BİTENSİZ CANIMLA

  Hz. Pir’in huzurunda Ey eski cihana taze can olan! Cansız ve gönülsüz bir hale gelmiş olan tenden çıkan feryat ve figanı işit![1] Canımdaki, bir katra ilimden ibarettir; onu ten havasından, ten toprağından kurtar![2] Fakat sen hakkımda böyle kötü zanna düşünce candan da usandım, tenden de.[3] Ten İsmail’e benzer, can Halil’e, can bu semiz bedeni […]

İZ SÜRÜCÜ’YE

Kendimi arıyorum, gören var mı? Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz.leri Belirmez Ârifin nâm-ü nişânı, Değil irfân,  filân ibn-i filânı, Yerin terk edenin yoktur mekânı, Hakîkât ehlinin olmaz nışânı.   İzi yoktur ki izinden biline, Dahi tozmaz ki tozundan biline, Sen anı sanma sözünden biline, Hakikât ehlinin olmaz nişânı.   Ne denli var ise âlemde evsâf, Sıfatlanır […]

NİYÂZÎ-İ MISRÎ KASÎDE-İ BÜRDE TESBÎİ

[1] ON ALTINCI SOFRA [Allah’ın resulü sallallâhü aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır: “Sadık rüya,   nübüvvetin kırk altı şu’besinden bir şu’bedir.  Bu da müminlerin nübüvvetten nasipleridir. ” [2]Mevlana Cami kaddese’llâhü sırrahu’l azîzin Füsus şerhinin Yusuf Fassı’nda da böyledir. Fakir der ki içimden geçiyordu ki, İmam Busîrî kaddese’llâhü sırrahu’l azîzin Kaside-i Bürde’sini tahmis (ikili beyti üç mısra […]

AŞK U MUHABBET EZELİ- Es-Seyyid Osman Hulûsi Ateş Efendi

Aşk u muhabbet ezeli sıdkı bütünlerde bütün Sırr-ı ruh-ı lemyezeli sıdkı bütünlerde bütün   İlm ile irfan arasan gevher-i pür-kân arasan Derdliye derman arasan sıdkı bütünlerde bütün   Yârı gören dîde-i aşk varı veren sine-i aşk Gevher-i sencide-i aşk sıdkı bütünlerde bütün   Kenz-i Huda’nın güheri mâye-i zâtın eseri “Men aref “in hoş haberi sıdkı […]

NİYÂZÎ-İ MISRÎ kaddesellâhü sırrahu’l azîz VE LİTERATÜR

ÖNSÖZ NİYÂZÎ-İ MISRÎ YAŞADIĞI ASRA GENEL BAKIŞ    NİYÂZÎ-İ MISRÎ kaddese’llâhü sırrahu’l azîzin HAYATI   MECMUA-İ KELİMÂT-I KUDSİYYE-İ HAZRET-İ MISRÎ   NİYÂZÎ-İ MISRÎ KUDDİSE SIRRUHU’L-AZİZİN HAYAT KRONOLOJİSİ     TÜRKÇE İLÂHİLERİ VE AÇIKLAMASI   ***İlâhilerin üzerine tıklayarak tümünü görebilirsiniz.*** Ey gönül gel gayriden geç aşka eyle iktida, Zümre-i ehl-i hakîkat anı kılmış mukteda. Zihi kenz-i hafî […]

SİVAS ŞEHRİ

1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10. 11. 12. 13. 14. 15. 16. 17. 18. 19. 20.

GAVSÜ’L ÂZAM ŞEYH İHRAMCIZÂDE İSMAİL HAKKI TOPRAK EFENDİ Kaddesellâhü Sırrahu’l Azîz FOTOĞRAF ALBÜMÜ

                                                                                                              […]

EL-FAKÎR EŞ-ŞEYH MUHAMMED NİYÂZÎ-İ MISRÎ EL-HALVETÎ BİN ALİ ÇELEBΠEN-NAKŞİBENDÎ

Tuhfetü’l asri fi Manâkib el-Mısrî adlı kitapta,Niyâzî‐i Mısrî’ninikinci defa Limni’ye sürülüşünde,cami minberinde, yüz günden fazla bir müddet bir şey yemeden halvet ettiğini, Kavala şeyhi es-seyyid Mustafa Efendi’den naklen yazıyor, aynı eserde Mısrî mahlasını kullanmakta iken kâse-i ömrünün miktarını, hayatının ne kadar süreceğini keşfen anlayıp, Niyâzî (İhtiyaç beyan ederek, yalvarıp yakarıp dua eden) mahlasını (نيازى ebced […]

AŞK – Semîha Cemâl Hanımefendi [Büyük Hikaye] 4. BÖLÜM

DOLANAY’IN HÜCRESİNDE Bir sade yatak. Baş ucunda bir kandil ve bir testi su, bir kaç tomar papirüs… Ve bütün bu sadeliğe en büyük ihtişamı, en doyulmaz güzelliği, zenginliği veren Dolunay’ın kendi.. Onun bulunduğu yer, dünyanın en lâtif, en fevkalâde, en cazibeli yeridir. O nerede bulunursa, orada bir fevkalâdelik hasıl olur. Dolunay güzelliği hiç bir şeyden […]

AŞK – Semîha Cemâl Hanımefendi [Büyük Hikaye] 3. BÖLÜM

İKİNCİ KISIM (Yürek için) Ayça’nın duyguları: Ziyafetten bir kaç gün sonra, Emre’nin bilmediğim bir sebepten Mısıra gittiği gündü. Dolunay bize gelmişti. Can’ın odasında oturuyorduk. Göğsümde mavi bir böcek kabuğundan kendi yaptığım bir iğne vardı, Dolunay onu istedi, vermedim. Hele bu isteyişteki hususî manayı sezince isyan ettim. O: —         Zorla alırım! dedi… Ve Can’ın yanında gelip […]

AŞK – Semîha Cemâl Hanımefendi [Büyük Hikaye] 2. BÖLÜM

AŞK   BİRİNCİ KISIM DOLUNAY’LA CAN —         Can, aşk senin kendine mahsus varlığını yakmış ve sende boş bir kalıptan başka bir şey bırakmamıştır. Sen içi boş bir kaval gibisin ki bu vücuttan duyulan ses, kaval çalıcının sesidir. Sen kendi vücudundan ölmüş ve benim aşkımla yaşayan bir vücutsun. Aşkın cünun [delilik] anları senden gitmiştir. Mademki artık […]

AŞK – Semîha Cemâl Hanımefendi [Büyük Hikaye] 1. BÖLÜM

      “Kadında muayyen bir heykel-i hüsn ü hayal, mevcut değildir. Kadın, mazhar-ı aşktr.” [Semîha Cemâl] [Kenan Rifâî ve Yirminci Asrın  Işığında Müslümanlık, s. 189.]   Allah Teâlâ, Yusuf ve Züleyhâ’nın aşkını kıymetli değerli bulduğundan, Kur’ân-ı Kerim’de “En güzel hikâye” diye bahsetti. Aşk Mektebinde olup, aşkın büyük hikayesinden habersiz olmak olur mu? **** —         […]

AŞK’IN TERBİYEDEKİ ROLÜ

  hzl:Prof. Dr. Cavit SUNAR “Terbiye; Her bir varlığı kendine has Kemâline ve Cemâline erdiren İlâhî bir San’attır ki, bu San’atın, biricik Üstadı da AŞK’tır.” [Cavit Sunar] Varlığın var olma sebebi aşktır; varlığın varlıktaki gayesi de aşktır. Hayat, baştan başa aşktır, sevgidir, muhabbettir. Tasavvufî görüşe göre yaratma, bir meyl ve arzudan ileri gelir. Söz konusu […]

TASAVVUFÇULARIN KİTAP OKUMA POLEMİĞİ

Soru 53 : ……. tasavvuf bilgiyi nasıl görüyor? Tasavvuf bilgiye düşman değildir. Hattâ yakıyn derecelerinin ilki, bilgiye dayanır. Ancak bilginin vehmi arttıracağı, şüpheyi uyandıracağı, insana bir varlık, benlik vereceği düşüncesiyle bilgiyi bir gaye değil, bir vasıta olarak kabul eder. Burada, aklımıza gelen bir iki şeyi, konuyu tam aydınlatması bakımından hikâye edeceğiz; Son zamanın kudretli sûfîlerinden […]

EHLİ BEYT İLE İLGİLİ HADİS-İ ŞERİFLER

  Niyâzî-i Mısri kaddesellâhü sırrahu’l âlî Efendimiz,  Mevâidü’l İrfân isimli eserinde [İrfan Sofraları]  buyurdukları üzere Sevgi ve buğz ezeli ve gizlidir. Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemin evladını seven kişinin sevgisi,  kendisinden sonra çocuklarına, Ehl-i Beyt’e düşmanlık edenin düşmanlığı da çocuklarına geçmiştir.  ÖNSÖZ Ülemadan Abdurrauf  Menavi’nin çeşitli hadis kitaplarından seçerek toplamış olduğu onbin Hadis-i Şerifi kapsayan […]

KEN’AN ER-RİFÂÎ Kaddesellâhü sırrahu’l âlî (d. 1867, Selanik – ö. 1950, İstanbul)

Mutasavvıf-şair. Selânik’te doğdu. Babası, Filibe hânedanından Hacı Hasan Bey’in oğlu Abdülhalim Bey, annesi Hatice Cenan Hanım’dır. Şarkî Rumeli vilâyetlerinde Filibe murahhası olarak görev yapan babası daha sonra İstanbul’a giderek Fatih Hırka-i şerif’te satın aldığı bir konağa yerleşti. Posta Telgraf Nezâreti sicil başmüdürlüğü ve telgraf nâzırlığı görevlerinde bulundU. Kenan Rifâî mânevî hasletlerini tevarüs ettiği annesinden ilk […]

SAHİBKIRAN EMÎR TİMUR MUHAMMED TARAĞAY BAHADIROĞLU ve EHL-İ BEYT SEVGİSİ

”Ey Timur! Allah Teâlâ bu yüzyılın başında seni dini düzeltmeye görevli seçti. Allah bu tevfiki sana bağışladı” Ebu Bekir Taybâdi kaddesellâhü sırrahu’l azîz  [EMİR TİMUR’A AD VERİLMESİ Emir Timur (1320/30 – 18 Şubat 1405 –Otrar-), Özbekistan’ın güneyindeki Keş adlı küçük kasabada (veya buraya yakın bir yerde), 9 Nisan 1336’da Barlas boyuna mensup Turagay adlı bir […]

BİZ SEVENLERDENİZ

Hz. Ali kerremallâhü vecheyi sevmemek. Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellemi sevmemektir. Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellemi sevmemek Allah Teâlâ’yı sevmemektir. Hakikî müslümanlar Hz. Ali’yi severler. ** Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdu ki: —           Ya Ali! Senin yüzüne nazar etmek ibadettir, dünya ve âhiretin seyyidi ve serveri sensin. Her kim seni severse, beni sevmiş olur. […]

AŞK BUDUR! (Aşk Bu İmiş!) 3. KISIM

*** Meryem, o gece saraydan dönerken, Hamza, ile beraber Marküs’ten kaçtıkları ziyafet gecesi, bahçenin seddinden büyük havuzu seyrettikleri yerde durdu. Gene havuzun etrafındaki meş’aleler yanmıştı. Ziya hatları, manzum bir kitabenin yaldızlı mısraları gibi sıra sıra durgun suya düşmüştü. Hamza,  bu asil adam, Meryem’i Marküs’ten kurtarmakla ne büyük bir iyilik etmiş, sonra da ona karşı bütün […]

AŞK BUDUR! (Aşk Bu İmiş!) 2. KISIM

İKİNCİ KISIM —Bugün hava ne kadar sıcak… İhtiyat sularımız da bitmek üzere. Bana öyle geliyor ki biraz daha suya rast gelmezsek, biz de, develerimiz de öleceğiz… —Çölde su olan yerleri kılavuzlar bilir, sen keyfine bak Menes ! —Tam keyfe bakmanın sırası.. Çıldırıyorsun sen galiba. —Bu ne metanetsizlik Menes ? Hem bu iklime, hem de bu […]