İNTİHAR EDENİN NAMAZI KILINIRI MI KILINMAZ MI?

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Bazı bilginler intihar edenin namazının kılınmayacağı, bazı bilginler ise kılınacağı görüşündedir. Benim görüşüm, intihar edenin cenaze namazının kılınacağıdır. Batınî Yorum Allah Teâlâ namazını kılarak cenazeye şefaate izin vermiştir. Buradan Allah Teâlâ’nın (cenazesi kılınan her) ölüden razı ve yapılan duanın makbul olduğunu anladık. ‘İntihar edenin […]

MELEKLER İTİRAZ ETMESEYDİ, SECDE ETMEKLE SINANMAZLARDI

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Kâmil-ilahi tahsis, mutluluk ve sureti birleştirmede ortaya çıkar. Bu nedenle müminin kemali, mekânda halife olmaya bağlıdır. Söz konusu mekânın özelliği, öfke ve gazap esnasında kudretin nüfuz etmesi şeklinde (ilahi) suretin kemalinin gözükmesidir. Cennet böyle bir niteliğin yeri değildir, dolayısıyla orası, halifelik yeri değildir. Orası, […]

GÜNAHKÂRLAR NEDEN CEZA ÇEKERLER?

Bu yazıyı ateistler okumalı, Allah Teâlâ insanı kendi zulmü sebebiyle cezalandırır. Çünkü Allah Teâlâ’nın rahmeti ölçülemez mahiyettedir. Ateistler, Allah Teâlâ kötülüklere neden izin veriyor, demeleri yerine insanın dağları taşımadığı yükü kabullenmesindeki cehalet sorgulanmalıdır.   Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Allah Teâlâ bir kuluna keşif yoluyla bedbahtlar hakkında müddetin sona […]

KALP SECDE ETTİ Mİ, EBEDİYYEN KALKMAZ

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Secde etmek, kalbe vaciptir. Kalp secde ettiğinde ise, yüz secdesinin aksine, secdeden asla kalkmaz. Sehl b. Abdullah et-Tüsterî, tasavvuf yoluna girdiği ilk dönemde kalbinin secde etmiş olduğunu görmüş. Secdeden kalkmasını beklemiş fakat kalkmamış. Bunun üzerine hayrette kalmış. Yaşadığı hadiseyi bu yolun pirlerine sormaya başlamış, […]

DUÂ YA İHTİYACIM YOK DEME

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Allah Teâlâ, Hz. Musa’ya şöyle der: ‘Bana kendisiyle günah işlemediğin bir dille dua et.’ Hz. Musa, ‘O dil nedir?’ diye sormuş, Allah Teâlâ ise, ‘Senin kardeşine, kardeşinin de sana dua etmesidir’ demiştir! Çünkü her biriniz, bir diğerinize dua ettiğiniz dilinizle bana asi olmadınız. Dolayısıyla […]

ÇOCUK FİTNEDİR ,

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Çocukların fitne olmasına gelirsek, çocuk babanın sırrı, ciğerparesi, kendine en bağlı ve yapışık olan varlıktır. Çocuğu sevmek, bir şeyin kendi kendisini sevmesi demektir. İnsana kendinden daha sevimli bir şey yoktur. Bu nedenle Allah Teâlâ insanı onun dışında ‘çocuk’ diye isimlendirdiği bir surette bizzat kendisiyle […]

‘KALBİNİ BENİM EVİM YAPIP ONU BAŞKALARINDAN BOŞALTANA NE VERECEĞİMİ KİMSE BİLEMEZ; KALBİ BEYT-İ MAMUR’A BENZETMESİNLER, ÇÜNKÜ ORASI -BENİM DEĞİL MELEKLERİMİN EVİDİR VE BU NEDENLE DOSTUM ORADA KALMADI’ MÜNAZELESİNİN BİLİNMESİ

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurduğu hikmetlerden DÖRT YÜZ BEŞİNCİ BÖLÜM Kalp senin evin benim değil! Mamur kıl onu Senin zikrettiğin bir şeyi zikretmiyorum ben                            . Kendimi zikretmem bir perde iken Senin beni zikretmen başka! Senin beni zikretmen en büyük mutluluk Ben Seni zikredersem, zikir Senden bize ait Sen bizim zikrettiğimiz […]

KÂBEDEKİ GENÇ ÂŞIK

  Allah dostlarından birisi, Ka’be-i Muazzama’da yüzü sararmış bir gencin ağlayıp inlediğini gördü. Yanına sokularak hâlini sordu. Genç : – “Âşıkım” dedi. Hak dostu, gencin hâline merhamet etti : – “Haber ver, her kim ise sana ma’şûkan olan kızı alıverelim” teklifinde bulununca, genç gözyaşları arasında inleyerek şu beyti okudu : Alâkâ eylemek zât-ı Hudâ’dan gayra […]

BÜTÜN DİNLERİ ASLI

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Hz. Muhammed sallallâhü aleyhi ve sellemin şeriatı, önceki bütün şeriatları içermiş, önceki şeriatların sadece Muhammedî şeriatın onayladığı hükümleri bu dünyada sabit kalmıştır. Biz de onları getiren peygamber kendi vaktinde o hükümleri ortaya koyduğu için değil, Hz. Muhammed sallallâhü aleyhi ve sellemin onları onaylaması yönünden […]

EBÛ KEBŞE’NİN OĞLUNUN [sallallâhü aleyhi ve sellem] YOLUNDA OLMAK

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Hz. Peygamber sallallâhü aleyhi ve sellem, efendisinin dövdüğü bir cariyeye şöyle demiş: ‘Allah Teâlâ nerededir?’ Kadın göğü işaret etmiş. Bunun üzerine Hz. Peygamber sallallâhü aleyhi ve sellem, kadının işaretini kabul edip sahibine şöyle demiştir: ‘Onu azad et, çünkü mümindir.’ Neredeliği soran kişi, Allah Teâlâ’yı […]

MELÂMİLER NEDEN BİLİNMEZ

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Melâmîler diye isimlendirilen Allah Teâlâ’nın kulları, veliliğin en ileri derecelerine yerleşmiş kimselerdir. Artık bulundukları derecenin üzerinde sadece peygamberlik derecesi kalmıştır. Bu mertebe, velilikte yakınlık makamı diye isimlendirilir. Onlara işaret eden ayet, ‘çadırlarda saf ve çekingen, yumuşak huylu eşleri’  ayetidir. Allah Teâlâ, cennet kadınları ve […]

HOMOSEKSÜELLİĞİN [Eşcinselliğin] CİNLERLE BAĞLANTISI VARMI?

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: Melekler nurlara, cinler rüzgârlara, insanlar ise bedenlere üflenmiş ruhlardır. Şöyle denilmiştir: Havva’nın Âdem’den ayrışması gibi (kaburga kemiğinden var olması) ilk var olan cinden bir dişi ayrışmış (meydana gelmiş) değildir. Bazı kimseler şöyle iddia etmiştir: Allah Teâlâ cinlerden ilk yaratığı kimsede bir ferc yaratmış, onun […]

ÂDEM VE HAVVA’NIN BEDENLERİNİN YARATILIŞ SIRLARI

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki:  Adem’in bedeni ortaya çıktığında, kendisinde cinsel arzusu yoktu. Hâlbuki Allah Teâlâ’nın ilminde, bu dünya hayatında üreme, çoğalma ve cinsel ilişkinin olacağı takdir edilmişti. Bu dünyada cinsel ilişki, türün varlığını sürdürmesi içindir. Bu nedenle Allah Teâlâ, Âdem’in sol kaburgasından Havva’yı çıkartmıştır. Allah Teâlâ’nın ‘Erkeklerin kadınlar […]

SAHABE VE BİZ

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki:   “Sahabe bizden daha üstündür.” Çünkü onlar, zatı, biz ise ismi elde etmişiz, (öğrenmişiz). Biz de onların zata riayet ettiği gibi isme riayet edersek ecrimiz artar. Ayrıca onlarda bulunmayan uzaklık sıkıntısı nedeniyle ecrimiz kat be kat artar. Dolayısıyla biz, (peygamberin) kardeşleri, onlar ise arkadaşlarıdır. […]

SUKUTUMUZDAN ANLAMAYAN KELÂMIMIZDAN NE ANLAR Kİ

Muhyiddin İbn Arabî kaddesellâhü sırrahu’l azîz, Futuhât-ı Mekkiyye’sinde beyan buyurdu ki: İnsan kendisi hakkında Rabbine insaf gösterdiğinde ya da kendine kendisi nedeniyle insaf gösterdiğinde, halini bilir. Hatta halini başkalarından çok daha iyi bilir. Bunun tek istisnası Allah Teâlâ’yı bilenlerdir. Onlar, onu kendinden daha iyi tanırlar. Çünkü ariflerin kalplerinde bir takım gözleri vardır ki mârifet onlar […]

‘İBADETTE AYRICALIK ÖLÜM MÜ GETİRDİ?’

Hacdaki faciaya Suudi Prens mi neden oldu? Eylül 26, 2015 | 753 kişinin öldüğü izdihamla ilgili şok iddia: Suudi Arabistan’da tahtın iki numaralı veliahtı Savunma Bakanı Prens Muhammed bin Salman faciaya neden oldu Savunma Bakanı da olan Prens Muhammed bin Salman (30) tahtın iki numaralı veliahtı. Prens Muhammed’in koruma ordusuyla şeytan taşlanan alana girdiği, bu sırada […]

Osmanlı’nın Mavi Berelileri YEMEN İLLERİNDE MAPAVRİ TABURU

Muhammet Safi Osmanlı Arşivi Uzmanı Hani Türkülerimize de konu olmuştur ya, Bura Yemendir Yolu çemendir Giden gelmiyor Acep nedendirdiye. Bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğunun gözbebeği olan Yemen’de dillere destan savaşlar olmuştur. Osmanlı coğrafyasının dört bir yanından toplanan askerler, buralarda yıllar süren savaşlarda şehit düşmüşlerdir. Çayeli’nden de asker gider Yemen’e: Mapavri Taburu. Bu taburun, 1900’lu yılların başlarında […]

KAZIM KARABEKİR PAŞA’NIN ASKERİLERİ AĞLATAN BAYRAM TEBRİĞİ !!

“Yarın Kurban Bayramıdır.  Yüzbinlerce muvahhidinin Kâbe-i Muazzama’da dergâh-ı ulûhiyete yöneldiği, rahmet-i ilâhiye kapılarının âlem-i İslâm’a açıldığı gündür.  İngiliz vahşeti, Fransız denaeti, Rus zulüm ve esareti milyonlarca İslâm kardeşimize bu sene Kâbe-i Muazzama’nın yollarını kapadı. Bu melanet elbette gayretullaha dokunacaktır. Orduyı İslâm pek yakında mansur ve muzaffer olacaktır. Gelecek yılın bu günleri, dörtyüzmilyon ehl-i İslâm hür, […]