DUA – KADER BAĞLAMINDA İNSAN

Hzl: Fatma BAYRAKTAR Yaratılmış olan evrende belli kurallar vardır. Bu kurallar, evrenin yaratıcısı tarafından belirlenmiş ve devam ettirilmektedir. [1] Evrende, yaratılmış olan ve varlıkların uyduğu genel kurallara uyan farklı bir varlık vardır. Bu varlık, yaratılmış olanlar içerisinde ayrıcalıklı yeri olan insandır. [2] Duada insanın kilit bir rolü vardır. İnsanın bu rolü onun yaratan ile ilişkisini […]

GENÇLERE TAVSİYE EDEBİLECEĞİM ENTELEKTÜEL BİR SİTE–M. Serdar Kuzuloğlu

M. Serdar Kuzuloğlu İnternet Ekipler Amiri. Home Home Hakkımda Hafta Özetleri Arşiv Konuşma Daveti Takip et Ajanda Haftanın Özeti: 34 21/06/2015 – Genel Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz. Genel Gündem Türkiye Cumhuriyeti siyaset tarihinin en önemli siyasi oyuncularından […]

SEYYİD ABDÜLKADİR BELHΠHAZRETLERİ

Muhtelif yerlerde geçen literatür araştırmacılara kolaylık olsun diye aşağıya derc edilmiştir. İhramcızâde İsmail Hakkı SEYYİD ABDÜLKADİR BELHÎ HAZRETLERİ (1839- 15 Mart 1923) -Ahmed Yüksel ÖZEMRE Yenabiu-l Hikem (Hikmet Pınarları) başlıklı mes­nevisinde, şeceresinin İmâm Muhammed Takî yoluyla Hz Hüseyin’e ve oradan da Hz Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve selleme se uzanmakta olduğunu açıklayan Seyyid Abdülkâdir Belhî (ya […]

VAHDET-İ VÜCUD FELSEFESİNİN SON ZAMALARDA NEDEN MODA OLDUĞUNUN ARKA PLANI

Soru 21 : Bu [vahdet-i vücûd], panteizm olmuyor mu ? Panteizm, «Vücûdiyye» sözüyle Arapçaya çevrilmiştir. Her şeyi, Allah Teâlâ’yı tanımak, varlığı, ancak ona vermektir. Bunu, sonsuzluk, sonu, olan varlık; Tanrı, tabiat olarak belirmiştir diye tarif edenler olmuştur. Bu vahdet-i vücûd, yâni Varlık birliği değil, Vahdet-i mevcûd, yâni varlıkların, tabîatin birliği inancına varır ve tabîatin Tanrı […]

TASAVVUFÇULARIN KİTAP OKUMA POLEMİĞİ

Soru 53 : ……. tasavvuf bilgiyi nasıl görüyor? Tasavvuf bilgiye düşman değildir. Hattâ yakıyn derecelerinin ilki, bilgiye dayanır. Ancak bilginin vehmi arttıracağı, şüpheyi uyandıracağı, insana bir varlık, benlik vereceği düşüncesiyle bilgiyi bir gaye değil, bir vasıta olarak kabul eder. Burada, aklımıza gelen bir iki şeyi, konuyu tam aydınlatması bakımından hikâye edeceğiz; Son zamanın kudretli sûfîlerinden […]

YAŞAR KEMAL’DEN TİLDA GÖRÜNDÜ

Birkaç gün önce matbaacı abim Kemaleddin Beyi ziyarete gitmiştim. Herkesin derdi ayrı bizimkisi kitap olunca söz mecliste Yaşar Kemal’e gelmişti. Hiç beklemediğim bir şekilde “Yaşar Kemal’in şöhretinin arkasında Eşi Matilda Gökçeli [Matilda Sorero] vardı. O olmasa Yaşar, kemal bulamazdı.” Önceden o kadar meşgul olmadığım bir konu idi Bunun üzerine biraz araştırınca gerçeğin bu meyanda olduğunu […]

“ARİFLERİN DELİLİ – MÜŞKİLLERİN ANAHTARI” KIRIMLI SELÎM DÎVÂNE

VELÎLERİN TEVHİDİ Velîlerin edep, sülük ve huylarını anladınsa, şimdi de Hakikî tevhidi, yani velilerin Hakk’ı tevhid etmesi nasıldır, onu anlata­lım: Ey sâdık âşık, Hakk diye varlığa derler, bâtıl diye de yokluğa. Her ne ki vardır, Hakk’tır, varlığıyla vardır; yani bütün varlıklar Hakk’ın vücudundan meydana gelirler ve yine Hakk’ın vücuduna dönerler. Peygamber “Ondan meydana gelir ve […]

HALÎFE-İ PÎR-İ MÜNÎR HACI ABDÜLKÂDİR BEY HAZRETLERİ’NİN-SORU VE CEVAPLAR MAHİYETİNDEKİ İKİ RİSÂLESİ

İlişikte Pîr-i Münîr Sultânu’l Muhakikîn Hoca Efendimiz Hazretleri’nin halîfelerinden, Hacı Abdülkâdir Bey Kaddesallahû Sırrahû’l  Azîz Hazretlerinin iki adet mektup cevabı risalesidir. Bu risalelerden birincisi, Azîzimiz, Efendimiz Destgîrimiz Mürşîd-i Kâmil Muhittin USER Kaddesallahû Sırrahu’l Âlî Hazretleri’nin peder-i âlîsi, Manastırlı Niyâzî USER Kaddesallahû Esrârehû Efendimiz Hazretleri’nin talebi üzerine Hacı Abdülkâdir Bey Hazretleri tarafından ihvân-ı sâdıkîn’e hitâben yazılmış […]

MÜ’MİNLER CENNET NİMETLERİNİ KALPLERİNDE VE KAFALARINDA CANLANDIRIP ONU DÜŞÜNÜRLER

Abdullah bin Mübarek rahmetullahi aleyh anlatıyor. Şeyhim Abdülaziz Debbağ kaddesellâhü sırrahu’l âlî Hazretleriden işittim, (Allah Teâlâ ondan razı olsun) buyurdu ki: — Doğrusu müminler cennet ni’metlerini akıllarına getirip gönüllerine doğru çekerler, cennet ile ve Allah’ın onlara orada hazırladığı şeylerle ferahlık duyarlar. Velî olan zata gelince, onun kalbi ve düşüncesi Allah Teâlâ’dan başkasından kopmuştur. Yani onların […]

PÎR-İ MÜNÎR SEYYİDÜ’L MELÂMÎ MUHAMMED NÛR’ÜL ARABÎ Kaddesallahû Sırrahû’l Azîz VE HALİFELERİNİN NUTKU ŞERİFLERİ

Pîr-İ Münîr Seyyidü’l Melâmî Muhammed Nûr’ül Arabî Kaddesallahû Sırrahû’l Azîz Efendimiz Hazretleri Nutku Şerifi Verdi mâni bûyunu, şemm eyleriz bî-keyf’ü kem Ol gürûhu nâcîyiz gıpta eder cümle ümem Şöhret’ü şânımıza vermez nâkısa meth’ü zem Adımız LEVVÂME yazdı Levh-i Mahfûza kalem İftihârız eylesin âlem bizi levm’ü sitem San’atı dibâce’yiz aşkız bugün Melâmiyiz Pîrimiz Ahmed-i Muhtar Seyyidi […]

ÂRUSİ-Yİ SELÂMİ TARİKATİ

Cenâb-ı Allah’ın izni şerifi  ile arzederiz ki, yeryüzünde oniki (12) Ana Tarîkat’ı şerif vardır.  Ayrıca bu tarîkat’ı şeriflerin nice kolları mevcuttur. Oniki Ana  Tarîkat’ı  şeriften  biri olan bilcümle Afrika Kıt’ası’nca bilinen.. hususiyle Kuzey Afrikaca ma’rûf Arûsi Tarîkatı’dır ki, Türkiye’de Arûsi-yi Selâmi Tarîkati ismiyle bilinmektedir. Baş Pîr ise, Cenâb-ı Allahın “Zât Nûru„’nu yâni ( Rûh-ül Kudüs […]

VİRD-İ SETTÂR

SABAH VİRDİ Bismillâhirrahmânirrahîm. Ya Settâru Ya Settâr Ya Azizü Ya Ğaffâr Ya Celilü Ya Cebbâr Ya mukallibel kulubi ve’l ebsâr Ve ya müdebbira’l leyli ve’n nehâr Hallisna min azâbi’l kabri ven nâr İlahi üstür uyûbenâ Vağfir zünûbenâ Ve nevvir kubûrana ve tahhir kulûbena Ve’şrah sudûrana Ve keffir annâ seyyiatina Ve teveffena mea’l ebrâr Vahşürna meal […]

HACCIN İLK EYLEMİ OLARAK İHRAM VE BATINΠYORUMU

FÜTÛHÂT-I MEKKİYYE’nin Altmış ikinci Kısımı İhram (elbisesi, bâtını yorumuyla insanın kendine yasak koyması), bu ibadete başlarken giyilen ille şeydir. Şibli’nin konuyla ilgili hikâyesi şöyledir: Şibli’nin bir arkadaşı -hikâye onunla Şibli arasında geçer- şöyle aktarır: Şibli bana şöyle sordu: Hacca niyetlendin demek! Ben de: ‘Evet’ dedim. Bunun üzerine bana şöyle sordu: Bu sözleşmenle yaratıldığın günden beri […]

İHLÂS SÛRESİ- CEMAL HALVETÎ kaddesellâhü sırrahu’l âlî

قُلْ هُوَ اللهُ أَحَدٌ 1 De ki: O, Allah birdir. (قُلْ De ki:) Ehlullah yanında birleşmenin aslını (cem)i mazharını açıklayıcı olmak üzere gelen bir emirdir. هُوَ  Sırf hakikâti ehadiyyedir.   Yani Allah Teâlâ’nın kendisinden başka bilmediği sıfatlarına da itibar etmeksizin (saymaya gerek duymadan)  “Bizâtihi kendisidir” demektir. “De ki: O,” sözü Allah Teâlâ’yı inkâr edip yok […]

İHLÂS SURESİ- TEVİLAT-I KAŞANİYYE

Trc: ALİ RIZA DOKSANYEDİ (Eskişehir Merkez Vaizi) Te’vil ve yorum Ayet: 1. De ki: “O, Allah’tır; Ahad’dır, tektir. Habib’im sen de ki, “Hu”, Hu’ dan karşılık Allah, “Ehad”dir, yani birdir. “Kul” (de) emri cem ayniliğinden farklılık mazharı üzere meydana gelmiş olan bir emirdir. “Hu”, yine Hu’ dan başkasının bilemediği katkısız olan bir (ehad) ile ilgili […]

MEVÂRİDÜ ZEVİ’L-İHTİSÂS İLÂ MEKÂSIDI SÛRETİ’L-İHLÂS- İBNÜ’L-MEYLAK

Allah Teâlâ’nın yarattığı eşsiz ve sayısız güzelliklerin örnekleriyle dolu olan kâinatın onca çeşitliliği ve zenginliğinin yanında, aslında en önemli tarafı, vahdet-i vücûd anlayışına göre Yaratıcısının birliğini sürekli dile getirmesidir. Bu durum güneşin ışığının tek olup, bir cama aksettiğinde farklı renklerde görünmesiyle benzerlik arz etmektedir. Bu düşünce kalbinde ve aklında yer edince her şeyin “Hak” olduğunu […]

HÂZÂ DAİRE-İ İHLÂS-I ŞERİF

بِسْـــمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ  الحمد لله رب العالمين والصلاة والسلام على رسولنا محمد وعلى اله وصحبه وسلم اجمعين Bu dâire-i cifriyye miftâhi mugayyibat-ı âlemi havâdisi katiyyedir. Arabiyyeden Türkiye terceme olunmuştur. Eğer padişah ve eğer beyler ve eğer gaziler ve eğer mansıb ehli her ne hâletten olursa olsun, ol kimsenin mansıb olduğu seneyi zabt ile hicri […]

PÎR-İ MÜNÎR SEYYİDÜ’L MELÂMÎ MUHAMMED NÛRU’L ARABÎ KUDDİSE SIRRAHÛ’L ÂLÎ EFENDİMİZ HAZRETLERİNİN TÜRBE-İ SAÂDETLERİ

1813-1887 arasında yaşamış olan  Seyyid Muhammed Nûr’ul Arâbî kaddesellâhü sırrahu’l âlî, son dönem Melâmiliğin piri olarak kabul edilir. Çeşitli sufî  üstadlarından ders almış olan ve hayatının büyük kısmını Anadolu ve Rumeli topraklarında geçiren Seyyid Muhammed Nûr’ul Arâbî, Abdülbaki Gölpınarlı tarafından Üçüncü Devir Melamiliği şeklindeki tanımlanan dönemin de öncüsü kabul edilmektedir. Geniş Bilgi için Bkz: http://tr.wikipedia.org/wiki/Muhammed_Nur%27%C3%BCl_Arabi […]

HALKINA ACIMAYAN YÖNETİCİ: ENVER PAŞA

Kaynak: “CEPHEYE GİDEN YOL” BEHİÇ ERKİN (1876 – 11 Kasım 1961) Behiç Erkin anlatıyor: Yazlık elbiselerle eksi 30’un üzerinde soğuk! Kar ve zaman zaman tipi fırtınasında yol almayı bırakın, yürümenin İmkânsız olduğu kar kaplı bir dağda, gündüz ve gece yazlık elbiselerle ilerlemeye çalışan 100.000 Mehmetçik. Neticede ordumuz için büyük bir felaket oldu. [Sarıkamış] 3 Ocak’ta […]

İsrail Mitler ve Terör-ROGER GARAUDY

 [ 1 ] [ 2 ] [ 3 ] [ 4 ] [ 5 ] [ 6 ] [ 7 ] [ 8 ]  [ 1 ]   Türkçesi: Cemal Aydın   Birinci basım, 1996, Istanbul PlNAR YAYINLARI      ROGER GARAUDY   17 Temmuz 1913’te Marsilya’da dog˘du. 1952 yılında Sorbonne Üniversitesi’nden edebiyat dalında, 1954 yılında […]