DUA ve İNSAN

Hzl: Fatma BAYRAKTAR Allah Teâlâ’nın insanı yaratması, yaratıcının yarattığı ile ilişki içerisine girmesi, onu yönlendirmesi, ona hitap edip onu değerli kılması, dinin varlığını anlamlı kılmaktadır. Kuran-ı Kerim’de insanın yaratılışına farklı bir yer verilmiştir. İnsandan beklentiler ve insana yüklenen sorumluluk da farklıdır. Yüce Allah insanı yarattıktan sonra özgür ve irade sahibi bir varlık olan insanla diyaloğa […]

DUA – KADER BAĞLAMINDA İNSAN

Hzl: Fatma BAYRAKTAR Yaratılmış olan evrende belli kurallar vardır. Bu kurallar, evrenin yaratıcısı tarafından belirlenmiş ve devam ettirilmektedir. [1] Evrende, yaratılmış olan ve varlıkların uyduğu genel kurallara uyan farklı bir varlık vardır. Bu varlık, yaratılmış olanlar içerisinde ayrıcalıklı yeri olan insandır. [2] Duada insanın kilit bir rolü vardır. İnsanın bu rolü onun yaratan ile ilişkisini […]

“SAĞ ELİMİ ANKARA’DA MUSTAFA KEMAL’E UZATTIM!”

Hzl: Taha AKYOL Ama Hangi Atatürk Şeyh Ahmed Sunusi [Senusi] kaddesellâhü sırrahu’l azîz Libyalı Ahmed Sunusi’” Sunusiye adlı tarikatın şeyhidir. Sunusiye tarikatını 1837 yılında Libyalı “Büyük Sunusi” Muhammed bin Ali Sunusi kurdu. Batılı güçlerin istilasına karşı çıkıyor, aktivizmi ve sufisizmi vaaz ediyordu. Cezayir’den Mısır’a kadar etkili oldu, esasen Libya ve Sudan’da kökleşti. 1911’de İtalya’nın Libya’yı […]

BABA NÎMETULLAH NAHÇIVÂNÎ Kaddesellâhû Sırrahû’l Azîz

Osmanlılar zamânında yetişen İslâm âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolunun büyük velîlerinden. Âzerbaycan’ın Nahçıvân şehrinde doğdu. Asıl ismi Nîmetullah bin Mahmûd Şeyh Alvan’dır. Doğum târihi bilinmemektedir. 1514 (H.920) senesinde Konya’ya bağlı Akşehir kasabasında vefât etti. Daha önce vefât ettiği de rivâyet edilir. Küçük yaştan îtibâren doğum yeri olan Nahçıvân’da bulunan kıymetli âlimlerden dersler almaya başladı. Fen ve […]

İSMAİL HAKKI BURSEVÎ Kaddesellâhü sırrahu’l azîzin TUHFE-İ HASEKİYYE’SİNDE TÜRK SEVGİSİ

İsmail Hakkı Bursevî, Tuhfesinde Kureyş’in ve Arapça’nın üstülüğüne dâir hadisleri zikretmiştir. Arapça dışındaki diller için ise “Dillerinizin ve renklerinizin farklı olması Allah’ın âyetlerindendir.” (Rûm, 30/22) meâlindeki ayeti ele almıştır. Fakat hurma nasıl diğer meyvelere üstünse, Arapça’nın da öyle olduğunu, fazîlet açısından dillerin derecelerinin farklı olduğunu öne sürmüştür. İhlâs sûresinin Allah’ın zât ve sıfatından bahsettiği için […]

SULTÂNÜ’L ÂŞIKÎN ÖMER İBN-İ FARİD Kaddesellâhû Sırrahû’l Alî HAZRETLERİ

Mısır’da yetişen büyük velîlerden. İsmi, Ömer, babasınınki Ali’dir. Künyesi Ebû Hafs olup, Sultân-ül-âşikîn (âşıkların sultânı) ve Şerefüddîn lakabları vardır. İbn-i Fârid diye meşhur oldu. Resûlullah efendimizin süt annesi Halîme’nin mensup olduğu Benî-Sa’d kabîlesine mensuptur. 1180 (H.576) senesinde Mısır’da doğup, 1238 (H.636) senesinde yine burada vefât etti. Mısır’da Karâfe denilen yere defnedildi.   İbn-i Fârid, aslen […]

EBU NASR EL-FÂRÂBÎ’NİN BÜYÜK DUASI

Hzl:Mehmet KARAKUŞ Fârâbî’nin Tanrı konudaki düşüncelerinin iyi anlaşılabilmesi için son olarak onun “Fârâbî’nin büyük duası” adlı eserine bakmak gerekir. Filozofumuz, sanki Tanrı konusundaki düşüncelerinin tamamını “Duâ’un Azîmun” adlı risalesine sıkıştırmak istemiş ve yüce Allah’a şöyle seslenmiştir:  [Not: Allah Teâlâ’ya “et” “yap” vb türü ifade kullanımının “kul makamı”na uygun düşmediği için duâ daki emir sigaları niyaz […]

KUTBÜ’L DEVRÂN ,KUDDİSE SIRRAHÜ’L MENNÂN, CENÂB-I PÎR-İ MÜNÎR VE DESTGÎR, SULTÂN HACI BAYRÂM VELÎ HAZRETLERİNİN MEKTÛBÂT-I İLÂHÎLERİ VE HALÎFELERİ BEYÂNINDADIR.

Mektûbât-ı Hacı Bayrâm Kûddise Sırrahû’l Mennân Hazretleri Hacı Bayram-ı Veli’ye ait iki mektûb’dan bahsedilmektedir 151. Bu iki mektûb’dan biri Süleymâniye Kütüphânesi/Hacı Mahmut Efendi, no: 2673’te (vr. 169b-172a) yer alan şu mektûbdur:  1.MEKTÛB: Mektûb-ı Hacı Bayram-ı Velî (Kaddesallâhu Sirrahu’l-Âlî Hazretleri) Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Hamd-i bî-hadd ol Ehadd Hazretlerine ki cemi’i eşyada vahdetiyle hâzır ve cümle mazâhir-i ekvânda cemâliyle […]

TÜRK DİN MÛSİKÎSİ’NDE TEMCİDLER VE SAKARYA İLİ TARAKLI İLÇESİNDE OKUNAN TEMCİD ÖRNEKLERİ

Hzl: Ferdi KOÇ TEMCİD a- Temcid’in Anlamı Halil Can’ın verdiği bilgiye göre Türk Din Mûsikîsi’nde Câmi Mûsikîsinin bir formu olan “Temcid” lügatlarda şu anlama gelir: “Arapça bir isim olup şan, şeref ve büyüklük manasına gelen “Mecd“‘den müteaddi sena ile ul u­lamak ve tazim terkim anlamında kullanılan bir kelimedir; çoğulu ise “Temcidât” olarak kullanılır.”[1] Bir başka […]

RAMAZAN VE MÛSİKÎ

Müzik Tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Bilim adamları insanların konuşmayı bilmedikleri devirde duygu ve düşüncelerini müzikle anlattıklarını söylüyorlar. İlkel toplumlardan beri müzik, bir ibâdet, insanları Yüce Yaratıcı’ya ulaştıran bir olgu hatta Tanrı’nın insanlara bir lûtfu olarak görülmüş ve hemen bütün dinlerde yerini almıştır. Aslında pek çok sosyolog, felsefeci ve müzik tarihçisi müziğin din kavramından doğduğu […]

ALİ ULVİ BABA (Mehmed Ali Çerkeşî ) Kaddesellâhû Sırrahû’l Azîz

Ali Ulvi Baba unvanlı Mehmed Ali Çerkeşî son dönem Bektaşi postnişinlerindendir. Kesin olmamakla birlikte 1864‟te Çankırı’nın Çerkeş ilçesinde doğdu, 1951 veya 1954’te İzmir’de öldü. Gençlik döneminde askeriyeye girdi ve tabur imamlığı göreviyle İstiklâl Savaşı’na katıldı. Süvari Yüzbaşılığından emekli oldu. Bektaşiliğe askerliği döneminde, Şahkulu Sultan Dergâhı‟nda Mehmed Ali Hilmi Dedebaba (1842-1909)‟dan el alarak intisap etti. Önce […]

“EVLÂD BABANIN SIRRIDIR”IN HAKİKAT VECHİNDEN BEYÂNI

Ne ten lâzım ne cân lâzım ne nâm ü ne nişân lâzım Olaydım hâkine medfûn kefensiz yâ Resûlallah                                                      Osmân Kemâli Kaddesellâhû Sırrahû’l Azîz Hazretleri   Allah azîmüşşân Hazretleri’nin Esselâm ism-i şerîfi ile cemî ümmet-i merhûme’nin emn ü emân üzre olmaklığını niyâz eyleriz. Dâreyn’de iltifât-ı Nebiyy-i Zî Şân Sallâllahû Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretleri’nin Raûf […]

BEKTÂŞÎ FELSEFESİ

hzl: Prof. Dr. Cavit SUNAR Osmanlı İmparatorluğunda insanı Allah Teâlâ’ya ulaştıran Mistik yollar sayılan Tarikatlar arasında bir Halk Tarikatı olan Bektaşilik ile bir aristokrat Tarikatı olan Mevlevilik, özellikle, Vahdet-i Vücud görüşüne dayanan ve Aşk’a bağlanan iki büyük Tarikat idi. Ancak, bunların arasında yine de bir ayrıcalık vardı; şöyle ki:             Bektaşîliğe göre varlık bir bütündür; her […]

EVRÂD-I KÂDİRÎYE

İnnellâhe vemelâkitehû yusallûne ’alennebiyy, Yâ eyyühellezîne âmenû sallû ’aleyhi vesellimû teslîmâ. [El-Ahzâb, 56] Allâhümme salli ve sellim ve bârik ’âlâ seyidinâ Muhammedin ve ’alâ âlihi ve sahbihî ecma’în. Sübhâne rabbike rabbil ’izzeti ’ammâ yasifûn, ve selâmün ’alel mürselîn, velhamdü lillâhi rabbil ’âlemîn. [Sâffât, 180-182] Essalâtü vesselâmü ’aleyke yâ Rasûlallâh Essalâtü vesselâmü ’aleyke yâ Habîballâh Essalâtü […]

MUSTAFA DÜZGÜNMAN’IN EBRU SANATINA VE EĞİTİMİNE KATKISI

Hazırlayan Hatice SARI   Klasik Türk ebru sanatının günümüze ulaşmasında büyük emeği geçen Mustafa Düzgünman 9 Şubat 1920’de Üsküdar Sultantepe’de doğmuştur. Babası, aynı semtteki Abdülbaki Efendi ve Aziz Mahmud Hüdayi Camilerinin imamlığını yapan Saim Efendi’dir. Annesi ise Necmeddin Okyay’ın yeğeni Şükriye Düzgünman’dır. ilk tahsilini tamamladıktan sonra babasının Üsküdar çarşısındaki aktar dükkanında çalışmaya başlamıştır. Bu arada […]

MÜSLÜMANLAR NEDEN GERİ KALDI?

hzl: Musa Carullah BİGİ Söz Başı: Musa Carullah Bigi, kitabında sıkıntılarını izah ederken Mehdi aleyhisselâm konusunu ele almış. “Mehdi hakkında ilim ehlinin fikirlerini ve kendi mütalâamı beyan edecek olmuştum. Avrupa âlimlerinin Mehdi meselesinde yanlış fikirlerini, bizim dervişlerimizin hata ve hayâllerini, İslâmiyetin istikbâline dair hadis kitaplarında nakil edilegelmiş “Fiten Hadisleri”nin hakikatlerini beyan edip küçük ise de […]

RASÛLULLÂH Sallallâhü Aleyhi Ve Sellem YÜZYILIMIZDA BULUNSAYDI AY TAKVİMİNİ KULLANIR MIYDI?

Söz Başı Bu sorunun cevabını iki şekilde verebiliriz. Pozitif veya negatif. Ancak görülen şu ki, Hacc’ın ne zaman başlayacağına Suudîler karar veriyor. [Diğer ülke Müslümanları bu tayin etmede bir fonksiyonları yoktur.] Orucu da aynı şekilde yönlendirme yapmaya çalışıyor ve bütün Müslümanlar bize uysun diye istiyorlar, maalesef pek başarılı olamıyorlar. Müslümanlık evrensel bir din ise bu […]

TERAVİH NAMAZI – Reddü-l Muhtar

METİN Teravih erkek ve kadınlara icmaan sünnet-i müekkededir. Çünkü Hulefâ-i Râşidin buna devam etmişlerdir. Vakti yatsı namazından sonra fecire kadardır. Vitirden önce ve sonra kılınabilir. Esah kavil budur. Bir kimse teravihin bir kısmını yetiştiremez de imam vitire kalkarsa imamla birlikte vitiri kılar; sonra yetiştiremediği kısmı tamamlar. Teravihi gecenin üçte birine yahut yarısına geciktirmek müstehaptır. Esah […]

SEYYİD ABDÜLKADİR BELHΠHAZRETLERİ

Muhtelif yerlerde geçen literatür araştırmacılara kolaylık olsun diye aşağıya derc edilmiştir. İhramcızâde İsmail Hakkı SEYYİD ABDÜLKADİR BELHÎ HAZRETLERİ (1839- 15 Mart 1923) -Ahmed Yüksel ÖZEMRE Yenabiu-l Hikem (Hikmet Pınarları) başlıklı mes­nevisinde, şeceresinin İmâm Muhammed Takî yoluyla Hz Hüseyin’e ve oradan da Hz Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve selleme se uzanmakta olduğunu açıklayan Seyyid Abdülkâdir Belhî (ya […]

VAHDET-İ VÜCUD FELSEFESİNİN SON ZAMALARDA NEDEN MODA OLDUĞUNUN ARKA PLANI

Soru 21 : Bu [vahdet-i vücûd], panteizm olmuyor mu ? Panteizm, «Vücûdiyye» sözüyle Arapçaya çevrilmiştir. Her şeyi, Allah Teâlâ’yı tanımak, varlığı, ancak ona vermektir. Bunu, sonsuzluk, sonu, olan varlık; Tanrı, tabiat olarak belirmiştir diye tarif edenler olmuştur. Bu vahdet-i vücûd, yâni Varlık birliği değil, Vahdet-i mevcûd, yâni varlıkların, tabîatin birliği inancına varır ve tabîatin Tanrı […]