EĞİTİMDE DİN / Bertrand Russell

EĞİTİM VE TOPLUM DÜZENİ Education and the Social Order Bertrand RUSSELL  Çeviren : NAÎL BEZEL Din karmaşık bir fenomendir. Hem bireysel hem toplumsal yönleri var. Tarihsel zamanın başlangıcında bile din eskiydi. Tarih boyunca uygarlığın artışı dinin azalması ile bağıntılı olmuştur. Bildiğimiz en eski dinler bireysel olmaktan çok toplumsaldı. Kabilede bulunan bireylerin zarar verici ya da […]

EĞİTİM / Dora ve Bertrand Russell

The Prospects of Industrial Civilization, in collaboration with Dora-B Russell. Türkçesi: Melih Ölçer, Eğitim konusu, evrimden yana kişilerin üzerinde durmak zorunda oldukları konuların en zorlarından birisidir. Toplumsal gelişmenin anahtarı olarak ilk bakışta eğitim görülür. Çünkü kuşkusuz daha iyi eğitim diğer alanlardaki evrimlerin gerçekleştirilmesini kolaylaştırır. Ne var ki bugünkü eğitim düzenimizin pek çok kötü özellikleri, endüstriyel […]

ENDÜSTRİ TOPLUMUNUN GELECEĞİ/ Dora ve Bertrand Russell

(The Prospects of Industrial Civilization,) Türkçesi: Melih Ölçer GÜNÜMÜZDEKİ KARGAŞANIN NEDENLERİ I Tarih çağları boyunca bakıldığında, insan toplumundaki değişmelerin, zaman zaman birbirini tekrarlayan dönemler biçiminde geliştiği; zaman zaman ise tek yönde ilerlemeler gösterdiği görülür. Bu açıdan değerlendirilince değişim, devamlı olarak tekrarlanan, ama her defasında bir öncekinden daha yüksek perdeden ve daha kalabalık bir orkestra ile […]

EKONOMİK ÖRGÜTLENME VE BİLİNÇSEL ÖZGÜRLÜK / BERTRAHD RUSSELL

(The Prospects of Industrial Civilization,) Dora ve Bertrand Russell Bu kitabın ilk bölümünde, insanlığa büyük yararlar sağlayabilecek özellikteki bir düzenin anlatılmaz kötülüklere yol açmakta olduğunu; bu kötülüklerin ileride daha da şiddetleneceğini gördük. Bu kötülüklerin üç nedenini de özel mülkiyet, ulusçuluk ve mekanik bir hayat görüşü diye saptadık. Düzenin insanların iyiliğine yöneltilebilmesi için; toprak ve doğal […]

SİYASAL İDEALLER / BERTRAHD RUSSELL (Political Ideals)

Türkçesi: Mehmet HARMANCI KARANLIK ÇAĞLARDA insanların duru bir inanç ile güçlü nedenlere dayanan bir umuda ve bunun sonucu olarak da, güçlükleri önemsemeyen sabırlı bir cesarete ihtiyaçları vardı. Geçirdiğimiz günler, pek çoğumuzun inançlarının pekiştirilmesini gerçekleştirmiştir. Kötü olduğunu sandığımız şeylerin gerçekten kötü olduklarını görmekteyiz. Şimdi son hızla yıkımına gitmekte olan dünyanın yıkıntıları arasından daha iyi bir dünya […]

RUH NEDİR? /BERTRAND RUSSEL

 Türkçesi: Mete ERGİN Bilimde son ilerlemelerin en acı yanı, bu ilerlemelerin her birinin bize, sandığımızdan daha az şey bildiğimizi öğretmesidir. Benim gençliğimde, insanın ruhtan ve bedenden meydana geldiğini; bedenin uzay ve zamanda, ama ruhun sadece zamanda bulunduğunu hepimiz bilirdik, ya da bildiğimizi sanırdık. Ölümden sonra ruhun yaşayıp yaşamadığı konusunda fikir ayrılıkları bulunabilirdi, ama ruhun varlığı […]

MODERN CİNSTEŞLİK/ BERTRAND RUSSEL

 Türkçesi: Mete ERGİN  [1930’da yazılmıştır.] Amerika’da dolaşan AvrupalI gezgin —hiç değilse kendimden pay biçebilirim — iki tuhaflık karşısında şaşırır : birincisi, Amerika Birleşik Devletleri’nin her tarafında (eski Güney hariç) dikkati çeken aşırı derecedeki düşünüş benzerliği, İkincisi de, oranın cinsi kendine özgü bir yer ve başka her taraftan farklı olduğunu ispatlamak için her yerde görülen şiddetli […]

GENÇLERİN KİNİZMİ ÜZERİNE / BERTRAND RUSSEL

   Türkçesi: Mete ERGİN [1929’da yazılmıştır.] Batı dünyası üniversitelerini ziyaret eden herhangi bir kişi, zamanımızın akıllı gençlerinin, eski zaman gençliğinden çok daha fazla kinik oluşu karşısında şaşırıp kalabilir. Rusya’da, Hindistan’da, Çin’de veya Japonya’da durum böyle değildir; Çekoslovakya’da, Yugoslavya’da, Polonya’da, hele yaygın bir biçimde Almanya’da böyle olacağını sanmıyorum. Ne var ki, kinizm, İngiltere’de, Fransa’da ve Amerika […]

AYLAKLIĞA ÖVGÜ / BERTRAND RUSSEL, ( In Praise of Idleness)

 Türkçesi: Mete ERGİN [1932’de yazılmıştır.]Benimle aynı kuşaktan olanların çoğu gibi, “Şeytan hep aylaklara yaptıracak bir kötülük bulur,” atasözünü dinleyerek yetiştim. Epeyce terbiyeli bir çocuk olduğum için bana söylenen her şeye inanırdım; böylelikle, içinde bulunduğum ana kadar beni çok çalışmaktan geri bırakmayan bir vicdan sahibi oldum. Ne var ki, EYLEMLERİM vicdanımın denetimi altında olduğu halde, GÖRÜŞLERİM […]

İnsanlığın Yarını (HAS MAN A FUTURE?)/ BERTRAND RUSSELL

Türkçesi: Akşit Göktürk Accursed be he that first invented war. [Savaşı icad eden ilk melun olmak] Christopher Marlowe (1564-1593) ÖNSÖZ MÜ, SONSÖZ MÜ? «İnsanoğlu, ya da biraz böbürlenerek kendi kendine verdiği adla, homo sapiens, ‘Yer’ gezegenindeki canlı türlerinin hem en ilginci hem de en sinire dokunanıdır.» Bu söz, felsefeyle ilgili bir Merih’li biyoloji bilgininin yerküremizin […]

BANLİYÖDEKİ ŞEYTAN /BERTRAND RUSSELL: Hikayeler

Ben Mortlake’de otururum, işe gitmek için her gün trenle şehre inerim. Bir akşam eve dönerken her gün önünden geçtiğim bir villanın kapısında pirinç bir tabela gördüm. Tabelada doktorlar çevresinde mutad olanın aksine şu kelimelerin bulunduğunu hayretle gördüm : DR. MURDOCH MALLAKO Horrors Manufactured here (Burada dehşet imal edilir.) Burada yaratılan dehşetin ne olduğunu merak ediyordum. […]

TERBİYEYE DAİR/ BERTRAND RUSSELL (On Education)

Çeviren : Prof. Hâmit DERELİ ÖNSÖZ Russell’ın «Terbiyeye Dair, bilhassa ilk çocukluk çağında» isimli denemesi ilk defa 1926 da, yani White head’in aynı derecede meşhur «Terbiyenin Gayelerdi ilimli denemesinden altı yıl önce yayımlandı. Bu iki kısa, fakat özlü araştırma birbirini tamamlar. Bunun için terbiye teorisi üzerinde çalışanların ikisini birlikte incelemeleri doğru olur. Russell esas itibariyle […]

RUHANİLERİN İMTİYAZI /BERTRAND RUSSELL-Hikâye

 Penelope Colquhoun ağır ağır merdivenleri çıktı, kendini küçük evinin rahatsız koltuğuna bıraktı. «Bıktım, bıktım, bıktım!» diye bağırarak içini çekti. Doğrusunu söylemek gerekirse bu iç çekişlerin hepsinin bir nedeni vardı. Babası Suffolk’daki Ouycombe Magna köyünün papazıydı. Köy, bir kilise, bir papaz evi, bir postane, bir misafirhane, on köy evi ve eski güzel lüks bir villadan müteşekkildi. […]

DENEMELER / BERTRAND RUSSELL

 çev. Türkan Araz    HAYATIMIN KÜÇÜK BİR ÖZETLEMESİ NİÇİN FELSEFEYE YÖNELDİM FELSEFE ALANINDAKİ İLİŞKİLERİM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI SIRASINDA BİR BARIŞÇININ YAŞANTILARI MANTIKDAN POLİTİKAYA BIRAKTIĞIM VE KORUDUĞUM  İNANÇLAR GERÇEKLEŞEN VE SÖNEN UMUTLAR SANAT AÇISINDAN TARİH MUTLULUĞA GİDEN YOL BİLİM VE SAĞGÖRÜ ZAMANIMIZIN GEREKSİNDİĞİ FELSEFE HAYATIMIN KÜÇÜK BİR ÖZETLEMESİ 1914 öncesi dünyasını anımsayamayacak kadar genç olanlar benim […]

BATI FELSEFESİ TARİHİ: ANTİK ÇAĞ / BERTRAND RUSSELL / MUAMMER SENCER

ÖNSÖZ Çok felsefe tarihi var. Ereğim, sadece onlara bir yenisini katmak olmayacak. Felsefeyi toplumsal ve siyasal yaşantının bütünleyicisi olarak gözlet önüne sermek istiyorum. Onu büyük adamların yalın düşünceleri olarak değil, içinde, değişik sistemlerin geliştiği değişik toplumların karakterine ilişkin neden ve sonuç olarak ele alacağım. Bu erek, felsefe tarihçilerinin verdiğinden daha çok bir genel tarih bilgisi […]

RUSSELL’İN YAŞANTISI ve DÜŞÜNCELERİ/ MUAMMER SENCER

1872’de doğan Arthur William Bertrand Russell, Vikont Amberly’nin en büyük oğlu, liberal devlet adamı olan John Russell’in torunudur, ailenin ikinci oğlu ve üçüncü çocuğudur. Dört yaşından önce, anne ve babasını kaybedince, büyük annesi tarafından büyütülmüştür. Bugün (kitabın yazıldığı tarihte) 97 yaşındadır. Russell, kendi anlatımıyla «tek başına yaşamaktan hoşlanan, utangaç ve kendini beğenmiş bir çocuktu.» Çocukluğun […]

BERTRAND RUSSELL ANILARI

  BERTRAND RUSSELL 1872 yılında doğan Bertrand Russell, soylu bir İngiliz ailesindendir. Felsefeci, matematikçi, mantıkçı, konferansçı, hoca, yazar ve eleştirici olarak, çok yönlü kişiliğiyle tanınır. Dört yaşında babasını kaybetti. O günden sonra aydın bir kadın olan anneannesinden yakın ilgi gördü. Daha Trinity Kolejinde öğrenciyken, matematik ve felsefedeki üstünlüğünü kabul ettirdi. İleriki yıllarda bu iki bilim […]

SESSİZ YIĞINLARIN GÖLGESİNDE TOPLUMSALIN SONU

Toplumsal adlı kördüğüm, her şeyi sünger gibi emen bir gönderene dönüşerek, ne olduğu hem bilinen hem de bilinmeyen kitlelerin etrafında durmadan dönmektedir. İstatistiklerin kristal bir küre gibi kullandıkları kitleler, madde ve doğal elementler gibi akımlar ve akıntılar tarafından etkilenirler. Kitleler mıknatıslanabilirler. Çünkü toplumsal denen şey onları statik bir elektrik gücü gibi sarıp sarmalamaktadır. Oysa çoğu […]

BAŞTAN ÇIKARMA ÜZERİNE [De la seduction]

 Jean Baudrillard trc: Ayşegül Sönmezay Baştan çıkarma, silinemeyecek bir alınyazısının ağırlığı altında eziliyor. Dine göre baştan çıkarma şeytanın stratejisiydi; şeytanın bu stratejiyi bir büyücü ya da bir âşık edasıyla tasarlamış olmasının önemi yoktu. Baştan çıkarma, daima kötülüğün bir stratejisi olarak kabul edildi. Ya da dünyanın bir stratejisi olarak görüldü. O, dünyevi hayatın bir hilesi oldu […]

NEDEN HER ŞEY HÂLÂ YOK OLUP GİTMEDİ? [Pourquoi tout n’atil Pas déjà disparu?]

JEAN BAUDRILLARD Çeviren: Oğuz Adanır ÖNSÖZ Hiçbir şeye sahip olmayanın elindeki alınacak. Matta, 25:29[1] “Bir şeyler olması gerekirken neden hiçbir şey yok?” sorusu Leibniz’in sorduğu sorunun tam tersi olup, böyle bir soru sormak metafizik düşüncenin de kesinlikle saf dışı edilmesi anlamına geliyor. Artık varlık yok hiçlik var. Borges’in dostu olan Macedonio Fernández dalia önce hiçlikle […]