GEL BU İŞTEN MAADA OL

  “kaldığımız evler, göçtüğümüz yerler bu kara evden de göçeceğiz.” mecbur değildi sevmek isteyenin cevap için yüzüne bakmak bağırtısını duymak cahilane haline iltifat etmek tanrı tahtında kuluna istediğinde gel diyecek insin niye gecesiz gündüzler   meyhanede içer kendi aşk sever pirsin ki umutsuz  nedenle kapı köpeği kovulur ölemiyor öldürmüyor vefa bu mu sessizlik yolsuz atacak […]

ONU YEDİ AĞUSTOS BÖCEĞİ

    “Ayın gayın işleri”   nerden gele kertenkele zamanın dikilen başını öğlenle ikindi akşam onu yedi ağustos böceği   ben mi ettim sen mi emrinde değil miydi hepsi evvellerini biliriz şın ardı  kâfı geri geldi   düşer başlarına yağan sanki ömürler elinde nedendi niçindi deme peşlerine kimler gitmedi   yal ovalı  hayırsızdan sesler dağılır […]

ONUN İÇİN HEP İMAN       

    altınım anla sorun mu var sabırla bekle kader tutsak değil umutlar var hayaller başkasına birer birer acıma yolun sonu anlayan olmayacaksa başını öne eğ git kördüğüm bakış içinde kim anlar halini üzülme demekle gönlü hoş eden ses eksik olmasın kaynattı kaynatan söndürecek güne bakmak için hazırlan kaybetmeden inanır kaderse ayrılmaz                       sadece zaman ve […]

BEYAZ MEKTUBUMA KIRMIZI NOKTA

” her gün birini kaybediyorum sen bari gitme” üzgün zamandayım sabırla çok görmek istediğim canıma mektup atasım geldi hep gelirde döndü elim nasıl olsa ben istedim de olsun diyemedim bağırsak tanrıya mahcup halim  canlıca kaybettiğim hatıram masum çok zor dilimden kayan dondurmam tatlı ne fayda yemez oldum dokunur şekerim akşam ve gün olmuyor gidişini duyar […]

BİR HÛ SANA

“Allah, sizin konuşmanızı işitir. Mücadele: 1”   kır  zincirleri  sert  rüzgar bekleme melteminle hemincek  yumuşayıverir düşeriz kalkarız  yorgun savaşçıyız küsmeyiz meyhaneye kulluğa gideriz   sonsuzluk duasını bilirsin sırlarını öğretti sana pirimiz deme yeniden kalsın gereksiz istersen ayıkır içimizi  payine dökeriz   ne çınardı be şimdi tırpanlık ekin çalı çırpı harfler aynı neyimiz  kolaylı deriz bir […]

ACIMA YOLUN SONU

  “Ne edepliydi başı öne eğik kahramanlar gibi haddi aşmadan sadakatle”   ağlar mıydın biliyorum üzülüyordun çok bekledim çaresiz beni de hatırlar sorar halim kalmadı mecburen geldim   bulmuş muydun içim yanar  çığıramaz haldeyim acımaz biryana  sunarsın kanar  ciğerimin musluğu şifalar verir diye dertle geldim   uzatmış mıydın vefasılık kimden emanet böyle değil  kır dizginleri […]

TEMÂSİLE VE  CİFÂN

“cami kapısındayım başımı hiç kaldırmadım”     temâsili özler doyumsuzdır cifânın hikmeti saklıdır kurdunda geliş esinti silinmez   güzellik bekleyiş değerler  için döner mi   saklandı arkasına  gölge beden uzun bakış ayın batışında düşünceli kızılcam bağlar kopardı hepsi bir yana çiçekler sararır yapraklar düşerdi   şimdi nerden geldi gözle  kalp kavruk köklüdür karanlık yalnızlık hikayeleri  benliğinde […]