sendeledim.

 – Whit.

 Naber?

 – Billings.

 Selam.

 – Carlton.

 – Danny.

 Nasıl gidiyor?

 – Hadi ordan!

 – Hoooop!

 Tamam!

 S….!

 Hoş geldin s.

k kafalı.

 Hey bir öpücük ver!

 Artık New York’da değilsin!

 Hadi ordan!

 Kalk!

 Kalk!

 Huh?

 Huh?

 Hangisi onun odasıydı?

 Şuralarda bir yerlerde ufak bir kabini olacaktı.

 – Wow.

 – Adamım.

 Bak.

 Hitler 1938’de RAF’ı ele geçirdi, ki bunu çok, ama çok basit bir şekilde yaptı.

 Daha sonra İngiltereyi alabilirdi.

 Sonra da ABD asla didişmek zorunda kalmazdı  Fakat her şeyi sivillerin arkasından gitmekle mahvetti.

 Aynı Rusya’da yüzüne gözüne bulaştırdığı gibi.

 Stalingrad?

 Gettysburg.

 Şimdi 1.

Dünya savaşından kalma teknoloji ile tekrar mücadelesini veriyoruz.

 Bu lanet olası bir soykırım.

 Birilerinin o adamın kıçını tekmelemesiyle ilgili bir zaman.

 O adam lanet olası bir hayvan.

 Artık değil.

 Yapmalıydın.

 Evet doğru Aynı onun gibi bir şeyler yapabileceğim gibi.

 Geber allahın cezası!

 Sizlerin hiç patlayıcılar hakkında bilgisi var mı?

 Elbetteki.

 İyi.

 Hatırlayın.

 Siz silahı yönlendirirsiniz!!

 Silah sizi değil.

 Rahatla.

 Derin bir nefes al.

 Tetiği çekerken nefesini bırak.

 OK.

 Yeniden.

 Hangisini amaçlıyordun?

 Baba.

 Oh, şu çocuğa bir bak.

 Hey, Drake!

 İyi atış.

 Lina, tutuklu geri dönmüş.

 Danny!

 Kendine bir içki al.

 Birazdan orada olacağım.

 Neden benimle konuşmuyorsun?

 – Seni ne zaman görebilirim?

 – Göremezsin.

 Gidip babamı görmem gerekiyor.

 – Bu gece odana geleceğim.

 – Hayır gelmeyeceksin.

 Hoşuna gitse de gitmese de geleceğim.

 Carla!

 Güzel.

 Saat 12’de.

 Fakat evin içinden değil.

 Seni duyarlar.

 Sundurma çatısını kullan.

 Camı açık bırakacağım.

 Danny.

 Hoşça kal demek için gelmiştim.

 Boston’a gidiyorum.

 Solculuğu bırak.

 – Bayan Moebius ve….

neredeler – Carla?

 Bir saat önce kadar çıktılar.

 Şehre en erken ne zaman dönebilirsin?

 7-8 gün sonra.

 Burada öncelikle yapmak istediğim bir şey var.

 Nedir o?

 Etki yaratmak.

 Patenci çocuk!

 iyi alet evlat.

 Giderken yanına Pap pisliğini de al!

 Seni Yahudi olmayan balık 

Oh, saçını beğendim

Saçını kim yaptı?

 Drake ne almış?

 Garsonu alacak.

 – Siz çocuklar ne istediğinizi biliyor musunuz?

 – Tabii ki biliyoruz.

 Ben beyaz ekmeğin üzerine bir jambon ve peynir alabilir miyim?

 Jambon servisimiz yoktur, peynir servisimiz yoktur.

 Peki beyaz dedi 

Ne servisiniz var peki?

 Bunun için mönü koyduk ya önünüze.

 İsviçre peynirli kızarmış biftek alabilir miyim?

 Peynir servisimiz yoktur.

 – Peynirin sorunu ne ki?

 – Burası Yahudilere haram olmayan ürünler satan bir lokanta.

 Etin yanına süt servisimiz yoktur.

 Tavuğa ne dersiniz?

 Tavuk eti.

 İncilde der ki, bir çocuğu annesinin sütünde kaynatmazsın, ama tavuklar süt vermez ki.

 Siz gençlerin canı deli gibi peynir çekiyor, hemen yan dükkanda pizza satıyorlar

Aslında bu aptalca, değil mi?

 İtiraf et bu aptalca.

 Hiç tavuğa süt verdin mi?

 Hayır.

 Aptal olduğunu itiraf etmeyeceğim.

 Yumurtaları olan tavuğun olabilir, ama sütü olan tavuk?

 Neden ki o?

 Steve.

 Belki Steve açıklayabilir.

 Hi, Steve!

 Steve buraya gel.

 Bunu bize açıklayabilirsin.

 Stevie’de bir sopa var!

 Hayır hayır.

 Ona soralım.

 Hey.

 – Burada bir problem mi var?

 – Evet var lanet olası orospu.

 Neden tavukla birlikte sütün olamıyor bunu anlamıyoruz.

 Hiçbir anlamı yok.

 – Dinler hiçbir anlam ifade etmezler.

 – Anlaşılmamak üzerine kuruludur Steve.

 İdiotça değil!

 Hadi  git.

 ”Hadi  git.

” Bu iş te açıklıyor.

 Şimdi anladık.

 – O sıçtığımın parmağını onun yüzene doğru yöneltme.

 – Tamam.

 Neden siz çocuklar burayı terk etmiyorsunuz?

 Bu benim dükkanım.

 Vay!

 Vay!

 Peki bu kavga her iki taraf tarafından eşit şekilde başlatılmış olduğuna göre size bir çözüm sunacağım.

 30 gün hapiste zaman geçirebilirsiniz, veya tecrübeleri sizinkilerden biraz daha farklı olanlar ile  duyarlı olma kursları alabilirsiniz.

 Onunla seks yapmayı reddettiğimde, bekçi kız kardeşim Esther’i gözümün önünde vurmak için emretti.

 Herkes benim hatam olduğunu düşündü, ondan sonra tabii ki o ne isterse yaptım.

 Onu zaten her haliyle becermek istemezsin.

 Dediğin gibi bir düşünce ve tekrar yargılamak için yeniden mahkemeye gittik.

 Otur!

 Lütfen.

 O da senin gibi bir domuzdu, bu yüzden belki ağzının tadı yoktu.

 Teşekkürler, Bayan Frankel.

 O adam bizim onun çiftliğinde daha fazla saklanmamızdan korkuyordu, ama bizi daha emin bir yere götürmeyi kabul etti.

 Ama yolda, polis çevirmesi tarafından durdurulduk.

 Askerler bizi samanda bulduklarında, içlerinden bir tanesi kollarımdaki oğlumu almaya çalıştı.

 Oğlum ağlamaya başladı, bu yüzden onu tuttum, askerlere karşı çıkmadan, ama sakin bir şekilde oğluma orada olduğumu hissettirdim.

 Fakat çavuş sinirlendi.

 Süngüsünü oğlumun göğsüne dayadı ve oğlumu kaldırdı, süngüsünün üzerine oturttu.

 Oğlum 3 yaşında idi.

 Oğlumu tuttu ve böylelikle vücudundan fışkıran kanlar yüzüme geldi.

 Askerler gülüyorlardı.

 Ve kanama durduğunda, çavuş süngüsünü   oğlumun vücudundan çıkararak dedi ki ”Al işte.

 Şimdi ona sahip olabilirsin.

” Sen ne yaptın? Ne demeye çalışıyorsunuz?

 Çavuş sizin oğlunuzu öldürürken siz ne yapmakta idiniz?

 Ne yapabilirdi ki?!

 Ne yapabilirdi ki Çavuş oğlunu öldürüyordu.

 Ne yapabilirdi ki?

 Çavuşun üzerine atlayabilir, gözlerini oyabilir, süngüsünü kapabilir 

Onu hemen oracıkta öldürebilirlerdi.

 İki saniye içinde ölmüş olurdu.

 Sen kimsin ki yargılıyorsun?

 Yani öldü mü?

 Büyük olay.

 Şu anda ölmekten daha beter durumda.

 Tam bir bok parçası!

 – İşte bu.

 Geriye gidiyorsun.

 – Ne yapabilirdi ki Danny sen onu dinleme.

 Hepsi saçmalık.

 Saçmalık olan ne?

 Mevzu bahis büyük tahribat.

 O hiçbir zaman gerçekleşmedi.

 Oh, lütfen Bu doğru Danny.

 Hiçbir zaman 6 milyon yoktu.

 En fazla 200.000 Yahudi toplama kamplarında öldürüldü ve büyük bir çoğunluğu 

– Bu gülünç.

 – Sınır dışı edilenlerin sayılarını gördün mü?

 Naziler kendileri çetelelerini tutmuşlar.

 Eğer Hitler 6 milyon Yahudi öldürmediyse, ne bokuma kahraman diye anılıyor?

 Adamın avrupanın her yerinde toplama kampları vardı ve sadece 200.000’inden mi kurtuldu?

 O herif bir idiottu!

 Hitler idiot falan değildi.

 Hitler gerçekti.

 Yahudilerin Torah’ı terk etmesinden dolayı
Tanrı Hitler’i Yahudileri cezalandırsın diye yarattı.

 – Tanrı aşkına, burada değil.

 – Kiminle konuştuğunu unutma.

 Seni beyinsiz, burnu büyük, nefret ve öldürme hayallerinle.

 Orada bulunsaydın ne yapardın?

 Onun yaptığını yapmazdım.

 Sadece oturup izler miydin?

 Nasıl biliyorsun?

 Hiçbir zaman onun gibi test edilmedin.

 Bu zengin, güvenli aptal ülkede, kendisini kahraman hissetmesi çok kolay.

 Ama neye benzediği hakkında en ufak bir bilgin yok.

 Kafanda canlandıramazsın bile.

 Her şey, Avrupa’nın her yeri, birinin iradesini kırmak için tasarlandı.

 Milyonlar kamplara gitti, bir çoğu da senden daha güçlü, daha cesurdu.

 Hiçbir şey yapmadılar.

 Tıpkı senin hiçbir şey yapmayacağın gibi.

 Nereye gittiğini zannediyorsun?

 Bu insanlardan öğreneceğimiz hiçbir şey yok.

 – Sen bizlerden öğreniyor olmalısın.

 – Peki bizler senden ne öğrenebiliriz Daniel?

 Düşmanını öldürmeyi.

 – Ne?

 – Sana bir şey göstermeme izin ver.

 Nedir o?

 Siyah pudra, patlayan kapsüller, galvanizli 3 cm kalınlığında boru.

 – Bir çok insanı havaya uçurmaya yetecek nitelikte.

 – Güzel.

 Hey, Danny.

 – Ah!

 Kahretsin!

 – Işık nerede?

 – Ayağımın üzerinden çekil.

 – Hadi  git.

 İşte burada.

 Hay kahretsin.

 Yahudi dünyası!

 – Haydii!

 Bam, bam, Hadi ordan!

 – Buradayım adamım.

 Buradayım!

 Burada!

 Vayy!

 Hey bebeğim, harika!

 Hey be!

 Hadi Dan!

 Hadi!

 Hadi ama!

 Hey, Avi.

 Kapa çeneni mi?

 Hadi  git!

.

 Ne?

 Yok bir şey.

 Nedir o?

 Şu panellerden bir tanesini söküp çıkartalım, böylelikle binanın altına girebiliriz.

 – Adamım!

 – Hadi  git tanrı aşkına!

 Hadi !

 Vay, adamım.

 Şuna bir bak.

 Çocuklar ne yapıyorsunuz burada?

 Hey.

 Geri koy onu.

 Whoooo!

 – Hey!

 – Geri koy.

 Şu   şey e bakın.

 Whoo!

 Şuna bir bak.

 = eğer  = ormanın kralı olsaydım = Prens değil, dük değil, İngiliz kontu değil.

 – Tamam.

 Oldu işte.

 – Hazır mı?

 Tamam.

 Şimdi gidebiliriz.

 Şu lanet olası şeye bak adamım.

 – Hadi ordan.

 – çok tuhaf, garip.

 Sağdan sola okuyorlar.

 Ezilmiş böceklere benziyorlar.

 Danny onlar kan kullandılar mı?

 Hayır soya fasulyesi kullandılar.

 Danny sen iyi misin?

 düzenli bir el yazısı.

 Alev alfabesi diye adlandırılıyor.

 Ateşin içinde yazılmış tanrının kelimeleri olduğunu zannediyorlar.

 Nasıl oluyor da bu kadar şeyi bilebiliyorsun?

 Sen nasıl oluyor da bilmiyorsun?

 Eğer Yahudiler hakkında bir şey bilmiyorsan onlardan nasıl nefret edebilirsin ki?

 Hadi  git!

 Yahudilerden en az senin kadar nefret ediyorum.

 Gerçekten mi?

 Shatnez nedir?

 Tsitsis?

 – Titties!

 – Ne?

 – Tefillin?

 – Kim takar ki?

 Kiddush’ten olma Kaddish’i biliyor musun?

 Eğer bir şeyden nefret ediyorsan, onun üzerinde daha çok bilgiye sahip olursun ki düşmanını tanırsın.

 Eichmann – Torah, Talmud ve Mishnah üzerinde çalıştı, her şeyiyle çalıştı.

 Yahudilerden nefret ederdi.

 – Eichmann da kim?

 – Eichmann Kim mi Eichmann Gestapo’nun Yahudi bölümü başıydı.

 İnsanları yurt dışına kamplara sürdü.

 Hey sakın dokunma.

 Mektuplara dokunma.

 Neden dokunmayacağım ki?

 Dokunma işte!

 – İbne herif!

 – İndiana Jones filmini gördün mü?

 Ne?

 O Nuh’un gemisiydi adamım, o bir Torah’dı.

 Onunla çok uğraştılar ve suratları eridi.

 – O bir filmdi salak herif!

 – Devam et, mektuplara dokun.

 – Ellesene mektupları.

 – Bir bakayım.

 Bir göz atayım.

 Hey!

 Hey!

 Onun ne olduğunu zannediyorsun?

 Demiştim ki 

Hadi   bırak  onları!

 Hadi bırak   onları!

 Hadi  git Hadi gidelim.

 Hadi be oğlum.

 Hadi buradan Hadi  olup gidelim.

 Hey!

 Hadi gidelim!

 Herkes neler olacağına dalr biraz ihtiyatlı.

 Hadi ordan, çocuklar işte bu o!

 – Selam.

 Ben kanal 8’den Cindy Pomerantz.

 – Beyler, beyler!

 Çocuklar buraya gelin.

 İşte bu kadar.

 Bugün tapınaktaki trajedi ve felaket nasıl oldu da önlendi?

 Sayaç patlamasına 13 dakika kala güç kaynağının devre dışı kalınca durdu.

 Hadi bee!

 Tanrı bir kez daha Yahudi insanları korumak için gücünü gösterdi.

 Cindy biliyorsun, 13 Yahudi inancına göre mistik bir rakamdır.

 İnancımıza göre tanrının 13 niteliği vardır en yükseği ise “ein sof” diye adlandırılır ”sonsuzluk olmadan” anlamına gelir veya bazı zamanlar ”son olmadan hiçlik ” anlamındadır.

 son olmadan hiçlik.

 Enteresan.

 Bu ruhun en saf halidir.

 – Hadi !

 – Birisi çizgi film açsın.

 Ben kanal 8’den Cindy Pomerantz sizlere Ahavat Torah tapınağının önünden sesleniyorum.

 = Vezot ha Torah = Vezot ha Torah

Danny!

 Ne?

 Telefon.

 – Selam.

 – Hey.

 DanieI Balint.

 Nasılsın’?

 Sen kimsin?

 Guy DanieIson.

 Makalene ne oldu?

 Yayınlaması için bir editör bulamadım.

 Ama bahse girerim ki sinagog’un içine bombayı sen koydun.

 O sendin, değil mi Danny?

 Hey.

 Bir Yahudi mi öldürmek istiyorsun?

 İstiyorsan hemen dışarıda.

 Şurada köşeye park edeceğiz ve sonra geri yürüyeceğiz.

 Kendine iyi bak.

 İşte alkışlar.

 Sona ermeli.

 Yüzüstü yat ve dirseklerinle kalk.

 Neden ben?

 Çünkü Yahudi öldürmek istiyorsun.

 Ben zaten öldürdüm.

 Gerçekten mi?

 – Kimi öldürdün?

 – Onlardan dört tanesini.

 Ama hiç biri bunun kadar önemli değil.

 Onların Yahudi olduğunu nerden biliyorsun?

 Söyleyebilirim.

 Nasıl?

 Daha önceki hayatımda ben bir Yahudiydim.

 – Hepinize çok teşekkür ederim.

 – İşte geliyorlar.

 Yeniden teşekkürler.

 Vur kafasından şunu.

 Bir Yahudiyi daima kafasından vur.

 – kötü nişancıyımdır.

 – Sadece alnının ortasından gözlerini ayırma.

 Ofisimi arayabilirsiniz.

 Hemen oracıkta.

 Tetiği yavaşça düşür.

 Hadi yap.

 Aman Tanrım!

 – Kahretsin!

 – Bilerek ıskaladın.

 Hayır ıskalamadım.

 Alnının ortasından vurdum.

 – Sadece ben kötü bir nişancıyım.

 – O nedir?

 Ne?

Biliyordum.

 Oradan geldi.

 Ah!

 Kahretsin.

 Moriah Dağında meydana gelenler yüzünden Yahudiler ciddi bir şekilde korktular.

 Ve halen terör içinde yaşıyoruz.

 Tanrı’nın dehşeti bilgeliğin başlangıcıdır.

 Tanrı’nın dehşeti her şeyden korkmamızı sağlar.

 İş korkmaya ve kurban edilmeye gelince Yahudiler çok iyidir.

 Sen Tanrı’ya inanır mıydın?

 İnanan tek kişi benim.

 Onu hapçı deli bir herif olarak görüyorum.

 Ve bu tanrıya tapmamız mı gerekiyor?

 Hiçbir zaman öyle bir şey demedim!

 Avi, git ve Haham Springer’a gelip Danny’yi benim sınıfımdan almasını söyle.

 Ve sen, eğer Mısır’dan gelmiş olsaydın altın buzağıya tapanlarla birlikte çölün ortasında yok edilirdin.

 O zaman beni şimdi yok etmesini söyle.

 Kendini beğenmiş bir öküz gibi beni ezmesine izin ver.

 Devam et.

 Danny!

 DanieI Balint!

 Geri gel!

 – İşler nasıl gidiyor?

 – Fena değil.

 Seninle bir konu hakkında konuşmak isteriz.

 – Sen iyi misin?

 – Evet.

 Gömülü kalmamış, ciddi anlamda zekice planlanmış faşist bir düşünceyi hayata geçirmek üzereyiz.

 Siyasi anlamda stratejik noktalar ve kişiler ile köprüler kurmalıyız.

 BeII Curve gibi çalışıp, Sosyal biyoloji, Dünyanın yaratılışı, Genome projesi derslerimiz olacak; liberalleri, siyahları ve Yahudileri davet edin.

 Stanley Crouch.

 hayatım boyunca böyle bir şey beklediğimi biliyorsun.

 Bu iş için bize yardım etmeni istiyoruz.

 Konuşmalar yap, seminerlerde baş konuşmacı ol, yapılan bağışları sen yönet.

 – Bağışları kontrol mü edeyim?

 – Akıllı birine ihtiyacımız var.

 Peki ama o sinagog, Manzetti ve tüm o olaylara ne oldu?

 Zeki insanlar lazım.

 Yeteri kadar haydutumuz var zaten.

 Ben zeki değilim.

 Demek istediğim bir çok şey ile ilgiliyimdir ama bağış toplama işi sanki Danny, İnsanlara konuşmanı istiyoruz.

 Bunu bizim için yapabilir misin?

 Elbette yapabilirim  Biliyorsun.

 Uygun bir mekanın var mı?

 Ona bir yer ayarlayacağız.

 Ona bir şeyler bulacağız.

 Bir cep telefonu bulup neye ihtiyacı varsa alacağız.

 Bunu nereden buldun?

 Neyi nerden bulmuşum?

 Ne yapıyorsun?

 Nereden buldun?

 Bir sinegog’dan yürüttük.

 Okuyabilir misin?

 Üzerine bir şeyler giy tamam mı?

 Önümde çıplak durmak zorunda değilsin.

 Neden olmasın?

 Çünkü onlar tanrının lafları ve onun kutsal bir beden olduğunu düşünüyorlar değil mi?

Bu aptalca.

 Evet aptalca.

 Üzerine bir şeyler giy.

 Bilirsin Yahudiler her şeyi ayırt etmeyi severler.

 Kutsal şeylere karşı saygısızlığın kutsallığı, eti sütten, yünü ketenden ayırmayı, Cumartesiyi diğer günlerden, Yahudiyi yahudi olmayandan ayırmayı.

 Sanki bunların ufak bir parçası her şeyi mahvedecek gibi.

 Kim mahvolacak?

 Yahudiler mi olmayanlar mı?

 Bu güzel bir soru.

 Nasıl oluyor da bir belirtme olmuyor?

 Sonradan icat edilen bir şey var ama Yahudilerin gerçekten ihtiyacı yok, çünkü her şeyi kalpten bilirler.

 Her kelimeyi ve heceyi.

 Sen de öyle mi biliyorsun?

 Kalpten?

 Hayır.

 Ama okuyabilirsin, değil mi?

 İbranice.

 – Niye ki?

 – Çünkü bilmek istiyorum.

 – Bu kelime nedir?

 – Dokunma ona.

 Um,  O ııhh,  ”Va’yomer “Ve o dedi ki ”

 Ne söyledi?

 ”Va’yomer Adonal I’Avram Iech Iecha meartzecha u’mimoIadetcha umibet avicha eI ha’aretz asher arecha. ”

Ne anlama geliyor?

 ”Ve tanrı Avram’a dedi ki, kendi topraklarından kendini al, doğduğun yerlerden uzaklara, babanın evinden uzaklara, ve yeni bir yere git, sana göstereceğim bir yere.”

Bana öğretmeni istiyorum.

 Neden?

 Düşmanını bil.

 Çünkü batı kültürünün temel parçası ve ben bunun orijinal halini okumak istiyorum.

 – Tamam mı?

 – Dinle beni, bu gerçekten çok zor.

 Öğrenmek yıllarını alır.

 Dil öğrenmede iyiyimdir.

 Peki.

 O zaman oradaki kağıdı ve kalemi al.

 – aleph.

 – swastika’ya benziyor.

 Sessiz harftir ve yanına bir sesli alır.

 Hiç sesli harf yok, sadece mektubun altında bulunan noktalar var.

 l’ll get you a chumash.

 – Beth.

 – Beth.

 – GimeI.

 – GimeI.

 – Daleth.

 – Daleth.

 – Heh.

 – Heh.

 Nasıl oluyor da Curtis’le değilsin de buradasın?

 Ve sakın bana bedava İbranice dersi için olduğundan bahsetme.

 Seks daha iyidir.

 o öyle olsa bile, o kadar büyük penisi var mı?

 Ne zaman seninle olsam, olaylar talihsiz boyutlara varıyor.

 Kaçınız kendisini anti-Yahudi olarak tanımlıyor?

 İyi.

 Aslında ifade doğru değil, Yahudileri sadece Sami insanları olarak görmek gerek, ama kendi gayelerimiz için, Anti-Yahudi olan kişiyi yahudi’den nefret eden   veya Yahudi’ye karşı olan kişi olarak adlandırıyoruz.

 Neden onlardan nefret ediyoruz, Şöyle anlatayım.

 Onları ülkeleri dışında şartları zorladıkları için mi sevmiyoruz?

 Yoksa ayrılıkçı ve birbirlerine bağlı oldukları için mi?

 Çünkü paragöz ve cimriler, yoksa etrafta parıldayarak dolaştıkları için mi?

 Bolşevik veya kapitalist oldukları için mi?

 Çünkü zekaları yüksek olduğundan mı yoksa aktif seks hayatları olduğu için mi?

 Nefretimizin asıl nedenini bilmek istiyor muyuz?

 çünkü onlardan nefret ediyoruz.

 Çünkü, eşini, çocuklarını seven  ve ölümden korkan bu sivil hareket Yahudilerden nefret eder.

 Hiçbir neden yok.

 Eğer olsaydı, bazı akıllı salaklar deneyebilir ve yanlış olduğunu ispatlayabilirdi ki bu da, bizim Yahudilerden daha çok nefret etmemize sebep olurdu!

 Aslında ihtiyacımız olan her şeyi şu üç harfin içinde buluyoruz.

 J  E  W.

 Yahudi!

 Milyon kez söylesen de, değerini kaybetmeyen basit bir kelimedir.

 Yahudi.

 ….

 Yahudi Sizin gruba 1,000 papel vereceğim.

 O gençlik dergisine 50.000 verdin.

 Eski olanaklar şimdilerde yok.

 İşler eskisi gibi değil.

 Aslında bana öyle geliyor ki halen bir çok imkan var.

 Parçanı okudum.

 Çok akıllıca.

 Ama çok yanlış.

 Hangi yönlerden?

 Yahudi meselesini bırak.

 Artık o oyun çok fazla dikkat çekmiyor.

 Artık sadece bir piyasa var ve kim olduğun piyasanın umurunda bile değil.

 – İnsanların halen değerlere ve inançlara ihtiyaçları var.

 – Hayır yok.

 Akıllı olanların yok.

 Bak, eğer taktiklerini ve durumunu belgeleyebilirsen sana 5.000 dolar vereceğim.

 Attan düşüp eşeğe bindiğinde gel beni gör.

 Nasıl çok para kaldırabileceğini sana gösterebilirim.

 Para umurumda değil.

 Olacak.

 Sen bir Yahudisin.

 Belki farkına varmadın ama öylesin.

 Belki öyleyim.

 Belki şu anda hepimiz Yahudiyiz.

 Fark nedir ki?

 Drake’e ne oldu?

 Gören oldu mu?

 Hayır oğlum.

 Çok tuhaf ama kimse onu görmemiş.

 Dinle Danny.

 Bu seferki oyun çok farklı olacak, tamam mı?

 Aptal şey.

 Beni nasıl gösterdiğine dalr fikrin var mı?

 – Curtis and Lina’nın önünde.

 – Biliyorum biliyorum.

 Üzgünüm.

 Bir daha olmaz, tamam mı?

 Yeni bir kronometre aldım, ayrıca yedek güç kaynağımız da var.

 Biraz Yahudi öldürmemiz gerek.

 İşte söylemek istediğim bu ve bu sefer yapacağız.

 Evet olacak.

 Gitmelisin.

 Shannos’da telefon uzun zaman çalarsa açmam gerekir mi?

 Hayır.

 Yanlış numara olabilir.

 Yardım isteyen bir akraba olduğunu düşünsene, ahizeyi yavaşça kaldır ve sadece hatta kimin olduğunu dinle.

 Ne zaman yasaklandı  Talmud öğretti bize 

– Shabbos’ta portakalları soyabilir miyiz?

 – Evet ama kabukları hemen soy.

 – eğer bir şey görürsen 

– Şeye izin verilir mi  Danny?

 Danny?

 Danny!

 Hey!

 Stuart.

 Schoenbaum.

 Shlomo.

 – Shlomo.

 – Danny.

 Tanrım!

 Tanrım yıllar oldu.

 – Nasılsın?

 Nasıl gidiyor?

 – İyiyim.

 JTS’te hahamlık programındayım.

 JTS.

 Senden naber?

 Neler yapmaktasın?

 Bazı şeylerin tuhaf olduğuna bahse girerim.

 Hımm,  Hayır, pis bir iş.

 Artist gibi mi?

 Hayır.

 Şey, özel bir iş gibi.

 Hey.

 Miriam’ı hatırlıyor musun?

 Tabii ki.

 Hey.

 Hey.

 Şu anda Yale’de hukuk okuyor, bölge savcısının yanında da staj yapıyor.

 Baharda Kudüs’te evleneceğiz.

 Bu harika.

 Belki Danny Rosh Hashanah’daki ayine gelmek ister.

 Bu harika bir fikir.

 Papaz okulundan birkaç kişiyle birlikte olacağız.

 Kim geliyor tahmin et!

 Avi!

 Önceden olduğu gibi ikiniz yine iyi zaman geçirirsiniz.

 Danny ve Avi eskiden her şey üzerine tartışırlardı.

 Talmud, Torah, siyaset,  – kızlar.

 Her zaman yumruklarla son bulmuştur.

 – Hatırlasana.

 Ben her zaman galip gelirdim.

 Tartışılanlar, her neyse.

 Burada.

 101’inci caddenin üzerinde Kl’de.

 Gelmeye çalış.

 Eğlenceli olabilir.

 Evet.

 = Ülkem, Özgürlüğün tatlı ülkesi = Sizler için söylüyorum = Lo Ta’asher  Ta’aseh.

 Ta’aseh.

 VekoI peseI.

 VekoI tmunah.

 Tmunah.

 Tanrının ölmüş görüntüsünün veya insan ve kadının  her hangi bir formunun veya bir şey andıran hiçbir şeyin ölmüş görüntüsünü yapmayın.

” Çünkü Tanrı hiçbir şeye benzemez.

 O’nu göremezsin ve O’nu duyamazsın, peki O’nun hakkında düşünülemez mi?

 Yani hiç var olmamasını düşünürsek, Tanrı ve onun arasındaki fark ne?

 Hiç fark yok.

 Yani Hıristiyanlık aptalcadır ama en azından içinde inanılacak bir şey var.

 Veya inanılmayacak.

 – Yahudilikte ise hiçbir şey yok.

 – Hiçten başka bir şey yok.

 Yahudilik gerçek anlamda inançlarla ilgili değildir.

 İşleri yapmak ile ilgilidir. (şeriat/hukuk)

 Cumartesi günü dua etmek, mum yakmak, hastaları ziyaret etmek.

 Sonra inançlar takip etmez mi?

 Hiçbir şey takip etmez.

 Çünkü yapmazsın, çünkü bu gösterişli veya aptalca, veya sen korundun, çünkü hiç kimse korunmaz.

 Torah emrettiği için sadece yaparsın ve Torah’a itaat edersin.

 Bu çok boktan bir durum.

 Önünde terleme tamam mı?

 – Neden boyun eğeyim ki?

 – Eğmemelisin.

 Nedensiz yere boyun eğmemem gerektiğini mi düşünüyorsun?

 Aynen öyle düşünüyorum.

 Yahudilikte tanrıya bile ihtiyaç yoktur.

 Torah’ın var ya, o senin lanet olası tanrındır işte.

 Kitap kapandı

. sanırım İbranicen ilerlemeye başladı.

 Bunda iyi olduğumu daha önce söylemiştim.

 Ayrıca gün boyunca yapacak bir şeyin yoktu, bu yüzden 

Ne söylemeye çalışıyorsun?

 Senden daha iyi ve hızlı mı öğrendim dersin?

 Belki de senden daha akıllı olduğumdandır.

 Komik olduğunu mu sanıyorsun?

 Sadece Yahudilerin mi zeki olduğunu düşünüyorsun?

 Yahudi olduğumu mu zannediyorsun?

 Hepsi sadece onlar hakkında konuştukların için.

 Yahudiler, Yahudiler, Yahudiler  Onlar hakkında bu kadar çok konuşanlar sadece Yahudilerdir.

 – Naziler de sürekli konuşurlar.

 – öyle mi?

 Gerçek Nazi olanlar.

 Hitler ve Goebbels; ikisi de Yahudiler hakkında aralıksız konuşurlardı.

 Bu yüzden mi Nazi oldun?

 Yahudiler hakkında aralıksız konuşmak için mi?

 – Suratına bir yumruk atmamı ister misin?

 – Tamam, peki.

 Cuma günü mumları yakalım.

 Kaddish’i söyleyelim.

 Kaddish dediğin ölüler için okunan duadır.

 Kiddush.

 Kiddush demen gerekir.

 Mumları yakalım.

 Hadi.

 Saçları kazıyabilir, her şeyi boş verebiliriz.

 Hadi sadece deneyelim.

 =

 Barchu et Adonal hamevorach =

 Baruch Adonal hamevorach I’oIam va’ed =

 Baruch ata Adonal eIoheinu meIech ha’oIam =

 Asher bachar banu mikoI ha’amim =

 Ve natan Ianu et torato =

 Baruch ata Adonal, noten hatorah =

 Amin

=

Danny.

 Selam.

 Tanrı ona ”İbrahim, ” dedi ve o cevap verdi ”Buradayım. ” Ve dedi ki ”oğlunu al, sevdiğin tek oğlunu, İshak’ı al, ve söyleyeceğim yere git  o çocuk İbrahim’in tek oğlu değil.

 Sevdiği tek oğlu.

 – Hey, Avi.

 – Hey.

 – İyi, Yom Tov.

 – Shanah Tovah.

 Sadece sevdiklerini öldür, değil mi?

 Neden buradasın?

 Senin Yahudi karşıtı olduğunu sanıyordum.

 – Siz ikiniz hiç büyümeyecek misiniz?

 – O bir dazlak.

 – Bu bir tarz!

 Irkçı düşünen insanlar da var.

 – İnan bana, Danny onlardan.

 Faşist misin nesin, evet mi hayır mı?

 – Hişşşt!

 – Yahudilerin vampir olduklarını düşünüyor.

 – Faşist ne demek ki?

 – Davamı bir süreliğine askıya alıyorum.

 O bir Yahudi Nazisi.

 O her zaman öyleydi.

 – Avi siyonist Nazidir.

 – Siyonist’ler Nazi olmazlar.

 Onlar ırkçı, daha askeriler.

 Bölgelerde fırtına süvariler gibi davranırlar.

 Yahudilerden vampir oldukları için mi yoksa fırtına süvari oldukları için mi nefret ediyorsun?

 Onların toplu kıyım kampları yok.

 – Onların Sabra’ları ve Shatila’ları var.

 – Yoksa onlardan sadece nefret mi ediyorsun?

 Lübnanlılar da birbirlerini öldürürlerdi.

 İsrall’liler bu konu hakkında hiçbir şey bilmiyorlardı.

 – Sharon Falangileri girmeleri için cesaretlendirdi.

 – Bak onu bilmiyorduk.

 – Hiçbir kanıt yok.

 – Hiç New York Times okur musun?

 O bir savaştı.

 İnsanlar öldürüldü.

 Yahudiler’in neden diğer tüm insanlardan daha yüksek standartları var bilmek istiyorum.

 Çünkü biz seçilmiş insanlarız.

 Değil mi Daniel?

 – Doğru değil mi?

 – Eee  Dinle.

 İlk Siyonistlerin Avrupalı Yahudiler hakkında yazdıklarını oku.

 – Kulağa aynı Goebbel’lar gibi geliyor.

 – Kulağa aynı senin gibi geliyor.

 Aynı Hitler’in her dediğini Nazilerin yaptığı gibi Torah’ın her dediğini de sen yapıyorsun.

 – Hemen hemen aynı şey

 – Hiştt.

 Kes şunu!

 – Burada öyle şeyler istemiyoruz.

 – Avi dışarı.

 Sinegog içinde değil.

 Bu gece neden geldin?

 Beni görmeye mi?

 Torah çalışmak için.

 Torah’tan nefret ediyorum.

 – Ama bu çalışmayı sevmediğim anlamına gelmez.

 – Tüm yalanları ve zararlı düşünceleri gösterir.

 Çölün ortasında karaya oturan Yahudi fıkrasını bilir misin?

 O’nu kurtardıklarında çöle iki sinagog inşa ettiğini görmüşler.”

Ne için iki sinagog yaptın?”

 diye sormuşlar 

”Bir tanesini içinde dua etmek, diğerini ise yaşadığım müddetçe içine ayak basmamak için bu yüzden bana yardım et tanrım.

” Hiç ayak basmayacak olanın içinde dua edersin.

 Ve tam tersi.

 Bu benim işte.

 Bana Lina Moebius’dan bahset.

 – Lina’yı nereden tanıyorsun?

 – DA’nın ofisinde çalışıyorum.

 O toplantılara bir katıl, göreceksin ki yarısı bilgi veren kişiler.

 – Kim gibi?

 NY Times’da çalışan çocuk?

 – Hangi NY Times’daki çocuk?

 Birden fazla mı var?

 – Hadi ordan!

– Dikkat et.

 New York’daki sağcılardan yarısının parası bu gece burada.

 Seni görmeye geldiler.

 Eğer onları etkileyebilirsen, ki yapabileceğini biliyorum, bu örgütlenme yarın harekete geçer ve operasyon başlayabilir.

 Ve 6 ay içerisinde de New York Times’ın manşetinde yerimizi alırız.

 – İşte burada.

 – Bu o mu?

 – Balint.

 – Daniel Balint.

 = Sh’ma, IsraeI,  – = Adonal eIoheinu, Adonal echad =

– Bu nedir?

 – Bunun ne olduğunu bilen biri var mı?

 – Yahudi duası.

 Yahudi duası.

 Neden Yahudi duası okuduğum konusunda bilgisi olan var mı?

 Çünkü sen bir Yahudisin!

 O dediğin bir tanesi olabilir.

 Diğeri ne peki?

 Şöyle açıklayayım.

 Yahudi’leri kim yok etmek ister?

 Kim Yahudi’lerin kemiklerini kuma gömmek ister?

 Ve kim Yahudi’lerin tekrardan canlandığını görmek ister?

 Her zamankinden daha zengin, daha başarılı, güçlü, kültürlü, daha zeki?

 O zaman ne yapmamız gerektiğini bilir miydin?

 Onları sevmeliyiz.

 Ne?

 ”Yahudi’leri sevmeliyiz” mi dedi?

 Biliyorum bu tuhaf.

 Fakat bu insanlarla birlikte, hiçbir şey basit değil.

 Yahudi der ki; tüm istediği yalnız kalıp Torah’ı üzerinde çalışşın, biraz iş yapsın, seks delisi karısı ile sevişsin, ama bu doğru değil.

 Nefret edilmek istiyor.

 Onu lanetlememizi istiyor.

 Onu, sanki mevcudiyetinin, özüymüş gibi sıkı sıkı tutar.

 Eğer Hitler hiç olmasaydı, Yahudi’ler onu icat ederdi.

 Bu kin ve nefretin olmaması için o sözde ”Seçilmiş İnsanlar” ın nesillerinin tükenmesi gerekir.

 Ve bu da kötü gerçeği su yüzüne çıkarır, tabii ki biz Nazilerin probleminin en önemli noktasını da.

 Yahudi’lere ne kadar kötü davranılırsa, daha güçlü hale geliyorlar.

 Mısır tarzı kölelik onları bir millet yaptı.

 Toplama kampları onları sertleştirdi.

 Auschwitz İsrall devletinin hayata geçmesini sağladı.

 Acı çekmeleri, zekalarının gelişmesini sağladı.

 Bu yüzden eğer Yahudiler, dedikleri gibi, ”evet” kelimesini cevap olarak kabul etmeyen insanlar ise, o zaman onlara hep “evet” diyelim.

 Sürekli aksini savunurlar.

 Onlara karşı koymayı keselim.

 Bu sinsi tipleri yok etmenin tek yolu kollarımızı açmak, evlerimize davet etmek ve bağrımıza basıp onları benimsemek.

 Ancak bundan sonra özümseme, normallik ve aşk kavramlarını yok edebilirler.

 Ama rol yapamayız.

 Eğer akıllı değilse Yahudi bir hiçtir.

 İkiyüzlü ve burnu havada değilse anlayacaktır.

 Onu yok etmek için, içten sevmeliyiz.

 Doğru mu?

 Eğer Yahudi’ler nefret edildikleri için daha güçlü oluyorlar ise, bu bahsettiğin  onları yok etme meselesi, s.

ke s.

ke, şu anda olduklarından daha güçlü yapmaz mı?

 Evet.

 Sonsuza kadar güçlü kılar.

 Tanrı gibi olurlar.

 Yok edilmek Yahudi’lerin kaderidir, böylelikle yüceltilebilirler.

 İsa bunu çok iyi anlamıştı.

 Ve bir bakalım, önemli bir Yahudi’nin öldürülmesiyle ele neler geçmiş.

 Hepsini öldürseydik neler olabileceğini düşünsene.

 O zaman hep birlikte söyleyelim,  = Sh’ma, IsraeI, =

Sen aklını mı kaçırdın?

 Sadece dikkatleri bir noktaya çekmeye çalışıyorum.

 Ne noktası?

 Artık bizim için çalışmanı istemiyorum.

 Lina.

 Lina buraya gel!

 Polis raporuna göre, restorandan çıktıktan hemen sonra ofisine geri dönmekte olan Manzetti’nin karşısına, silahlı şahıs tam burada çıktı,   ve yedi el ateş etti.

 Sağlık görevlileri 90 saniye içinde olay yerine geldiler, fakat Manzetti olay yerinde ölü olarak bulundu.

 Katilin 20 yaşlarında bir beyaz olduğu söyleniyor.

 IIio Manzetti  – Sanıyor musun ki ben ?

 – Danny, bilmek istemiyoruz.

 Hey, Bay Manzetti.

 Hey, Bay Manzetti.

 llio Manzetti’yi öldürdün mü?

 Lina Moebius her şeyin senin fikrin olduğunu söyledi.

 Dediğine göre bu işi onun evinde teklif etmişsin.

 İsa adına Danny!

 – Düşündüklerim işe yaramıyor.

 – Öyle olduğunu düşünmüyor musun!

 Hayır.

 Ne düşündüğünü söylesene.

 Manzetti’nin ölümünden dolayı mutlu musun?

 Yahudi’leri gerçekten öldürmek istiyor musun?

 Beni öldürmek istiyor musun?

 Her şey bir yana eğer Nazi gerçeklerini açığa çıkarmak için içlerine sızmış olsaydın ne olurdu?

 – Öyle değilim.

 – Manzetti olayı onları inandırmak içindi 

– Öyle söyleyemem.

 – Çocuğu gerçekten de vurduklarını bilseydin 

Bu doğru değil!

 Babanı bir düşünsene.

 Linda.

 Tüm bu gerçekler umurunda değil, di mi?

 Danny seni kurtarmaya çalışıyorum.

 Gerzek herif!

 Lina Moebius’un sana vahşice bir şeyler yapmanı    söylerkenki sesini  teyp’e kaydetmeni istiyorum  Doğruların ne olduğu umurumda bile değil.

 Ama sen benim umurumdasın.

 Kol Nidrei 6.

30’da.

 Stuart ile buluşmam gerek.

 Bana ihtiyacın olursa oraya gel.

 Bu nedir?

 Bu Yom Kippur.

 Akşam yemeği yiyeceğiz ve sonra sinegoga gideceğiz.

 Günahlarımızın karşığını öde.

 Hadi oğlum, Eichmann gibi olabiliriz.

 O Torah’ı okudu ve Yahudi’lerden nefret etti.

 Aynı Eichmann gibi mi?

 Patavatsızlık yapıyor, pot kırıyorsun?

 Bilmiyorum.

 Sadece denemek istedim.

 Neden?

 Çünkü tanrı bunu buyurur.

 Tanrı hiç var olmamış sanıyordum.

 Var olsa da olmasa da Tanrı buyurur.

 Bak ona karşı mücadele edebiliriz ve sonunda zarar görür veya ona itaat ederiz.

 – Ve çarpılabiliriz.

 – Ama  Eğer ki  itaat etmek, sonradan çarpılmak, hiçbir şey olmamak, umursamamak, bunlar hissedebileceğimiz en güzel duygular ise?

 Dinle, benimle sadece mumları yak.

 Daha sonra yiyebiliriz.

 Yemelisin.

 Önce yersin, daha sonra mumları yakarsın, çünkü mumları bir kez yaktın mı, bu Yom Kippur’dur ve oruç tutmaya başlamışsındır.

 Gitmeliyim.

 Miriam, telefona bak.

 Tatil henüz başlamadı bile.

 Kaldır şu ahizeyi  Alo?

 Stuart’ın Ne’ilah ayini yarın, değil mi?

 Çünkü O her zaman öyle yapar.

 Söyle ona, onun yerine yapıyorum zaten.

 Dua ezberliyorum.

 Söyle ona eğer başıma bir bela getirirse, oracıkta bacaklarını kırarım.

 – Manzetti’yi öldürdün mü?

 – Hayır öldürmedim.

 Drake öldürdü.

 Bu 60’ncı cadde mi?

 Buradan dön.

 Sağa dön.

 – Ne  Neden?

 Neden?

 – Sadece dediğimi yap.

 O kadar hızlı değil.

 Biraz rahatlayabilir misin?

 Hemen şuracıkta.

 Hımm  – Ne zaman gitmesini istiyorsun?

 – Hişş.

 yarın akşam 7.

30’da.

 Peki,  – 18.30 eksi  – Hişşş, Hişşş  Teyp’i uzatsana.

 Burada.

 Hepsi burada güçlendirildi.

 Olmasını istediğimiz şekilde patlayacak.

 Dinle, bu çocuğu tanıyorum.

 Biraz dinamit bulabilirim  Hayır, yarına kadar olmalı.

 Kürsüyü havaya uçurduğu müddetçe sorun yok.

 – Çok iyi olacak  – Yap hadi.

 IIio Manzetti New York’taki en saygın ve etkileyici insandı.

 Bir yatırım bankası sahibi, bir diplomat,, başkanlara ve belediye reislerine danışmanlık yapmış, 30 yıldan beri kamu ve özel politikaların şekillenmesinde önemli roller aldı.

 Yeri hiç doldurulamayacak.

 New York Bir’den MichaeI Porter.

 Evinize ilk geldiğinde, Yahudi olduğuna dalr bilginiz yok muydu?

 Yoktu.

 Ama bu benim için kötü bir sürpriz oldu diyemem.

 Ne demek istiyorsun?

 Bana göre bugünkü Yahudi karşıtlığı büyük bir Yahudi fenomeni.

 Öyle düşünmüyor musun?

 Hitler zamanında,  en rütbeli Naziler Yahudi değil miydi?

 Yom Tov. 

yazgılar yaşanır, aynı bugün bu talihsiz insanın hikayesini anlatmak gibi.

 Onlar yazgıları yaşarlar ve yazgı bu sefer Jonah’ın üzerine düştü.

 Ona söylediler  ”Bu talihsizliği başımıza getiren sen, söyle bize nereden geliyorsun?”

‘Hangi ülkeden ve hangi millettensin?” ”İbraniyim,” diye cevap verdi.

Denizleri ve karaları yaratan, cennetin tanrısına,  Tanrımıza ibadet ederim.

Hey.

 Burada ne yapıyorsun?

 Miriam aradı, sana bakınıyordu.

 – Hizmetten bahsetti.

 – Şişşşt.

 Sessiz olabilir misin?

 – Gitmen gerek, tamam mı?

 – Ne?

 Bak, seni anlıyorum, ama  Stuart kapa çeneni!

 Danny lütfen.

 – Dinle, burayı terk etmen gerek.

 – Genç adam, lütfen!

 Şişşşt!

 Hey.

 Bunu lütfen dışarı çıkar.

 – Şimdi gidiyorsun.

 O kadar.

 – Okumaya çalışıyorum, tamam mı?

 ”Denizlerimizin sakin olabilmesi için sana ne yapmamız gerekiyor?” hele ki git gide büyüyen ve kabaran bir deniz için.

 Cevapladı, ”Beni güverteye çıkar, deniz sakinleşecektir biliyorum ki bu berbat fırtına benim hikayem yüzünden üzerine geldi.

Danny, beni dua okumaya bekliyorlar.

 Bilmedikleri birini istemiyorlar.

 Stuart bunu yapmam gerek.

 Sayfa numarası 450.

 Yisgadal veyiskadash sh’meh rabah  İsa adına.

 Onun kim olduğunu biliyor musun?

 Sayfayı gördün mü?

 Yom Kippur’daki sayfadan mı bahsediyorsun?

 Sayfayı gördüm.

 Bu o değil.

 Bu çocuk Rosh Hashanah’da Stuart ve Miriam ile birlikteydi.

 – O çocuk sinegoga asla gitmez.

 – Bahse girer misin?

 Her şeyine iddiaya girerim.

 – Gidip polis çağıracağım.

 – İyi, çağırırsan çağır.

 Veyisromam veyisnaseh  O olduğuna eminim.

 – Baruch hu.

 – malkeinu chatanu Iefanecha.

 Avinu malkeinu chatanu Iefanecha.

 Avinu malkeinu chatanu Iefanecha.

 Avinu malkeinu chatanu Iefanecha.

 Avinu malkeinu chatanu Iefanecha.

 =

 Avinu malkeinu =

 Chaneinu ve’aneinu =

 Avinu malkeinu =

 Chaneinu ve’aneinu =

 Ki ein Ianu ma’asim =

 Aseh imanu =

 Tzedakah vachesed =

 Aseh imanu =

 Tzedakah vachesed =

 Vehoshiaynu =

 Avinu malkeinu =

 Chaneinu ve’aneinu =

 Avinu malkeinu chaneinu ve’aneinu =

 Ki ein Ianu ma’asim =

 Aseh imanu 

– Ne yapıyor o?

 – Gitmelisin.

 Okuyabilirsin, şimdi.

 – Bomba var.

 – Hadi, Danny.

 Dün akşam buraya geldim ve binanın altına bomba yerleştirdim.

 7.30’da patlayacak.

 Herkesi dışarı çıkarman için 5 dakikan var.

 – Ne dedi o?

 – Bomba varmış!

 Fırla!

 Bomba mı?

 = Avinu malkeinu 

– Aman tanrım.

 – Odadan dışarı çıkmamız lazım.

 Davy karını buradan hemen çıkar.

 Hadii!

 Acil durum!

 Herkesin binayı boşaltması gerek.

 Herkes dışarı çıksın!

 Acele edin!

 Dışarıda, tam duvarın orada.

 Anne adımlarına dikkat et!

 – O kapıdan dışarı!

 – Danny!

 Danny!

 Danny!

 Tatlım!

 Tatlım!

 – Hadi gidelim!

 – Danny ne olacak?

 – Danny gelmiyor.

 – Ne demek gelmiyor?

 eğer Mısır’dan gelmiş olsaydın,  altın buzağıya tapanlarla birlikte çölün ortasında yok edilirdin  O zaman bırak beni yok etsin.

 Devam et!

 Öldür beni!

 İşte buradayım!

 Yapsana!

 Danny.

 Geri döndüğüne sevindim.

 Tartışmayı bitirmek istemiştim.

 Şu anda yapamam.

 İbrahim ve İshak hakkında.

 Ne dediğini hatırlıyor musun?

 İshak aslında Moriah Dağında öldü.

 Uzun zamandır düşünüyorum.

 Belki de sen o konuda haklıydın.

 Ne dediğini hatırlıyor musun?

 İshak aslında Moriah Dağında öldü.

 Uzun zamandır düşünüyorum.

 Belki de haklıydın 

Öldü ve dünyaya gelmek için yeniden doğdu.

 Ne dediğini hatırlıyor musun?

 İshak aslında Moriah Dağında öldü 

Uzun zamandır düşünüyorum.

 Belki de o konuda haklıydın 

Öldü ve dünyaya gelmek için  yeniden doğdu.

 Danny yeter.

 Nereye gittiğini sanıyorsun?

 Bilmiyor musun?

 Orada bir şey yok.

  Sevdiğin tek oğlun, İshak, Moriah bölgesine git ve oğlunu göstereceğim dağın tepesinde, kurban et.

 Bu yüzden, sana göstereceğim.

 İbrahim’in kaderinin ve, tanrıya adanmasının bir testi idi.

 Bu İbrahim’in kaderi ile değil, Tanrının gücü ile ilgili.

 Soyutlama.

 Takıntılı soyutlama.

 Kendi oğlunu öldürmek.

 Çünkü ben her şeyim veya hiçbir şeyim.

 Veya hiçbir şey.

 Yahudiler?

 Yahudilik?

 Onlar halen Yahudi.

 Farklılıklar var tabii ki.

 Doğru ama onlar önemsizler, konu dışındalar.

 Bir Yahudi olarak doğdu.

 Onun Yahudiliği her şeye egemendir.

 İlan etmek ister misin?

 Kalpleri parçalara ayırmak istiyorum

Bundan kaçamazsın.

 Freud, Einstein, Bizlere ne verdiler?

  çivileri çakamaz veya bir tarlayı süremez 

Seks düşkünlüğünü kirlettiler.

   çivileri çakamaz veya bir tarlayı süremez 

Çeviri: Murat & Ersoy||

 

 

BAŞA DÖN

KÜTÜPHANE

 

Reklamlar

....

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.