TANRI KARADIR

  Gelir söyler, gider söyler Dilân Durdurmaz Pir-i Mugânın huzurunda oturuyorduk. Zelil ve zebun bir âşık gelmişti. Ağlamaktan pınarları kurumuş gözler, diriyken gömülmüş bir dille yorgunca huzura düştü. Çok sözler söylemek istedi. Gerek yoktu. Hali anlatıyordu. Pir sordu. -Niçin bu kadar üzülüyorsun? Üzülmene sebep senin güzelliğin, doğruluğun, fıtratın elvermiyor ki, karşındakine ifade edemezsin, varlığını. -Efendim.. […]

NİYÂZÎ-İ MISRÎ – DİVAN-I İLÂHİYYAT VE AÇIKLAMASI – 15-

    193 Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün   Zât-ı Hakk’da mahrem-i irfân olan anlar bizi, İlm-i sırda bahr-ı bî-pâyân olan anlar bizi.  Bu fenâ gülzârına bülbül olanlar anlamaz, Vech-i bâkî hüsnüne hayrân olan anlar bizi.  Dünyâ vü ukbâyı ta’mir eylemekten geçmişiz, Her taraftan yıkılıp vîrân olan anlar bizi.  Biz şol abdalız bıraktık eğnimizden şâlımız, […]

NİYÂZÎ-İ MISRÎ – DİVAN-I İLÂHİYYAT VE AÇIKLAMASI – 14-

170 Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün.    Gönül tesbih çek seccâdeden hiç ayağın ayırma, Namaz ehlinden özünle sakın sen durma oturma.   İbâdet ehli ol dâim yüzünü kaldırma topraktan, Vuzu’dan el yuyup râhat edip şol nefsi yatırma.   Yüzün yerlere sür gel buriyâ mescid içinde, Otur minber gibi dâim kafeste kuş gibi durma.   Müezzin nâlesin dinle dağılsın […]

NİYÂZÎ-İ MISRÎ – DİVAN-I İLÂHİYYAT VE AÇIKLAMASI – 13-

150 Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Fe’ûlün Gel ey bâd-ı sabâ lûtfeyle bir dem, Haber bize cânân illerinden, Beşâretle bize kıl şâd-ü hurrem, Haber ver bize cânân illerinden,  Aradım nice yıl kevn ü mekânı. Bulunmadı anın nâm u nişânı, Aceb nice bulur isteyen anı, Haber ver bize cânân illerinden.  Seherde açılan güllerde midir Yâhut efgân eden dillerde […]

NİYÂZÎ-İ MISRÎ – DİVAN-I İLÂHİYYAT VE AÇIKLAMASI – 12-

  134 Vezin: Mef’ûlü Mefâ’îlü Mefâ’îlü Fe’ûlün   Bir kimse aceb yokmu ki ana sînemi yârem, Şerh ede ana hâlimi sînemdeki yârem.  Ol şevk ile ki,  cân-u dili pür-taleb olsa, Dese ne zaman ağıra Ya Rab dil-i kâram.  Çün nefsini bilse kişi Allâh’ı bilirmiş, Bu maniye yok bende ilâcım n’ola çârem.  Terkeylese hem âr ile […]

NİYÂZÎ-İ MISRÎ – DİVAN-I İLÂHİYYAT VE AÇIKLAMASI – 11-

112 Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün   Ârifin mutlak kelâmın duymaya irfân gerek, Sırr-ı muğlâktır gönülde zevk ile vicdân gerek. Bir hazînedir tasavvuf mâlik olmaz her hasis, Bulmağa anı dü âlemde beğim sultan gerek. Dürr-i yektâ kânını âlemde bulmak isteyen, Bulmaz anı nehr içinde bahr-i bî-payân gerek. Ma’rifet dâ’vâsın eden müddeî bilmez mi kim, Dildeki […]

NİYÂZÎ-İ MISRÎ – DİVAN-I İLÂHİYYAT VE AÇIKLAMASI – 10-

     ز       Z 84 Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün Sırf içirdi bize vahdet câmını cânânımız, Anın için bir nefes ayrılmadı mestânımız.  Küfr-ü imân gussasından kurtulup Yâr’in bugün, Şol ruh-i zülfünde bulduk küfr ile imânımız.  Lutf ile dün gice geldi bize teşrif etti Yâr, Adın işitirken il oldu şükür mihmânımız.  Nice geldi cânı teslim eyledik kurbanlığa, […]