SENİN NİŞANINI TAŞIYAN TASMALI KÖPEKLER OLARAK

“Ey ezelde biz yok iken var olan, Ey biz yok olduktan sonra da varlığı ebedi olan Allah‘ım! Devran senin fermanına boyun eğmekte,  yedi felek buyruğunun dizginlerini çekmektedir. Biz senin kapını çalanlardan, senin yolunda dünyasından [vaz] geçenlerdeniz. Dergâhında kulağı küpeli birer köleyiz. Hiçbir gönül yapıcıya umut bağlamadık, senden başka okşayanımız yok. Bütün şu umutlar; korkular hep […]

ALFRED DÖBLİN- Berlin Alexander Meydanı ve FİLMİ-1

  ALFRED DÖBLİN- Berlin Alexander Meydanı   Alfred Döblin, 1878 yılında Stettin’de bir terzinin oğlu olarak dünyaya gelmiş, 1888’de Berlin’e yerleşmiştir. Ailesi aslında Doğudan gelmedir. Dedesi Yahudi asıllıdır, dayıları Breslau’da ardiyecilikle uğraşır. Küçük burjuva dünyasında yetişen Döblin, birçok Alman yazarının istifade ettiği sosyal güvenceden, aile yuvasının mutluluğundan yoksun yetişmiştir. Ekonomik dalgalanmalardan ister istemez etkilenmiş ve […]

JEAN-LUC GODARD

  Jean-Luc Godard (d. 3 Aralık 1930) Fransız ve İsviçreli film yönetmeni ve sinema eleştirmeni. Fransız Yeni Dalga Akımının en etkili üyelerinden birisi. 1930 yılında İsviçre kökenli Fransız orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak Paris’te doğdu. Babası kendine ait bir kliniği olan bir doktor, annesi ise İsviçre’nin tanınmış bankacı ailelerinden birisinin kızıydı. II. Dünya Savaşı […]

ŞİRİN NEŞAT: SÜRGÜNDE SANAT

  Çeviri:  Sancak Gülgen     0:11 Bugün sizlerle İranlı bir sanatçı olarak İranlı kadın bir sanatçı olarak sürgünde yaşayan İranlı kadın bir sanatçı olarak verdiğim mücadeleyi paylaşacağım. Artıları da var eksileri de. Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor. İranlı her sanatçı bir biçimde siyasete bulaşmak zorunda. Politika hayatlarımızı şekillendirdi. İran’da yaşıyorsanız, […]

MUHSİN NAMCU /MOHSEN NAMJOO- HÂFIZ DİVANINDAN

  “ALINTI” Bir arkadaşımın MMO Oda Bülteni için hazırladığı yazısında karşılaştım ilk defa adına. Yazıyı incelerken İran’daki yasaklılığını ve Che Guevara’ya atfen yazılmış olan Hasta Siempre’yi Farsça okumuş olduğunu öğrendim. Kendimce onun da herhangi bir aykırı, muhalif müzisyen olduğunu düşündüm. Fakat yazıda Hafız, Sadî, Rumî gibi isimleri görünce bu İranlı müzisyenin detaylı bir incelemeyi hakettiğine […]

“O” HEPİMİZİN YARDIMCISI

  “Ali Şeriatî’den” “Bana ruhen işkence ediyorlardı, hiç fiziki işkence yapmadılar.  Dünya Kızılay Teşkilatından gelip, bana bakıyorlardı, işkence izi bulamıyorlardı.  Hâlbuki benim odam işkence odasının yanı idi.  Kulağıma 24 saat işkence sesleri geliyordu.  İşkence ettikleri kişiler bağırıyordu ve hepsini çok net duyuyordum.  Bana işkenceyi bu şekilde yapıyorlardı. Bir defasında bir genç kıza işkence ediyorlardı ve […]

ALİ ŞERİATİ: DEVRİMİN TAŞLARINI DÖŞEYEN MİSTİK

  Ali Şeriati (1933-1977) pek çoklarına göre, İran İslam Devrimi’ni mümkün kılan kişidir. Devrimin ideologudur. Mevlana’nın barışçı mistik felsefesinden olduğu kadar Franz Fanon’ un şiddeti kutsayan görüşlerinden de etkilenmiştir.Batı kültürü tarafından asimile edilmeye karşıdır ancak Batı’dan öğrenilecek şeyler de olduğu kanısındadır. Batılı hocalarına karşı hayranlığını hiç saklamamıştır. Kimilerine göre Marksist, kimilerine göre İslamcı bir sosyalist, […]