SENİN NİŞANINI TAŞIYAN TASMALI KÖPEKLER OLARAK

“Ey ezelde biz yok iken var olan, Ey biz yok olduktan sonra da varlığı ebedi olan Allah‘ım! Devran senin fermanına boyun eğmekte,  yedi felek buyruğunun dizginlerini çekmektedir. Biz senin kapını çalanlardan, senin yolunda dünyasından [vaz] geçenlerdeniz. Dergâhında kulağı küpeli birer köleyiz. Hiçbir gönül yapıcıya umut bağlamadık, senden başka okşayanımız yok. Bütün şu umutlar; korkular hep […]

GEÇMİŞİMİZE NİÇİN DUA ETMELİYİZ?

Duâsıyla, bedduâsıyla insan bir bütündür. Dinlerin temelinde duâ vardır. Duânın olmadığı bir din düşünemeyiz. Kendim söylüyorum, dün itibarıyla “geçmişimize dua etme” nin bir gerçek olduğunu fark ettim. Aslında geçmişi hayırla yâd etmek kültürümüzde vardır. Fakat onların da neslimiz gibi geçmişimizin de iyi olmasını istemenin gerekli bir husus olduğu bir hakikattir. Şöyleki; Kur’ân-ı Kerim’de geçen Musâ […]

NİYÂZÎ-İ MISRÎ – DİVAN-I İLÂHİYYAT VE AÇIKLAMASI – 15-

    193 Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün   Zât-ı Hakk’da mahrem-i irfân olan anlar bizi, İlm-i sırda bahr-ı bî-pâyân olan anlar bizi.  Bu fenâ gülzârına bülbül olanlar anlamaz, Vech-i bâkî hüsnüne hayrân olan anlar bizi.  Dünyâ vü ukbâyı ta’mir eylemekten geçmişiz, Her taraftan yıkılıp vîrân olan anlar bizi.  Biz şol abdalız bıraktık eğnimizden şâlımız, […]

NİYÂZÎ-İ MISRÎ – DİVAN-I İLÂHİYYAT VE AÇIKLAMASI – 14-

170 Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün.    Gönül tesbih çek seccâdeden hiç ayağın ayırma, Namaz ehlinden özünle sakın sen durma oturma.   İbâdet ehli ol dâim yüzünü kaldırma topraktan, Vuzu’dan el yuyup râhat edip şol nefsi yatırma.   Yüzün yerlere sür gel buriyâ mescid içinde, Otur minber gibi dâim kafeste kuş gibi durma.   Müezzin nâlesin dinle dağılsın […]

NİYÂZÎ-İ MISRÎ – DİVAN-I İLÂHİYYAT VE AÇIKLAMASI – 13-

150 Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Fe’ûlün Gel ey bâd-ı sabâ lûtfeyle bir dem, Haber bize cânân illerinden, Beşâretle bize kıl şâd-ü hurrem, Haber ver bize cânân illerinden,  Aradım nice yıl kevn ü mekânı. Bulunmadı anın nâm u nişânı, Aceb nice bulur isteyen anı, Haber ver bize cânân illerinden.  Seherde açılan güllerde midir Yâhut efgân eden dillerde […]

NİYÂZÎ-İ MISRÎ – DİVAN-I İLÂHİYYAT VE AÇIKLAMASI – 12-

  134 Vezin: Mef’ûlü Mefâ’îlü Mefâ’îlü Fe’ûlün   Bir kimse aceb yokmu ki ana sînemi yârem, Şerh ede ana hâlimi sînemdeki yârem.  Ol şevk ile ki,  cân-u dili pür-taleb olsa, Dese ne zaman ağıra Ya Rab dil-i kâram.  Çün nefsini bilse kişi Allâh’ı bilirmiş, Bu maniye yok bende ilâcım n’ola çârem.  Terkeylese hem âr ile […]

NİYÂZÎ-İ MISRÎ – DİVAN-I İLÂHİYYAT VE AÇIKLAMASI – 11-

112 Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün   Ârifin mutlak kelâmın duymaya irfân gerek, Sırr-ı muğlâktır gönülde zevk ile vicdân gerek. Bir hazînedir tasavvuf mâlik olmaz her hasis, Bulmağa anı dü âlemde beğim sultan gerek. Dürr-i yektâ kânını âlemde bulmak isteyen, Bulmaz anı nehr içinde bahr-i bî-payân gerek. Ma’rifet dâ’vâsın eden müddeî bilmez mi kim, Dildeki […]