AİSOPOS

  (Sözden anlamayana masal bir mana ifade etmez ama, yine de söylemek lazım) ASLANLA ÇOBAN Aslanın biri bir çobanın kızına âşık olmuş, gitmiş kızı babasından istemiş. Zavallı çoban ne yapsın? Öyle yaman bir hayvana kızını verse olmaz, vermem dese olmaz. Çok korkmuş, ama sonunda bir yolunu bulmuş. Aslana demiş ki: “Yiğitim! Ben kızımı sana vermeyeceğim […]

ELEŞTİRİNİN SORGULANMASI

   ATİLLA İNAN, DENEME YAZILARINDAN 2000 YILI AF YASASI VE HAPİSHANE OLAYLARININ İÇYÜZÜ Aralık 2000 yılında gerçekleştirilen af olayının gündeme getirilmesinin nedeni Rahşan Hanıma bağlanır. Rahşan Hanımın demeçlerinin ince bir planın parçaları olduğu anlaşılır. Rahşan hanımın “tam istediğim gibi oldu” veya “istediklerim hiç gerçekleşmedi” gibi sözleri af yasası ile hapishanelerin devlet denetimine alınması bunun gerçekleştirilebilmesi […]

CAM KIRMA

  Dervişin evinde bir kadeh vardı, üçlü takımda. En küçük olanı biraz kaba yapılmış, diğerlerine göre ayarsızdı. Dervişin ikide bir gözüne takılır, “onlardan seni ayıracağım” derdi. Bir gün  onu zücaciyeye götürüp değiştirmek istedi. Ancak kadeh yolda kırıldı. Derviş, çok üzüldü. “Neden kırıldın” dedi. Kadeh ona hal diliyle dedi ki, “Bunca zamandır senin evinde misafir idim. […]

RUMUZLU HİKAYELER

  MAHMUD-U ŞEBÜSTERÎ ‘nin SAADETNÂME’sindeki HİKÂYELER 1- Cüneyd’e eblehin biri, “Hakk’ın varlığına delilin nedir?” diye itiraz etti. Pîr, âlem-i ervahtan bahsetti, ve “Sabahın lambaya ihtiyacı yok” dedi. Sabahın lambaya ihtiyacı yoktur, (o) yanan lambada hakir bir nur vardır   Bütün alem, güneş nurunun aydınlığıdır, (o halde) bu küçük lambanın ne mecali var? Güneş, kapıdan ve duvardan […]

ŞELVELEM – ŞELVELEM

  Bir eve bir hırsız girmiş, bir bucağa saklanmış, evdekilerin uyumasını beklermiş. Hırsızın girdiğini sezen ev sâhibi, karısına, hanım demiş; ben bir zamanlar hırsızlık ederdim; eve girer, eşyayı denk yapar, pencerenden aşâğı atardım. Sonra kendim de Şelvelem-Şelvelem derdim; kendimi pencerenden aşağıya koyverirdim. Bu duanın hürmetine hiçbir yerime birşey olmazdı; kuş gibi yere konuverirdim. Bunu duyan […]

CÂMÎ ÜL CAM

  AŞK’A AŞIKIM   Bir derviş bir cefakârın aşkına yakalanmıştı onun geçeceği yerlerde yel gibi yeler, yollarını göz yaşları ile sulardı o mürüvvetsiz ise ona bir kerre acımaz, gözünün ucu ile de bakmazdı. Dostları dervişe öğüt verdiler şöyle dediler: Seninki gece gündüz sarhoşlarla düşüp kalkıyor onlar ile birlikte yatıyor o dervişleri seviyor onların aleyhinde bulunuyor […]

DUYULASI

      ZEKÂT VERİLMEYİNCE Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz; -“Yer yüzünde helak olan yahut deryalara gark olan emvalin (malların) telef olması zekât verilmediğindendir” buyurmuşlardır. Mâni-i zekat olan kimseye Cenab-ı Hakk envâ-ı zulme duçar ve günâ gün belâya giriftar eder de, malını sarf etmeye mecbur eyler. (Kaynak: Hasan BURKAY, Menâkıb-ı Şerefiyye [Kitap]. – Ankara […]