ALLAH TEÂLÂ MELEKLER İLE CİNLERİ GİZLİLİK ÖZELLİĞİNDE ORTAK YAPMIŞTIR

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: İKİ YÜZ YETMİŞİNCİ BÖLÜMÜN İLAVESİ: Allah Teâlâ melekler ile cinleri gizlilik özelliğinde ortak yapmıştır Bu menzil ile iki yüz yetmişinci bölüm arasında özel bir bağ vardır ve bu nedenle onu o menzile kattık. Allah Teâlâ izin verirse, bu miktarı söyleyeceğiz. Allah Teâlâ nur ve […]

AZABIN ZORUNLULUK MENZİLİNİN MUHAMMEDİ MERTEBEDEN BİLİNMESİ

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: ÜÇ YÜZ ON BEŞİNCİ BÖLÜM Hakikatlerimiz gerçekleşince bir olduk Fakat vuslata imkân yok yine de! Hiçbir yönden bu makama ulaşılmaz İniş karşısında, istiva nedeniyle Ona nasıl ulaşılsın ki? el-Celil’in övgüsü Halil’in karşısında nerede Görürsün ki sevgilisi ona dua ediyor Dostunun kendisine dua ettiği gibi […]

DAVUD aleyhisselâm, Hz. MERYEM Validemiz ve İSA aleyhisselâmın ORUÇLARI

  Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: En faziletli ve en dengeli oruç, bir gün kendin için bir gün Rabbin için oruç tutup bunların arasında bir gün yemendir. Bu, nefse karşı en büyüle mücadele ve hüküm bakımından dengeli davranıştır. Böyle bir durumda kul adına, tıpkı güneş ışığından aydınlanma hali gibi, […]

GELECEK SENE MÜSLÜMANLAR HACC İBADETİ YAPAMAYACAK MI?

Not: Bu yazı bir öngörüdür. Tarihte bir ilk mi araştırmak gerekiyor, fakat gelecek sene hacc ibadeti yapılamayacak gibi görüntüler başladı. (Veya sembolik düzeyde bir katılım ile ibadet ifa edilecek) Çünkü Suudi Arabistan üzerinde bir oyun oynanıyor. 2015 senesi Hacc mevsiminde Vinçin devrilmesi , Kâbeye yakın bir otelin yanması ile başlayan ve Mina’daki izdiham ile devam […]

NEBİLİK MAKAMI VE SIRLARININ BİLİNMESİ ve DUA

Not: Emir Sigası ile yapılan dua ifadesi Arapça gramere ve vahdeti vücud felsefesine muvafık düşse de, Türkçe ifade tarzında bu tür niyaz biraz kabih olmaktadır, diye düşünüyoruz. Fakat bu konuda Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde şu şekilde beyanı vardır… YÜZ ELLİ BEŞİNCİ BÖLÜM Nebilik Makamı ve Sırlarının Bilinmesi Velilik ve nebilik arasında […]

REHBET (Korku)

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: İKİ YÜZ OTUZ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Rehbet (Korku) Rehbet korkudur, değişmekten ve kaderden Ve tehditten, doğru sözlünün bildirmesi nedeniyle Doğruluğunu gösteren delil var Öyleyse korkan ve ürken koşan ve öne geçendir Körlük karanlıklarında yürür durur Korkanın yürümesi veya âşık-sevdalının yürümesi gibi Himmetiyle korkarak yürür ve […]

ALLAH TEÂLÂ’NIN SEÇTİĞİ ŞEYLER

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki:    2 Allah Teâlâ’nın namazın sözlerinden ‘Allah Teâlâ’ zikrini seçmesine gelirsek,   3 Allah Teâlâ gazaba karşı rahmeti seçti.   3 Allah Teâlâ iki zıttan varlığı tercih etti,   3 Allah Teâlâ (olumsuzlamaya karşı) ispatı tercih etti.   3 Nurların arasından seçilen ışığa gelirsek, nurlar perdelerdir.   3 Allah […]

Bazı insanların kalbine ağır gelen siyahlık ve taşlaşma sebep olan “HACER-İ ESVED”

İnanç ve iman bahsinde bazen aklın açıklayamadığı konular bulunur. Bunlar aslında imanı düzeydeki manevî halin tartılmasında imtihan olarak vazedilmiş hususlardır. Bu nedenle Kâbe’yi dönmek, Hacer-i esved-i öpmek, şeytanı taşlamak gibi hükümleri bulunan Hacc ibadeti diğer ibadetlere kıyasla aklın daraldığı ve bunaldığı ibadetlerdendir. İnsanın ömründe bir kere yapması farz olan bu ibadetin bir dönüm noktası olmasına […]

AŞK U MUHABBET EZELİ- Es-Seyyid Osman Hulûsi Ateş Efendi

Aşk u muhabbet ezeli sıdkı bütünlerde bütün Sırr-ı ruh-ı lemyezeli sıdkı bütünlerde bütün   İlm ile irfan arasan gevher-i pür-kân arasan Derdliye derman arasan sıdkı bütünlerde bütün   Yârı gören dîde-i aşk varı veren sine-i aşk Gevher-i sencide-i aşk sıdkı bütünlerde bütün   Kenz-i Huda’nın güheri mâye-i zâtın eseri “Men aref “in hoş haberi sıdkı […]

(1957 SURİYE BUHRANI)

-TEKRARLANAN TARİH- İkinci Dünya Savaşı sonunda Suriye Fransa’dan yakasını tama­men kurtararak tam bağımsızlığına kavuşmakla birlikte, uzun müd­det içerde siyası istikrara kavuşamamıştır. 1945-1949 arasında nisbeten sâkin geçen Suriye’nin siyasî hayatı, 1949 dan itibaren tam bir karışıklık ve düzensizlik içine girmiştir. 1949-1953 yılları arasında Suriye’de üç defa hükümet darbesi, 21 kabine değişikliği olmuş ve bu arada iki […]

ASLINA HUUU… NESLİNE HUU…..

Bazen soysuz, yerini hak etmeyen kişiler de yüksek yerlere gelir. Ama zaman zaman küçük, soysuz davranışlarla kendini belli eder. Bu gibi kişiler için söylenen “Aslına huu, nesline huu” deyimin hikayesi şöyledir: Vaktiyle bir hükümdar, vezirlerine emir vermiş: “Her kim bana Hızır Aleyhisselam’ı bulur getirirse, onu zengin edeceğim” Kimse bu işe cesaret edememiş. Çok fakir ve […]

MUCİZELER İLMİ

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Tikel ilim olan mucizeler ilmi nefsin bir kuvveti veya isimlerin özelliklerinden meydana gelmiş değildir. Çünkü asanın yılan haline gelmesi Hz. Musa’nın himmeti veya ona verilen isimlerin gücünden kaynaklansaydı, Hz. Musa aleyhisselâm ‘geriye dönüp kaçmazdı.’ Buradan, aracılığıyla mucizelerin gerçekleştiği kimsenin bilmediği Hakk’ın ilminde bulunan bazı […]

SEMBOLLERİN ÇIKIŞINDAKI SIRLARDAN

Taht anlamındaki Arş’a gelince, Allah Teâlâ’nın bu Arş’ı omuzlarında taşıyan bir takım melekleri vardır. Onlar, bugün dört melektir, yarın (kıyamet günü) ise sekiz olacaktır. Bunun nedeni, taşımanın mahşere olmasıdır. Bu dört taşıyıcının suretleri hakkında İbn Meserre’nin görüşüne benzeyen bir ifade aktarılmıştır. Şöyle denilir: Bu meleklerin ilki İNSAN, İkincisi ASLAN, üçüncüsü KARTAL, dördüncüsü BOĞA suretindedir. Boğa, […]

ŞEYTAN ÜMİT KESMEDİ

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: İlk insanın yaratılırken söylediği ilk söz ‘el-hamdülillah (hamd Allah Teâlâ’yadır)’ sözüdür. Bu ifade ‘Onların son sözleri hamd Allah Teâlâ’yadır’ demektir’  ayetinde belirtilir. Böylece âlem övgüyle ve hamd ile başlamış, yine onunla sona ermiştir. Hal böyleyken, ebedi bedbahdık nerede kalmıştır? Hâşâ! Allah Teâlâ’yın gazabı rahmetini […]

SEVGİ ŞARABI NEDİR?

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Sevgi Şarabı Nedir? Cevap: Sevgi şarabı, iki tecelli arasındaki orta tecellidir. Bu, kesilmeyen sürekli tecellidir ve Hakkın kendisinde ârif kullarına tecelli ettiği en üst makamdır. Onun başı, zevk tecellisidir. Kanmayı sağlayan tecelli ise ‘darlık’ sahipleri içindir. Onların içmeleri, kanmayla biter. Genişler ise, içmekten kanmaz. […]

İNTİHAR EDENİN NAMAZI KILINIRI MI KILINMAZ MI?

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Bazı bilginler intihar edenin namazının kılınmayacağı, bazı bilginler ise kılınacağı görüşündedir. Benim görüşüm, intihar edenin cenaze namazının kılınacağıdır. Batınî Yorum Allah Teâlâ namazını kılarak cenazeye şefaate izin vermiştir. Buradan Allah Teâlâ’nın (cenazesi kılınan her) ölüden razı ve yapılan duanın makbul olduğunu anladık. ‘İntihar edenin […]

MELEKLER İTİRAZ ETMESEYDİ, SECDE ETMEKLE SINANMAZLARDI

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Kâmil-ilahi tahsis, mutluluk ve sureti birleştirmede ortaya çıkar. Bu nedenle müminin kemali, mekânda halife olmaya bağlıdır. Söz konusu mekânın özelliği, öfke ve gazap esnasında kudretin nüfuz etmesi şeklinde (ilahi) suretin kemalinin gözükmesidir. Cennet böyle bir niteliğin yeri değildir, dolayısıyla orası, halifelik yeri değildir. Orası, […]

GÜNAHKÂRLAR NEDEN CEZA ÇEKERLER?

Bu yazıyı ateistler okumalı, Allah Teâlâ insanı kendi zulmü sebebiyle cezalandırır. Çünkü Allah Teâlâ’nın rahmeti ölçülemez mahiyettedir. Ateistler, Allah Teâlâ kötülüklere neden izin veriyor, demeleri yerine insanın dağları taşımadığı yükü kabullenmesindeki cehalet sorgulanmalıdır.   Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Allah Teâlâ bir kuluna keşif yoluyla bedbahtlar hakkında müddetin sona […]

KALP SECDE ETTİ Mİ, EBEDİYYEN KALKMAZ

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Secde etmek, kalbe vaciptir. Kalp secde ettiğinde ise, yüz secdesinin aksine, secdeden asla kalkmaz. Sehl b. Abdullah et-Tüsterî, tasavvuf yoluna girdiği ilk dönemde kalbinin secde etmiş olduğunu görmüş. Secdeden kalkmasını beklemiş fakat kalkmamış. Bunun üzerine hayrette kalmış. Yaşadığı hadiseyi bu yolun pirlerine sormaya başlamış, […]