KARIŞIK RÜYANIN BİR TABİRİ

    Ömrümüz böyle olmamalıydı, Elâgözlüm Bir vakitsiz meyve dilemeliydik Tanrıdan Uzun hasretlerin arifesinde Ellerim böğrümde kalmamalıydı. Turgut UYAR RÜYAMIZ   Dokuz yaprak. başları dokuz kuşa dönmüş bir dokuz yaprak daha. Üzerlerinde uçan beyaz bir güvercin ve uzaktaki kuşlar. üç yumurta, ekmek ve bir bardak su.   Eskilerden kalan bir hikmet  “Yorumlanmamış rüya okunmamış mektup […]

HANGİ VARLIK YOKLUĞA SIĞAR Kİ?

Bugün çok sevinmiştim. Ancak ne zaman sevinsem birileri halime tuz basarlar, bende hep düşünürüm. Ey hayat kıskanç olabilirsin, bu nedir? Desem de, cevap bir yerden gelmez. Canım dostum hoşluk dağıtırken, biri avcı olmuş uçan can kuşunu indirmeye çalışıyor. Ey Avcı! Kuşu indirmek için tüylerin donarken kış yoluna düştün. O kuşu vurdun mu? Vurdum, dedin, baktın. […]

YÜZSÜZÜM, O YÜZÜN OLMAZSA

    Sevgilimin kapısında, utanacak bir işte bulunmadım. Yüzümden kalan yok Benden utanır mı diye, diye feryat ediyorum. gül gibi kızardım, ben  neden çekiniyorum ondan mı, utancımdan mı? bedenimden alınsın canım, ârından kurtulsun. suçum yok yüzümü yırtarsam Hepsini Tanrı gördü, göstermedi, yüzümü sarartmadı. Utancım nerden geldi, bir anda her şeyi yaktı.         […]

TUZ HİKÂYESİ

  Yapılan iştir rızka götüren. Hep derlerdi ki “Tuz zahmetli iştir.” Ben bu sözü bilirdim lakin anlamam için bir de başka pencereden bakmam gerekiyormuş. Tuz emek ister, tuz işi; sabır ister, gönül rızası ister, alın teri ister hele ki el ile işleniyorsa güneşe dayanmak ister. Sabır tuzu işlemek için; gönül rızası lezzet için; alın teri […]

KIYAMET SURELERİ

EVERYBODY KNOWS Everybody knows that the dice are loaded Everybody rolls with their fingers crossed Everybody knows that the war is over Everybody knows the good guys lost Everybody knows the fight was fixed The poor stay poor, the rich get rich Thats how it goes Everybody knows   Everybody knows that the boat is […]

HIRSIZLARIN ELLERİ KESİLMELİ

  “O’nun ardından” Gösterdiler, ruhunu; ” Ey Melek, seni de anlamadılar, değil mi” dedim. -Onlar yüksek kelimelerini yere indirdiler, fakat beni ezdiler. Derdimin üstüne kül değil ateşler attılar. Bense serkeş atlar gibi, onlarsa çivili sopalarıyla, dürttüler.   Suçlu olmam, onlarla, olmamak mı? “Beş sayfalık şiir yazmıştım. Silgi attılar.” “Nedir dediğimde, açılmayan anlaşılmayan cevaplar, hoyrat nefislerine […]

SEVMEK Mİ SEVİLMEK Mİ?

  Bu sorunun iki cevabını bulmamız mümkündür. Birinci cevap Ramazan… Cuma günü… Cuma vakti… Cami… Cemaat tek tük camiye girmekte. İmam kürsüde… Girenlerin arasında… O… Hızır… Hızır aleyhisselâm da genç ihtiyar arasında onlardan biri gibi gidiyor bir köşeye oturuyor. Kürsüde imam sohbete başlıyor… Hızır’ın yanına bir adam gelip oturuyor. Cami yavaş yavaş dolmakta…   Adam, […]